GÜNDEM
12 Mart 2026 Perşembe - 22:39 Konya’da sosyal medyaya yansıyan hayvancılık işletmesi görüntülerine inceleme Konya’da bir hayvancılık işletmesinde çekildiği iddia edilen ve hayvanların bulunduğu alanın hijyen şartlarının yetersiz olduğu yönünde görüntüler paylaşılması üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri inceleme başlattı. Bazı sosyal medya hesaplarında Konya’da bir hayvancılık işletmesinde çekildiği iddia edilen ve hayvanların bulunduğu alanın hijyen şartlarının yetersiz olduğu yönünde görüntüler paylaşılması üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından açıklama yapıldı. Konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Yapılan araştırmalar neticesinde görüntülerin Meram ilçesinde bulunan bir hayvancılık işletmesinde çekildiği tespit edilmiş, söz konusu adreste denetim gerçekleştirilmiştir. Denetimde işletmede herhangi bir hayvan bulunmadığı görülmüş, işletme sahibi tarafından görüntülerde yer alan hayvanların besi sürelerini tamamladıktan sonra satıldığı, kış mevsimi ve son dönemde etkili olan yağışlar nedeniyle işletme alanında temizlik çalışmalarının istenilen düzeyde gerçekleştirilemediği, işletme zemininin ve mevcut altyapının temizlik çalışmalarını zorlaştırdığı, bu nedenle sosyal medyaya yansıyan görüntülerin ortaya çıktığı ifade edilmiştir. Denetim kapsamında işletmede gerekli temizlik çalışmaları yaptırılmış olup, işletmenin hayvan refahı ve hijyen şartları açısından uygun hale getirilmesi için gerekli tedbirler alınmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda ilgili mevzuat kapsamında gerekli idari işlemler uygulanmış ve 5199 sayılı Kanunu kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur" denildi. Hakkında işlem yapılan besici de, "Bir ay önce iki gün yağmur yağmıştı. Yağmur yağdığı için biz gece 01.30’da buraya geldik. Bunun da benim videoda kanıtı var. O gün gece geldiğimizde, buralar suydu. Biz hayvanları burada kurtardığımıza dua ediyoruz. Hayvan burada yatıyor mu derseniz, hayvanın yattığı yer burası değil. Sadece ben o gün milletin görünmeyen bir çabası vardır diye orada da sözü de belirterek paylaşım yaptım. Hayvan burada sadece yemini yiyor, harici yataklığı içeride bu hayvanın. Burada değil, hayvan burada yani yiyip içmiyor. Bunu kötü amaçlı kullanmak isteyenler benim o videom normal 15 saniyelik. Ben burada başlıyorum, çekiyorum, baştan sonuna kadar çekiyorum. Sadece o videonun şuradaki 3 veya 5 saniyelik kısmını alıyorlar. Kurban Bayramı gelmeden kilo bassın diye vesaire de böyle bir şeyler paylaştılar. Aslında alakasız olan bir şey bunu gündeme getirmek için. Normalde bu videonun çekilmesi, çekilme amacı bu hayvancılığın görünmeyen yüzünü ben çekmiştim orada. Yani gece kimse 1’de, 2’de kalkıp da şu hayvanın yanına gelmez. Bak biz 1’de 2’de geliyoruz. Eğer biz hayvanlara kötü muamele yapacak olsak veya hayvanlara işkence yapacak olsak gece ben o yağmurda evimde yatarım. Buraya da gelmem. Burada bizim 7/24 kameralarımız var. O gün yağmur yağdığına, hayvanların bu çamurun içine yatmadığına dair. Normalde hayvanlar sadece burada yem yiyor. Harici hayvanlar içeride. Yatakları içeride" diye konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 21:55 Kayseri’de bayram öncesi şehit kabirlerine anlamlı ziyaret Kayseri Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Ramazan Bayramı öncesinde il genelinde bulunan şehit kabirlerine ziyaretler gerçekleştirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla 81 ilde eş zamanlı yürütülen ziyaretlerde şehit kabirlerinin mevcut durumları yerinde gözlemlenerek tespit edilen hususlar ilgili kurumlara iletilmek üzere kayıt altına alındı. Ramazan Bayramı öncesinde şehitlik ve şehit kabirlerine yönelik ziyaretler kapsamında, Arzu Çıngır, Ağırnas Mahallesi’nde bulunan Şehit Burhan Kaplan’ın kabrini ziyaret etti. Ziyaret sırasında şehit