GENEL - 23 Şubat 2021 Salı 09:47

Muhtarın "yolsuzluk" mücadelesi

A
A
A
Muhtarın "yolsuzluk" mücadelesi

Giresun’un Gedikli Köyü’nde devlet-vatandaş işbirliği ile beton yol yapım ihalesini alan firma hakkında kalitesiz ve eksik malzeme kullandığı iddiasıyla köy muhtarı şikayetçi oldu, Giresun Cumhuriyet Savcılığı ise dava açtı.

Giresun’un Gedikli Köyü’nde devlet-vatandaş işbirliği ile beton yol yapım ihalesini alan firma hakkında kalitesiz ve eksik malzeme kullandığı iddiasıyla köy muhtarı şikayetçi oldu, Giresun Cumhuriyet Savcılığı ise dava açtı.


Muhtarlığı bırakmasına rağmen köylünün hakkını aramayı bırakmayan Eşref Turan’ın şikayetini yerinde bulan Giresun Cumhuriyet Savcılığı yol beton ihalesini alan firma hakkında “Kamu kurum ve kuruluştaki eşya hakkında hırsızlık” iddiasıyla dava açıldı.


Yaklaşık 4 yıldır devletin ve köylünün hakkını aramak için mücadele ettiğini anlatan Gedikli Köyü eski muhtarı Eşref Turan, “2015 yılında muhtar olarak seçildiğim Gedikli Köyü’nde devlet-vatandaş işbirliği ile beton yol yapmak istedik. Bu konuda İl Özel İdaresi’nin yapmış olduğu ihale sonucunda ihaleyi kazanan firma çalışmalara başladı. Bizde köylüler olarak 524 ton çimento teslim ettik. Bizden 3 metreküp başına 350 kilogram çimento alındı bu da yaklaşık bin 500 metreküp hazır beton yapmaktadır. Ancak gelen betonun kalitesinden ustaların şüphelenmesi üzerine yapı denetim laboratuvarı ile anlaşarak numune aldırdık. Numune sonucunda 3 metreküp başına 350 kilogram çimento değil, 200 ile 230 kilogram çimento kullanıldığı tespit ettik ve yaklaşık 200 ton çimentonun kayıp olduğu görüldü. Ayrıca olay nedeniyle ihaleyi alan firma yöneticilerinden şikayetçi olduk” dedi.


Muhtarlıktan vazgeçti hak aramaktan geçmedi


Muhtarlığı bırakmasına rağmen köylünün ve devletin haklarının aramaktan vaz geçmediğini de anlatan Turan, “Köy yolumuzu betonlamak için ihaleyi alan firmanın usulsüzlüğüyle ilgili 2017 yılında ilgili birimlere birçok şikayetimiz oldu ancak bir sonuç alamadık. 2019 yılında muhtarlık sürem tamamlanınca yeniden aday olmadım fakat benim dönemimde yapılan usulsüzlüğünde peşini bırakmadım. Nihayetinde uzun inceleme ve soruşturmaların sonucunda Giresun Cumhuriyet Savcılığı İlgili firmanın kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle hakkında TCK’nın 53. Maddesi uyarınca dava açtı” dedi. Bundan sonra adaletin yerini bulacağına şüphem yok. Benim tek isteğim köylümden topladığım paraların ve devletin yaptığı yardımın adalet karşısında hesabının verilmesidir” diye konuştu.



Savcılık dava açılmasına karar verdi


Giresun Cumhuriyet Savcılığının iddianamesinde ise, “Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde beton firmasına beton yapılmak ve mahalline dökülmek üzere malzemelerin yeterli miktarda teslim edilmiş olmasına rağmen firma tarafından hazırlanan beton içeriğinde çimentonun eksik olması sonucu dökülen betonun bilirkişi raporunda da bildirildiği üzere beton sınıfının C20 değerini sağlamadığı tespit edildiği, dökülen beton içeriğinde çimento malzemelerinin çalınmış olduğu tespit edilmesi neticesinde beton firması sahibi olan şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delile de ulaşıldığı, şüphelinin üzerine atılı suçun taraf beyanları bilirkişi raporları cevabı yazılar ve kantar teslim fişleri ile doğrulandığı ve bu itibarla şüphelinin üzerine suç işlediğine dair hakkında Kamu Davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiği tüm soruşturma evrakı kapsamında anlaşılmış olmakla şüphelinin yargılanmasının mahkememizce yapılarak eylemine uygun yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına şüphelinin kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle hakkında TCK’nın 53. Maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur” denildi.



