YEREL HABERLER - 25 Temmuz 2012 Çarşamba 09:51

GİKDER`DEN GÜMÜŞHANE`DE EKONOMİK VE SOSYAL DURUM ANKETİ

A
A
A
GİKDER`DEN GÜMÜŞHANE`DE EKONOMİK VE SOSYAL DURUM ANKETİ

Gümüşhane İktisadi ve Kültürel Kalkınma Derneği (GİKDER) tarafından Gümüşhane Üniversitesine yaptırılan Ekonomik ve Sosyal Durum Anketi sonuçlandı.
Sonuçları kamuoyu ile paylaşan GİKDER Ekonomi ve Ticaret Komisyonu Başkanı Muhsin Demir, anket ile şehrin genel bir fotoğrafını çekme imkanına sahip olduklarını söyledi. Toplamda 323 kişinin katıldığı anketin Gümüşhane Üniversitesi İktisat Fakültesi Yönetim ve Organizasyon Ana bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Ferhat Özbek başkanlığında gerçekleştirildiğini ifade eden Demir, anketi kamu görevlileri, üniversite öğrencileri ve esnaf üzerinde yaptırdıklarını söyledi.
``HALKIN GÜNDEMİYLE ŞEHRİN GÜNDEMİ FARKLI``
Gümüşhane`nin mevcut ekonomik ve sosyal sorunlarına çözüm bulma adına üniversite ile ortaklaşa düzenlenen anket çalışmasının şehrin sorunlarının çözümünde önemli etken olacağını kaydeden Demir, ``İhtiyaçları belirlenmemiş, öncelikleri sıralanmamış, sosyal ve ekonomik sorunları tanımlanmamış bir şehrin atacağı adımlar sağlıklı olamayacaktır. Sosyal, kültürel ve ekonomik olarak geleceğin Gümüşhane`sini inşa edebilmek için bir nebzede olsa katkı koymamız bizleri memnun edecektir. GİKDER olarak bizler bu noktada şehre karşı bir sorumluluk duygusu ile hareket ederek; şehrin geleceği inşa ediliyorken katkımız olsun. Bu şehrin her alanda kalkınabilmesi için esnafıyla çalışanıyla birlik ve bütünlük içerisinde olması gerekmektedir. Bu anket sonuçları bu şehirdeki sorumluluk makamında olan kişilerin şapkalarını önüne alıp düşünmesi gereken sonuçlardır. Halkın gündemiyle şehrin gündeminin ne kadar farklı olduğunu bu anket sonucunda çok iyi görme imkanına sahip olduk.`` dedi.
HALK ANKETİNİN SONUÇLARI
Esnaf ve Memur ile Öğrenci olmak üzere 2 ayrı grup üzerine yapılan anket sonuçlarının değerlendirmesinde ise ilginç sonuçlar ortaya çıktı.
Katılanların yüzde 80`inin memur olduğu ankette, en fazla nereye para harcıyorsunuz sorusuna yüzde 50 yeme-içme, yüzde 38,2 barınma olarak cevap verilirken, Cumhuriyet ve Atatürk Caddelerinin trafiğe kapatılmasına vatandaşların yüzde 80`i destek verdi.
Ankete katılanların yüzde 54`ü Gümüşhane`den hızlı tren geçeceğine inanmadığını beyan ederken, yüzde 45`lik bir kesim üniversite öğrencilerinin şehrin ahlaki yapısına zarar verdiğine inanıyor.
Vatandaşların yüzde 79`u yerel yönetimlerin hizmetlerinden memnun olmadığını beyan ederken, yerel basının şehrin sorunlarını yeterince dile getiremediğini ifade edenlerin oranı ise yüzde 45 çıktı.
Ankette, Gümüşhane`de ki yapılaşmanın çarpık olduğunu ifade edenlerin oranı yüzde 95`e ulaşırken, HES`lerin yapılmasına da yüzde 49 oranında karşı çıkıldığı belirlendi.
