GENEL - 20 Nisan 2019 Cumartesi 19:13

Gümüşhane’de 4.Ekoturizm Sempozyumu

A
A
A
Gümüşhane’de 4.Ekoturizm Sempozyumu

Gümüşhane’de Zigana Doğa Okulu ve Türk Kadınlar Birliği Gümüşhane Şubesi ortaklığında ‘4.

Gümüşhane’de Zigana Doğa Okulu ve Türk Kadınlar Birliği Gümüşhane Şubesi ortaklığında ‘4.Ekoturizm Sempozyumu’ düzenlendi.


Gümüşhane Üniversitesi Kongre Merkezinde gerçekleştirilen programın başlangıcında fuaye alanında kentin tarihi ve kültürel öğelerinin yer aldığı sergi gezildi. Resimlerin de yer aldığı sergide pestil ve kömeden yapılan gelinlik incelendi.


Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kemençe sanatçısı İlyas Parlak’ın verdiği mini konserle başlayan sempozyumun açılışında konuşan Gümüşhane Valisi Kamuran Taşbilek, dünyada kitle turizminden ekoturizme bir geçişin söz konusu olduğunu, dünyayla birlikte Türkiye’de de sürdürülebilir turizme doğru bir anlayış geliştiğini söyledi.


Dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyar insanın dünyada bir yerden bir yere hareket ettiğini kaydeden Vali Taşbilek, “Biz gezerken ayak izlerimizi bırakıyoruz. Masum manada ayak izlerimiz olsa sorun değil. Tonlarca çöp, plastik, sağlıksız ürün, doğayı çevreciyi yok edici bir sürü ürün insanın ayak izi. Bu ayak izlerimizle dünyayı tüketiyoruz. Dünya bu durumu görüyor. Bizim ülkemizde de ciddi manada sürdürülebilir turizm dediğimiz, ekolojinin dengesini bozmadan, dünyaya saygı duyan bir turizm anlayışı gelişiyor” dedi.


Türkiye’nin Allah vergisi güzellikleri olduğunu kaydeden Vali Taşbilek, “Bizim ülkemizde deniz, güneş, kum turizmi hem de tarih, kültür, doğa, ekoloji turizmi açısından önemli bir konumda ülkemiz. Allah vergisi bir güzelliğimiz var. Bununla birlikte binlerce yıldır medeniyetlere beşikliğini yapmış Anadolumuzda bir sürü medeniyetin izi var” diye konuştu.


Türkiye’de turizmde ‘sürümden’ kazanıldığını fakat bu durumun ileriye gitmediğini ifade eden Vali Taşbilek, “Turizm çeşitliliğini artırırsak denize, kuma, güneşe alternatif ürünler üzerinden turizm anlayışı geliştirirsek bizim 600-700 dolar arasındaki gelirimizi çok daha yukarıya çekecek. Bizim ülkemiz ekoturizm, ekeolojik turizm, sürdürülebilir turizm, tarih, doğa, kültür turizmi açısından çok önemli ve çok avantajlı bir coğrafyada. Bunları çok iyi özümseyerek ülkemizin turizmden aldığı payı ve tanınırlığını artıracağız. Turizm bakanlığımızın da bu yıl çok ciddi atılımı söz konusu. O çabalara bizler de elimizden geldiğince destek vereceğiz. Gümüşhane o bakirliği içerisinde tüm insanlığın hizmetine sunarak sürdürülebilir bir anlayış ve şekilde sunarak ülkemizin turizm seferberliğine çok büyük katkı sunacaktır” diye konuştu.


Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Halil İbrahim Zeybek ise dünyada uluslararası turist sayısının 1,4 milyara ulaştığını, 2020 yılında bu sayıya ulaşılması beklenirken, 2018 yılı sonunda 1,4 milyar insanın seyahat ettiğinin anlaşıldığını belirterek, “Türkiye geçen yıl 20 milyon civarında uluslararası turist ağırladı. Türkiye bu yıl 48-50 milyon arasında yabancı turist bekliyor. Çok büyük bir sektör, entegre bir sektör. Sadece gelen turist sayısından ibaret olmayan bir sektör” dedi.



