GENEL - 17 Ekim 2015 Cumartesi 22:04

Bilim Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık Gümüşhane'de

A
A
A
Bilim Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık Gümüşhane'de

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Gümüşhane’de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.
Şiran’da temel atma töreninin ardından Gümüşhane’ye gelen ve Atatürk Caddesi’nde esnaf ziyareti yapan Bakan Işık, daha sonra Teras Restoran’da, sivil toplum kuruluşları, işadamları ve muhtarlar ile yemek programına katıldı.
Belediye Başkanı Ercan Çimen, AK Parti İl Başkanı Celalettin Köse, AK Parti Gümüşhane Milletvekili adayı Hacı Osman Akgül’ün selamlama konuşmalarının ardından kürsüden hemşehrilerine seslenen Bakan Işık, salonu dolduranların Türkiye’nin dünü ve bugünün çok iyi bilen insanlar olduğunu belirterek, yakın tarihten örnekler aktardı.
Türkiye’nin ciddi sıçramalar yaptığı dönemlerde hep muhtıralar ve ihtilallerle yıllarının heba edildiğini kaydeden Işık, dünya ülkelerinin en fazla mesafe aldığı 20-30 yılda Türkiye’nin hep yerinde saydığını hatırlattı ve Güney Kore örneğini verdi.
“İSTİKRAR VARSA ŞAHA KALKIYORUZ, YOKSA PATİNAJ YAPIYORUZ”
Türkiye’nin AK Parti ile birlikte iki yakasını bir araya getirmeyi başardığını vurgulayan Bakan Işık, “2008 dünya krizine rağmen iktidarlarımız döneminde ortalama her yıl yüzde 5 büyüme sağladık. Ne zaman istikrar olursa Türkiye şaha kalkıyor. Aksi halde patinaj yapıyor” dedi.
“13 YILDA ÖNEMLİ SIÇRAMALAR YAPTIK ŞİMDİ İKİNCİ BİR SIÇRAMA YAPMAMIZ LAZIM”
Siyasette milli iradenin üzerinde güç tanımadıklarını deklare eden Işık, 7 Haziran’da milletin verdiği mesajı aldıklarını ve üzerinde çok çalıştıklarını belirterek, seçimin ardından yaşanan koalisyon sürecini aktardı. MHP ve CHP’yi eleştiren Işık, “Sizler en doğru kararı sandıkta vereceksiniz. 13 yılda önemli bir sıçrama yaptık. Şimdi ikinci bir sıçrama yapmamız lazım. Türkiye 1 Kasım’da güçlü bir hükümet çıkarırsa ikinci sıçrama başlayacak” diye konuştu.
“DÜNYADA HER İKİ PROBLEMDEN BİRİSİ TÜRKİYE’NİN BULUNDUĞU BÖLGEDE OLUYOR”
Çok kritik bir süreçte olduğumuzu, dünya ekonomisinde Çin’de ki yavaşlamadan dolayı küresel kriz endişesi bulunduğunu belirten Bakan Işık, dünyadaki her iki problemden birisinin Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu coğrafik bölgede meydana geldiğine dikkati çekti.
“SİYASİ İSTİKRAR GEREKLİ”
Böyle bir durumda Türkiye’nin bütün risklere en iyi şekilde cevap verebilmesi için 1 Kasım’da siyasi istikrar gerektiğini dile getiren Işık, “1 Kasım’da oyumuzu AK Parti’ye verirken Ahmet, Mehmet için değil Türkiye, Türkiye’nin geleceği için oy vermemiz gerekiyor. 13 yıldır yaptıklarımızın ne kadar önemli olduğunu bu süreçte çok iyi anladık” ifadelerini kullandı.
“TERÖR ÖRGÜTÜ İÇİN SİLAH BIRAKMAKTAN BAŞKA YOL YOK”
Türkiye’nin savunma sanayisinde yerli üretim oranının yüzde 65’lerde olduğunu belirten Bakan Işık, “Kendi akıllı bombamızı, gemimizi, uydumuzu yapıyoruz. Kendi ürettiğimiz Göktürk 2 uydusunun görüntüleri, kendi yaptığımız akıllı bombalarla uçaklarımız hedefleri yüzde 99’un üzerinde bir doğrulukla vuruyor. Biz yapmasaydık uydumuzu başkasından görüntü alacaktık belki de Kandil’in üzerinden geçerken kararacaktı. PKK şu anda Kandil’de barınamaz hale geldi. Hedefimiz kendi yaptığımız Göktürk 2 uydusuyla 2,5 günde bir gözetlediğimiz Kandil’i bir günün altında gözetlemek. Terör örgütü için silah bırakmaktan başka yol yok. Diz çökecekler” dedi.