ÖОRENCİ ANKETİ
Öğrenciler üzerinde yapılan anket çalışmasında üniversite öğrencilerinin en çok barınmaya para harcadığı, yüzde 43`ünün özel yurtlarda barındığı, yüzde 78`inin de şehir dışından alışveriş yaptığı belirlendi.
Öğrencilerin Gümüşhane esnafından beklentisinin kaliteli hizmet ve makul fiyat olarak belirlendiği ankette, mezun olduktan sonra Gümüşhane`de yaşamak isteyen öğrenci oranı ise yüzde 4,5 çıktı.
Gümüşhane`nin sosyal aktivite bakımından öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığı şeklinde ki soruya yüzde 93 oranında ``hayır`` cevabı veren öğrencilerin yüzde 80`i boş zamanlarını evde ve yurtta geçiriyor.
Şehrin en önemli 5 sorununu şehrin temizliği, pahalılık, yolların yetersiz ve bozuk olması, yatırım eksikliği ve tanıtım eksikliği olarak belirleyen öğrenciler, Gümüşhane halkını cana yakın, yardımsever, paylaşımcı, dürüst ve misafirperver olarak tanımladı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Bayram sofralarında yaşanan aşırı ısrar sağlığı etkileyebiliyor Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, bayram ziyaretlerinde tüketilenlere karşı uyararak, "Özellikle ‘azıcık tadına bakmak’ düşüncesiyle tüketilen yiyecekler biriktiğinde günlük enerji ihtiyacının çok üzerine çıkılabiliyor. Bu durum bayram sonrasında kilo artışı, ödem ve sindirim problemleri olarak geri dönebiliyor" dedi. Bayram sofralarında yaşanan "ısrar kültürü", kimi sağlık zaman sorunlara yol açabiliyor. Bu gibi durumlarda sağlıklı beslenmenin yolu yalnızca ne yendiğinden değil, sosyal baskıyı yönetebilmekten de geçiyor. Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, "Az ama dengeli tüketim" yaklaşımının bayramda sağlığı korumada büyük önem taşıdığını söyleyerek uyarı ve önerilerde bulundu. "Hayır" demeyi bilmek gerekiyor Klinik Diyetisyen Özbay, misafire ikramda bulunmanın önemli bir gelenek olduğunu ancak "bir tabak daha ye", "tatlıdan da almalısın" gibi iyi niyetli ısrarların kimi zaman sağlık açısından risk oluşturduğunu belirterek, "Kişi tok olsa bile sosyal baskı nedeniyle yemeye devam edebiliyor. Bu durum ise sindirim problemlerinden kan şekeri dalgalanmalarına, ödemden tansiyon yükselmesine kadar birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. Bayram ziyaretlerinde gün boyunca sık aralıklarla yemek tüketmek kan şekeri üzerinde ani dalgalanmalara neden olabiliyor. Özellikle diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları ve yaşlı bireyler bu durumdan daha fazla etkileniyor. Aşırı tuzlu, yağlı ve şekerli besinlerin kontrolsüz tüketimi tansiyon yükselmelerine ve halsizlik şikayetlerine yol açabiliyor" diye konuştu. Sürekli atıştırmak günlük enerji alımını artırıyor Kısa süre içinde farklı evlerde ikramların tüketildiği bayram ziyaretlerinde yenilen şerbetli tatlılar, şekerli içecekler, çikolatalar veya hamur işlerinin gün sonunda fark edilenden çok daha fazla kalori alımına neden olabildiğini belirten Özbay, "Bayram boyunca çay, kahve ve gazlı içecek tüketimi belirgin bir şekilde fazlalaşıyor. Ancak bu içeceklerin suyun yerini tutmadığını unutmamak gerekiyor. Yeterli miktarda su tüketilmemesi ise halsizlik, baş ağrısı, ciltte kuruluk ve yorgunluk hissini arttırıyor. Gün içerisinde düzenli su içmek hem sindirimin desteklenmesine hem de tokluk hissinin korunmasına katkı sunuyor. İkramlıkların yanında şekerli içecekler yerine suyun tercih edilmesi ise en doğru tercih oluyor. Bayram döneminde çocukların beslenme düzeni de sık sık değişebiliyor. Şeker, çikolata, gazlı içecek ve işlenmiş gıda tüketiminin artması çocuklarda mide problemleri, iştahsızlık ve enerji düşüşlerine yol açabiliyor. Bunun önüne geçebilmek için çocukların tamamen kısıtlanması yerine porsiyon kontrolü sağlanması daha doğru bir yaklaşım oluyor. Ayrıca, bayram boyunca çocukların ana öğün düzeninin korunması ve fiziksel aktivitelerinin desteklenmesi de önem taşıyor" şeklinde konuştu.
