ASAYİŞ - 14 Şubat 2021 Pazar 09:14

İkranur’un babaannesi Nihal Tirsi adaletin yerini bulmasını istiyor

A
A
A
İkranur’un babaannesi Nihal Tirsi adaletin yerini bulmasını istiyor

Giresun’un Bulancak ilçesine bağlı İcilli köyünde 27 Haziran 2020 akşamı evinin yakınındaki bahçede otlayan büyükbaşlara bakmaya giden ve kaybolduktan 3 gün sonra evlerine 7 km uzaklıktaki derede cansız bedenine ulaşılan 7 yaşındaki İkranur Tirsi’nin ölümü ile ilgili gözaltına alınan akrabalarının ifadesi sürerken, babaanne Nihal Tirsi suçlu kim olursa olsun adaletin yerini bulmasını istedi.

Giresun’un Bulancak ilçesine bağlı İcilli köyünde 27 Haziran 2020 akşamı evinin yakınındaki bahçede otlayan büyükbaşlara bakmaya giden ve kaybolduktan 3 gün sonra evlerine 7 km uzaklıktaki derede cansız bedenine ulaşılan 7 yaşındaki İkranur Tirsi’nin ölümü ile ilgili gözaltına alınan akrabalarının ifadesi sürerken, babaanne Nihal Tirsi suçlu kim olursa olsun adaletin yerini bulmasını istedi.


İkranur Tirsi’nin ölümüyle ilgili eşi, 3 kızı, 2 oğlu ve bir kaynı gözaltına alınan babaanne Nihal Tirsi yaptığı açıklamada tek isteğinin katilin bulunması olduğunu söyledi.


Torunu İkranur kadar hiç birşeye üzülmediğini anlatan acılı babaanne Nihal Tirsi, “İkranur’un kaybolması ve ölü bulunmasının ardından yaklaşık 7 ay geçti. Bu süre içerisinde tek duam katillerin bulunması ve cezasını çekmesidir. Şuanda eşim, 2 oğlum, 3 kızım ve bir de kaynım gözaltına alındı, ifadeleri devam ediyor. Bir tarafta çocuklarım, eşim diğer tarafta torunum İkranur. En çok torunuma üzülüyorum. Gerçekte torunumun katili aileden birisiyse cezasını çeksin, hiç üzülmem yeter ki adalet yerini bulsun. Ben torunumun şüpheli ölümü için ailemden de bütün köyden de şüphe ediyorum ama şunu söylemek istiyorum. Torunum İkranur, kaybolduktan 3 gün sonra defalarca aranan bir yerde bulundu. Araştırmalara göre öldürüldükten sonra buraya bırakıldığı söyleniyor ancak İkranur’un kaybolduğu andan itibaren gözaltına alınanların hepsi arama çalışmalarından itibaren evde gözhapsinde tutuluyordu. Yani İkranur öldürüldükten sonra gidip oraya atacak fırsatı olduklarını düşünmüyorum ya da bunların dışında yardım eden olayı bilen birileri oldu. Burada cevaplanması gereken çok soru var” dedi.



Jandarmadan eş zamanlı şafak baskını


Jandarmanın gözaltı yaptığı operasyonu da anlatan Babaanne Tirsi, “Önceki sabah uyuyorduk hava daha yeni aydınlanıyordu ki kapı çalınmaya başladı. Kapıyı açtım her tarafı jandarma sarmıştı. Eve gelip her tarafı aradılar sonrada şüpheli gördükleri 3 kızımı, 2 oğlumu ve eşimi alıp gittiler. Aynı şekilde kaynımın evine de operasyon yaparak onu da almışlar. Ben adaletten yanayım, jandarma, polis görevlerini yapt, durmadan 7 aydır takip edip, araştırma yaptılar. Torunumun katilini bulmak için uğraştılar. Sonunda da bir şey bulmuş olmalılar ki böyle gözaltı yaptılar. Ben yine de adalete olan inancımı sürdürüyorum. Yeter ki adalet yerine gelsin. Suçu olan cezasını çeksin” diye konuştu.