“Turizm sadece gelen turist sayısının artması değildir”


Sürdürülebilirlik kavramının 2 boyutu olduğunu ifade eden Zeybek, “Birincisi geleceği konu alması, ikincisi koruma amacı gütmesi. Turizm kaynak olarak doğayı, kültürel değerleri, tarihi dokuyu kullandığı için sürdürülebilir kavramının yoğun olarak kullanıldığı bir sektör. Turizm sadece gelen turist sayısının artması değildir. Tüm turizm kavramlarında sürdürülebilir ilkesi ve anlayışı yatar. Ülkemizde 2 temel yaklaşım var turizm konusunda. Bunlardan birisi turizmin belli bölgelerin tekelinden çıkarak tüm ülkeye yaygınlaşması ve çeşitlenmesi. Ekoturizm turizmi çeşitlendirerek bu anlayışa katkı sağlıyor. Turizmle ilgili en önemli sıkıntımız turist sayısının fazla olmasına rağmen yeteri kadar gelir elde edemememiz. ABD’de her bir turist 3 bin dolar bırakıyor, bizde 650-700 dolar aralığında. Bu nedenle genel turizm anlayışımızı revize etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.


Zigana Doğa Okulu Başkanı Savaş Aydın, Türk Kadınlar Birliği Gümüşhane Şube Başkanı Aynur Çubukçu’nun selamlama konuşması yaptığı etkinlikte "Sürdürülebilir Ekoturizm" konulu 1.oturum Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Halil İbrahim Zeybek’in başkanlığında gerçekleştirildi. Bu oturumda İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Bedriye Tunçsiper, Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesinden Prof.Dr. Cantürk Gümüş, Prof.Dr. Hülya Kalaycıoğlu ve Zigana Coğrafyası Derneği başkanı Savaş Aydın sunum eşliğinde konuşmalarını gerçekleştirdi.


"Sürdürülebilir ekoturizm uygulamalı örnekleri" başlıklı ikinci oturum ise Gümüşhane Üniversitesi Turizm Fakültesinden Dr. Öğretim Görevlisi İsmail Çalık’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Bu oturumda Türk Kadınlar Birliği Gümüşhane Şube Başkanı Aynur Çubukçu "Ekoturizmde kadının yeri", ekoturizmci Fatma Altun "Güney köyünde ekoturizm uygulamaları", iş insanı ve tasarımcı Ayşegül Öznur Parlak "PEstil ve kömeden gelinliğin ekoturizmdeki yeri", Kültür ve Turizm Bakanlığı çimon yapım sanatçısı ve müzik öğretmeni Emrah Kaya "Gümüşhane folklor ve müziğin ekoturizm açısından değerlendirilmesi", iş insanı Mustafa Akgül "Taşköprü yaylasının ekoturizm uygulamaları," Kürtün Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Erdem Olgun "Kürtün’de ekoturizm uygulamaları", ekoturizmci Güven Özel "Ordu Kabakdağı ekoturizm uygulaması" ve Tomara Şelalesi Tabiat Parkı işletmecisi Abdulbaki Kara da "Şiran’da ekoturizm" konulu sunumlarını gerçekleştirdi.


