GÜNDEM
03 Nisan 2026 Cuma - 01:02 Tunceli’de otizm farkındalığı paneli düzenlendi Tunceli’de düzenlenen "Otizmi Anlamak" adlı farkındalık paneli düzenlendi. Tunceli’de otizm farkındalığını artırmak amacıyla "Otizmi Anlamak" konulu panel düzenlendi. Tunceli Valiliği himayesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda Munzur Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Yardımcısı Adem Eser, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, otizmli bireyler ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Panelde, alanında uzman isimler otizmi çok yönlü ele alarak hem bilimsel hem de toplumsal boyutlarıyla değerlendirdi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hüseyin Okan, otizmin bir engel değil, insan doğasının bir zenginliği olduğunu vurguladı. Okan, "Bakanlığımızın 2’nci Ulusal Eylem Planı çerçevesinde, Tunceli’de engelli bireylerimizi sadece hizmet alan değil, toplumun aktif ve üreten özneleri olarak konumlandırıyoruz. 2025 Eylül ayı itibarıyla hayata geçirdiğimiz ’Engelli Dostu Üniversite’ ve ’Engelsiz İş Gücü’ programlarıyla Türkiye’de öncü bir modeli uyguluyoruz. Şimdi ise 6.4 milyon TL bütçeli ’Tunceli Engelsiz Nefes Evi’ projemizle ilimizde ilk kez gündüzlü bakım merkezini kuracağız. Amacımız hem evlatlarımızın gelişimini desteklemek hem de fedakâr ailelerimize, özellikle annelerimize bir nefes aldırmaktır" dedi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 23:26 Evde sıkılan kadınlar kıraathaneye gelip masa oyunlarıyla stres atıyor Isparta’da kıraathane kültürüne yeni bir boyut kazandıran bir kadın, 22 yıllık evliliğini sonlandırdıktan sonra yaklaşık 4 yıl önce eşinden kendisine kalan kıraathaneyi işletmeye başladı. Bu kıraathanede erkeklerin yanı sıra artık kadınlar da yer alıyor. Bazı kadınlar eşlerinden izin alarak tek başına, bazıları ise eşiyle birlikte gelerek masa oyunları oynuyor, sohbet ediyor ve sosyal hayata katılıyor. Emre Mahallesi’ndeki kıraathane, farklı konseptiyle hem kadınların hem de erkeklerin bir arada vakit geçirdiği samimi bir ortama dönüşürken, mahallede de dikkat çeken bir sosyal buluşma noktası haline geldi. Yaklaşık 4 yıl önce kıraathaneyi işletmeye başlayan Çetin, kısa sürede alışılmışın dışına çıkarak mekâna farklı bir kimlik kazandırdı. Toplumda uzun yıllardır erkeklere ait bir alan olarak görülen kıraathanede artık kadınlar da yer alıyor. Çetin’in işlettiği mekânda kadınlar, çay ve kahve eşliğinde bir araya gelerek sohbet ediyor, okey ve kağıt oyunları oynayarak günlük streslerini atıyor. Başlangıçta çevreden gelen şaşkın bakışlar ve eleştirilerle karşılaştığını belirten Çetin, zamanla bu önyargıların kırıldığını ifade ediyor. İşini severek yaptığını dile getiren Çetin, kadınların da her alanda var olabileceğini göstermek için sabah akşam mücadele verdiğini söyledi. Kadınların da buluşma noktası oldu Kıraathaneye gelen kadınların bazıları eşlerinden izin alarak arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi tercih ederken, bazıları ise eşlerini evde bırakıp tek başına geliyor. Öte yandan, eşleriyle birlikte gelerek okey masasına oturan ve birbirine oyun arkadaşı olan çiftler de dikkat çekiyor. Kadınların sosyalleşebileceği bir alan oluşturmayı hedeflediğini belirten Çetin, "Burası artık sadece erkeklerin değil, herkesin ortak noktası" anlayışıyla işletmesini sürdürüyor. Kahvehaneyi devraldı hayata tutundu Kıraathanenin işletmecisi Gülşen Çetin, "3 sene önce başladım. Ayrıldığım eşimle birlikte oğlum açmıştı burayı. Sonra hepsi bırakıp gidince üzerime kaldı, ihale de bu şekilde oldu. Şu anda ben işletiyorum, 4. seneye girmek üzereyim. Halimden gayet memnunum. Sonuçta bu bir ekmek parası, ne iş yaptığın çok da önemli değil bence. Beni burada görünce gelmek istemeyenler de oldu. Erkekler bazen daha küfürlü konuştukları