Hala Sevgican Tirsi: “Cezası olan çekecek”


İkranur Tirsi’nin halalarından Sevgican Tirsi ise, “Yeğenimin soruşturması için kardeşlerim ve babam gözaltında. Zzor bir durum içerisindeyiz ama her şeye rağmen adaletin yerini bulmasından yanayız. Cezası olan cezasını çeksin istiyoruz. Yaşananlara inanmak çok zor neye üzüleceğimizi bilemesek de bildiğimiz tek şey adalete olan inancımızdır. Bekleyip göreceğiz ancak ifade etmek istiyorum ki yeğenimin ölümünün ardından 7 ay geçti bu süre içerisinde kardeşlerimle, babamla bir aradayken hiç şüpheli bir hal ve tavırlarını görmedim, hiç bir şey belli etmediler. Aileden biri olsaydı şüpheli bir durum sezerdik bir ipucu verirlerdi diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.


Öte yandan savcılık talimatıyla geçtiğimiz Cuma günü sabah saatlerinde İkranur’un dedesi N.T., halaları S.T. ,A.T., S.T., amcaları S.T., A.T, ve kuzeni A.T olmak üzere 7 kişi gözaltına alınırken, şüpheli olarak Bulancak Jandarma Karakolunda işlemleri süren 7 kişinin gözaltı süreleri yarın sona eriyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Giresunlu fırıncıdan İstanbul’da doğal köy ekmeği hamlesi Giresunlu fırıncı Mehmet Koç, Şebinkarahisar’ın geleneksel lezzetini İstanbul’a taşıdı. Sultanbeyli’de kurduğu ağla 7 ilçeye katkısız köy ekmeği ulaştıran Koç, doğal yöntemlerle üretilen ve sindirim kolaylığı sağlayan ekmeğiyle İstanbulluların sofralarına konuk oluyor. Giresunlu fırıncı Mehmet Koç, İstanbul’da kurduğu üretim ağıyla katkısız ve geleneksel yöntemlerle hazırlanan köy ekmeğini tüketiciyle buluşturuyor. 1993 yılından bu yana fırıncılık sektöründe faaliyet gösteren Koç, 2008 yılında İstanbul’da açtığı işletmesini, 2013’te köy ekmeği üretimine yönelerek farklı bir konseptle büyüttü. Giresun’un Şebinkarahisar ilçesine özgü ekmek yapım geleneğini İstanbul’a taşıdıklarını belirten Koç, üretim sürecinin tamamen doğal yöntemlere dayandığını ifade etti. Hamurun yaklaşık 1 saat yoğurulduğunu ve 1 saat mayalandırıldığını aktaran Koç, ekmeklerin kara fırında 5-6 dakika içerisinde pişirildiğini kaydetti. Ürünlerinde katkı maddesi kullanmadıklarının altını çizen Koç, doğal üretim sayesinde ekmeğin sindiriminin kolay olduğunu ve tüketici tarafından yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Karadeniz ve İç Anadolu’nun bazı bölgelerinde yaygın olarak bilinen köy ekmeğinin İstanbul’da yeterince tanınmadığını dile getiren Koç, farklı ilçelerden gelen müşterilerin ürüne yoğun ilgi gösterdiğini ve kısa sürede müdavim kitlesi oluştuğunu belirtti. Üretimini Sultanbeyli’de sürdüren işletme, Anadolu Yakası’nda Sancaktepe, Ümraniye, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik ve Tuzla başta olmak üzere geniş bir dağıtım ağıyla hizmet veriyor. Artan talep doğrultusunda Avrupa Yakası’nda da yeni bir şube açılması planlanıyor. Doğal ve yöresel lezzet arayan tüketiciler ise köy ekmeğinin hem lezzeti hem de sağlıklı yapısıyla öne çıktığını belirterek, özellikle kahvaltılarda tercih edildiğini ifade ediyor.
Mersin Mersin’de aranan yüzlerce hükümlü yakalandı MERSİN (İHA) – Mersin’de son bir ayda düzenlenen operasyonlarda, aralarında ağır suçlardan uzun süreli hapis cezası bulunanların da yer aldığı 550 hükümlü yakalanarak cezaevine gönderildi. Mersin Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, kamu düzeninin sağlanması, asayişin temini ve vatandaşların huzur ile güvenliğinin korunması amacıyla son bir ay içerisinde geniş kapsamlı operasyon ve uygulamalar gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalarda, çeşitli suçlardan kesinleşmiş hapis cezası ile aranan ve aralarında ağır suçlardan uzun süreli cezası bulunan şahıslarında yer aldığı toplam 550 hükümlü yakalanarak cezaevine teslim edildi. Yakalananlar arasında, D.