EKONOMİ - 02 Şubat 2019 Cumartesi 20:40

Şahin: " Bal üretiminde dünyada Hindistan ve Çin’den sonra 3’üncü sıradayız"

A
A
A
Şahin: " Bal üretiminde dünyada Hindistan ve Çin’den sonra 3’üncü sıradayız"

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Türkiye’nin bal üretiminde dünyada Hindistan ve Çin’den sonra üçüncü sırada olduğunu belirterek “Kilometreye düşen arı sayısına baktığımızda dünyanın en sık arı kovanı koyan ülkesiyiz" dedi.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Türkiye’nin bal üretiminde dünyada Hindistan ve Çin’den sonra üçüncü sırada olduğunu belirterek “Kilometreye düşen arı sayısına baktığımızda dünyanın en sık arı kovanı koyan ülkesiyiz" dedi.


Gümüşhane Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından Atatürk Kültür Merkezi’nde "Arıcılık" konulu bir konferans düzenlendi. Konferansta konuşan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Türkiye’de bulunan 3 bin 900’ü endemik olmak üzere yaklaşık 10 bin bitki türünün arıcılığın gelişimi için büyük avantaj olduğuna dikkat çekerek bal üretiminde dünyadaki 26 alt türün 11’inin Türkiye’de olduğu hatırlattı.


Şahin, "Bal üretiminde ve arıcılıkta biyolojik ve ırksal zenginliğimiz var. Bunları görmezden gelmeyeceğiz. Bal üretimimizin yüzde 10’unu tarım alanlarında, yüzde 90’ını ise orman alanlarında gerçekleştiriyoruz. Bal üretiminde dünyada Hindistan ve Çin’den sonra 3’üncü sıradayız. Kilometreye düşen arı sayısına baktığımızda dünyanın en sık arı kovanı koyan ülkesiyiz” diye konuştu.


Türkiye’de 2003 yılında bal üretiminin kovan başına 19 kilogram iken son 2 yılda bu rakamın 14 kilograma düştüğünü kaydeden Şahin “Ülkemizde 2003 yılında 3 milyon civarında olan arı sayısı 2018 yılı itibariyle ülkedeki arı sayısının 8 milyona çıktı. Kaliteli üretim için arıcıların desteklenmesi ve arı sayısının çoğaltılmaması gerekir. Bal ürettiğimiz alanları geliştirmemiz gerekiyor. Mevcut alanlarımız 3 buçuk milyon kovana endekslidir. Bizde 8 milyon kovan var. Bakanlığımızca bu alanlar genişletilmeli. Arıcı sayısına göre genç dişi arıları çoğaltırken alanları da çoğaltmamız gerekiyor. Bunun üzerinde durmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.


Çevre sağlığının kaliteli bal üretimi ve arı sağlığı açısından son derece önemli bir faktör olduğunun altını çizen Şahin, birlik olarak sözleşmeli arıcılık modelini savunduklarını söyledi. Piyasadaki balı ve kaliteyi kontrol edebilmenin tek yolunun bandrol çalışması yapmaktan geçtiğini kaydeden Şahin “Üreticinin ürettiği balları kayıt altına almadan piyasayı kontrol edemezsiniz. İnsanımızı ve ülkemizi önemsediğimiz için arıcıların ürettiği balları kontrol altına alarak merdiven altını bertaraf etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.


Konferansta, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın da arıcılık ve bal üretimine ilişkin katılımcılara bir sunum yaptı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sinema oyuncusu Ercan Kesal, Kepez Kitap Fuarı’nda okumanın önemine dikkat çekti Oyuncu senarist ve yazar Ercan Kesal, Kepez Kitap Fuarı’nda gerçekleştirilen söyleşide hem oyunculuk hem de yazarlık deneyimlerini paylaştı. Kesal, bugüne kadar canlandırdığı karakterlerle kendini tanımladığını belirterek, "Bu karakterleri içtenlikle ve sürdürebilmemi sağlayan şey edebiyat. Sinemaya duyduğum hevesi gerçekçi kılan kitaplar oldu" dedi. Kepez Kitap Fuarı, söyleşiler, imza günleriyle dolu dolu geçiyor. Fuar, dokuzuncu gününde ziyaretçilerini birbirinden kıymetli yazarlarla buluşturmaya devam etti. Kepez Kitap Fuarı etkinlikleri kapsamında; oyuncu senarist ve yazar Ercan Kesal, düzenlenen söyleşide oyunculuk ve yazarlık deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Kesal, "Bu karakterleri içtenlikle ve sürdürebilmemi sağlayan şey her zaman edebiyat oldu. Sinemaya duyduğum hevesi gerçekçi kılan ise kitaplar oldu" dedi. Çocuklara hayal kurmayı öğretmenin önemine değinen Kesal, ebeveynlere şu mesajı verdi: "Çocuklarınıza hayal kurmayı öğretin ve onların hayallerine kulak verin. Modern yaşam çoğu zaman çocukların hayallerine ket vuruyor; biz ise başarıyı yalnızca not, derece ve para üzerinden ölçüyoruz." Okuma ve yazma alışkanlıklarına dair de tavsiyelerde bulunan sanatçı, "Okumak yazmanın başlangıcıdır. Çok okuyan biri mutlaka yazmaya başlar. Yazmanın tek reçetesi, disiplinli okumak ve yazmaktır. Kendi üslubunuzu bulduğunuzda ustalığa ulaşırsınız" ifadelerini kullandı. Ercan Kesal, yazarlık sürecinde disiplinin ve kendi üslubunu bulmanın önemine de dikkat çekti. "Yazmak sadece profesyonel kitaplar bastırmak veya yazar olarak anılmak değildir. Yazmak iyi geliyorsa ondan vazgeçmemelisiniz. Bazen kafamda şekillenen yazılar kağıda dökülmediğinde ara veririm, kitap okurum, eski hikayeleri tekrar gözden geçiririm" diyen Kesal, yazarlığın sürekli bir emek ve okuma süreci gerektirdiğini vurguladı. Söyleşinin ardından Kesal, soruları yanıtladı ve okurlarına kitaplarını imzaladı.