için benden rahatsız olanlar vardı. Ama zamanla bunu aştık. Sadece kadınlardaki ön yargıyı tam olarak kıramadım, buna üzülüyorum. Oysa artık kadın-erkek herkes birlikte geliyor, kimse kötü gözle bakmıyor. Kadın ve erkek her yerde eşittir" dedi. "Kadınlar kendi ayakları üzerinde durmalı" Kadınların ön yargılarını kırıp bu tür ortamlara gelmesini desteklediğini söyleyen Çetin, "Maalesef birçok kadın günümüzde eziliyor, şiddet görüyor ya da çocukları için susmak zorunda kalıyor. Bu yüzden kadınların kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini düşünüyorum. Ne iş olursa olsun, kimseye muhtaç olmamalılar. İlk başladığımda bir çayı götürürken bile zorlanıyordum, şekerler ıslanıyordu. Şimdi ise bir tepside 15 çayı rahatlıkla dağıtabiliyorum. Beni gören bazı kadınlar şaşırıyor, ‘Kadın kahveci mi olur?’ diyenler oluyor. Ama ‘Helal olsun’ diyenler daha fazla ve bu beni çok gururlandırıyor. Kendi ayaklarımın üzerinde durabildiğim, çocuklarıma bakabildiğim ve ekmeğimi kazandığım için gurur duyuyorum. Bu işte kazandıkça daha çok bağlanıyorum. Bazen burada ağladığım da oluyor, kahvenin ortasında güldüğüm de. Müşterilerimden çekinmiyorum çünkü yaklaşık 4 yıldır buradayım, artık hepsi ailem gibi oldu" ifadelerini kullandı. "Kadınlar çıkın gelin, eşlerinizle tartışırsanız elimden geleni yapar barıştırırım" Bu işletmeye gelen bazı kadınların eşlerinden izin alarak geldiğini belirten Çetin, "Bazılarını çocukları ya da yakınları eleştiriyor. Ama biz artık belli bir yaşa gelmiş insanlarız. Erkekler her yere rahatça gidebiliyorken kadınların gitmesine karşı çıkılması doğru değil. Ben 22 yıl boyunca baskı altında yaşadım, bunun bedelini çok ağır ödedim. Bu yüzden tüm kadınlara söylüyorum kimse körü körüne yaşamasın. Kahve kültürü sadece erkeklere ait değil. Kadınlar da artık buraya geliyor. Hatta apartman toplantıları bile burada yapılıyor. Kadınlar evde sıkılıyor; neden gelip burada vakit geçirmesinler? Çayı da uygun fiyata veriyorum. İsteyen eşiyle gelip okey oynayabilir. Kıskançlık yapanlar varsa, eşleriyle birlikte gelsinler, birlikte vakit geçirsinler. Hiçbir sorun olmaz. Tüm Isparta halkına, özellikle kadınlara sesleniyorum evde canınız sıkıldığında çıkın, gelin. Eşinizle tartışırsanız da getirin, elimden geleni yapar, barıştırırım" diye konuştu. "Burada çay, kahve içiyoruz, sohbet ediyoruz" Eşinden izin alarak kıraathaneye geldiğini söyleyen 50 yaşındaki Ülker Göktaş, "Bugün arkadaşlarla toplanıp bir şeyler yapalım dedik. Ara sıra böyle bir araya geliyoruz. Çay, kahve içiyoruz, sohbet edip dedikodu yapıyoruz. Eşime söyledim, izin aldım. ‘Ben kahveye gidiyorum’ dedim, o da ‘tamam’ dedi. Böyle olunca biraz hava değişikliği oluyor, evde oturmaktan iyidir. Ara sıra gezmek için de güzel oluyor. Akşam yemeğini yaptıktan sonra bulaşıkları yıkayıp buraya geliyorum. Gülşen Hanım’ı da destekliyorum. Sonuçta bir kadının bu işi yapmasını desteklemek gerekir" dedi. "Başta tereddüt ettik ama herkes burayı sahiplendi" İşletme sahibi Gülşen Çetin’in oğlu Samet Sağören, "Biz burayı açalı yaklaşık 4 sene oluyor. Buraya bayağı bir yenilik getirdik. Artık hem kadınlar hem erkekler geliyor, karma bir ortam oluştu. İlk başlarda biraz karamsardım. Ancak zamanla annemin de alıştığını fark ettim. Müşterilerin farklı gözle bakmadığını, annemi bir kardeş ya da abla gibi gördüklerini gördüm. Bu da içimi rahatlattı. Zaten bu işi severek yapıyor. Kadınlar da artık buraya geliyor ve şu an annem çok mutlu" dedi. "Eşiniz nerede diye düşünmek yerine birlikte gelin" Eşiyle birlikte kıraathaneye gelen Buse Sağören, "Biz eşimle evleneli 1 sene olacak. Ben eşimi tek başına bir yere göndermiyorum, hep benimle olsun istiyorum. Kocanızın nerede olduğunu düşünmek yerine siz de eşinize katılın, birlikte gelin, okey oynayın" ifadelerini kullandı.