YERLİ OTOMOBİL TARTIŞMALARI
Konuşmasında yerli otomobil konusuna da geniş yer ayıran Bakan Işık, “Bu ülke artık kendi tarihine, milletine yakışan işleri yapıyor. Çok engelleniyoruz. Size soruyorum. Bu ülkenin otomobil yapmasından kim sevinmez. Bu ülkede kendini bu topraklara ait hisseden herkes gurur duyar değil mi? Bu ülkede yerli otomobil yapılmasına sevinmeyecek insanın nasıl sevinmediğini çok merak ediyorum. Bu ülke bu kadar büyük bir medeniyet birikimi olan bir ülke kendi arabasını yapamaz mı? ’Çakma Cadillac’ diyorlar. Allah aşkına bu çağda siz gidip başka bir arabayı kopya edebilir misiniz? Bunun bir mantığı var mı?” dedi.
“TÜRKİYE OTOMOBİL TEKNOLOJİSİNİ GELİŞTİREN, ÜRETEN VE İHRAÇ EDEN BİR ÜLKE OLACAK”
Yerli otomobil için ciddi bir çalışma yaptıklarını ve önlerine iki yol çıktığını anlatan Işık, süreci şöyle aktardı: “Önümüzde iki yol var. Birinci yol her şeyi sıfırdan başlayıp her şeyi tek tek kendimiz yapacağız. Bir otomobilde yaklaşık 5 bin parça var. Bu en az 3, ortalama 5 yıl ve en az 1 milyar dolar para. Bu Amerika’yı yeniden keşfetmek. İkinci yol da bir firmayla işbirliği yaptık. Bugün gördüğünüz bütün büyük firmalar başlangıçta böyle başladı. Saab’ın seri üretimi yok. Onun bütün fikri mülkiyet haklarını satın aldık. Şimdi TÜBİTAK liderliğinde biz geliştireceğiz. Bu daha başlangıç. O gördüğünüz prototipler işin A’sı. Bu iş sonuçlandığında göreceksiniz bir araba yerli olacak, iki arabanın bütün fikri mülkiye hakları Türkiye’de olacak, üç arabanın parçalarının en az yüzde 85’i Türkiye’de üretilecek, dört bu sayede Türkiye otomobil teknolojisini geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olacak. Şimdi ben buna yerli değil de ne diyeceğim. Bir arabanın yerli olması için eğer marka Türk ise, fikri mülkiyet hakları sendeyse, üretimin yüzde 85’ini sen yapıyorsan ve teknolojini de sen geliştiriyorsan bu araba haza yerli arabadır.”
“HÜRKUŞ’UN UÇAĞINDAN DA RAHATSIZ OLMUŞLARDI”
Birilerinin bu gelişmeden fena halde rahatsız olduğunu dile getiren Bakan Işık, “Bunlar rahmetli Nuri Demirağ’ın, Vecihi Hürkuş’un uçak serüveninden de rahatsız olmuşlardı. Rahmetli Nuri Demirağ’ı batırmak için ne yaptıklarını bugün tarih kitapları yazıyor. Hangi dolapları çevirdiler, hangi numaraları yaptılar da rahmetli Nuri Demirağ’ı batırdılar kitaplarda yazıyor. 1961 yılında Devrim otomobilinin başına neler getirdiklerini kitaplar yazıyor. Aynı zihniyet bugün yerli otomobile de karşı çıkıyor. Gençler bu Cadillac’a benziyor dediler çok hoşuma gitti. Gençlerin eleştirilerine çok büyük bir değer veriyorum. Onların eleştirileri bize yol gösterecek. Art niyetle yapılan eleştirilere değer vermiyoruz. İyi niyetli, şunu yanlış, şunu doğru, şöyle yap, böyle yap diyebilirsiniz ama Türk aklı araba yapamaz dersen ben de sana derim ki sen bu vatanın, bu toprağın insanı değilsin. Yapacağız, Allah’ın izniyle yapacağız” dedi.