kabirlerinin mevcut durumuna ilişkin incelemelerde bulunulurken, kabirlerin fiziki durumları yerinde gözlemlenerek mevcut durumlarına ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Ziyaret sonrasında açıklamalarda bulunan Kayseri Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arzu Çıngır, şehitlerin aziz hatırasını yaşatmanın büyük bir sorumluluk olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Ramazan Bayramı öncesinde ilimizde bulunan şehitlik ve şehit kabirlerine ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bu ziyaretler kapsamında özellikle ilçe ve kırsal bölgelerde bulunan şehit kabirlerinin mevcut durumlarını yerinde gözlemliyor, tespit edilen hususları ilgili kurum ve birimlere iletilmek üzere kayıt altına alıyoruz. Aziz şehitlerimiz, vatanımızın bağımsızlığı ve milletimizin huzuru için canlarını feda etmiş kahramanlarımızdır. Onların hatıralarını yaşatmak ve kabirlerini ziyaret ederek minnetimizi ifade etmek hepimiz için önemli bir vefa borcudur. Ramazan Bayramı öncesinde gerçekleştirilen bu ziyaretlerle hem şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor hem de vatandaşlarımızın ve şehit ailelerimizin şehitlik ziyaretlerine yönelik farkındalığın artmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz." Kayseri Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından bayram öncesinde il genelindeki şehit kabirlerine yönelik ziyaretlerin sürdürüleceği bildirildi.
"Başarının Kadın Hali" söyleşisi ile spor ve sanat dünyası bir araya geldi
06 Mart 2026 Cuma - 09:57 "Başarının Kadın Hali" söyleşisi ile spor ve sanat dünyası bir araya geldi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Medicana Sağlık Grubu’nun tüm hastanelerinde düzenlenen farkındalık programlarının ilki gerçekleşti. "Başarının Kadın Hali" söyleşisi, eğitim, spor ve sanat dünyasından başarılı isimleri bir araya getirdi. Milli basketbolcu Tilbe Şenyürek ve oyuncu Aydan Şener, söyleşide yer aldı. Medicana Ataşehir Hastanesi’nde düzenlenen, moderatörlüğünü İlker Koç’un üstlendiği etkinliğe oyuncu Aydan Şener, Medicana Eğitim Grubu MBA Okulları CEO’su Ayfer Batı ve A Milli Kadın Basketbol Takımı ve Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı oyuncusu Tilbe Şenyürek konuk oldu. Kadınların farklı alanlardaki başarı hikâyelerinin paylaşıldığı söyleşide bu başarıların arkasındaki azim, emek ve kararlılığın konuşuldu. Kadın emeğinin toplumsal gelişimdeki rolüne dikkat çekilen söyleşide; eğitimde fırsat eşitliği, sporda kadınların yükselen gücü, sanatın toplumsal etkisi ve kadınların liderlik yolculukları ele alındı. Farklı disiplinlerden gelen konukların yaşam deneyimleriyle zenginleşen etkinlikte, kadınların hem bireysel hem de toplumsal dönüşümde üstlendikleri rol vurgulandı. Özellikle genç kadınlara ilham veren mesajların paylaşıldığı buluşma, katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü. Sağlık sektörü kadın emeğinin en görünür olduğu alanlardan biri Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Medicana Ataşehir Hastanesi Genel Müdürü Murat Kaya, Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen bu buluşmada konukları ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Sağlık sektörünün kadın emeğinin en görünür olduğu alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Kaya, hastanede görev yapan kadın hekimlerin, hemşirelerin ve yöneticilerin yalnızca sağlık hizmeti sunmakla kalmadığını; aynı zamanda güven ve şefkat inşa eden bir rol üstlendiklerini ifade etti. Medicana Sağlık Grubu olarak kadınların karar mekanizmalarında daha fazla yer almasını destekleyen bir kurumsal anlayışa sahip olduklarını belirten Kaya, gün boyunca paylaşılacak başarı hikâyelerinin katılımcılara ilham vereceğine inandığını söyledi. "Hayatın en değerli zamanı andır" Söyleşinin sanat tarafını temsil eden oyuncu Aydan Şener, hayatındaki dönüm noktalarına ve geçmişe dair duygularına değindi. Program sırasında doğum günü de kutlanan sanatçı için sürpriz bir pasta kesildi. Anne ve babasının hayatta olduğu yılları sık sık hatırladığını belirten Şener, o günlerin değerinin zaman geçtikçe daha iyi anlaşıldığını ifade ederek şunları söyledi: "Aileyle geçirilen zamanlar ve hayatın içindeki küçük anlar aslında en kıymetli olanlar. İnsan yıllar geçtikçe bunun farkına daha çok varıyor. 