GÜNDEM
Arnavutköy’de 3 yeni eser hizmete açıldı, yaşam merkezinin temeli atıldı 17 Nisan 2026 Cuma - 18:33:15 Arnavutköy Belediyesi tarafından hayata geçirilen 3 yeni hizmet binasının açılışı gerçekleştirildi. 50 bin metrekarelik Vadipark Spor ve Yaşam Merkezi’nin temeli atıldı. Programa çok sayıda protokol üyesi ve vatandaş katıldı. İstanbul’un Arnavutköy ilçesi Mustafa Kemal Paşa Mahallesi’nde, Arnavutköy Belediyesi tarafından hayata geçirilen Vadipark Sosyal Tesisi, Arna Çocuk Anaokulu ve kadınlara özel ARFİT spor salonunun açılışı yapıldı. Öte yandan, içerisinde buz pisti, spor sahaları ve yürüyüş alanlarının yer alacağı Vadipark Spor ve Yaşam Merkezi’nin de temeli atıldı. Programa, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti milletvekilleri, AK Parti Arnavutköy İlçe Başkanı Salim Gökhan Gürek, Arnavutköy Kaymakamı ve İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Ersanlıoğlu ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "İhtiyaçları hisseden ve çözüm üreten bir belediyecilik var" Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyerek başladığı konuşmasında, "Milletçe yüreğimizi yakan bu tür acıların bir daha yaşanmamasını diliyor, eğitim yuvalarımızın her zaman güvenli ve huzurlu ortamlar olarak kalmasını temenni ediyorum. Amacımız bu ilçede yaşayan her bir vatandaşımızın hayatına dokunmak. Hizmet anlayışımızın temelinde insanı merkeze alan, ihtiyaçları hisseden ve çözüm üreten bir belediyecilik var. Vadipark Sosyal Tesisi bin 60 metrekarelik alanda 214 kişilik kapasiteyle hizmet verecek. Lüks restoran konforunu sosyal tesis sıcaklığıyla buluşturan bu alan, oyun alanı, bebek bakım odası ve mescit gibi donatılarıyla her yaştan vatandaşımıza hitap edecek" dedi. Kadınlara özel olarak tasarlanan ARFİT spor salonunun 300 metrekarelik alanda hizmet vereceğini ifade eden Candaroğlu, "Hanımefendiler burada spor yaparken aynı zamanda sosyalleşecek ve sağlıklı yaşamın bir parçası olacak. Arna Çocuk Anaokulu ise 4 sınıf ve 80 öğrenci kapasitesiyle hizmet verecek. Proje ilçenin farklı noktalarına da yayılacak. 50 bin metrekarelik alanda kapalı tenis kortu, basketbol ve voleybol sahaları, buz pisti, yürüyüş yolları ve peyzaj alanlarıyla spor ve sosyal hayatı bir araya getiriyoruz. Kısa sürede tamamlayarak hizmete sunacağız" şeklinde konuştu. "Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" Açılış programına katılan vatandaşlardan Cemal Eniş, "Bu alan çok güzel olmuş. Emekliyiz, burada gelip vakit geçiriyoruz. Her sabah yürüyüş yapıyorum. Bundan güzel bir şey olamaz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Programa katılan Cemile Takın ise, "Ben normalde Mecidiyeköy’de ikamet ediyorum. Buraya yeni geldim. Çok güzel bir yer olmuş. Aktivite alanlarımız yoktu, burası bayağı gelişmiş. Sosyal tesis ve geniş alanıyla çok değerli bir yer olmuş. Çok memnun kalacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
