ÇEVRE - 23 Ağustos 2023 Çarşamba 08:55

İzmir’den gelip 3 bin metrede serinlediler

A
A
A
İzmir’den gelip 3 bin metrede serinlediler

İzmir’in kavurucu sıcağından kaçıp Gümüşhane’nin tarihi ve doğal güzelliklerini görmek için gelen doğaseverler kentin çatısı olan Artabel Gölleri Tabiat Parkının yaklaşık 3 bin metre rakımdaki göllerinde serinledi.


İnternetten görerek çok beğendikleri Gümüşhane’nin tarihi ve doğal güzellikleri görmek için İzmir’den kente gelen 17 doğaseverden oluşan grup Torul ilçesi sınırlarında bulunan ve Türkiye’nin doğal güzellikleri listesine adını yazdıran Artabel Gölleri Tabiat Parkına hayran kaldı.


Yaz mevsiminin son günlerine gelinmesine rağmen yeşil örtünün hakim olduğu alanda kristal berraklığındaki sularıyla ünlü irili ufaklı 22 göle ev sahipliği yapan Artabel Gölleri Tabiat Parkını gezen grup hemen hemen her gölde yüzerek serinleyip günün yorgunluğunu attı.


‘Işıkla suyun buluştuğu zirve’ ve ‘Yüksek zirvelerin cenneti’ olarak adlandırılan Artabel Gölleri Tabiat Parkının kendini insandan sakınan yüksek bir coğrafyasına hayran kalan doğaseverler Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları ve Gençlik Derneği (GÜDAK) Başkanı Mustafa Akbulut ve Metin Aydın rehberliğinde Gülaçar köyü yaylasından yürüyüşe başladı ve 2 bin 890 metre rakımdaki Adalı Göle ulaştı.


Yalçın dorukların çevrelediği buzul gölleri, endemik bitki ve canlıları, eski göç yolları, siperleri, şehitlikleriyle özellikle yaz aylarında ziyaretçilerine büyüleyici güzellikler sunan bölgeden zorlu bir yatay geçişle Osmanlı-Rus harbi sırasında askerlerin boğularak şehit olması nedeniyle adı “Ahtabur” olan ve zirvelerinde şehitlikler, siperler, karargah yıkıntıları bulunan 2 bin 980 metre rakımdaki göle varan sporcular burada da yüzerek serinledi.


Bu noktadan sonra tarihi topçu yolunu takip ederek 2 bin 720 metre rakımdaki Büyük Göle iniş yapan sporcular berrak gölleri ve büyüleyici manzaralarıyla insanları kendine hayran bırakan bir doğa harikası olan Artabel Gölleri Tabiat Parkında yürüyüş boyunca irili ufaklı 10 gölü, çeşitli çiçekleri ve endemik bitkileri görme fırsatı buldu.



“İzmir’in plajlarını sanki buraya getirmiş gibi hissettik. Buralar gizli cennet”


İzmir’den yaklaşık bin 500 metre uzaklıkta 40 dereceyi aşan sıcaklıklardan geceleri 15 derecelere düşen sıcaklığın olduğu Gümüşhane’yi gezen doğaseverlerden Neşe Balkanlı, “Biz şu anda 2 bin 500 metrelerde Artabel Göllerindeyiz. Sırf burası için İzmir’den kalktık 17 kişilik arkadaş grubuyla buraya geldik. Gümüşhane’de kalıyoruz. GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut ve Metin Aydın bize rehberlik ediyorlar. Biraz yorucu ama değdi, çok değdi hem de. Çünkü bu güzelliği başka bir türlü yaşamazdık. Biraz da İzmir’in plajlarını sanki buraya getirmiş gibi hissettik kendimizi. Her gölde atlayıp yüzdü arkadaşlar. Doya doya yaşadık burayı. Buraları gizli cennet diyebilirim. Vatanımızın her bir köşesi güzel. Biz gezen bir grubuz, çok geziyoruz, çok yerlere gidiyoruz. Ama burasının Kaçkar dağları gibi ayrı bir güzelliği var. Çok güzel” dedi.


Grup üyelerinden Müşerref Çevik de “Bu geziye çıkmamıza sebep olan Neşe Hanımdır. Çünkü Gümüşhane’yi çok merak ettiğini söyledi. Onun üzerine işte biraz araştırma yaptım. Bugün de bu parkura getirdi bizi. Muhteşemdi. Artabeli internette sürekli görsellerini gördük ve buraya gelmek için büyük bir heyecan yaşadık grup olarak. Grupla birlikte bugün bu güzel muhteşem doğayı gezdik, gölleri gördük. Gerçekten doğa muhteşem. Gümüşhane çok güzel. Gümüşhane’nin neresini gezeceksiniz diyenlere duyurum: Gümüşhane çok güzel, çıkın çıkın gelin” diye konuştu.