Sertifika töreninin ardından sempozyum sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı AİÇÜ’de zebra balığı translasyonel tıp araştırma laboratuvarı açıldı Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde kurulan Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı düzenlenen törenle hizmete açıldı. AİÇÜ’de, insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olan zebra balıkları üzerinde yürütülecek laboratuvar çalışmalarıyla; kanser araştırmaları, nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar olmak üzere çeşitli hastalıkların süreçlerini araştırmak ve bu hastalıklara karşı ilaç geliştirme süreçlerine önemli katkılar sağlanması hedefleniyor. Merkezi Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı (MERLAB) Konferans Salonunda gerçekleştirilen açılış programına AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversite üst yönetimi, MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Açılış töreninde konuşan AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversitenin bilimsel araştırma altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı’nın sağlık bilimleri alanında önemli katkılar sunacağını ifade etti. Prof. Dr. Gülçin, özellikle translasyonel tıp araştırmalarında model organizma olarak kullanılan zebra balığı ile yürütülecek çalışmaların, hastalıkların mekanizmalarının anlaşılması ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Gülçin, AİÇÜ Tıp Fakültesinden Biyofizik Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ ile Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’ın girişimleriyle hayata geçirilen laboratuvarın AİÇÜ ve bilim camiası için hayırlı olması temennisinde bulunarak, laboratuvarın açılmasındaki katkılarından dolayı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ’a, Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’a ve MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu’na teşekkür etti. Törende, Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ gerçekleştirdiği sunumda, zebra balıklarının insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olması, hızlı gelişim süreci ve ex-utero gözleme uygun yapısı sayesinde; nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar ve ilaç geliştirme çalışmaları başta olmak üzere pek çok alanda güçlü bir model organizma olduğunu belirtti. Zebra balıkları hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, zebra balığı modelinin, kanser araştırmaları ve ilaç geliştirme süreçleri açısından da önemli avantajlar sağladığını vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, laboratuvarın açılış sürecindeki katkı ve desteklerinden dolayı AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin’e teşekkür etti. Açılışın ardından Prof. Dr. İlhami Gülçin ve beraberindekiler laboratuvarda ncelemelerde bulundu.
Aydın Kuşadası’nda leylekler geri döndü Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaklaşık 40 yıl aradan sonra bir çift leylek, yeniden yuva kurdu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, kuşların geri dönüşünü "doğanın hala bir şansı olduğunu hatırlatan önemli bir mesaj" olarak nitelendirdi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, 1980’li yıllarda Kuşadası’nda kent içindeki sur kalıntıları ve ağaçlarda üreyen leyleklerin, şehirleşme ve nüfus artışı nedeniyle bölgeyi terk ettiğini söyledi. Geçen yıl Ağustos ayında bir çift leyleğin Davutlar yol kavşağına yakın bir mermer atölyesinin telefon direğine yuva yaptığını belirten Sürücü, "Geç geldikleri için üreme gerçekleştiremediler. Ancak bu yıl geri gelip gelmeyeceklerini merakla bekliyorduk" dedi. Dün yağmurlu bir günde Kuşadası’ndaki yuvaya ilk leyleğin geldiğini ifade eden Sürücü, "Bugün üst geçitteki aydınlatma direklerine çıkarak çevreyi izledi. Aradan geçen bir yılda çevrenin değiştiğini, özellikle beslenme alanlarının azaldığını fark etti. Burada kalıp kalmayacakları ise eşinin de gelmesiyle netlik kazanacak" diye konuştu. Sürücü, Kuşadası’nda bir çift leyleğin yeniden yuva yapmasının, hızla artan yapılaşma, çoğalan insan nüfusu ve giderek azalan doğal alanlar karşısında güçlü bir doğa mesajı olduğunu vurguladı. "Bu yuva bir umut olduğu kadar aynı zamanda bir uyarıdır. Leyleklerin geri dönüşü, doğanın hala bir şansı olduğunu; ancak bu şansı korumanın bizim sorumluluğumuz olduğunu hatırlatıyor" dedi. EKODOSD’un Aydın genelinde 17 ilçeden 16’sında leylek sayımı ve izleme çalışmaları yürüttüğünü kaydeden Sürücü, "Kuşadası’nda yuva bulunmadığını biliyorduk. Bu gelişmeyle birlikte artık Aydın’ın tüm ilçelerinde leylekler yaşam bulmuş oldu" ifadelerini kullandı.