17 Nisan 2026 Cuma - 18:31 Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal birçok yeniliğe imza attı Vefatının 33. yılında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal saygıyla yad ediliyor. Vefatının 33’üncü yıl döneminde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın siyasi hayatıyla ilgili detaylar bir kez daha gündeme geldi. Türkiye demokrasi tarihinde çığır açmış birkaç isimden biri olan Turgut Özal, Adnan Menderes’in açtığı yolu genişleten siyasetçi olarak bilinir. "Tam bir inovasyon (yenilenme) taraftarı" olarak nitelenen Özal, Türkiye’yi pek çok ilkle tanıştırdı. Serbest piyasa ekonomisi ve liberalleşme onun zamanında başlarken, iktidarı zamanında (1983-1991) Türkiye ekonomisi yıllık ortalama 5,2 büyüdü. Gerek idari, gerek siyasi, gerekse iktisadi programını tatbik ederken büyük riskleri göze alan Özal, 60 senelik tabuları yıktı. İhracat önündeki engelleri kaldıran, işadamlarının elinden tutup onlara ufuklar açan Turgu Özal, herkesle görüşmesi ve istişareye verdiği önemle tanındı. Adeta zamanla yarışırcasına, bitmez tükenmez bir çalışma enerjiye sahip olam Özal, yurtdışı seyahatlerini de bürokratlarla değil, hep işadamlarıyla yaptı. "Türkiye renkli televizyondan kredi kartına kadar birçok yenilikle tanıştı" Turgut Özal, bir yandan ihracat için gerekli kaliteli mal imal etmek üzere altyapıyı hazırlarken, diğer yandan da limanlar, hava ve kara yolları, barajlar yaptırdı. Onun döneminde haberleşme ağı yayıldı, bütün köylere elektrik ve telefon gitti. Yatırımlar için kaynağı ise fonlar kurarak temin etti. Karaborsacılığı ortadan kaldıran Özal, içine kapalı bir ülkeyi süratle dünyaya açtı. Döneminde Türkiye renkli televizyondan kredi kartına kadar bir çok yenilikle tanıştı. Ekonomideki iyileştirmelere ses çıkaramayanlar, ailesinden ve çevresinden vurmaya kendisini hedef alsa da Özal, bu tenkitlere gözleri dolarak, "Hanımına söz geçiremeyen ilk erkek ben miyim?" diye cevapladı. Dindar insanlara demokrasi ve liberalizm çerçevesinde, o zamana kadar görmedikleri bir toleransın tanınması, ülkedeki din karşıtlarını öfkelendirdi. Doğuda başlayan terör faaliyetlerine karşı Özal, terörle mücadelede sivil inisiyatifi devreye soktu, koruculuk sistemini kurdu, savunma sanayiini modernize etti. Memur maaşlarını insani seviyeye getiren Özal, çalışmayan memur eşlerine bir maaş kadar aile parası verdi. "Allah’ın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Biz ona teslim olmuşuzdur" Özal, 1988 yılında kendisini suikast girişimine maruz kaldı. 1988’de parti kongresi esnasında Kartal Demirağ adında bir tetikçi kendisini öldürmeye çalıştı. Turgut Özal, olaydan parmağından yara alarak kurtulurken, 20 yıla mahkum olan tetikçiyi sonradan affetti. Özal’ın suikast girşiminin hemen ardından gösterdiği metanet ve sonrasında yaptığı samimi konuşmada geçen "Allahın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Biz ona teslim olmuşuzdur" sözleri hafızalara kazındı. Hayalperest değil gerçekçi bir insan olarak tanınan Özal, idealistliğini de her daim korudu, askeri demokrasi önündeki engel olmaktan çıkarmaya çalıştı. Profesyonel askerliğe ağırlık veren Özal, OYAK ve sair kuruluşlarla orduyu ekonomik sistemin içine soktu. Hatta "Asker artık paranın tadını aldı, kolay kolay darbe yapamaz" sözü de hafızalara kazındı. Özal, 1989’da cumhurbaşkanı olduğunda, dindar bir şahsiyetin ilk defa Köşk’e çıkışı bazı kesimleri endişelendirdi. Hatta Kenan Evren, Köşk arşivini emniyete almak için askeriyeye naklettirdi. Muhalifler "Çankaya, Ezankaya mı oluyor?" derken, Turgut Özal, "Reisicumhur oldum diye namazı terk mi edeceğim?" cevabını verdi. "Alışamadık" diyenlere ise Özal, "Alışırsınız, alışırsınız" diye cevap verdi.