Kayseri Büyükşehir’den özel çocuklarla anlamlı ağaç dikim etkinliği
13 Mart 2026 Cuma - 14:27 Kayseri Büyükşehir’den özel çocuklarla anlamlı ağaç dikim etkinliği Kayseri Büyükşehir Belediyesi, özel ihtiyaçlı öğrencilerle birlikte düzenlediği ağaç dikim etkinliğiyle hem çevre bilincini güçlendirdi hem de çocuklara doğayla iç içe unutulmaz bir gün yaşattı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, çevre dostu belediyecilik anlayışı doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek özel ihtitaçlı öğrencilerle anlamlı bir etkinliğe imza attı. Kocasinan ilçesinde bulunan Şehit Yiğitcan Çiğa Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda gerçekleştirilen ağaç dikim etkinliğinde özel öğrenciler, doğayla buluşmanın mutluluğunu yaşadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın çevreye duyarlı şehir vizyonu doğrultusunda sürdürülen çalışmalar kapsamında düzenlenen etkinlikte, "Yeşil Vatan" projesi çerçevesinde onlarca fidan toprakla buluşturuldu. Etkinlikte özel ihtiyaçlı çocuklar, uzman eğitmenler eşliğinde fidan dikerek hem doğaya katkı sundu hem de açık havada keyifli vakit geçirdi. Etkinliğe Şehit Yiğitcan Çiğa Özel Eğitim Uygulama Okulu Müdürü Serkan Karakaya, Yeşil Alanlar Proje ve Uygulama Şube Müdür Vekili Ahmet Moda, öğretmenler, öğrenciler ve Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı personeli de katıldı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanı Enver Şamil Taşçı, etkinlikte yaptığı konuşmada ilkbaharın gelişiyle birlikte ağaçlandırma çalışmalarına hız verdiklerini belirterek, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatları doğrultusunda şehir genelinde çevre seferberliği başlattıklarını ifade etti. Taşçı, "Bugün burada sadece ağaç dikmiyoruz. Aynı zamanda özel çocuklarımızın toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu hissettirmek ve onların dünyada kalıcı bir iz bırakabileceklerini göstermek istiyoruz" dedi. Okul Müdürü Serkan Karakaya da etkinlikten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, özel öğrencilerle birlikte gerçekleştirilen ağaç dikim etkinliğinin son derece anlamlı olduğunu belirtti. Karakaya, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Büyükkılıç’a desteklerinden dolayı teşekkür ederek, "İnşallah çevremiz daha da ağaçlanır, dünyamız güzelleşir" ifadelerini kullandı. Etkinlik boyunca özel öğrencilerin fidan dikimi sırasında yaşadığı heyecan ve mutluluk yüzlerinden okunurken, program günün anısına çekilen toplu fotoğrafla sona erdi. Öğretmenler ve öğrenciler, bu anlamlı organizasyon için Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve ekibine teşekkür etti.
DENEYAP Türkiye, Geleceğin teknoloji yıldızlarını arıyor
13 Mart 2026 Cuma - 14:20 DENEYAP Türkiye, Geleceğin teknoloji yıldızlarını arıyor Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) paydaşlığında yürütülen DENEYAP Teknoloji Atölyeleri kapsamında 2026 Öğrenci Seçme Süreci başvuruları devam ediyor. Türkiye’nin 81 ilinde bulunan 132 DENEYAP Teknoloji Atölyesinde hayata geçirilen "Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı" ile öğrenciler, 36 ay boyunca tamamen ücretsiz teknoloji eğitimi alma fırsatı buldu. Program sayesinde gençler; analitik düşünme, problem çözme ve takım çalışması becerilerini geliştirirken hayallerini somut projelere dönüştürme imkânı yakaladı. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 4 ve 5. sınıf, 8 ve 9. sınıf ile lise hazırlık sınıfında öğrenim gören öğrenciler, DENEYAP Öğrenci Seçme Sınavına başvurarak bu yolculuğa katılma fırsatı elde etti. Üç aşamadan oluşan seçim sürecinde; ilk aşamada E-Sınav, ikinci aşamada çevrim içi eğitim ve görev süreçleri, son aşamada ise Uygulama Sınavı gerçekleştirildi. Kurulduğu günden bu yana 591 bin 977 başvuru, 44 bin 615 öğrenci, 10 bin 802 mezun ve 14 bin 151 eğitmen ile binlerce gencin hayatına dokunan DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, "Teknoloji Geliştiren Bir Türkiye" hedefi doğrultusunda gençleri bilim, teknoloji ve üretimle buluşturmaya devam ediyor. Erzurum Valiliği’nce yapılan açıklamada, başvuruların 30 Mart 2026 tarihinde sona ereceği detaylı bilgi ve başvuru için www.deneyap.org sitesinin ziyaret edilebileceği ifade edildi.