Ü.’nün 46 yıl 1 ay hapis cezasıyla ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti’, Y.K.’nin 25 yıl hapis cezasıyla ‘nitelikli cinsel istismar’, T.U.’nun 24 yıl 10 ay hapis cezasıyla ‘kasten öldürme’, B.S.’nin 24 yıl 7 ay hapis cezasıyla ‘dolandırıcılık’, S.M.’nin 23 yıl 1 ay hapis cezasıyla ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti’ suçlarından arandığı öğrenildi. Ayrıca Y.E.’nin 20 yıl 10 ay ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti’, B.Y.’nin 20 yıl 5 ay ‘hırsızlık’, H.A.’nın 20 yıl ‘dolandırıcılık’, B.B.’nin 19 yıl 3 ay ‘silahlı yağma’ ve B.Ş.’nin 18 yıl ‘öldürme’ suçlarından arandığı bildirildi. Öte yandan, haklarında yakalama emri bulunan bin 513 şüpheli de yakalanarak adli mercilere sevk edildi.
Yalova Yalovalı öğrenciler kısıtlı imkanlarla dünya devlerine meydan okuyor Yalova Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu bünyesinde kurulan "Brainstorms" robotik takımı, kısıtlı imkanlara rağmen Avrupa’da elde ettiği şampiyonlukların ardından gözünü Japonya ve Amerika’daki dünya şampiyonalarına dikti. Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Onur Ağırman’ın 10 yıl önce başlattığı robotik kodlama seferberliği, bugün uluslararası arenada kupa kazanan bir eğitim modeline dönüştü. Yalova’da bu alanda öncülük eden Ağırman, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’ndaki öğrencileriyle birlikte özel kolejlerin imkanlarını geride bırakarak dünya devleriyle yarışmaya hazırlanıyor. Onur Ağırman, "Brainstorms takımının yaklaşık 10 yıl önce mikrodenetleyicileri kodlama programları yaygınlaştığı zaman çıktığını belirterek, "Öncelikle TÜBİTAK yarışmalarına ve TEKNOFEST yarışmalarına katıldık. Daha sonra Lego robot yarışmalarına katıldık. Yaklaşık 8 sene katıldıktan sonra bu sırada VEX IQ robot yarışmalarına katıldık. Öğrencilerime önce eğitim veriyorum, ondan sonra turnuvalara hazırlıyorum, takım çalışması yapıyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında birçok yarışmaya katıldık. Bunda tabii ki okul idaremiz ve velilerimizin çok büyük katkısı var. Kullandığımız teknolojiler biraz maliyetli teknolojiler; ancak bu işi yaptığımız için herkes bize destek verdi. Yalova İl Millî Eğitim Müdürlüğünden, valilikten, velilerimizden zamanla birike birike sponsorlar vasıtasıyla ekipmanlarımızı geliştirdik ve başarılar gelmeye başladı" dedi. "Türkiye, teknolojiye önem vermede Avrupa’nın önünde" Uluslararası arenadaki rekabete değinen Ağırman, bu alanda Türkiye’nin Avrupa’dan önde olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bu sene hedefimiz Japonya ya da Güney Kore’deki bir yarışmaya dahil olmaktı. Aslında Türkiye’deki başarılarımızdan dolayı bize Amerika’dan davetler geliyor. Belli ödülleri alanları davet ediyorlar. Maliyetler biraz bu konuda bizi aşıyor. Malum uçak biletleri ve konaklama, gidiş geliş süreleri. Yani hedefimiz seneye Japonya. Japonya’da hem çok daha zorlu takımlar var hem de farklı bir kültür. Şimdiye kadar hep Avrupa’da yarıştık. Ve ondan sonra da Amerika’da Dünya Şampiyonası. Dünya Şampiyonası’nda yer almak için Türkiye Şampiyonası’nda Teamwork birincilik, Robot Skills birincilik almak gerekiyor. Dediğim gibi Türkiye’de çok zorlu takımlar var. Ve biz devlet okulu olduğumuz için maddi imkânsızlıklardan dolayı maalesef ödül alsak da gidemiyoruz. Bir de rakiplerimizin birçoğu özel kolej. Yani bizim burada 4 tane robot setimiz varken özel okullarda 30-40 tane robot seti var ve maddi imkânları da çok gelişmiş olduğu için Amerika’ya gidiyorlar, Güney Kore’ye gidiyorlar. Hedefimiz bu iki ülkedeki dünya şampiyonalarına katılmak." Brain Storms Junior Takım Kaptanı Emir Efe Atik ve takım arkadaşları ise katıldıkları yarışmalarda başarı elde ettikleri için gurur duyduklarını söyledi.