YEREL HABERLER - 10 Ocak 2015 Cumartesi 00:57

Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz Gazeteciler Gününde Gazetecilerle Buluştu

A
A
A
Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz Gazeteciler Gününde Gazetecilerle Buluştu

Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü nedeniyle il genelinde görev yapan gazetecilere yemek verdi. Vali Yavuz, yaklaşık 3,5 saat süren toplantıda önemli mesajlar verdi.
Polisevinde düzenlenen ve il merkezi ile ilçelerde görev yapan gazete sahipleri, ulusal haber ajansı temsilcileri, köşe yazarları ve internet sitesi sahipleri ile Vali Yardımcısı Şenol Turan ve İl Emniyet Müdürü Orhan Kar’la bir araya gelen Vali Yavuz, geçtiğimiz hafta yapılan kongrede Gümüşhane Gazeteciler Cemiyeti başkanlığı bayrağını Sezai Köprülü’ye devreden Yusuf Sadık’a belge takdim etti.
“GAZETECİLER MESAİ ARKADAŞIMIZ”
Konuşmasında basının vazgeçilmez bir unsur olduğunun altını çizen Vali Yavuz, gazetecilere “mesai arkadaşlarımızsınız” diye hitap ederek, birçok konudan gazeteciler sayesinde haberdar olduklarını söyledi.
ESKİ VE YENİ CEMİYET BAŞKANINA TEŞEKKÜR
Eski Cemiyet Başkanı Yusuf Sadık’ın şehrin akil insanlarından birisi olduğunu ve 2 yıl boyunca başarılı çalışmalar yaptığını kaydeden Vali Yavuz, Sadık’a teşekkür ederek gönüllerde taht kurmuş bir insan olarak onun bilgi ve tecrübelerinden faydalanılacağını belirtti.
Yeni Başkan Köprülü ve yönetimine de başarı dileklerinde bulunan Vali Yavuz, Gümüşhane basınıyla ilgili güzelliklerden başka denilebilecek bir söz olmadığının altını çizdi.
GÜMÜŞHANE İÇİN 3,5 SAATLİK BEYİN FIRTINASI
Programın ikinci bölümünde göreve başladığı yaklaşık 7 aylık Gümüşhane Valiliği dönemindeki izlenimleri ve projelerini de gazetecilerle paylaşılarak tartışma ortamı oluşturan Vali Yavuz, yaklaşık 3,5 saat süren toplantının büyük bir bölümünü bu görüş alışverişine ayırdı.
“DAĞLARA MAHKUM OLMAYACAĞIZ, ONLARI REHBER EDİP TEPELERİNDEN DÜNYAYA BAKACAĞIZ”
Gümüşhane’nin coğrafi zorlukları olan bir bölge olmasına rağmen bu zorlukları avantaja çevireceklerini belirten Vali Yavuz, dağlara mahkum olmayacaklarını, dağları rehber edip, dağların tepesinden dünyaya bakacaklarını söyledi.
“GÜMÜŞHANE OLMASI GEREKEN YERİN 30-40 YIL GERİSİNDE, ARTIK ATAĞA GEÇMELİYİZ”
Gümüşhane’nin olması gereken yerin 30-40 yıl gerisinde olduğunu ve bunu tersine çevirmek, gecikmişliği giderip atağa geçmek için il dışındaki 650-700 bin Gümüşhanelinin gücünün şehre kanalize edilmesi gerektiğini dile getiren Vali Yavuz, bu konuda gazetecilerden destek istedi.
“ARTIK MAZERETİMİZ KALMADI”
Gümüşhaneyle ilgili bugüne kadar hep yazılıp çizildiğini fakat icraat olmadığını belirten Vali Yavuz, “artık mazeretimiz kalmadı” tespitinde bulunarak harekete geçilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
“BİR MUCİZE, SİHİRLİ BİR DEĞNEK BEKLEYE BEKLEYE BİR HAL OLDUK”
İnsan kaynağı, beyin gücü, tabii ve kültürel değerleri, doğal değerleri bulunan Gümüşhane’nin bir mucize, sihirli bir değnek bekleye bekleye bir hal olduğunu belirten Vali Yavuz, Gümüşhane insanı olarak bu işin sahiplenilmesi gerektiğini ve Gümüşhane insanının elini taşın altına koyması gerektiğini dile getirerek, “Hasan Basri Güzeloğlu valimizin yaptıklarını, Veysel Dalmaz valimizin başlattıklarını da devam ettireceğiz. Ortaya bir şey koymamız gerek.” dedi.
RESTORASYONA MÜSAİT 27 KONAK VAR
Gümüşhane turizmi için konaklama tesislerini artırmaktan, gelenlere para harcatmaktan başka çare olmadığına değinen Vali Yavuz, il genelinde 385 yatak kapasitesi olmasına karşın il merkezinde restorasyona müsait 27 konak olduğunu, Süleymaniye Mahallesinde de 7 konak olduğunu belirterek, gelen turisti en az 1-2 gün şehirde konaklatılması gerektiğini söyledi.
GÜMÜŞ OTEL SATILACAK
Kent merkezinde mülkiyeti İl Özel İdaresine ait olan Gümüş Oteli turizme yönelik olmak üzere satmaya karar verdiklerini ifade eden Vali Yavuz, bu bağlamda 50-60 milyon TL değerinde menkul ve gayrimenkulü tespit ettiklerini belirtti.
“BÜTÜN BUNLAR BİRAZ CESARETLE BAŞARILIR”
Gümüşhane’nin bir cazibe merkezine dönüştürülmesi gerektiğini, bunun da biraz cesaretle başarılabileceğini kaydeden Vali Yavuz, kendisini ziyaret eden Gümüşhaneli gurbetçi işadamlarına “şehre otel yapın, ahşaptan Gümüşhane konağı yapın” telkinlerinde bulunduğunu ifade etti.
“TURİZM, ORGANİK TARIM VE HAYVANCILIKTAN BAŞKA ÇAREMİZ YOK”
Turizm’in yanında organik tarım ve organik hayvancılık için üretici birliklerini harekete geçirme çalışması başlattıklarını belirten Vali Yavuz, Gümüşhane’nin turizm ve organik tarım-hayvancılıktan başka çaresi olmadığını, aksi halde şehirdeki gençlerin liseye başlamadan şehirden gideceklerini ve bir daha geri gelmeyeceklerini vurguladı.
“ŞEHİR TEKKE VE MESCİTLİ KÖYÜNE YAYILMALI”
Büyük hedefler için şehrin sıkıştığı yerden Tekke köyü ile Mescitli köyü arasına yayılması gerektiğini ifade eden Vali Yavuz, bu ülkeye 650-700 bin vatan evladı yetiştiren Gümüşhane’nin aynı zamanda Türkiye demek olduğunu belirterek dağlara mahkum olmayacaklarını, dağları rehber edip, dağların tepesinden dünyaya bakacaklarını söyledi.
“GEMİLERİ YAKTIM, GELEN GELİR”
Vali Yavuz, “ben gemileri yaktım, gelen gelir” diyerek turizm ve organik tarım-hayvancılık konusunda ki kararlığını ifade ederek, “Gümüşhane insanı üzerine düşeni yapacak potansiyelde. Şehir kimliği ve kültürü oluşacak. Kişilerle, olaylarla uğraşmayalım, fikirlerle uğraşalım.” ifadeleriyle sözlerini sonlandırdı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.