ASAYİŞ - 02 Eylül 2025 Salı 17:15

Samsunspor taraftarının ölümüne neden olan Emrah Tok: "Amacım öldürmek değil, kendimizi korumaktı"

A
A
A
Samsunspor taraftarının ölümüne neden olan Emrah Tok: "Amacım öldürmek değil, kendimizi korumaktı"

Samsunspor’un geçtiğimiz pazar günü Trabzon’da oynanan maçı izlemek üzere Samsun’dan Trabzon’a doğru yola Samsunspor taraftar grubunun Giresun’un Tirebolu ilçesindeki bir lokantada uğradığı silahlı kavganın ayrıntıları netleşirken, işletme önüne destek amacıyla gelen ilçe sakinleri "Emrah Usta yalnız değildir" yazılı pankartlarla dayanışma örneği gösterdi.


Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan lokanta sahibi Emrah Tok, Cumhuriyet Savcılığı’ndaki ifadesinde, kendisinin ve ailesinin saldırıya uğradığını ileri sürdü. Silahı savunma amacıyla kullandığını belirten Tok, 4-5 kişi beni darp etmeye devam edince üç el ateş ettiğini anlattı. Emrah Tok ifadesinde, "Emrah Usta Et Mangal isimli iş yerimin önünde bir minibüs durdu, minibüsten bir şahıs inerek içeri girdikten sonra 25-30 tane ekmek arası köfte fiyatını sordu ve sipariş verdi, daha sonra ben de ocağın bulunduğu kısma geçip siparişleri hazırlamak için ocak başında bulundum. O sırada otobüste bulunan diğer kişiler içeri girip masalara oturdular. Hepsi kalabalık bir gürültü ile diğer masalarda bulunan müşterileri rahatsız edecek şekilde konuşunca işletmemde çalışan Emine Karakaya yanıma gelerek ‘Abi bunların hepsi sarhoş yüksek sesle konuşuyorlar, müşterileri rahatsız ediyorlar’ dedi. Ben de bunun üzerine masalarına gittim. Bir taraftar grubu olduğunu anladım, sizin sorumlunuz kim diye sorduğumda ismini bilmediğim tanımadığım bir kişi, ‘Buyur ben grup lideriyim’ dedi. Ben de kendisine hitaben ‘İçeride aileler var, rahatsız oluyorlar, biraz daha sessiz konuşalım’ şeklinde kibar bir şekilde uyardım. Grup lideri de bunun üzerine beraberinde gelen kişilere ‘Beyler biraz sessiz olalım’ demesiyle bir anda hepsi bir ağızdan daha fazla gürültü yapmaya başladı" dedi.



" ‘Sizi öldüreceğiz, burayı da yakacağız’ dediler"


Grup sakinleşmeyince polisi aramak istediklerinde saldırıya uğradıklarını da ifade eden Tok, "Ben de yanımda bulunan Emine Karakaya’ya ‘Kızım polisi ara’ demem üzerine gruptakilerin hepsi birden bize saldırmaya başladı. Kızım Nida, yeğenim Arda ve diğer çalışanlarıma ve bana hep birlikte saldırdılar. 4-5 kişi aynı anda beni darp etmeye başladı. Bende kasanın olduğu yerde bulunuyordum, beni orada sıkıştırıp dövdükleri anda bir yandan da kızım Nida ve yeğenim Arda’nın darp edildiğini gördüm. Ben o an için saldırıyı başka bir şekilde engelleyemeyeceğimi anladığım için çekmecemde bulunan ruhsatlı Browning marka tabancamı elime aldım ve kurdum. Ancak o arada bile beni hala darp etmeye devam ediyorlardı. Arbede esnasında tabancam bir el ateş ettiğini fark ettim, buna rağmen kalabalık hiçbir şekilde dağılmadı ve saldırmaya devam ettiler. Silahın ilk patlamasında fişek yerde bulunan kalorifer peteğine isabet etti. Ona rağmen kalabalık hala dağılmayınca ve 4-5 kişi beni darp etmeye devam edince 3 el daha ateş ettim. O anda iki kişinin yere düştüğünü gördüm. Sonra yerde bulunan bir kişi bana hitaben ‘Sizi öldüreceğiz, burayı da yakacağız’ diyerek ayağa kalkmaya çalıştı. Ben de o esnada bir el daha ateş ettim" diye konuştu.