Firma suçlamayı kabul etmedi


Giresun Cumhuriyet Savcılığı’nın açtığı davaya ilişkin firma yetkilileri savunmasında, “Şirkete ait olan araçların Giresun İl Özel idaresinde resmi olarak kiralık olduklarını kendilerinin betonları alıp özel idareye, isterse oraya götürmekle yükümlü olduklarını, kalite bakımından yapı denetimi laboratuvarını almış olduğu Karekod yani kesin suçlamaların ortalamaların üzerinde sonuç verdiğini, numune sonuçlarının kendi firmalarına ait olmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini” ifade edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Başkan Dere: "Umutsuzluğa kapılmak ya da geri adım atmak yok" Çorum FK Onursal Başkanı ve Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere, Bandırmaspor karşısında alınan mağlubiyetin ardından yaptığı açıklamada, "Kaybedilen puanların kritik öneme sahip olduğunun farkındayız. Ancak ligin son virajında; her maçın final niteliği taşıdığı bu süreçte umutsuzluğa kapılmak ya da geri adım atmak yok" dedi. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında Çorum FK, dün sahasında oynadığı Bandırmaspor’a 1-0 mağlup olurken, şampiyonluk yarışısında 7 maçlık galibiyet serisi de sona erdi. Maçla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çorum FK Onursal Başkanı ve Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere, takımın puan kaybını telafi ederek Süper Lig’e yürüyüşünü sürdüreceğini vurguladı. Konuyla ilgili Başkan Dere, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Galibiyet serisi oluşturan ve iyi bir oyun sistemi oturtan takımımız; milli maç arası sonrasında maalesef son haftalardaki ritminden uzak göründü. Kaybedilen puanların kritik öneme sahip olduğunun farkındayız. Ancak ligin son virajında; her maçın final niteliği taşıdığı bu süreçte umutsuzluğa kapılmak ya da geri adım atmak yok. Biz bu zorlukları daha önce de yaşadık ve her seferinde ayağa kalkmayı bildik. Bu camia, birlik olduğunda aşamayacağı hiçbir engel yok. Takımımız; bu puan kaybını telafi edecek ve Süper Lig yürüyüşünü kararlılıkla sürdürecek. Yağmurlu havaya rağmen tribünleri tıklım tıklım dolduran muhteşem taraftarımızla birlikte bugün çok üzüldük. Ama pes etmek yok, vazgeçmek yok. Başka Arca Çorum FK yok."
Ankara Bakan Göktaş: "Aile Akademi Platformu sayesinde bugüne kadar 67 bin 754 kişi içerik ve eğitimlere erişti" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile eğitimi, evlilik, sağlık, çocuk ve genç gelişimi ile mahremiyet bilinci gibi başlıklarda eğitimlerin yer aldığı Aile Akademi Platformu’ndan bugüne kadar 67 bin 754 kişinin yararlandığını bildirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile Akademi Platformu’na ilişkin yazılı açıklama yaptı. Göktaş, platform ile sağlıklı aile yapısını güçlendirmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, ebeveynlere rehberlik etmeyi ve toplumsal dayanışmayı pekiştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla hizmetleri yaygınlaştırdıklarını kaydeden Göktaş, eğitim, ekonomi, kültür, sanat, sağlık ve ulaşım başta olmak üzere her alanda ailelerin yanında olmaya gayret ettiklerini vurguladı. Göktaş, ‘Aile Dostu Ekosistem’ anlayışıyla aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. "Aileleri tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz" Son yıllarda sosyal medyanın etkileri ve dijital risklerin aileler için önemli bir endişe kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Göktaş, "Bu sorunları aşmanın yolu ancak bilinçli kullanım ve dijital farkındalıkla mümkündür. Bu kapsamda Bakanlık olarak toplumu, aileleri, özellikle de çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz" ifadelerini kullandı. Aile Akademi Platformu’nun aile yapısını koruma, destekleme ve geleceğe taşıma yolunda önemli katkılar sunduğunu aktaran