“Hayatımda ilk kez 3 bin metrede yüzdüm”


Gümüşhane’ye gelmeden önce biraz yadırgadıklarını ifade eden Mümtaz Saygı ise “Çünkü Tunceli deyince ters laleler, Munzur dağı vesaire geliyor ama Gümüşhane hakkında çok fazla bir şey duymadım. Nasıl olsa bizimkiler düzenliyor mutlaka görülecek yerleri vardır diye bu seyahate katıldım. Artabel Göllerini görmek benim için büyük mutluluk oldu. Hayatımda ilk kez 3 bin metrede yüzme şerefine nail oldum. Tertemiz suyu var” ifadelerini kullandı.



“Ege kıyılarında giremediğim yerlere burada girebilme şansı buldum”


Göllerde yüzerek serinleyen sporculardan Naciye Kurtulmuş Erboğa da “Güzel bir grupla, çok sevdiğim arkadaşlarımla beraber Gümüşhane’ye geldik. Tadına doyulmaz bir geziydi. Çok güzel göllerini gezdik. Çok güzel bir gölde ege kıyılarında giremediğim yerlere burada girebilme şansı buldum. Kıyılarımız artık çok kalabalıklaştı. Biz de fırsatını bulup buraya geldik. Çok güzel bir şekilde gölde yüzdük. Çok güzel bir yer, çok teşekkürler. Çok çok güzel vakit geçirdik” dedi.


Prof Dr. Ramazan İnci’nin dağların ihtişamına dayanamayarak şiir okuduğu etkinlikle ilgili duygu ve düşüncelerini aktaran Hatice Erge ise “Artabel Gölleri bizim için ilk defa geldiğimiz yerlerden birisi. Gümüşhane’nin saklı cenneti diyelim. İzmir’den geldik. İzmir’de sıcaktan yanmıştık. Çok güzel buralar” diye konuştu.