TOBB Erzurum kadın girişimciler kurulu icra toplantısı KOSGEB’te yapıldı
13 Mart 2026 Cuma - 14:13 TOBB Erzurum kadın girişimciler kurulu icra toplantısı KOSGEB’te yapıldı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Erzurum Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) aylık icra kurulu toplantısı, KOSGEB Erzurum İl Müdürlüğü ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıya, TOBB Erzurum Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Kübra Alioğulları ve icra kurulu üyeleri katıldı. Programda, KOSGEB Erzurum İl Müdürü Lütfullah Aktaş tarafından KOBİ’lere yönelik uygulanan "İstihdamı Koruma Destek Programı" hakkında detaylı bir bilgilendirme sunumu yapıldı. Destek programları ve planlanan toplantılar masaya yatırıldı Şubat 2026 dönemi faaliyetlerinin değerlendirilmesiyle başlayan toplantıda, 3 Mart - 30 Nisan 2026 tarihleri arasında başvuruları alınan İstihdamı Koruma Destek Programı Uygulama Yönetmeliği’nin kapsamı üyelerle paylaşıldı. İşletmelere ivme katacak destek paketlerinin yanı sıra gündemin diğer maddelerinde sivil toplum ve kurumlar arası iletişim konuları da ele alındı. Toplantıda, Habitat Derneği tarafından Nisan ayında planlanan programın detayları ve kurul üyelerinin görev dağılımları istişare edildi. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"nin duyuru süreçleri konuşuldu. Nisan ayında başvuruları başlayacak olan bu proje kapsamında, Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) iş birliğinde düzenlenecek bilgilendirme toplantısının detayları kurul üyeleriyle paylaşıldı. Kadın girişimciliğini destekleyen adımlar Gündemin son bölümünde ise kooperatiflere yönelik planlanan bilgilendirme faaliyetleri ile ulusal çaplı projeler ele alındı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Uluslararası Ticarette Kadın Organizasyonu Derneği (UKODER) iş birliğinde yürütülen "Kadın Gücü ile Kalkınma Projesi" hakkında üyelere bilgi aktarıldı. Toplantı, "Tarımda Kadın Eli Projesi" kapsamında verilecek eğitimlerin takviminin planlanması ile dilek ve temennilerin ardından sona erdi.
BUÜ’de 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı
13 Mart 2026 Cuma - 14:01 BUÜ’de 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tıp Fakültesi Dekanlığı, Bursa Tabip Odası ile birlikte düzenlediği organizasyonda 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezinde gerçekleştirilen törene BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Törende konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, 14 Martn sadece bir takvim günü değil, 1919’da işgale karşı yükselen bir isyanın ve Türk modernleşmesinin en olgun meyvelerinden biri olduğunu ifade etti. Hekimliğin, Türkiye’nin hem imparatorluktan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde hem de ordunun modernleşme köklerinde stratejik bir rol oynadığını belirten Yılmaz; günümüzde teknolojinin ve yapay zekanın meslekleri dönüştürdüğünü, ancak insana dokunan hekimliğin bu süreçte en sarsılmaz kale olarak kalacağını dile getirdi. Rektör Yılmaz, her geçen gün daha da gerilen dünya sisteminde sağlık ordusunun, savunma ordusu kadar hayati bir önem taşıdığını vurgulayarak tüm sağlık çalışanlarının bayramını kutladı. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, 14 Mart hekimlik onurunu ve topluma adanmışlığı simgeleyen bir hafıza olduğunu hatırlattı. Tıbbın vicdan, sabır ve empati gerektiren bir yaşam biçimi olduğunu savunan Coşkun, bilimsel gelişmelerin ve teknolojinin hızı ne kadar artarsa artsın, hekimliğin en güçlü yanının bilim ile insanlığın kesiştiği noktada durması olduğunu belirtti. Genç hekimlere bilginin yanı sıra etik sorumluluk ve insan sevgisini aşılamayı hedeflediklerini söyleyen Dekan Coşkun, zorlu çalışma şartlarına rağmen büyük bir özveriyle çalışan tüm meslektaşlarına teşekkürlerini sundu. Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, konuşmasında 14 Mart Tıbbiyeli Hikmet ve arkadaşlarının emperyalizme karşı açtığı bağımsızlık bayrağı olduğunu vurguladı. Güncel sağlık panoramasını verilerle paylaşan Binbaş, Türkiye’deki muayene sayılarının OECD ortalamalarının çok üzerinde olduğuna ve bu durumun sağlık sisteminde bir "doldur boşalt" düzenine yol açtığına dikkat çekti. Artan şiddet olayları, tahlil ve görüntüleme yöntemlerindeki dışa bağımlılık ile muayene sürelerinin 5 dakikanın altına düşmesi gibi sistemsel sorunlara değinen Binbaş, halkın sağlığını korumak için daha adil ve sürdürülebilir bir sağlık sisteminin inşa edilmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Fakülte öğrencileri temsilcisi İnt. Dr. Simay Ekinciler, öğrencilik yıllarının son Tıp Bayramı’nı kutlamanın heyecanını paylaştı. Hekimliğin sadece teorik bir eğitim değil, insanın en kırılgan anında yanında olma sanatı olduğunu söyleyen Ekinciler, zorlu sınavlar ve yoğun çalışma temposuyla geçen eğitim sürecinde meslek onurunu korumayı öğrendiklerini belirtti. Program; plaket takdim töreni, Prof. Dr. M. Murat Civaner’in "14 Mart Tıp Öğrencilerinindir" başlıklı sunumu, ardından sergilenen tiyatro gösterisi ve müzikle son buldu.