Çalışanlar yaralıya müdahale ederken, linç edilmeye devam edildiklerine de ifadesinde yer veren Tok, "Sonra yanımdaki kişilere ‘ambulans çağırın, polisi arayın’ dedim. O sırada çalışanlarımda yaralıya pansuman yapmaya başladı. Dışarıdaki grup işletmeme ait camları taşlamaya devam ediyordu. 10 dakika sonra başka bir otobüs daha yaklaştı ve iyice kalabalıklaşmaya başladı. Köylüler olay yerine müdahale etmemiş olsalardı bizi linç edebilirlerdi. Jandarma ekipleri geldikten sonra olayla kullanmış olduğum Browning marka tabancamı kendim teslim ettim" şeklinde konuştu.


"Amacının öldürmek değil, kendimizi savunmaktı" olduğunu da anlatan Tok, "Benim amacım şahısları öldürmek değildi, eğer öldürmek isteseydim tabancamda bulunan diğer mermileri sıkabilme imkanım vardı. Tamamen kendimi ve yanımda bulunan kişileri korumak için silahımı kullandım. Yaşanan bu olaydan dolayı çok üzgünüm pişmanım, keşke hiçbiri yaşanmasaydı. Bana şişelerle ve sandalyelerle saldıran darp eden ve işletmeme zarar veren kişi ve kişilerden davacı ve şikayetçiyim. Başka ekleyecek bir husus yoktur. Ben bu aşamada serbest bırakılmayı talep ediyorum. Savcılık makamı aksi takdirde ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmayı talep ediyorum" ifadelerini kullandı.


Mahkeme hakimi, Emrah Tok’u, "kasten öldürme" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklanmasına karar verdi.



Çalışanlar o anları anlattı


Öte yandan, işletme önüne destek amacıyla gelen ilçe sakinleri "Emrah Usta yalnız değildir" yazılı pankartlarla dayanışma örneği gösterirken, olayın yaşandığı anları anlatan çalışanlardan Emine Karakaya ise "İki kişi ekmek arası köfte siparişi verdi. Sipariş fazla olunca mutfağa gittim. Diğer taraftarlar içeri girip oturdu ve rahatsız edici şekilde gürültü yapmaya başladılar. Emrah abi onları uyarınca saldırmaya başladılar. Polis çağrısı üzerine de darp devam etti. Ellerine geçen masa, sandalye, şişe ile saldırıyorlardı. Bu sırada silah patladı ama durmadılar" dedi.