İzmir’den gelip 3 bin metrede serinlediler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Trendyolmilla 2026 İlkbahar-Yaz koleksiyonunu duyurdu Online moda platformu Trendyolmilla, 2026 İlkbahar-Yaz koleksiyonunu duyurdu. Türkiye’nin önde gelen online moda platformlarından Trendyolmilla, 2026 İlkbahar-Yaz koleksiyonunu duyurdu. Retro referanslar ve 80’ler etkisiyle yenilenen rahat fonksiyonel formların dikkat çektiği yeni sezon koleksiyonu, yazın hafifliği ve feminen dokunuşlarla tamamlanıyor. Renkli geçişler, romantik ve dinamik çiçeklerin hareket kattığı ilkbahar-yaz koleksiyonu, canlı renk paletini merkezine alıyor. Yazın enerjisini yansıtan mavi, sarı ve pembe tonları; doğal toprak tonları ile dengeleniyor. Trendyolmilla Woman, Trendyolmilla Curve, Trendyolmilla Modest ve Trendyolmilla Shoes’un yeni sezon koleksiyonlarında şehirli, modern, günlük kullanıma uygun ve kolay kombinlenebilir parçalar yer alıyor. Yeni sezonda dört ana tema Dört ana stil yaklaşımı etrafında şekillenen Trendyolmilla 2026 İlkbahar-Yaz koleksiyonunda, New City Essentials ürünleri güncellenmiş klasikler, konfor odaklı kesimler ve modern şehir stilini yansıtan sade ama güçlü parçaları buluşturuyor. 80’s Contemporary stili, güçlü omuzlar, puantiyeler ve canlı çiçeklerle dikkat çekici bir profil çiziyor. Modern sahil modasını yansıtan Retro Riviera, kırmızı-mavi kontrastlar ve çizgileriyle öne çıkıyor. Doğadan ilham alan Bucolic ürünler ise romantik çiçekler, işlemeli nakışlar ve ekoseler feminen bir çizgi oluşturuyor. Trendyolmilla Man 2026 İlkbahar-Yaz koleksiyonu ise modern şehir erkeğinin gardırobunu retro referanslar ve güncellenmiş klasikler ile yeniden tanımlıyor. Konfor odaklı kesimler ile dinamik güncel stilin bir araya geldiği koleksiyonda, doğal toprak tonları ve enerjik renk geçişleri, zahmetsiz bir şıklığın kapılarını aralıyor. Hem şehir hayatına hem de sahil modasına adapte olabilen rahat ve fonksiyonel formlar, yeni sezonda çarpıcı desenler ve sade çizgilerle erkek giyimine modern bir soluk getiriyor. Bayramlardan doğum günlerine çocukların enerjik yazı Çocuklar için yaz enerjisini ve oyun ruhunu koleksiyona dönüştüren Trendyolmilla Kids Summer; günlük kullanım ve mevsimin tüm keyifli anlarına eşlik eden rengarenk parçaları buluşturuyor. Çocuk koleksiyonunda rahat-şık alt üst takımlar, kolay kombinlenebilir setler ve ikili-üçlü paket ürünler yer alıyor. Koleksiyon bayramlar ve 23 Nisan için seçkiler, doğum günleri ile özel anlar için tasarlanan tütülü elbiseler, etekler ve büyük yakalı tasarımlarla tamamlanıyor. Kids Summer ürünlerinde erkek çocuklar için sportif-şık takımlar göze çarpıyor, koleksiyona yeni eklenen pre-teen grubu daha sade ve modern parçalarla koleksiyona farklı bir denge katıyor. Kız ve erkek çocuklar için tasarlanan plaj giyim ve mayo grubu Kids Summer dünyasını eğlenceli ve dinamik bir şekilde zenginleştiriyor. Trendyolmilla Kids ayrıca, yeni sezonda ilk kez popüler karakter lisanslı koleksiyonları çocuklarla buluşturmaya hazırlanıyor. Trendyolmilla Home’dan yaz ruhu Trendyolmilla Home koleksiyonu özel tasarımları, doğal dokuları ve özenle düşünülmüş detaylarıyla yaşam alanlarınıza yaz ruhunu taşıyor. Trendyolmilla Home’da Anneler Günü’ne özel hazırlanan koleksiyondaki parçalar ise anlamlı bir hediye deneyimine dönüşüyor.
İstanbul Uluslararası taşımacılıkta maliyet baskısı Uluslararası karayolu taşımacılığı sektörü, sınır kapılarında akaryakıt fiyatlarındaki artıştan kaynaklı maliyet baskısına dikkat çekti. Sektör, bu durumun dış ticareti ve uluslararası rekabet gücünü doğrudan etkileme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) ve Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), sınır kapılarında akaryakıt fiyatlarının artışından dolayı uluslararası taşımacılık maliyet baskısına ilişkin ortak açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ’’28 Şubat 2026 tarihinde başlayan İran-İsrail-ABD gerilimi sonrasında dünya petrol piyasalarında önemli dalgalanmalar yaşanmıştır. Bu gelişmelerin ülke ekonomisine olası olumsuz etkilerini sınırlamak amacıyla 5 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 10995 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile gerekli düzenlemeler yapılmış ve iç piyasada akaryakıt fiyatlarındaki artışların sınırlı şekilde yansıması sağlanmıştır. Ancak mevcut uygulamanın uluslararası karayolu taşımacılığı sektörüne aynı şekilde yansımadığı görülmektedir. Sınır kapılarında yapılan akaryakıt satış fiyatları incelendiğinde dikkat çekici artışların ortaya çıktığı görülmektedir. Veriler incelendiğinde, savaş başladıktan sonra sınır kapılarında akaryakıt fiyatlarının yüzde 36-50 arasında artış gösterdiği görülmektedir. Uluslararası taşımacılık yapan firmalarımızın önemli bir bölümü navlun sözleşmelerini önceden yapmakta ve bu tür ani maliyet artışlarını kısa sürede fiyatlara yansıtma imkânı bulamamaktadır. Bu nedenle oluşan maliyet farkları doğrudan taşımacılık firmaları tarafından karşılanmakta ve sektör üzerinde ciddi bir mali baskı oluşmaktadır. Uluslararası karayolu taşımacılığı sektörü, Türkiye ihracatının en önemli lojistik taşıyıcılarından biridir. Türkiye’nin başta Avrupa olmak üzere birçok pazara gerçekleştirdiği ihracatın önemli bir bölümü Türk nakliyecileri tarafından taşınmaktadır. Bu nedenle sektörde oluşan maliyet baskıları yalnızca taşımacılık firmalarını değil, aynı zamanda Türkiye’nin ihracatını, dış ticaretini ve uluslararası rekabet gücünü de doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Sınır kapılarında uygulanan akaryakıt fiyatlandırmasının mevcut haliyle devam etmesi durumunda, uluslararası taşımacılık sektöründe maliyet baskısının daha da artması ve bunun dolaylı olarak ihracat taşımalarına yansıması kaçınılmaz olacaktır. Uluslararası Nakliyeciler Derneği ve Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği olarak ilgili kamu kurumlarımızdan beklentimiz; uluslararası taşımacılık sektörünün karşı karşıya kaldığı bu maliyet dengesizliğinin değerlendirilmesi ve ihracat taşımalarını gerçekleştiren araçlar açısından oluşan fiyat farklarını giderecek düzenlemelerin ivedilikle ele alınmasıdır. Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşabilmesi ve lojistik rekabet gücünün korunabilmesi için uluslararası karayolu taşımacılığı sektörünün sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır.’’