17 Nisan 2026 Cuma - 18:00 İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı kapılarını açtı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 17-26 Nisan tarihlerinde 10.00 ile 20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebilecek İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı’nın açılışını yaptı. Fuarın açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Homeros’un yaşadığı, edebiyatın doğduğu topraklardayız. Baharı kitapla karşılamak bizim için büyük bir keyif. En çok ihtiyacımız olan şey umut. Ne olursa olsun iyiliğin, doğruluğun, adaletin, barışın, kardeşliğin, edebiyatın, sanatın yanında olmalıyız" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı başladı. 26 Nisan’a kadar Kültürpark’ta gerçekleştirilecek fuarın açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, fuarın onur konuğu yazarı Oya Baydar, İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, mesek odaları, sivil toplum kuruluşları ve yayınevlerinin temsilcileri, yazarlar, şairler, akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar ve kitapseverler katıldı. Bu yıl fuarda, yaklaşık 200 katılımcı yer alırken 400’e yakın yazar, şair, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluşacak. Program kapsamında söyleşi ve imza günleriyle birlikte 500’e yakın etkinlik yapılacak. İZKİTAP’ın onur konuğu, çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden Oya Baydar, 18 Nisan günü imza ve söyleşisi ile Ahşap Sahne’de okurlarıyla buluşacak. "Behçet Uz’un hayalini yaşatıyoruz" Törenin açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, baharı kitapla karşılamanın kendileri için büyük bir keyif olduğunu belirterek, "Bu keyfi paylaştığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Kültürpark, yanmış ve yıkılmış bir alandan yeşil bir alana dönüştürülürken, dönemin belediye başkanı Behçet Uz ve arkadaşları buraya ‘Kültürpark’ adını vermek istemiş. Çünkü bu alanın, kentin yaşayanlarına, özellikle de İzmir’in gençlerine kültürel zenginlik katan ve onları geliştiren bir yer olmasını hayal etmişler. Biz de bu ruha uygun çalışmaları bir süredir sakin ve kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Kültürpark’ta kültür ve sanat faaliyetlerinin artması için çaba gösteriyoruz. Bu doğrultuda park içinde yeni müzeler ve sergi alanları oluşturuldu. Artık Hasan Âli Yücel Kütüphanesi ve İlber Ortaylı Kütüphanesi de var. Her geçen gün yenileri eklenmeye devam edecek. İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları hemen her akşam oyunlarını sahneliyor. Düzenlediğimiz etkinlikler de kentimizin kültür ve sanat yaşamına önemli katkılar sağlıyor" dedi. "Kültür dünyasını zenginleştiren işleri yapmak zorundayız" Kültürün, toplumların iyiye ya da kötüye yönelmesinde belirleyici olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, şöyle konuştu: "Kültür, yazılan kanunlarla değil, yaşanarak olgunlaşan ve içselleştirilen bir olgudur. Bugün çevremizde, bazı şeylerin yanlış gittiğine dair pek çok örnek görüyoruz. Bunun, kültürümüzü zedeleyen unsurlardan kaynaklandığını düşünüyorum. Bu nedenle insanların zihin ve kültür dünyasını zenginleştiren çalışmalar yapmak zorundayız. Kültüre, sanata ve özellikle edebiyata yönelik her çalışma büyük değer taşıyor. İzmir, çok kültürlü yapısı ve hoşgörüsüyle sanatçı yetiştiren ve sanatla her zaman barışık olan bir şehir." "En çok ihtiyacımız olan şey umut" Kitapların önemine değinen Başkan Tugay, "Bazen tarif edemediğimiz duyguları bir şiirin mısrasında ya da bir hikâyenin satırlarında bulur, ‘İşte bu’ deriz. En çok ihtiyacımız olan şey umut. Ancak umudun gerçeğe dönüşmesi için herkesin sorumluluk alması gerekiyor. Kısa bir yaşamımız var ve hızla geçiyor. Ne olursa olsun; iyiliğin, doğruluğun, adaletin, barışın, kardeşliğin, edebiyatın ve sanatın yanında olmalıyız" dedi. "Edebiyatın toplumsal yüzü" Fuarın onur konuğu Oya Baydar’ın edebiyatın çınarlarından biri olduğunu belirten Başkan Tugay, "Oya Baydar, toplumun farklı yönleriyle yüzleşmesine katkı sunan, bize dair hikayeler anlatan çok değerli bir yazar. Romanları ve öyküleriyle toplumsal bir panorama çizerken, aynı zamanda insanın psikolojik derinliklerine de iniyor. Kendisiyle