Göktaş, platform kapsamında hem vatandaşlara hem de Bakanlık personeline yönelik çeşitli eğitim içeriklerinin sunulduğunu aktardı. Ailelerin birlik ve beraberliğini güçlendiren projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini vurgulayan Göktaş, şöyle devam etti: "Aile yapısının güçlendirilmesi, sosyal hizmetlerin etkinliğinin artırılması, toplumsal farkındalığın yükseltilmesi ve Bakanlık personelinin bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla geçen yıl Aile Akademi Platformu’nu hayata geçirdik. Aile Eğitim Programı, Bilgi Güvenliği Farkındalık Eğitimi, Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı, Veri Güvenliği ve Kötüye Kullanım Senaryoları, ANKA Çocuk Destek Programı modülleri ile Siber Güvenlik Farkındalık Eğitimleri başta olmak üzere geniş bir yelpazede eğitim içerikleri sunuyoruz. Platform sayesinde bugüne kadar 67 bin 754 kişi, Bakanlığın sunduğu içerik ve eğitimlere erişti." "Kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor" Söz konusu eğitimlerle bireylerin ve Bakanlık çalışanlarının bilgi, farkındalık ve yetkinliklerinin artırılmasının hedeflendiğini belirten Göktaş, "Vatandaşlara yönelik eğitimlerde; aile eğitimi ve iletişimi, evlilik ve sağlık, çocukların ve gençlerin gelişimi, mahremiyet bilinci ile sosyal hizmetlere erişim gibi konular yer alıyor. Bakanlık personeline yönelik eğitimlerde ise mesleki becerilerin geliştirilmesi, yasal düzenlemeler, kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor" dedi. Aile Akademi Platformu’nun e-Devlet ile entegre şekilde tasarlandığını ve eğitimlere katılım ile başarı belgelerinin doğrulanabildiğini aktaran Göktaş, bu entegrasyon sayesinde katılımcıların kendilerine uygun zamanlarda eğitimlere erişebildiğini belirtti. Göktaş ayrıca, eğitimlerin çevrim içi sunulmasının hedef kitleyi genişlettiğini, geleneksel yöntemlere kıyasla zaman ve maliyet tasarrufu sağlayarak bütçeye katkı sunduğunu ifade etti.
Nevşehir Dünyanın en güzel köyü 7 Haziranda sandık başına gidecek Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa’nın belediye statüsünden çıkarılarak köye dönüştürülmesine ilişkin işleme karşı açılan davada mahkeme iptal kararı verdi. Kararla birlikte Mustafapaşa yeniden belediye olma hakkı kazanırken, belde halkı 7 Haziranda sandık başına gidecek. Ankara’da görülen davada mahkeme, İçişleri Bakanlığı’nın Mustafapaşa’nın köye dönüştürülmesine ilişkin işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti. Kararda, Mustafapaşa’nın nüfusunun bazı resmi kayıtlara göre 2000’in üzerinde olduğu tespitine yer verildi. Böylece belediye statüsünün kaldırılması işlemi geçersiz sayıldı. Öte yandan Dünya Turizm Örgütü tarafından 2021 yılında ’dünyanın en güzel turizm köyü’ seçilen Mustafapaşa, alınan bu kararla birlikte yeniden belediye statüsüne kavuşma sürecine girerken, bölgede seçim heyecanı da başladı. Turizmci Mustafa Ak sürecin zorlu geçtiğini belirterek; "Mustafapaşa’yı yeniden belde yapma mücadelesini kazandık. Bu süreçte çok sıkıntılar yaşadık ancak köyümüzün turizm potansiyeli ve 2021 yılında dünyanın en iyi turizm köyü seçilmesi önemli bir etken oldu. Halkımız büyük bir mücadele verdi. Sonuçta Mustafapaşa halkı hakkı olan belediyeyi geri aldı" dedi. Belde halkından Erdoğan Aytaş ise geçmişte yapılan nüfus sayımına dikkat çekerek, "Nüfus aslında 2000’in altına düşmezdi ancak o dönem sayım eksik yapıldı. Şu anda bölgede üniversite var, yaklaşık 3 bin öğrenci bulunuyor. 70’e yakın otel var. Burası köy olarak yönetilecek bir yer değil. Haziran ayında sandığa gidilecek, halk belediye başkanını seçecek. Şu an 5-6 aday adayı var" diye konuştu. Mahkeme kararının ardından Mustafapaşa’da seçim sürecinin başlaması beklenirken, belde halkı yeniden belediye statüsüyle yönetilecek olmanın heyecanını yaşıyor.