“GÜMÜŞHANE 2-0 OLURSA TÜRKİYE’DE TEK BAŞINA İKTİDAR OLURUZ
Gümüşhaneli seçmenlerin 1 Kasım’da en doğru kararı vereceğine inandığını belirten Bakan Işık, “Benim bir kıstasım var. Eğer Gümüşhane 2-0 olursa, AK Parti tek başına iktidar olur. Gümüşhane 2-0 olmazsa AK Parti tek başına iktidar olamaz. Sizden bir kardeşiniz, bir hemşehriniz olarak beklentim ve arzum 1 Kasım akşamı inşallah Gümüşhane’den 2-0 olarak Türkiye’nin tek parti iktidarını müjdeleyin” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Oltu’da tarihi Rus Kilisesi’nin bir bölümü kütüphane ve kitap kafe olacak Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan tarihi Rus Kilisesi, kapsamlı bir proje ile hem ibadete hem de sosyal yaşama kazandırılıyor. Oltu Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, tarihi yapı içerisinde kütüphane ve kitap kafe oluşturulurken, çevresinde ise vatandaşların ve turistlerin vakit geçirebileceği sosyal alanlar inşa edilecek. Bir ay içerisinde başlanması planlanan proje çerçevesinde kilisenin bulunduğu yaklaşık 15 dönümlük arazi yeniden düzenlenecek. Alanda kafeterya, çocuk oyun alanları ve meyve ağaçlarıyla donatılmış yeşil bir bahçe yer alacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin hem yerli halk hem de ziyaretçiler için cazibe merkezi haline gelmesi hedefleniyor. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, DAP ile yapılan protokol kapsamında tarihi yapının bir bölümünü kütüphane ve kitap kafe olarak değerlendireceklerini belirtti. Kilisenin bir bölümü ziyarete açık Başkan Çelebi, geçmişte elma bahçeleriyle dolu olan alanın zamanla tahrip edildiğini ifade ederek, "Bu güzelim bahçeyi yeniden eski şen günlerine döndürmek istiyoruz. Ailelerin çocuklarıyla gelip vakit geçirebileceği, nefes alabileceği bir alan oluşturacağız. Kilisenin bir bölümü ziyaretçilere açık. Diğer kısmında ise gençlerin ve çocukların sessiz bir ortamda kitap okuyabileceğini dile getirildi. Bahçede çocuklar oyun oynayacak, aileler sohbet edecek. Herkese hitap eden bir yaşam alanı kurmayı hedefliyoruz. Tarihi yapının korunmasına büyük önem veriyoruz. Türk milletinin geçmişten bugüne farklı inançlara ait ibadethanelere zarar vermemiştir. Bu yapı bir tarihi eser. Bizim amacımız onu yaşatmak ve toplumun hizmetine sunmak" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Oltulu vatandaş Özkan Kurt da yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Kilisenin çevresinin düzenlenmesi ve restore edilmesi çok güzel oldu. Ailece gelip vakit geçirebileceğimiz bir alan kazandırıldı. Eski hali oldukça kötüydü ve tehlike oluşturuyordu. Yapılacak çay bahçesi ve diğer sosyal alanlarla birlikte daha da güzel olacak" dedi.
Erzurum Altaylardan Tuna’ya Nevruz Günleri’nin ikincisinde Türk Günü kutlandı Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi Gençlik Komisyonu ile Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği’nin birlikte tertip ettiği "Altaylardan Tuna’ya Nevrûz Günleri" programının ikincisi Erzurum Büyükşehir Belediyesi Dil ve Edebiyat Konağında yapıldı. Geleneksel hale getirilen etkinliğin geçen haftaki programında Azerbaycan’ın yöresel tatları ikram edilmiş, Azerbaycan şiiri ve kültürü konuşulmuştu. İkinci programda da gençler çiğ köfte yoğurarak, programı Türkiye’ye ve Türk Günü’ne hasrettiler. Üniversite öğrencilerinin ve genç öğretmenlerin iştirak ettiği programda Türk edebiyatından memleket, vatan ve millet şiirleri okundu, türküler söylendi. Programa ev sahipliği yapan TDED Gençlik Komisyonu’nun başkanı Taner Atıcı, "Dijital emperyalizme karşı milli kültürümüzü, Türk-İslam kültürünü hatırlatmak, yaşamak ve yaşatmak için tüm gençlik gruplarıyla ve STK’lerimizle iş birliği içerisinde olmaktan dolayı mutluyuz. Konağımızdaki diğer programlar gibi bu programımız da gençliğimizin kimliksizlik tehlikesine düşmesine ve savrulmasına karşı bir direnç etkinliğidir" şeklinde konuştu. Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği Başkanı Barış Ökçin de yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Gençler olarak karanlık bir boşlukta, sınırsız kirlilik içerisinde bir dünya sunan dijital platformların algoritmalarıyla güdülenen, sömürülen ve kendi milli kimliğinden uzaklaştırılan gençlerin çaresizliğine karşı birlik ve beraberlik içerisinde Altaylardan Tuna’ya millet şahsiyetimizi oluşturan değerleri ve inançlarımızı yaşamak ve yaşatmak amacıyla ‘Nevruz Günleri’ etkinliğini başlattık. Etkinliğimize destek olan ve ev sahipliği yapan TDED Erzurum Gençlik Komisyonuna teşekkür ederiz."