1990’lı yıllar hem hayatımda hem de mesleğimde çok özel bir yere sahip. Elbette izleyicilerden sık sık geçmişe özlem içeren mesajlar alıyorum ama ben hayatı mümkün olduğunca anı yaşayarak değerlendirmeye çalışıyorum. Çünkü hayatın en değerli zamanı, içinde bulunduğumuz an." "Kadınların önündeki fırsatları her kız çocuğu için erişilebilir kılmalıyız" Söyleşide eğitim dünyasını temsilen konuşan MBA Okulları CEO’su Ayfer Batı, kadınların bugün sahip olduğu fırsatların önemine dikkat çekti. Türkiye’nin son yıllarda dünya ile daha entegre bir yapıya kavuştuğunu belirten Batı, kadınların artık hayal ettikleri hedeflere ulaşabilecek imkân ve güce sahip olduğunu ifade etti. Bununla birlikte bu fırsatların herkes için eşit şartlarda sunulmadığını vurgulayan Batı, özellikle dezavantajlı bölgelerde yaşayan kız çocuklarına dikkat çekerek şunları söyledi: "Büyük şehirlerde büyüyen ve güçlü aile desteğine sahip kız çocukları için bazı haklar artık çok daha ulaşılabilir. Ancak hâlâ bu imkânlara erişemeyen pek çok kız çocuğu var. Bu nedenle eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirecek, özellikle dezavantajlı bölgelerdeki çocukları destekleyecek daha kapsamlı ve sürdürülebilir planlamalara ihtiyaç duyuyoruz." "Mutluluğun sırrı: Yaptığın rolü sevmek" Yaklaşık otuz yıllık yöneticilik deneyiminden de söz eden MBA Okulları CEO’su Ayfer Batı, hayatın farklı alanlarında üstlenilen roller arasında denge kurmanın önemine değindi. Evde, iş hayatında ve sosyal yaşamda farklı sorumluluklar üstlenildiğini belirten Batı, tüm bu roller yerine getirilirken kişinin gerçekten mutlu olmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: "İnsan hayatında birçok rol üstleniyor. Önemli olan bu sorumlulukları yerine getirirken kendinizi iyi hissetmeniz ve yaptığınız işi sevmeniz. Ben işimi hiçbir zaman bir yük olarak görmedim; aksine bir hobi gibi görüyorum. Üretirken ve çalışırken mutlu olmak, hayatımdaki dengeyi de beraberinde getiriyor." "Kadının gücü hayatın her alanında hissediliyor" Spor dünyasını temsilen söyleşiye katılan A Milli Kadın Basketbol Takımı ve Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı oyuncusu Tilbe Şenyürek, böyle anlamlı bir günde bu platformda yer almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Eğitim, sanat ve spor gibi farklı alanlardan gelen kadınların aynı platformda buluşmasının önemine değinen Şenyürek, kadınların toplumdaki etkisinin ve gücünün hayatın her alanında hissedildiğini ifade etti. Soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde devam eden söyleşide katılımcılar da görüş ve sorularını paylaşma fırsatı buldu. İlham veren mesajların paylaşıldığı etkinlik, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine vurgu yapan kutlamalar, konuklara plaket ve çiçek takdimi ile hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Kuzeninin 7 yaşındayken kendine verdiği güvercinle başlayan hevesini 45 yıldır yaşatıyor