ETÜ’de "Küllerinden doğan şehir Erzurum" konferansı
13 Mart 2026 Cuma - 13:59 ETÜ’de "Küllerinden doğan şehir Erzurum" konferansı Erzurum Teknik Üniversitesi’nde (ETÜ), Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü dolayısıyla "Küllerinden Doğan Şehir Erzurum" konferansı gerçekleştirildi. Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer Yaylalı Konferans Salonu’nda düzenlenen ve Tarih Kulübü’nün katkılarıyla gerçekleştirilen programa Erzurum Valisi Aydın Baruş, 9. Kolordu Komutanı Tümgeneral Osman Akyıldız, Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, şehrin idari ve mülki erkânı, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programda konuşan Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu, Erzurum’un düşman işgali altındaki yıllarını ve şehrin kurtuluş sürecini tarihsel belgeler, dönemin siyasi gelişmeleri ve toplumsal koşulları çerçevesinde kapsamlı bir şekilde ele aldı. Küçükuğurlu, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’nun birçok bölgesinde olduğu gibi Erzurum’un da zorlu bir süreçten geçtiğini belirterek işgal yıllarında yaşanan gelişmeleri ve halkın içinde bulunduğu şartları ayrıntılı biçimde anlattı. Konuşmasında Erzurum’un milli mücadele sürecindeki stratejik konumuna dikkat çeken Küçükuğurlu, şehrin Anadolu’da şekillenen bağımsızlık mücadelesinde önemli bir merkez hâline geldiğini ifade etti. Erzurum Kongresi’nin milli mücadele tarihindeki yerinin de bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini belirten Küçükuğurlu, Erzurum halkının işgal yıllarında ortaya koyduğu direniş ruhunun ve dayanışma anlayışının Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesine önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. 12 Mart 1918’in Erzurum tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Küçükuğurlu, kurtuluşun askeri bir başarının ötesinde, bir milletin özgürlük iradesinin ve kararlılığının güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Konuşmasında döneme ilişkin arşiv belgeleri, tarihsel anlatımlar ve önemli gelişmeler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Küçükuğurlu, Erzurum’un kurtuluşunun milli hafızadaki yerinin doğru anlaşılmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği program, Tarih Kulübü tarafından hazırlanan fotoğraf sergisinin gezilmesi ve Vali Baruş’un Rektör Çakmak’a ve Prof. Dr. Küçükuğurlu’ya teşekkür belgesi takdim etmesi ile sona erdi.
