ÇEVRE - 16 Nisan 2019 Salı 10:26

Karla kaplı yolu ulaşıma açılınca Arap turistler soluğu orada aldı

A
A
A
Karla kaplı yolu ulaşıma açılınca Arap turistler soluğu orada aldı

Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı’nın eteklerinde yer alan ve kar nedeniyle uzun süredir yolu ulaşıma kapalı olan Limni Gölü Tabiat Parkı’nın yolunun açılmasıyla birlikte bölgenin ilk konukları Bahreynli 200 kişilik Arap turist kafilesi oldu.

Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı’nın eteklerinde yer alan ve kar nedeniyle uzun süredir yolu ulaşıma kapalı olan Limni Gölü Tabiat Parkı’nın yolunun açılmasıyla birlikte bölgenin ilk konukları Bahreynli 200 kişilik Arap turist kafilesi oldu.


Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından önemli yatırımlar yapılan Limni Gölü Tabiat Parkı’na ulaşımı sağlayan yol, Orman İşletme ve İl Özel İdaresi ekiplerinin yaptığı çalışmanın ardından ulaşıma açıldı. Kış boyu gerçekleşen yoğun kar yağışı nedeniyle adeta kardan tünellerin içerisinden geçilerek ulaşılan ‘Beyaz cennet’ Limni Gölü Tabiat Parkına adını veren göl buzla kaplı şekilde eşsiz bir manzara sunarken, alanda kar kalınlığı yer 1,5 metreyi buluyor.


Denizden 2 bin 24 metre yükseklikte çam ormanları arasında temiz havası, eşsiz doğasıyla ‘Huzur veren mekan’ olarak adlandırılan Limni Gölü Tabiat Parkı’nın ilk konukları olan yaklaşık 200 Bahyrenli Arap turist geldikleri 10 minibüsle alanda bulunan kızaklarla kar üzerinde kaydı, kar motoruyla alanı gezdi.


Limni Gölü Tabiat Parkında bu yıl hedeflerinin 300 bin turisti aşmak olduğunu kaydeden tesis işletmecisi Murat Eroğlu, Mayıs ayı ortalarından itibaren alanda bulunan 20 adet kır evinde konaklama imkanı sağlanacağını da söyledi. Alanın beyaz kar örtüsü ve yeşil çam ağaçlarıyla çok güzel bir manzarası olduğunu, gölün neredeyse tamamının buz tutmuş vaziyette olduğunu kaydeden Erdoğdu, “Orman İşletme’nin açtığı yolu İl Özel İdaresine bağlı ekipler yolu genişletip kanal ve şev temizliği yapıyorlar. Ulaşımda herhangi bir sorun yok. Beton yol zaten. Gölün içerisindeki alanda 1,5 metre civarında kar var. Gelirken kar tünellerinden geçip geliyorsunuz. Çok güzel bir manzaraya sahip şuanda yol ve görülmeye değer. Sezon başlangıcında ilk günde 200 yabancı ziyaretçiyi aştık. Anlaşma yaptığımız firmalarla birlikte bu yaz sezonunda 300 bin turist hedefimizi aşmayı planlıyoruz” diye konuştu.


Limni Gölü’nde eşsiz manzaranın tadını çıkarmak isteyen ilk kafile olan Bahreynli turistleri bölgeye getiren tur operatörleri “Limni Gölüne bu yılın ilk tur ekibini getirdik. Arkadaşlarımız ve misafirlerimiz çok beğendiler. Buraya tekrar gelmek istiyorlar. Burada çok güzel bir atmosfer var” ifadelerini kullanırken, Bahreynli tur rehberi “Çok güzel ve çok memnunlar. Gitmek istemiyorlar. Zigana ve Limni Gölü kesinlikle görülmesi gerek yerler. Mutlaka tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.


Mısırlı tur rehberi ise “Gerçekten görülmesi gereken şahane bir yer. Çok doğal ve sıradışı bir coğrafya. Herkese tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.