06 Mart 2026 Cuma - 09:52 Kuzeninin 7 yaşındayken kendine verdiği güvercinle başlayan hevesini 45 yıldır yaşatıyor Hatay’da yaşayan Yahya Çıplak, kuzeninin kendisine 7 yaşındayken verdiği güvercinle başlayan hevesini 45 yıldır yaşattı ve sevgiyle beslediği güvercinlerinin sayısını 200’e çıkardı. Antakya ilçesi Alazı Mahallesi’nde yaşayan 52 yaşındaki Yahya Çıplak’ın güvercinle tanışma hikayesi 7 yaşında başladı. Amcasının oğlunun kendisine verdiği güvercinle hayvan sevgisiyle tanışan Çıplak, güvercin hevesini 45 yıldır yaşattı ve güvercinlerin sayısını 200’e çıkardı. Hayattaki en büyük hobisi güvercinleri olan Çıplak’ın 45 yıllık tutkusuyla adı ’kuşçu Yahya’ olarak bilinir hale geldi. "Güvercin beslemek bana zor gelmiyor ve ne kadar fazla olursa olsun önemi yok, hevesle yapıyorum" Çocukluğundan beri hobi olarak beslediği güvercinlerin sayısını çoğaltarak 200’e yükselttiğini ifade eden kuşçu Yahya Çıplak, "Normalde herkes bana ’kuşçu Yahya’ diye seslenir. Lakabım kuş beslediğim ve kuş sevdalısı olduğum için takıldı. Ben 7 yaşımdan, çocukluğumdan beri bu hayvanlara uğraşıyorum ve 45 seneden beri hobi olarak güvercin besliyorum. Güvercinler, vazgeçilmezlerimden birisidir. Benim için onlarsız yaşayamam. Onlar benim en büyük aşkım ve en büyük hobim oldular. Büyüğüm amcam oğlum, bana bir parça güvercin getirdi ve kendi çalıştığı için sonradan güvercinleri bana bıraktı. O günden beri bugüne kadar meraktan dolayı güvercinlerden vazgeçemiyorum. Toplamda 200 güvercinim var ve toplam maliyeti 150 ila 200 bin TL arasında değişiyor. Güvercin türlerine göre; hünkarisi, macarı, posta, gümüş kurusu ve fitillisinden kadar türleri bende bulunur. En sevdiğim güvercin türü ise dragon güvercin türüdür. Dragon türü ise bir Rus postası güvercinidir. Uzun süredir büyüttüğüm bir güvercin var ve onu çok seviyorum. Güvercin beslemek bana zor gelmiyor. Çünkü ne kadar fazla olursa olsun önemi yok ve hevesle yapıyorum. Ben bu hobiyi aşkla yapıyorum" dedi.
Arpaçay’da ebeveyn kaybı yaşayan çocuklar için iftar programı
06 Mart 2026 Cuma - 09:51 Arpaçay’da ebeveyn kaybı yaşayan çocuklar için iftar programı Arpaçay’da ebeveyn kaybı yaşamış çocuklara yönelik iftar programı düzenlendi. Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ruhunu yansıtan program, çocukların moral ve motivasyonunu artırmak amacıyla gerçekleştirildi. Etkinlik, Arpaçay Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından organize edildi ve ilçede yaşayan ebeveyn kaybı yaşamış çocuklar ile aileleri Kars il merkezinde bir araya geldi. Program, sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşti. İftar öncesinde davetlilerle yakından ilgilenen protokol üyeleri, çocuklar ve aileleriyle sohbet ederek onların talep ve ihtiyaçlarını dinledi. Programa Kaymakam Muhammed Burak Akköz, Belediye Başkanı Zeki Elma, Cumhuriyet Savcıları Sümeyra Akköz ve Selman Özbek ile Vakıf Müdürü Semra Çelik Osmanoğlu katıldı. Okunan ezanın ardından hep birlikte iftar açılırken, program boyunca çocukların yüzlerindeki mutluluk dikkat çekti. Protokol üyeleri, özellikle çocuklarla tek tek ilgilenerek onlarla sohbet etti ve hatıra fotoğrafları çektirdi. İftar programının ardından çocuklara çeşitli hediyeler takdim edildi. Hediyelerini alan çocukların sevinci programa ayrı bir renk katarken, aileler de düzenlenen etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Programda konuşan Kaymakam Muhammed Burak Akköz, sosyal devlet anlayışının temelinde ihtiyaç sahibi vatandaşlara sahip çıkmanın yer aldığını vurguladı. Kaymakamlık olarak her zaman dezavantajlı bireylerin ve ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olduklarını belirten Akköz, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendiren önemli bir dönem olduğuna dikkat çekti. Bu tür etkinliklerin özellikle ebeveyn kaybı yaşayan çocuklar için büyük önem taşıdığını ifade eden Akköz, "Çocuklarımızın moral ve motivasyonunu artırmak, onların yalnız olmadıklarını hissettirmek bizim için son derece kıymetli. Onların yüzlerindeki mutluluğu görmek bizleri de çok mutlu ediyor. Devletimiz her zaman onların yanındadır," dedi. Düzenlenen iftar programı, çocuklar ve ailelerin birlikte vakit geçirmesi, dayanışma duygularının güçlenmesi ve Ramazan ayının manevi atmosferinin paylaşılması açısından anlamlı bir etkinlik olarak hafızalarda yer etti.