Başkan Kavuş, çocukların ilk oruç ve ilk iftar heyecanını paylaştı
13 Mart 2026 Cuma - 13:59 Başkan Kavuş, çocukların ilk oruç ve ilk iftar heyecanını paylaştı Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen ‘İlk Orucum, İlk İftarım’ programı bu yıl da büyük bir coşku ve neşe içinde gerçekleştirildi. İlk kez oruç tutmanın heyecanını yaşayan çocuklar, iftar sofralarında buluştu. Meram’da Ramazan ayının en güzel geleneklerinden biri haline gelen "İlk Orucum, İlk İftarım" programı bu yıl da büyük bir coşku ve neşe içinde gerçekleştirildi. Meram Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen programın bu yılki buluşmasında, ilk kez oruç tutmanın heyecanını yaşayan çocuklar, iftar sofralarında bir araya gelerek unutulmaz bir akşam yaşadı. Meram Belediyesinin geleneksel hale getirdiği program kapsamında ilçenin uzak mahallelerinden gelen öğrenciler, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş ile birlikte iftar yaptı. Çocukların heyecanı ve mutluluğu programa renk katarken, iftar saatini bekleyen minikler kendileri için hazırlanan etkinliklerle keyifli anlar yaşadı. Hacivat-Karagöz gösterileri, eğlenceli oyunlar ve çeşitli sürprizlerle renklendirilen programda çocuklar hem Ramazan’ın manevi atmosferini yaşadı hem de unutamayacakları bir akşam geçirdi. Programa öğrencilerin yanı sıra öğretmenleri ve okul yöneticileri de katıldı. "Bu geleneği yaşatmak çocuklarımız için olduğu kadar bizim için de büyük mutluluk" Programda konuşan Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, "İlk Orucum, İlk İftarım" buluşmasının Meram’da güzel bir Ramazan geleneğine dönüştüğünü ifade ederek, çocukların bu özel heyecanına ortak olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Ramazan ayının çocukların hafızasında güzel hatıralarla yer etmesinin önemine dikkat çeken Başkan Kavuş, geleneklerimizde çocukların oruca alışması için uygulanan "tekne orucu" ve "oruç satma" gibi kültürel değerlerin bu sürecin önemli parçaları olduğunu belirtti. "Rabbim bizleri nice ramazanlarda buluştursun" "İlk oruç, ilk iftar hepimiz için unutulmazdır" diyen Başkan Kavuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu program aslında hepimizin aile içinde yaşadığı güzel bir geleneğin daha geniş bir sofrada paylaşılmasıdır. Rabbim çocuklarımızın tuttuğu oruçları kabul etsin, onları sağlık ve huzur içinde nice Ramazanlara ulaştırsın." Ramazan’ın birlik, paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu hatırlatan Başkan Kavuş, çocuklarla aynı sofrada buluşmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade ederek, "Allah bizleri çocuklarımızla birlikte daha nice güzel Ramazan sofralarında buluştursun. Hepimizi sağlık ve afiyetle bayrama ulaştırsın" dedi. Programın sonunda Başkan Mustafa Kavuş, ilk kez oruç tutmanın heyecanını yaşayan çocuklara "ilk oruç hediyesi" olarak çeşitli akıl ve zeka oyunları hediye etti.
Öğrencilerin beslenmeleri mahalleliden
13 Mart 2026 Cuma - 13:58 Öğrencilerin beslenmeleri mahalleliden Kayseri’nin dünyaca ünlü Mimarı Mimar Sinan’ın doğduğu mahalle olan Ağırnas’ta cenazesi veya yıl dönümü olan vatandaşlar, cenaze yemeği yerine 550 öğrencinin bulunduğu okulda yemek veriyor. 2 yıl önce göreve geldiği günden itibaren bu projeye başladıklarını kaydeden Ağırnas Mahalle Muhtarı Cem Güven, mahalledeki hayırseverlerin ve vatandaşların destekleriyle okulda öğrencilere yemek verildiğini söyledi. Uygulamadan vatandaşlar ve öğrencilerin memnun olduklarını ifade eden Muhtar Güven, "Muhtar olduğumuz günden bu yana okulumuzda yemek programı başlattık. Örneğin bir vatandaşımızın aile bireylerinin ölüm yıl dönümü geldiğinde, Osman Yücel İlk ve Ortaokulu ile Kuran kursu öğrencilerimize öğlen aralarında ikramda bulunuyorlar. Toplam 550 kişi, çok da güzel tutuldu. Vatandaşlarımız memnun, öğrencilerimiz daha çok memnun" dedi. "Projemizin arkasındayız" Öğrenci velilerinden de güzel geri dönüşler aldıklarını kaydeden Ağırnas Mahalle Muhtarı Cem Güven, "Öğrenci velilerimizin de geri dönüşleri güzel. ’Beslenme hazırlamıyoruz’ diye espri yaparak, öğrencilerin okulda karınları doyduğu için mutlular. Bu proje gidebildiği yere kadar gidecek, arkasındayız. Hayırseverlerimiz arkamızda olduğu sürece öğrencilerimiz öğlen yemeklerini hemen hemen her gün yiyecekler. Bütün okullara bu çağrıyı yapıyorum. Vatandaşlarımıza tutup bir yerde yemek vermektense okullara yardımı, gençlerin arkasında durmayı tavsiye ediyorum. Ağırnas Mahallemizin hayırseverlerinden Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
Kestel’de camiler Ramazan Bayramı’na hazırlanıyor