Muğla Muğla ihracatta Ege Bölgesi’nde 4’üncü il Muğla Ege bölgesinde İzmir, Denizli ve Manisa’dan sonra en fazla ihracat gerçekleştiren dördüncü il oldu. 2025 yılı Nisan yılında 95 milyar 277 milyon 35 bin TL ihracat gerçekleştiren Muğla, 2026 yılının aynı ayında bir önceki yıla göre yüzde 11 artış ile 105 milyon 491 milyon 76 bin liraya çıkardı. Muğla artık sadece turizmle anılan bir şehir değil; özellikle su ürünleri, madencilik ve tarım ihracatıyla Ege ekonomisinde önemli bir kent haline geldi. Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 35’i Muğla’dan Muğla için 2025 yılı su ürünleri ihracatı, yaklaşık 745 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bu rakam, yaklaşık 85 bin ton su ürünü ihracatına karşılık geliyor. Türkiye toplam su ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 35’inin tek başına Muğla’dan yapıldığını gösteriyor. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde gıda sektörlerinin ihracat şampiyonu olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını 135,5 milyon dolardan 170,7 milyon dolara çıkararak gıda sektörleri arasındaki ihracat şampiyonluğunu açık ara sürdürdü. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birliği Nisan ayında yakaladığı yüzde 26’lık ihracat artış hızıyla Nisan ayında ihracat artış rekortmeni olarak çifte mutluluk yaşadı. Maden sektörü üçüncü sıraya abone oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği, ihracatını yüzde 9’luk artışla 112,5 milyon dolardan 122,5 milyon dolara taşıdı ve zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı. Yıllık ihracatını 1 milyar 348 milyon dolardan 1 milyar 421 milyon dolara çıkaran EMİB, 1,5 milyar dolar hedefine bir adım daha yaklaştı. Yaş sebze ve meyve ihracatına Muğla katkısı Fethiye, Seydikemer, Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz gibi örtü altı sera ürünleri ve narenciye gibi yaş sebze ve meyve üretiminin yoğun olduğu Muğla, Ege Bölgesi ihracatına da büyük katkı sağlıyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını yüzde 5’lik artışla 86,6 milyon dolardan 91 milyon dolara ilerletirken, mayıs ayında başlayacak olan kiraz ihraç sezonuyla birlikte daha güçlü ihracat artışları yapabileceğinin sinyallerini verdi. Küresel iklim krizi nedeniyle zor bir yıl geçiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 81,8 milyon dolardan 78,7 milyon dolara indi ancak ihracattaki düşüş yüzde 4’le sınırlı kaldı. Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 19 arttı Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin özel ticaret sistemi verilerine göre; Ege Bölgesi’nin 2025 yılı nisan ayında 2 milyar 208 milyon dolar olan ihracatı 2026 yılı nisan ayında yüzde 19’luk artışla 2 milyar 635 milyon dolara ilerledi. Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin tamamı nisan ayında ihracat artışına imza attı. Eskinazi: "Körfez krizinden Türkiye’ye kayan siparişler bu tabloyu oluşturdu" Nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, nisan ayındaki ihracat artışının altında 2025 yılı nisan ayına göre 2 fazla çalışma günü olmasının, 435 milyon dolarlık parite avantajının ve Körfez krizi dolayısıyla Türkiye’ye kayan siparişlerin etkili olduğunu vurguladı. Bu sevindirici artışın kalıcı olması için ihracatçıların 365 gün 24 saat azimle çalışmaya devam edeceklerini aktaran Eskinazi; "Bizler moralimizi yüksek tutup bu artışın devam etmesi ve geçmiş performansımızı tekrar kazanmak arzusundayız. TCMB’nın yüzde 3 döviz dönüşüm desteğini 3 ay uzatması, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ‘Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ kapsamında, ihracatçı kurumlar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 14’e düşürülmesi hem imalat, hem ihracat faaliyetlerini birlikte yürüten kurumlar için ise kurumlar vergisinin yüzde 19’dan yüzde 9’a indirilmesi geleceğe yönelik umutlarımızı artırıyor" şeklinde konuştu.