Kars’ta Kızılay’dan huzurevinde anlamlı iftar buluşması
06 Mart 2026 Cuma - 09:51 Kars’ta Kızılay’dan huzurevinde anlamlı iftar buluşması Türk Kızılay’ın Kars İl Başkanlığı ve Kızılay Kadın Kolları Temsilciliği tarafından huzurevinde yaşayan büyükler için iftar programı düzenlendi. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen buluşmada gönüllüler ve huzurevi sakinleri aynı sofrada bir araya gelerek hem iftar yaptı hem de sohbet etti. Düzenlenen programda amaç yalnızca bir iftar sofrası kurmak değil, aynı zamanda büyüklerle gönül bağı kurarak Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunu yaşatmaktı. Kızılay gönüllüleri, huzurevinde kalan büyüklerle yakından ilgilenerek onların hatıralarını dinledi. Program boyunca sıcak ve samimi anlar yaşanırken, büyüklerin yüzündeki tebessüm ve ettikleri dualar katılımcılar için en anlamlı kazanç oldu. Kızılay gönüllüleri, toplumun hafızası olarak görülen "ulu çınarlar" ile aynı sofrayı paylaşmanın kendileri için büyük bir onur olduğunu ifade etti. İftar programı sırasında huzurevi sakinleriyle tek tek ilgilenilerek onların ihtiyaç ve talepleri de dinlendi. Gönüllüler, Ramazan’ın birlik, beraberlik ve yardımlaşma duygularını güçlendirdiğini belirterek bu tür buluşmaların devam edeceğini vurguladı. Kızılay Kars Şube Başkanı Kübra Hüryurt, Ramazan’ın ruhuna yakışan bu anlamlı organizasyonda emeği geçen tüm gönüllülere teşekkür ederek, toplumun her kesimine ulaşmayı ve özellikle büyüklerin yalnız olmadığını hissettirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Gerçekleştirilen iftar programı, Ramazan ayının paylaşma, sevgi ve dayanışma ruhunu bir kez daha gözler önüne sererken, huzurevinde yaşayan büyükler için unutulmaz bir akşam olarak hafızalarda yer etti.
İstanbul’da evcil köpekler afetlerde kullanılmak üzere eğitilmeye başlandı
06 Mart 2026 Cuma - 09:49 İstanbul’da evcil köpekler afetlerde kullanılmak üzere eğitilmeye başlandı Deprem Haftası çerçevesinde İstanbul’da afetlere hazırlık çalışmalarına dikkat çekildi. AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, arama kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere evcil köpeklerin eğitilmeye başlandığını belirterek, vatandaşlara destek çağrısında bulundu. 1-7 Mart Deprem Haftası nedeniyle İstanbul’da başlanılan özel proje AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu tarafından ilk kez açıklandı. Eğitime uygun evcil köpeklerin belediyelerin eğitim merkezlerinde arama ve kurtarma eğitimleri alarak sayının arttırılması planlanıyor. Deprem Haftası dolayısıyla yapılan açıklamada Türkiye’nin ve İstanbul’un deprem gerçeğiyle yaşadığına dikkat çeken Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı ve Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, depremin bir doğa olayı olduğunu ve buna uygun şekilde yaşam alışkanlıklarının belirlenmesi gerektiğini söyledi. "Depreme karşı en önemli