Limni Gölü Tabiat Parkı’nam Gümüşhane hem de Trabzon’dan yaklaşık 45 dakikada ulaşım sağlanabiliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı AİÇÜ’de zebra balığı translasyonel tıp araştırma laboratuvarı açıldı Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde kurulan Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı düzenlenen törenle hizmete açıldı. AİÇÜ’de, insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olan zebra balıkları üzerinde yürütülecek laboratuvar çalışmalarıyla; kanser araştırmaları, nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar olmak üzere çeşitli hastalıkların süreçlerini araştırmak ve bu hastalıklara karşı ilaç geliştirme süreçlerine önemli katkılar sağlanması hedefleniyor. Merkezi Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı (MERLAB) Konferans Salonunda gerçekleştirilen açılış programına AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversite üst yönetimi, MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Açılış töreninde konuşan AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversitenin bilimsel araştırma altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı’nın sağlık bilimleri alanında önemli katkılar sunacağını ifade etti. Prof. Dr. Gülçin, özellikle translasyonel tıp araştırmalarında model organizma olarak kullanılan zebra balığı ile yürütülecek çalışmaların, hastalıkların mekanizmalarının anlaşılması ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Gülçin, AİÇÜ Tıp Fakültesinden Biyofizik Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ ile Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’ın girişimleriyle hayata geçirilen laboratuvarın AİÇÜ ve bilim camiası için hayırlı olması temennisinde bulunarak, laboratuvarın açılmasındaki katkılarından dolayı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ’a, Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’a ve MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu’na teşekkür etti. Törende, Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ gerçekleştirdiği sunumda, zebra balıklarının insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olması, hızlı gelişim süreci ve ex-utero gözleme uygun yapısı sayesinde; nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar ve ilaç geliştirme çalışmaları başta olmak üzere pek çok alanda güçlü bir model organizma olduğunu belirtti. Zebra balıkları hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, zebra balığı modelinin, kanser araştırmaları ve ilaç geliştirme süreçleri açısından da önemli avantajlar sağladığını vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, laboratuvarın açılış sürecindeki katkı ve desteklerinden dolayı AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin’e teşekkür etti. Açılışın ardından Prof. Dr. İlhami Gülçin ve beraberindekiler laboratuvarda ncelemelerde bulundu.
Aydın Kuşadası’nda leylekler geri döndü Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaklaşık 40 yıl aradan sonra bir çift leylek, yeniden yuva kurdu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, kuşların geri dönüşünü "doğanın hala bir şansı olduğunu hatırlatan önemli bir mesaj" olarak nitelendirdi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, 1980’li yıllarda Kuşadası’nda kent içindeki sur kalıntıları ve ağaçlarda üreyen leyleklerin, şehirleşme ve nüfus artışı nedeniyle bölgeyi terk ettiğini söyledi. Geçen yıl Ağustos ayında bir çift leyleğin Davutlar yol kavşağına yakın bir mermer atölyesinin telefon direğine yuva yaptığını belirten Sürücü, "Geç geldikleri için üreme gerçekleştiremediler. Ancak bu yıl geri gelip gelmeyeceklerini merakla bekliyorduk" dedi. Dün yağmurlu bir günde Kuşadası’ndaki yuvaya ilk leyleğin geldiğini ifade eden Sürücü, "Bugün üst geçitteki aydınlatma direklerine çıkarak çevreyi izledi. Aradan geçen bir yılda çevrenin değiştiğini, özellikle beslenme alanlarının azaldığını fark etti. Burada kalıp kalmayacakları ise eşinin de gelmesiyle netlik kazanacak" diye konuştu. Sürücü, Kuşadası’nda bir çift leyleğin yeniden yuva yapmasının, hızla artan yapılaşma, çoğalan insan nüfusu ve giderek azalan doğal alanlar karşısında güçlü bir doğa mesajı olduğunu vurguladı. "Bu yuva bir umut olduğu kadar aynı zamanda bir uyarıdır. Leyleklerin geri dönüşü, doğanın hala bir şansı olduğunu; ancak bu şansı korumanın bizim sorumluluğumuz olduğunu hatırlatıyor" dedi. EKODOSD’un Aydın genelinde 17 ilçeden 16’sında leylek sayımı ve izleme çalışmaları yürüttüğünü kaydeden Sürücü, "Kuşadası’nda yuva bulunmadığını biliyorduk. Bu gelişmeyle birlikte artık Aydın’ın tüm ilçelerinde leylekler yaşam bulmuş oldu" ifadelerini kullandı.