Kayseri Kurban pazarlarında pazarlıklar kızıştı Kurban Bayramı’na sayılı günler kala kurban pazarlarında pazarlıklar kızışırken, besiciler ise kurban alacak vatandaşlara önerilerde bulundu. Kayseri’de Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, Kocasinan ilçesinde bulunan Bülbülpınarı Kurban Pazarı’nda sıkı pazarlıklar yaşanıyor. Besiciler ise kurban alacak vatandaşlara hayvanın ön 2 dişini kontrol etmeleri gerektiğini ve pazarlıklarını son güne bırakmamaları gerektiğini söyledi. 15 yıldır büyükbaş hayvan besiciliği yapan Muhammet Ali Öğmen, sistem üzerinden kurbanlıkların küpe numaralarını kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, "Biz kurbanlık hayvanlarımızı genelde toplu olarak satıyoruz. Hayvanlarımız 2 yaşını doldurmuş, dişlerini çıkartmış hayvan olarak satıyoruz. Vakıflara ve Kur’an kurslarına hayvanlarımızı sattıktan sonra kalanları pazara indiriyoruz. Kurban alacak vatandaşlar hayvanların 2 yaşını geçmiş olması lazım, küpelerine bakmaları gerekli. Sistem üzerinden küpelerin üzerindeki numaraları girip yaşlarını doldurup doldurmadıklarına baksınlar. Bu yıl satışlar yavaştı ama bitirdik. Hayvan alırken pazarlık yapamadan önce dişini açıyoruz. Dişler kazma ve büyük olacak. Ayaklarında yara var mı, kalçası nasıl gözümüzle tartıyoruz" şeklinde konuştu. "Pazarlıklar kızıştı, gelen çok giden çok" 30 yıllık besici Murat Gümgüm de, kurban alacak vatandaşların alışverişlerini son güne bırakmamaları gerektiğini söyleyerek, "30 yıllık besiciyim. Kurban satışlarımız iyi gidiyor. Vatandaşlarımız, kurbanlarını alacaksa son güne bırakmasınlar, yanılmasınlar. Hayvan eksik ve az. Fiyatlarımızda uygun. Satışlarımız mükemmel, pazarlıklar kızıştı gelen çok giden çok. Çok şükür satıyoruz. Malı sattık bitirdik 3-5 tane mal kaldı neredeyse, yetişen alır. Kurbanlık hayvan seçerken dişlerine dikkat etmek gerekiyor, dişleri kapak açmış olacak. Yoksa o hayvandan kurban olmaz, dinde dahi böyle" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Beton direkleri kırdılar, 32 milyon liralık yatırımı engellediler Dicle Elektrik tarafından Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Balpınar Mahallesi’nde başlatılan 32 milyon lira tutarındaki yatırım engellendi. Mahalleye sevk edilen çok sayıda beton direğin henüz dikim işlemi yapılmadan kırılarak kullanılamaz hale getirilmesi üzerine Dicle Elektrik, muhtar C.E. ile olaya karıştığı iddia edilen kişiler hakkında Mazıdağı Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Şirket ayrıca Mazıdağı kaymakamlığına da şikayette bulunarak kamu hizmeti niteliğindeki enerji altyapısına zarar verilmesine ilişkin sürecin takipçisi olacağını bildirdi. Şirket verilerine göre kaçak kullanım oranının yüzde 96 seviyesinde olduğu mahallede, elektrik tüketimi Türkiye ortalamasının 8,5 katına ulaşırken, son 3 yılda kaçak tüketimin maliyetin yaklaşık 50 milyon lirayı buldu. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, kaçak elektrik kullanımının yoğun olduğu bölgelerde altyapı yatırımlarına devam ediyor. Bu kapsamda Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Balpınar Mahallesi’nde eskiyen şebekenin yenilenmesi, enerji hatlarının modernize edilmesi ve can ile mal güvenliği açısından risk oluşturan mevcut sistemin değiştirilmesi amacıyla 32 milyon lira tutarında yatırım planlandı. Ancak çalışmalar kapsamında mahalleye getirilen beton direklerin kırılarak kullanılamaz hale getirilmesi, yatırım sürecini sekteye uğrattı. Suç duyurusunda bulunuldu Yaşanan olayların ardından Dicle Elektrik, muhtar C.E. ile direklere zarar verdiği iddia edilen kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Şirket ayrıca ilçe kaymakamlığına da şikayette bulunarak yatırım çalışmalarının engellenmesine ve kamu hizmeti niteliğindeki enerji altyapısına zarar verilmesine ilişkin sürecin takipçisi olacağını bildirdi. Olayla ilgili adli sürecin başladığı öğrenildi. Bölgedeki tüketim Türkiye ortalamasının 8,5 katı Dicle Elektrik verilerine göre Balpınar Mahallesi’nde kaçak elektrik kullanım oranı yüzde 96 seviyesinde bulunuyor. Mahalledeki elektrik tüketiminin Türkiye ortalamasının yaklaşık 8,5 katına ulaştığı, bu tüketimin büyük bölümünün ise kaçak yollarla gerçekleştiği kaydedildi. Yetkililer, söz konusu tablonun düzenli ödeme yapan aboneleri, kamu kaynaklarını ve bölgedeki enerji arz güvenliğini olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Kaçak tüketimin maliyeti yaklaşık 50 milyon lira Şirket kayıtlarına göre Balpınar Mahallesi’nde son 3 yıl 4 aylık süreçte kaçak yollarla tüketilen elektriğin maliyeti yaklaşık 50 milyon lira olarak dikkati çekiyor. Yüksek kaçak kullanım nedeniyle mevcut şebekenin sürekli aşırı yük altında çalıştığı, bunun da yangın, elektrik çarpması ve büyük çaplı arıza risklerini artırdığı ifade edildi. Köyde kaçak taramasına ve teknolojik yatırımların yapılmasına engel olduğunu belirten Dicle Elektrik yetkilileri, mahallede planlanan yatırımın kaçak tüketimin önlenmesinin yanında, eskiyen şebekenin oluşturduğu can ve mal güvenliği risklerinin ortadan kaldırılmasında büyük önem taşıdığını vurguladı. 32 milyon liralık yatırıma ilk olarak direkleri kırarak engel oldular Kaçak kullanımın önüne geçmek ve bölgedeki enerji altyapısını güvenli hale getirmek amacıyla hazırlanan 32 milyon lira tutarındaki yatırım kapsamında Balpınar Mahallesi’ne sevk edilen çok sayıda beton direğe, bağlantı elemanlarına henüz dikim işlemleri tamamlanmadan zarar verildi. Ayrıca dikim için kazılan çukurlar da kapatıldı. Kaçak elektrik kullanmakta ısrar eden kişiler tarafından kırılarak kullanılamaz hale getirilen direklerin maliyetinin yaklaşık 1 milyon lira olduğu öğrenildi.