tedbir sağlam binalar" Deprem riskine karşı en önemli adımın güvenli yapılarda yaşamak olduğunu ifade eden Hersanlıoğlu, Arnavutköy ilçesinde bina stokuna ilişkin dikkat çekici veriler paylaştı. Hersanlıoğlu, "Arnavutköy’de yaklaşık 43 bin bina bulunuyor. Bu binaların yaklaşık 17 bininin belediyede planı ve projesi var. Ancak yaklaşık 26 bin binanın plan ve projesi belediyede bulunmuyor. Bu da en iyi ihtimalle bu yapıların ciddi bir denetim görmemiş olabileceğini gösteriyor. İstanbul’da özellikle 2000 yılı öncesi yapılan binaların büyük kısmında deniz kumu kullanılmış olma ihtimali de oldukça yüksek. Bu nedenle depreme dayanıklılık açısından risk oluşabiliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Yarısı Bizden" kampanyasını hatırlatan Hersanlıoğlu, riskli binalarda yaşayan vatandaşlara başvuru çağrısında bulundu. Hersanlıoğlu, "Binalarının riskli olduğunu düşünen vatandaşlarımızın bu kampanyaya başvurarak kentsel dönüşüm sürecine dahil olmalarını özellikle tavsiye ediyoruz" diye konuştu. "Deprem anında çök-kapan-tutun uygulanmalı" Deprem sırasında yapılması gerekenler konusunda da vatandaşları uyaran Hersanlıoğlu, sarsıntı anında doğru davranışların hayat kurtardığını söyledi. Hersanlıoğlu, "Deprem sırasında çök, kapan ve tutun hareketini uygulamak çok önemli. Sarsıntı bittikten sonra binayı terk ederek toplanma alanlarına gidilmeli ve ikinci talimatlar beklenmeli. Eğer insanlar panikle araçlarına binip yola çıkmaya çalışırsa bu hem trafiği kilitler hem de afet yönetimini zorlaştırır. Bu da topluma yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri olur" ifadelerini kullandı. İstanbul’da evcil köpekler eğitime dahil edilmeye başlandı Afetlere hazırlık kapsamında İstanbul’da yeni bir çalışma daha başlatıldığını belirten Hersanlıoğlu, evcil hayvanların arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılabilecek kapasitede olanlarının eğitilmesi için proje başlatıldığını açıkladı. Hersanlıoğlu, "Sayın Valimizin liderliğinde afet müdahale planı kapsamında arama kurtarma çalışma grubumuzu güçlendirmek için yeni bir çalışma başlattık. Deprem sonrası arama kurtarma çalışmalarında kullanılabilecek köpeklerin eğitimi için süreç başladı. Şu anda 19 normalde evcil olan köpeğimiz eğitime alındı. Bu İstanbul için önemli bir sayı ancak daha da artırılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. Köpek sahibi vatandaşlara da çağrıda bulunan Hersanlıoğlu, "Köpeği olan vatandaşlarımızın belediyelerin afet müdürlüklerine başvurmalarını özellikle önemsiyoruz. Bu köpekler afet merkezlerinde yapılacak eğitimlerle arama kurtarma çalışmalarında görev alabilecek hale getiriliyor. Vatandaşlarımızın bu çalışmalara destek vermesini bekliyoruz" şeklinde konuştu. Hersanlıoğlu, deprem gerçeği karşısında hem yapı güvenliğinin hem de afet bilincinin artırılması gerektiğini belirterek vatandaşları hazırlıklı olmaya davet etti.