burada bulunmak bizim için büyük bir onur. Davetimizi kabul ederek bizi onurlandırdığı için kendisine teşekkür ediyorum. Okurları da onu İzmir’de görmekten büyük mutluluk duyacaktır" dedi. "Fuarda olmaktan çok mutluyum" Fuarın onur konuğu yazar Oya Baydar, "Beni fuara davet ettiğiniz ve onurlandırdığınız için teşekkür ediyorum. Çünkü okurların sevdiği ama fuarların çok da sık tercih ettiği bir yazar değilim. Bu nedenle İzmir’de onur konuğu olarak seçilmem beni gerçekten hem onurlandırdı hem de sevindirdi. İçinden geçtiğimiz dönem hem dünya hem ülkemiz açısından 86 yıllık ömrümde hiç yaşamadığım kadar zor bir dönem. Umuda her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Edebiyat, toplumsal hafızayı canlandırma aracı olduğu kadar umut pınarıdır. Edebiyat aynı zamanda sığınaktır. Kötü zamanlarımızda edebiyat sığınağımızdır ve o sığınakta umut etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "Kitaplar en güçlü cevap" TACT Fuar Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu da konuşmasında okullarda yaşanan şiddet olaylarına değinerek, "Bir toplum neyi okursa onu düşünür, neyi düşünürse onu hisseder, neyi hissederse onu yaşar. Edebiyat tam da bu boşluğu doldurur. İzmir bu ışığa her yıl sahip çıkıyor. Kitabı kaldırıma oturarak da çay bardağının yanına koyarak da metroda tutunarak da okuyan bir şehirdir İzmir. Bu bir tesadüf değil; şehrimizin hafızasında, suyunda, taşında var. Oya Baydar bir röportajında ‘Yazmak, her şeye rağmen umut etmektir’ demişti. O cümleyi bu sabah çok düşündüm. Her şeye rağmen buradayız. Kitapların etrafında toplanıyoruz. Bu da bir cevaptır, belki de en güçlü cevaplardan biridir" sözlerine yer verdi. Fuar turu yapıldı Açılış konuşmalarının ardından Başkan Tugay, onur konuğu yazar Oya Baydar ve fuar katılımcıları ile açılış kurdelesini kesti. Başkan Tugay daha sonra fuar alanında yer alan stantları gezerek kitapseverler, yazarlar ve yayınevleri yöneticileriyle sohbet etti. Başkan Tugay, fuarı gezen gençler ve çocuklarla hatıra fotoğrafı da çektirdi. Ünlü yazarlar, şairler fuarda Fuar boyunca Ahmet Ümit, Ayşe Kulin, Beyhan Budak, Coşkun Aral, Enver Aysever, İnci Aral, Mehmet Eroğlu, Mine Söğüt, Murat Menteş, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nasuh Mahruki, Saygı Öztürk, Selçuk Şirin, Serhan Asker, Sinan Meydan, Suat Çağlayan, Şükrü Erbaş, Yekta Kopan’ın da aralarında bulunduğu birbirinden değerli isimler, imza günleri ve etkinliklerle okurlarıyla bir araya gelecek. Ayrıca, farklı alanlardan gazeteci, akademisyen ve düşün insanları da fuarın zengin içeriğine katkı sunacak.
17 Nisan 2026 Cuma - 17:49 Çorum Belediyesi’nden gönüllere dokunan proje Çorum Belediyesi 3 milyon 685 bin TL bütçeli projeyle özellikle 65 yaş üstü, dar gelirli ve bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlara yönelik geniş kapsamlı hizmetler sunuluyor. Çorum Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla yaşlı ve dezavantajlı bireylere yönelik hizmetlerini güçlendirmeye devam ediyor. Belediye, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen Yaşlı Destek Programı (YADES) kapsamında hazırlanan "Güngörmüşlere Gönülden Dokunuş" projesi için 1 milyon 895 bin TL hibe desteği sağlandı. Toplam bütçesi 3 milyon 685 bin TL olan projenin yüzde 51,4’lük kısmı bakanlık desteğiyle karşılanıyor. Proje kapsamında, özellikle 65 yaş üstü, dar gelirli ve bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlara yönelik geniş kapsamlı hizmetler sunuluyor. Yıl boyunca bin haneye ev temizliği hizmeti verilecek. Ayrıca yaşlı ve engelli bireylere yönelik bin kişiye evde kişisel bakım (berberlik) hizmeti sağlanacak. Sadece temizlik ve bakım hizmetleriyle sınırlı kalmayan projede, 40 kişiye psikososyal destek verilecek, 20 hanede ise teknik bakım ve onarım çalışmaları yapılacak. Bunun yanı sıra 50 haneye yönelik bilinçlendirme ve yönlendirme faaliyetleri de gerçekleştirilecek. Saha çalışmalarına hız kesmeden devam eden Çorum Belediyesi Sosyal Hizmet Müdürlüğü ekipleri, proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık 300 haneye ulaştı. Yıl sonuna kadar belirlenen hedeflere ulaşılması için çalışmaların aralıksız sürdürüleceği bildirildi.