13 Mart 2026 Cuma - 13:56 Kestel’de camiler Ramazan Bayramı’na hazırlanıyor Kestel Belediyesi, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde ilçedeki camilerde kapsamlı temizlik ve hijyen çalışması başlattı. Vatandaşların bayram namazını daha temiz ve sağlıklı bir ortamda kılabilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında ilçe genelindeki camiler titizlikle temizleniyor. Kestel Belediyesi, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde ilçe genelindeki camilerde kapsamlı temizlik ve hijyen çalışmalarını sürdürüyor. Belediye ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar çerçevesinde camilerin iç ve dış bölümlerinde detaylı temizlik yapılırken, halılar özel makinelerle süpürülerek hijyenik hale getiriliyor. Öte yandan cami avluları, abdesthaneler ve ortak kullanım alanları da dezenfekte edilerek ibadete hazır hale getiriliyor. Ramazan Bayramı öncesi camilerin bahçelerinde de yeşilliklerin düzenlenmesi ve çevre düzenleme çalışmaları gerçekleştiriliyor. İlçe genelinde sürdürülen çalışmalar kapsamında ekipler, vatandaşların gönül rahatlığıyla ibadet edebilmesi için camilerde temizlik ve düzenleme çalışmalarını büyük bir hassasiyetle yürütüyor. Kestel Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çalışmaların Ramazan Bayramı öncesinde tamamlanması planlanıyor. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada ibadethanelerin temizliğine büyük önem verdiklerini belirterek şunları söyledi; "Camilerimiz, birlik ve beraberliğimizin en güçlü şekilde hissedildiği, manevi değerlerimizin yaşatıldığı en kıymetli mekânlarımızdır. Yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşlarımızın ibadetlerini daha temiz ve huzurlu bir ortamda gerçekleştirebilmesi için ilçemizdeki tüm camilerimizde kapsamlı temizlik çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Ekiplerimiz titizlikle çalışmalarını sürdürüyor. Hemşehrilerimizin bayram namazını gönül rahatlığıyla kılabilmesi için ibadethanelerimizi en güzel şekilde hazırlıyoruz. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimin Ramazan Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum."
KTB tarafından yürütülen jeotermal Sera OTB Projesi’ne yakın takip
13 Mart 2026 Cuma - 13:53 KTB tarafından yürütülen jeotermal Sera OTB Projesi’ne yakın takip Kayseri Ticaret Borsası (KTB) öncülüğünde hayata geçirilen Kayseri Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde (OTB) çalışmalar kapsamlı bir şekilde devam ediyor. Tarımsal üretim altyapısını güçlendirecek Jeotermal Kaynaklı Sera OTB yatırımları kapsamında, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Vali Yardımcısı Ömer Tekeş, Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız, KTB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, ve İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Kayseri Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesini ziyaret ederek gerçekleştirilen altyapı çalışmalarını yerinde inceledi ve firma temsilcilerinden bilgiler aldı. Burada açıklamalarda bulunarak süreci değerlendiren Kayseri Valisi Gökmen Çiçek; "Bitmesini dört gözle beklediğim, Kayseri için bir milat olarak değerlendirdiğim ve Kayseri Tarımı için bambaşka bir yöne geçilecek olan sera tarım bölgesinde çalışmaların hızla devam ettiğini görmek mutluluk verici. Yedi kuyunun yedisinde de istediğimiz seviyede su var. Kayseri Valiliği himayelerinde, Tarım Bakanlığımızın destekleri, Kayseri Ticaret Borsası tarafından yürütülen bu proje çığ gibi büyüyor ve hızla devam ediyor. Nasıl bugün buradaki çalışmaları görüyorsak, bir yıl sonra inanıyorum ki biz burada bin beş yüz çalışan istihdam edilmiş personelimizi, ihracat için yollara çıkan tırları, Kayseri ihracatının iki kat arttığını, sebze üretiminin olduğunu hep beraber göreceğiz. Ben bu projede emeği geçen, gece gündüz bu projeyle ilgilenen Ticaret Borsası Başkanımız Recep Bağlamış ve emeği geçen tüm kurumlarımıza çok teşekkür ediyorum" dedi. Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız ise, "İnşallah burada üretilen ürünler hem Kayseri’mize hem de etrafındaki illerimize, daha sonra da fazla olan ürünlerimizi ihracat kanalıyla yurt dışına satarak hem Kayseri’mize bir gelir getirecek hem ülkemize bir gelir getirecek. İnşallah sonucunu hep birlikte üretime dönmüş bir şekilde görmüş olacağız. Ben süreçte yer alan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Projenin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu. KTB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış da, "Altyapı çalışmalarımız hızla devam ediyor. Allah nasip ederse haziran ayı sonu gibi altyapı çalışmaları tamamlanmış olacak. Yatırımcılarımıza yer teslimi yapılmış ve inşallah seralarımız dikilmeye başlamış olacak. Ben gururlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Şehrimizin ihracatına, özellikle istihdamına destek olacağına inandığımız bir projenin hayata geçiyor olması, Valimizin ilk günden bugüne kadar vermiş olduğu destekleri inkâr edemeyiz. Burada çok büyük emekler var. Ben bu projenin hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