Kaymakam Kan, öksüz ve yetimlerle iftarda buluştu
06 Mart 2026 Cuma - 09:49 Kaymakam Kan, öksüz ve yetimlerle iftarda buluştu Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, öksüz ve yetim çocuklarla iftar yemeğinde bir araya geldi. Çocukları tek tek kucaklayan Kaymakam Kan, çeşitli hediyelerle mutlu ettiği çocukların bayramını da erken kutladı. Nazilli Belediyesi iştiraklerinden Hangar Cafe’de öksüz ve yetim çocuklar onuruna Nazilli Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ev sahipliğinde iftar yemeği veren Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, beraberinde Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz, Ağır Ceza Mahkemesi ve Adalet Komisyonu Başkanı Nusret Emirosmanoğlu, İlçe Emniyet Müdürü Erdal Esen, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Ahmet Refik Özsoy, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdinç Güner, İlçe Sağlık Müdürü Şule Güleken Akbaş, İlçe Müftüsü Hakan Türe, Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Mahmut Çetin, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Ahmet Özcan Çevikçelik, Nazilli Arama Kurtarma Derneği (NAKSAR) Başkanı Özgür Özkan, öksüz ve yetim çocukların yakınları ile kurum çalışanları çocukları yalnız bırakmadı. Yemek boyunca çocuklarla yakından ilgilenen Kaymakam Kan, onlara çeşitli hediyeler verdi. Müzik eşliğinde çeşitli etkinliklerle çocukların yüzleri gülerken Kaymakam Kan da çocuklarla birlikte eğlendi. İlçe Müftüsü Hakan Türe’nin duasının ardından ezanın okunması ile başlayan iftar etkinliği yaklaşık bir buçuk saat sürdü. "Çocuklarımızın gelişmesine katkı sağlayacak" İftar yemeğine katılım gösterdikleri için başta ailelere ve çocuklara teşekkür eden Kaymakam Kan, "Bugün hep birlikte kocaman bir aile olduk. Çocuklarımız bizim geleceğimiz ve ağaç yaşken eğilir düşüncesi ile çocuklarımıza verdiğimiz emek, değer, vatan sevgisi, saygı, sevgi onların gelişmesinde büyük önem taşıyacak. Şimdiden herkesin bayramını kutluyorum" dedi. "Anadolu kültürümüzde var" Başsavcı Murat Dilsiz de konuşmasında, "Anadolu kültüründe büyük değer verilen iftar buluşmasında çocuklarımızla da birlikte olduk. En değer verdiklerimizle de ilk iftarda buluşmaya önem veririz. Bu manevi buluşmada büyük emeği olan sayın kaymakamımıza çok teşekkür ediyorum" dedi.
Kayserili pasta şefi Yunanistan’da Türk bayrağını dalgalandırdı
06 Mart 2026 Cuma - 09:45 Kayserili pasta şefi Yunanistan’da Türk bayrağını dalgalandırdı Kayseri’de 12 yıldır pasta şefliği yapan Sema Bayram, Yunanistan’da düzenlenen Southern Europa Culinary Challenge 2026 yarışmasında yaptığı pasta ile altın madalya kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Kayserili pasta şefi Sema Bayram, Yunanistan’da düzenlenen Southern Europa Culinary Challenge 2026 yarışmasına katıldı. Uluslararası bir yarışmaya Asya kültüründen esinlenerek tasarladığı pasta ile ilk defa giren Bayram, altın madalya alarak hem Kayseri hem de Türkiye adına büyük bir başarıya imza attı. Ödülü ile Kayseri’ye dönen Bayram’a Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir tarafından da başarısından dolayı plaket takdim edildi. Kazanılan madalyanın kendilerini gururlandırdığını söyleyen Oda Başkanı Altan Aydemir, "Oda üyemiz Sema Bayram gerçekten hem ülkemizi hem şehrimizi Yunanistan’da bayrağımızı dalgalandırarak bizim göğsümüzü kabarttı ve gururlandırdı. Biz hep şunu söyleriz yani lokantacı ve pastacı dediğiniz zaman pastacılar bir şaheser yaparlar. Bir heykeltıraş gibi bir ressam gibi siz söyleyin ona göre hayal edin bunlar yapar. Bu kardeşim de gerçekten hem becerisiyle hem pratik yapması ile hem de kendine geliştirmesiyle şehrimize ve pastacılığa özellikle hanım girişimci kardeşlerimize büyük bir örnek teşkil ediyor. Ben kendisini kutluyorum. Odamızın üyesi olmasından da gurur duyuyoruz. Böyle bir yarışmada gerçekten hem şehrimizi hem de ülkemizi temsil etti. Orada altın madalya kazanarak gerçekten bizi onurlandırdı ve gururlandırdı. Tebrik ediyorum kardeşimi nice başarılarının da devamını diliyorum" dedi. "Çok güzel tepkiler aldım" Yunanistan’dan altın madalya ile dönen Sema Bayram da, "Ben pasta şefiyim ve 12 yıldır pastacılık yapıyorum. Çeşitli zamanlarda İstanbul, Ankara, Bolu gibi illerde katıldığım yarışmalar oldu. Oralarda da madalyalarım var ödüllerim var. İlk yurt dışı deneyimim oldu bu. İlk defa uluslararası bir yarışmaya katıldım. Kutlama pastası kategorisinde katıldım. Güzel bir eser çalıştım. Yaklaşık 20 gün kadar sürdü. Zorlu bir süreçti hem heyecanlı hem çok gerçekten nasıl bir şeyle karşılaşacağımı bilmediğim için. Çünkü ilk Avrupa deneyimimiz olacak, uluslararası deneyiminiz olacak. Erciyes Üniversitesi Turizm Fakültesi aracılığıyla böyle bir yarışmaya katıldık. Çok eğlenceliydi, inanılmaz keyif aldık. Güzel de bir ödülle döndük. Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanımız Altan Aydemir’e desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Böyle güzel bir ödülle de beni burada ayrıca onurlandırdılar sağ olsunlar. Kayseri’mize de bu şekilde bir dille geldiğim için çok mutluyum. Pastamızda kullandığım detaylarda bir kulemiz var. Bir ejderha var. Asya tarafından böyle bir güzel bir Sakura ağacı yapmaya çalıştım. Güzel oldu diye düşünüyorum. Çok da güzel tepkiler aldım. Çok da güzel örgüler aldım. Kayseri halkımıza da çok güzel mesajları için inanılmaz güzel övgüleri için çok teşekkür ediyorum. Çok gurur verici gerçekten bir kadının yapamayacağı gerçekten hiçbir şey yok. Başaramayacağı hiçbir şey yok. Bunu da böyle çekinen acaba yapabilir miyim diye düşünen arkadaşlarımız kadınlarımız varsa kadın girişimcilerimiz varsa hiç tedirgin olmasınlar diyorum. Kesinlikle bizim başaramayacağımız hiçbir şey yok gördüğünüz gibi. Çok da onurla gururla döndük ülkemize. Bana destek veren başta Erciyes Üniversitesi Turizm Fakültesi’ne, Gastro Kayseri Turizm ve Kalkınma Derneği’ne, yanımda olan, desteklerini esirgemeyen herkese çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Selçuk Alemdağ: "Doğu Karadeniz’de yanlış yol planlaması ve yer seçimi heyelan ve kaya düşmesi riskini tetikliyor"
06 Mart 2026 Cuma - 09:30 Prof. Dr. Selçuk Alemdağ: "Doğu Karadeniz’de yanlış yol planlaması ve yer seçimi heyelan ve kaya düşmesi riskini tetikliyor" Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ , "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun karayolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane ve Giresun karayolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır: heyelanlar ve taşkınlar. Heyelan bu bölgenin kaderi demeyelim; aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık +10 ile -10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu.
Erzincan’da eski hükümlü, devlet desteğiyle kendi işyerini açtı
06 Mart 2026 Cuma - 09:21 Erzincan’da eski hükümlü, devlet desteğiyle kendi işyerini açtı Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında desteklenen bir eski hükümlü, devlet desteğiyle hayalini kurduğu işletmesini törenle hizmete açtı. Erzincan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce eski hükümlülerin topluma kazandırılması ve ekonomik bağımsızlıklarını sağlamaları amacıyla hayata geçirilen projeler kapsamına eklenen işletme, elektrikli ev aletleri tamiri ve beyaz eşya bakım-onarım alanında faaliyet gösterecek. Açılış törenine Vali Yardımcısı Hüseyin Aydın, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Değerli, Cumhuriyet Savcısı Arif Bostancı, İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu ve Erzincan Denetimli Serbestlik Müdürü Ruhşen Agar ile çok sayıda kurum müdürü katıldı. İl Müftüsü Fakirullahoğlu tarafından yapılan duanın ardından protokol üyeleri açılış kurdelesini kesti. Davetliler, işletme sahibi Ethem Çelik’ten yapılacak çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yetkililer, bu tür projelerin sadece bir iş yeri açılışı değil, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk başarısı olduğunu belirterek, "Eski hükümlü vatandaşların üretime katılması ve kendi işlerini kurarak istihdam sağlaması toplumsal bütünleşme açısından büyük önem taşıyor. Koruma Kurullarımız aracılığıyla sağlanan destekler, bireylerin ekonomik özgürlüklerini kazanmalarına ve geleceğe güvenle bakmalarına vesile oluyor." ifadelerini kullandı. İşletme sahibi Ethem Çelik ise, kendisine sunulan fırsat sayesinde hayata yeni bir sayfa açtığını dile getirdi. Projeler kapsamında sağlanan hibe destekleri ile birçok eski hükümlünün iş hayatına kazandırılması hedefleniyor.