Samsunspor taraftarının ölümüne neden olan Emrah Tok: "Amacım öldürmek değil, kendimizi korumaktı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Menemen Belediyesi Aşevi’nden her gün 10 bin kişiye yemek Menemen Belediyesi, Ramazan Ayı nedeniyle aşevinin günlük yemek kapasitesini 10 bin kişiye çıkardı. Ustaların hazırladığı ve gıda mühendislerinin denetlediği yemekler, ilçenin dört bir yanında ihtiyaç sahibi ailelere kapı kapı dağıtılırken, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Kimseyi rencide etmeden, sessiz bir şekilde aşımızı ihtiyaç sahiplerimizle paylaşıyor ve Ramazan’ın bereketini hep birlikte kucaklıyoruz" dedi. Menemen Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan Ayı için kapasitesini artırdı. Lezzet ve hijyen kırmızı çizgisiyle hareket eden deneyimli mutfak ekibi, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın talimatıyla her gün 10 bin kişilik yemek hazırlıyor. Menemen Belediyesi Aşevi’nde gün aydınlanmadan başlayan hummalı hazırlıklar, sebzelerin titizlikle yıkanıp doğranmasıyla başlayıp, yemeklerin dev kazanlarda hazırlanıp, porsiyonlanarak paketlenmesiyle devam ediyor. 150 kişilik kadroyla hizmet veriliyor Hazırlanan paketler, yine Menemen Belediyesi personeli tarafından Çukurköy’den Maltepe’ye, Asarlık’tan Çaltı’ya kadar ilçenin dört bir tarafına hızla taşınıp, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Mutfaktan lojistiğe kadar toplam 150 personelin görev yaptığı günlük yemek operasyonu, vatandaşlardan da takdir görüyor. "Sofralara sıcak bir tebessüm ekliyoruz" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Yılın 12 ayı kesintisiz olarak hizmet veren aşevimizin kapasitesini, bu yıl da Ramazan boyunca sınırlarımızı zorlayarak çok üst bir seviyeye çıkardık. Kimseyi rencide etmeden, sessiz bir şekilde aşımızı ihtiyaç sahipleriyle paylaşıyor ve Ramazan’ın bereketini hep birlikte kucaklıyoruz. 10 bin hemşehrimiz için hazırladığımız yemeklerle sofralara sıcak bir tebessüm eklemeye gayret gösteriyoruz. Bununla birlikte sadece günlük yemekle değil, birçok farklı kalemde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını giderebilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
Malatya Malatya Büyükşehir Belediyesi’nde yoğun kar mesaisi Malatya Büyükşehir Belediyesi Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün kar yağışı uyarılarının ardından, aldığı tedbirlerle birlikte kent genelinde karla mücadele çalışmalarına kesintisiz devam ediyor. Yağışın başlamasıyla eş zamanlı olarak sahaya inen ekipler, vatandaşların ulaşımda herhangi bir olumsuzluk yaşamaması için gece gündüz demeden yoğun mesai harcıyor. Ana arterler başta olmak üzere sorumluluk alanındaki yollarda tuzlama ve solüsyonlama çalışmaları gerçekleştiren ekipler, kar yağışının etkili olduğu yüksek kesimlerde ise kar küreme çalışmalarını sürdürüyor. Yolların açık tutulması ve ulaşımın aksamaması için ekipler gece boyunca sahada görev yaptı. Karla mücadele çalışmaları kapsamında, Akçadağ ilçesinde 9 mahallede, Arapgir ilçesinde 3 mahallede, Arguvan ilçesinde 3 mahallede, Battalgazi ilçesi kırsalında 3 mahallede, Darende ilçesinde 19 mahallede, Doğanşehir ilçesinde 5 mahallede, Doğanyol ilçesinde 3 mahallede, Hekimhan ilçesinde 18 mahallede, Kale ilçesinde 9 mahallede, Kuluncak ilçesinde 7 mahallede, Pütürge ilçesinde 18 mahallede, Yazıhan ilçesinde 6 mahallede ve Yeşilyurt ilçesi kırsalında 6 mahalle yolunda çalışmalar devam ediyor. Toplamda 109 mahalle yolunda 2 bin 105 kilometre uzunluğundaki yollarda ise ekipler çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürülüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yol açma çalışmalarının yanı sıra yolda mahsur kalan vatandaşlara müdahale ederken, hasta olan vatandaşların sağlık ekiplerine güvenli bir şekilde ulaştırılması için de yoğun çaba sarf ediyor. Ekipler Hekimhan ilçesi Başkavak Mahallesinde rahatsızlanan vatandaşı sağlık ekiplerine teslim ederek vatandaşın hastaneye ulaşımını sağladı. Malatya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kar yağışının etkisini sürdürdüğü bölgelerde ulaşımın aksamaması ve vatandaşların güvenli bir şekilde seyahat edebilmesi için 7/24 görev başında olmaya devam edecek.
İstanbul Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
Bursa Yıldırım’da, gönüller de sofralar da bir Yıldırım Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmalarına dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da da devam ediyor. Ramazan ayının gelmesi ile birlikte ilçenin 14 farklı noktasında iftar sofraları kuran Yıldırım Belediyesi, günlük 3 bin 500 kişiye iftar, 100 kişiye de sahur ikramı gerçekleştiriyor. Evlerinde yemek yapamayan vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, Yıldırım Beyazıt Aşevi’nde de günlük 250 kişiye sıcak yemek çıkarıyor. Aşevinde özenle hazırlanan yemekler, iftar vakti sıcak şekilde adreslere ulaştırılıyor. Yıldırım Belediyesi mobil hizmet araçları ise ilçenin farklı noktalarında, günlük 950 kişilik çorba, su ve hurma dağıtımı gerçekleştiriyor. Dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da ihtiyaç sahibi vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, 5 bin aileye gıda kartı desteği sağladı. "Yıldırım’da kimse yalnız değil" Yardımlaşma ve dayanışma ruhunun yoğun bir şekilde hissedildiği Ramazan ayında, ihtiyaç sahibi vatandaşlara verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Medeniyetimizin özü ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ sözünde saklıdır. Yıldırım Belediyesi olarak bu bilinç ve inançla tüm hizmetlerimizin merkezine insanı alıyoruz. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir Yıldırım için çalışıyoruz. Bu kapsamda, Ramazan’dan önce olduğu gibi Ramazan ayında da sosyal belediyecilik çalışmalarımız aralıksız devam ediyor" ifadelerini kullandı.