İlahiyat Fakültesinin 55. kuruluş yılı sempozyumu ve mezun buluşması gerçekleştirildi
13 Mart 2026 Cuma - 13:52 İlahiyat Fakültesinin 55. kuruluş yılı sempozyumu ve mezun buluşması gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin kuruluşunun 55. yılı dolayısıyla düzenlenen "55. Yıl Sempozyumu ve Mezun Buluşması", Nenehatun Kültür Merkezinde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümüyle aynı güne denk gelmesi sebebiyle ayrı bir anlam ve değer kazanan program, ilim ve kültür dünyasından önemli isimleri bir araya getirdi. İlahiyat Fakültesinin kuruluşundan günümüze geçen sürecin yer aldığı fotoğraflarından oluşan serginin gezilmesiyle başlayan programa Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile eşi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Hacımüftüoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, İslâm Âlimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin eski öğretim üyelerinden ve İslam ilimleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakcı ile eşi Prof. Dr. Gülseren Gülhan Kavakcı, eski büyükelçi ve eski milletvekili Merve Kavakcı, Ravza Kavakcı Kan ve aile fertleri, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Reyhan Keleş, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammed Kızılgeçit, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda mezun katıldı. Programda bir konuşma gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar olmadığını, aynı zamanda medeniyetlerin düşünce birikimini geleceğe taşıyan irfan merkezleri olduğunu ifade etti. İlahiyat fakültelerinin bu misyonu daha derin bir sorumlulukla üstlendiğini belirten Hacımüftüoğlu, insanın varlık, anlam ve değer arayışına ilmî bir perspektif kazandıran çalışmaların önemine dikkat çekti. "Gerçekleştirilen ilmî üretim, toplumun manevi inşasında kalıcı bir değere sahiptir" Erzurum’un asırlara dayanan medrese geleneğinin bugün Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde modern akademik anlayışla devam ettiğini vurgulayan Hacımüftüoğlu, fakültenin yalnızca akademik çalışmalarla değil, aynı zamanda toplumsal rehberlik ve kültürel mirasın korunması noktasında da önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Fakültede gerçekleştirilen ilmî üretimin, toplumun manevi inşasında kalıcı bir değer taşıdığını ifade eden Hacımüftüoğlu, tefsirden kelama, tasavvuftan İslam hukukuna kadar pek çok alanda yürütülen çalışmaların geleneği gelecekle buluşturduğunu söyledi. Kuruluşundan bu yana yetiştirdiği akademisyenler ve mezunlarla Türkiye’de ilahiyat eğitiminin gelişimine önemli katkılar sağlayan Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin pek çok fakültenin kuruluşuna da rehberlik ettiğini belirten Hacımüftüoğlu, fakültenin bu yönüyle "kurucu bir ekol" niteliği taşıdığını ifade etti. Fakülteden mezun olan binlerce öğrencinin bugün akademide, eğitim hayatında, din hizmetlerinde ve toplumun farklı alanlarında önemli görevler üstlendiğini kaydeden Hacımüftüoğlu, bu birikimin Erzurum’dan başlayarak ülke genelinde ilim dünyasına değerli katkılar sunduğunu dile getirdi. "Köklü ilmî mirası, çağın imkânlarıyla buluşturarak geleceğin âlimlerini ve düşünce insanlarını yetiştirmeye devam edeceğiz" Konuşmasının devamında, üniversite yönetimi olarak fakültenin akademik üretimini daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Hacımüftüoğlu, köklü ilmî mirası çağın imkânlarıyla buluşturarak geleceğin âlimlerini ve düşünce insanlarını yetiştirmeye devam edeceklerini söyledi. Fakültenin uluslararası akademik literatüre sunduğu katkıların ve yürütülen bilimsel projelerin, Atatürk Üniversitesinin "Köklü Üniversite, Güçlü Bilim, Parlak Gelecek" vizyonunu desteklediğini belirtti. Programda ayrıca, fakültenin kuruluşundan bugüne emeği geçen akademisyenler anılırken, farklı dönemlerde mezun olan öğrenciler de bir araya gelerek hatıralarını tazeledi. Akademisyenler, mezunlar ve öğrenciler arasında gerçekleşen buluşma, fakültenin yarım asrı aşan ilmî birikimini ve güçlü kurumsal hafızasını bir kez daha gözler önüne serdi. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin 55. yılı dolayısıyla düzenlenen sempozyum ve mezun buluşması, geçmişten bugüne uzanan köklü ilim geleneğinin değerlendirilmesine ve geleceğe yönelik akademik hedeflerin paylaşılmasına önemli bir zemin oluşturdu. Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve katılımcıların bir araya geldiği sohbetlerle sona erdi.