Başkan Palancıoğlu: "2026 yılına da park ve bahçeler damga vuracak"
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:10 Başkan Palancıoğlu: "2026 yılına da park ve bahçeler damga vuracak" Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri ile toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda yapılan park ve bahçe çalışmaları değerlendirilirken 2026 yılında yapılacak yeni hizmet ve projelerin müjdesi de geldi. 300’ü aşkın park, devasa yeşil alan çalışmalarına yenilerini ekleyerek devam ettiklerini söyleyen Başkan Palancıoğlu, yeni projelerin de duyurusunu yaptı. "Şehitler Parkı, 2026 yılında en önemli projelerimiz arasında" Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı, Kıbrıs, Kore Savaşlarını, 15 Temmuz’u görme imkanı tanıyacak 30.000 metrekare alanda hayata geçecek "Şehitlik Parkı" projesi, Hasan Esat Işık Bulvarı Peyzaj Düzenleme Projesi, yeni park yapımı, mevcut parkların yenilenmesi, ağaçlandırma çalışmaları ile 2026 yılı da dolu dolu geçeceğini söyleyen Başkan Palancıoğlu şunları söyledi: "Melikgazi Belediyesi olarak bütün Ramazan boyunca yoğun bir şekilde çalıştık. Özellikle ilkbahara aylarına, yaz aylarına ulaşırken yapacağımız tüm çalışmaları planlıyoruz, ihale hazırlıklarını yapıyoruz ve Melikgazi’mize güzel hizmetler kazandırmaya çalışıyoruz. Bugün Park ve Bahçeler Müdürlüğümüzde çalışan mesai arkadaşlarımla birlikte güzel bir çalışma yapıyoruz. Melikgazi‘de biz ilkleri başlattık. Türkiye’de fidan değil; ağaç dikiyoruz diyen bir belediyeyiz. Binlerce çınar ağacını, binlerce farklı türde ağaçları, 15-20 yaşındaki ağaçları Melikgazi’mize dikerek ilçemizin daha yeşil olmasını sağlıyoruz. Orta refüjleri ağaçlandırıyoruz, ışıklandırıyoruz. Yeni parklar yapıyoruz, eski parkları yeniliyoruz. Bugün de çok güzel bir çalışmaya arkadaşlarımızla birlikte imza atmış olduk. Asri Mezarlığın karşısında tam 30.000 metre alanda Kayseri’ye yakışacak, Çanakkale, Kurtuluş Savaşı, Kıbrıs ve farklı bölgelerde şehit olan kardeşlerimizin burada anılacağı çok güzel bir Şehitler Parkı yapıyoruz. Orada bütün programlarımızı yapmaya başlayacağız. Dolayısıyla 30.000 metrekarelik alanda hayata geçireceğimiz Şehitler Parkı, 2026 yılında en önemli projelerimiz arasında. Bunun haricinde birçok yeni park yapıyoruz, birçok da eskimiş parkı yeniliyoruz. Bugün bunları masaya yatırdık. Birçok mahallemize yapacağımız bu çalışmalar hayırlı olsun diyorum. Tüm hemşehrilerimizin Arefe Günü’nü, Ramazan Bayramı’nı kutluyorum."
Nevruz Ateşi Gaziantep’te yakılacak
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:09 Nevruz Ateşi Gaziantep’te yakılacak Baharın gelişi, yenilenme ve kardeşliğin sembolü olarak kabul edilen Nevruz, bu yıl Gaziantep’te geniş katılımlı bir programla kutlanacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde gerçekleştirilecek 21 Mart Nevruz Anma Günü programı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenecek. 21 Mart 2026 Cumartesi günü saat 10.30’da Kamil Ocak Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek programda Türkiye’den ve Türk dünyasından çok sayıda devlet temsilcisi, davetli ve vatandaş bir araya gelecek. Nevruz’un asırlardır Türk dünyasında birlik, dayanışma ve ortak kültürel değerlerin sembolü olarak kutlandığına dikkat çekilen programda, farklı ülkelerden gelen temsilciler Gaziantep’te buluşacak. Etkinliğe Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşad Zorlu da katılacak. Program kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da özel bir video mesajla katılımcılara hitap etmesi planlanıyor. Gaziantep’te gerçekleştirilecek Nevruz programı kapsamında Türk dünyasının zengin kültürel mirasını yansıtan birçok etkinlik düzenlenecek. Program çerçevesinde kurulacak etkinlik çadırlarında geleneksel kültür tanıtımları yapılacak, el sanatları etkinlikleri düzenlenecek ve Nevruz’un kadim gelenekleri ziyaretçilerle buluşturulacak. Kutlama programında ayrıca konser ve sahne gösterileri gerçekleştirilecek. Türk dünyasının farklı coğrafyalarından gelen sanatçıların yer alacağı etkinlikte müzik ve kültür unsurları bir arada sunulacak. Nevruz’un en önemli sembollerinden biri olan Nevruz ateşi de yakılarak baharın gelişi olarak kutlanacak. Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise, Türk dünyası halk oyunları gösterileri olacak. Farklı ülkelerden gelen ekiplerin sahne alacağı gösterilerde, Türk kültür coğrafyasının zengin folklor mirası izleyicilerle buluşturulacak. Böylece Orta Asya’dan Anadolu’ya, Kafkasya’dan Balkanlara uzanan geniş bir coğrafyada ortak kültürel bağları temsil eden halk oyunları Gaziantep’te sergilenecek. Nevruz kutlamaları kapsamında yaklaşık 80 kişilik sanatçı ve performans ekibinin sahne alması planlanırken, Türk dünyasının farklı ülkelerinden gelen kültür temsilcileri de etkinliklerde yer alacak. Programda gençlerin yakından takip ettiği bazı müzik gruplarının da sahne alması bekleniyor. Ortak tarih ve kültür bağlarının güçlendirilmesinin amaçlandığı Nevruz programı, Türk dünyasının birlik ve kardeşlik mesajını öne çıkaran önemli bir buluşma olarak değerlendiriliyor. Nevruz’un yalnızca bir mevsim bayramı değil, aynı zamanda ortak bir medeniyet hafızasını temsil eden önemli bir kültürel değer olduğuna dikkat çekilen programla birlikte, Türk dünyasının kadim gelenekleri Gaziantep’te yaşatılacak. Gaziantep’te gerçekleştirilecek Nevruz kutlamalarının, hem Türkiye’den hem de Türk dünyasından katılımcılarla kültürel bağların güçlendirilmesine katkı sağlaması ve Nevruz’un birlik, barış ve kardeşlik mesajının geniş kitlelere ulaşmasına vesile olması hedefleniyor. Program kapsamında düzenlenecek etkinliklerle birlikte baharın gelişi Gaziantep’te coşkuyla karşılanacak.
Huzurevi sakinlerine güvenli teknoloji eğitimi verildi
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:58 Huzurevi sakinlerine güvenli teknoloji eğitimi verildi Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Nexus Yazılım Geliştirme ve Proje Atölyesi öğrencileri, Yaşlılar Haftası ve yaklaşan bayram öncesinde Alanya Huzurevi’ne anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Teknoloji ile toplumsal değerlerin bir araya getirildiği etkinlikte, huzurevi sakinlerine yönelik "Güvenli Teknoloji Eğitimi" verildi. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Nexus Yazılım Geliştirme ve Proje Atölyesi öğrencileri, Yaşlılar Haftası kapsamında Alanya Huzurevi sakinlerine "Güvenli Teknoloji Eğitimi" verdi. ALKÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKUZEM) Müdürü Öğr. Gör. Dr. Mert Gülsoy danışmanlığında düzenlenen programa yaklaşık 20 mühendislik öğrencisi katıldı. Ziyaret kapsamında huzurevi yönetimiyle bir araya gelen Gülsoy, kurumun Programın devamında öğrenciler tarafından verilen eğitimlerde, teknolojinin günlük hayatı kolaylaştıran yönleri anlatıldı. Özellikle güvenli internet kullanımı, veri gizliliği ve şifre güvenliği gibi konular üzerinde durulurken, dijital ortamda karşılaşılabilecek risklere karşı alınması gereken önlemler detaylı şekilde aktarıldı. Dijital dolandırıcılığa karşı uyarı Son dönemde artış gösteren yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemlerine de değinilen eğitimde, deepfake (yapay zeka ile gerçek gibi üretilmiş sahte video, görüntü, ses ve içerik) gibi teknolojilerle yapılan dolandırıcılıklara karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Huzurevi sakinleri, anlatımları ilgiyle takip ederken merak ettikleri sorulara da yanıt buldu. Eğitim programının ardından öğrenciler ile huzurevi sakinleri arasında samimi sohbetler gerçekleştirildi. Ziyaret kapsamında yaşlılara kişisel bakım ve hijyen ürünlerinden oluşan hediyeler takdim edilerek bayram öncesi moral verildi. Gerçekleştirilen etkinlikle, üniversite öğrencilerinin sadece akademik değil, sosyal sorumluluk bilinciyle de hareket ettiği bir kez daha ortaya konuldu. Ziyaret, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Düzce Üniversitesi’nde Çanakkale Zaferinin 111. yılı kutlandı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:52 Düzce Üniversitesi’nde Çanakkale Zaferinin 111. yılı kutlandı Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından Çanakkale Zaferinin 111. yıl dönümü kapsamında düzenlenen "Çanakkale: Bir Destanın Öyküsü" adlı program, gerçekleştirildi. İstiklal Konferans Salonu’nda programa; Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Program, Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Haluk Yücel tarafından hazırlanan konser ile başladı. Öğrenciler, bu anlamlı güne dair eserleri başarıyla seslendirirken, dinleyiciler duygu dolu anlar yaşadı. İlgi ve beğeniyle takip edilen konserin ardından programın "Çanakkale: Bir Destanın Öyküsü" adlı panel bölümüne geçildi. Ülkemizin çevresi ateş çemberi Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünü kutlayarak sözlerine başladı. Bu zaferin, tek vücut olunduğunda Türkiye’nin sarsılmaz iradesini hiçbir gücün yenemeyeceğini açıkça gösterdiğini dile getiren Rektör Sözbir, İstiklal Marşı’nın "Korkma" sözüyle başlamasını da çok anlamlı bulduğunu vurguladı. Ülkemizin çevresinin ateş çemberi olduğuna işaret eden Sözbir, Çanakkale Savaşlarının bir daha yaşanmamasını temenni ederek yaşandığı takdirde ise ülkemizin ve milletimizin aynı cevabı yine vereceğinin altını çizdi. Panelin moderatörlüğünü gerçekleştiren Düzce Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabit Dokuyan, şehitlerimizi anmak ve dünya tarihinin nadir gördüğü zaferi kutlamak için bir araya geldiklerini ifade etti. Bu zaferin; Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ve Milli Mücadeleyi yürütecek çekirdek kadronun kendini test ettiği bir savaş olması açısından önemine dikkat çekti. Programın ilk konuşmacısı Düzce Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Onur Çapar, "Fransız Askeri Raporlarına Göre Çanakkale Muharebeleri" başlıklı sunumunda, Fransızların Suriye ve Lübnan’ı ele geçirmeye inandıkları için Çanakkale cephesinde savaştıklarını belirtti. Fransızların Çanakkale’de ağır kayıplar aldığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Onur Çapar, Fransız harekât raporlarında Türklerin çok ciddi direniş gösterdiğinin ve bunun abartı olmadığının bildirildiğini dile getirdi. Programın diğer konuşmacısı Düzce Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü’nden Öğr. Gör. Dr. Tuğba Aşan, "Yardım Kuruluşlarının Çanakkale Savaşlarındaki Faaliyetleri" adlı konuşmasında, savaşta olduğu kadar cephe gerisinde de büyük yardımlaşma ve kenetlenmenin olduğunu ifade ederek Hilal-i Ahmer başta olmak üzere yardım cemiyetlerinin sağlık hizmetlerinden giyim ve gıdaya kadar yapmış oldukları fedakârlıkları örneklerle anlattı. Programın son konuşmacısı Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü’nden Arş. Gör. Dr. Ogün Peçenek ise "Bir Devrin Gür Sadası: Mehmet Akif ve Çanakkale Şehitlerine" başlıklı sunumunu katılımcılarla paylaştı.