GÜNDEM
Uzmanlardan çocuklarda şiddet eğilimine karşı önemli uyarı: "Sanal ortam suçun merkezi haline geldi" 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:02:35 Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta iki okulda gerçekleşen silahlı saldırı tüm Türkiye’nin gündemine otururken uzmanlar, çocuklarda şiddet eğilimine karşı önemli uyarılarda bulundu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, çocuğun büyüdüğü ortamdan etkilendiğini belirtirken online dünyanın gerçeklik algısı üzerindeki etkisine dikkat çekti. Sanal dünyadaki şiddet içerikli oyunların çocukların dünyasında büyük etkiler oluşturduğunu belirten Pekuz, çocukların online ya da çeşitli toplu alanlarda şiddet içerikli oyun gibi unsurlardan uzak tutulması gerektiğini belirtti. Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık ise, "Sanal ortam bildiğiniz üzere suçun merkezi haline geldi. Bu da ciddi bir tehdit" dedi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta iki okulda gerçekleşen silahlı saldırı Türkiye’de büyük yankı uyandırırken, sanal dünyada veya toplu alanlardaki şiddet içerikli oyunların çocukları etkilediği ifade edildi. Çocukların mümkün olduğu kadar şiddetten, şiddet oyuncaklarından uzak yetiştirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, ailelere çok önemli görev düştüğünü; çocuğu mutlaka kontrollü bir şekilde cihazlara maruz bırakılması gerektiğinin altını çizdi. "Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar şiddetten uzak yetiştirmemiz gerekiyor" ‘Ülkemizde son zamanlarda kötü olaylar yaşadık öncelikle herkese baş sağlığı diliyorum’ diyerek sözlerine başlayan Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, "Çocuklarda gelişimsel olarak dürtü kontrolü frontal korteksin olgunlaşmasıyla başlar. Küçük çocuklarda çarpma, vurma gibi hareketler normaldir ama bunlar çevreye, kendine zarar vermeye başladığı zaman patolojiktir. Bunun genetik sebepleri olması yanında biyopsikososyal sebepleri de vardır. Eğer aile içinde şiddet eğilimi varsa, sesler yükseliyorsa çocuk çok küçük yaştan itibaren şiddet unsuru olabilecek şeyleri görüyorsa bu çocuğun gelişimini etkiler. Sosyal medya, televizyon, bilgisayar, diziler, filmlerde çok fazla şiddet unsurunun olması çocukları oldukça tetikleyen bir durum. Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar şiddetten, şiddet oyuncakları da dahil olmak üzere uzak yetiştirmemiz gerekiyor. Oyunların çok vurdulu, kırdılı olması ve çocuk gördüğünü taklit eder, bunun eğiliminde olması biraz şiddet olaylarını artırıyor. Eğitim ilk önce ailede başlıyor sonra okulda devam ediyor" dedi. "Vurdulu, kırdılı oyunlar çok tetikleyen hareketler" Şiddet eğilimli oyunların çocuklara etkisi üzerine konuşan Uzm. Dr. Yönetci Pekuz, "Dünya genelinde de ülkemizde de çok etkiliyor. Bir dönem internet kafeler vardı, şiddet eğilimi olan vurdulu, kırdılı oyunlar oynanırdı. Onlar da çok tetikleyen hareketler. Yaş sınırlamalarının getirilmesi, erişimin bir şekilde engellenmesi bence şiddeti engellemekte en önemli aşamalardan biri. Sosyal medya erişim engeliyle ilgili yasa çalışmaları da bununla alakalı aslında çok doğru ve yerinde bir karar. Dijital çağda yaşadığımız için hayatımızdan tableti, televizyonu, bilgisayarı çıkaramayız, burada önemli olan geçirilen süre kadar o sürede ne yapıldığı. Ailelere burada çok önemli bir görev düşüyor, çocuğunuzu mutlaka kontrollü bir şekilde cihazlara maruz bırakmalıyız. Kontrol mekanizmasını aktif tutmak gerekiyor" diye konuştu. "Toplu ortamlarda şiddet içeren unsurların yer almaması gerekiyor" ‘Özellikle 0-2 yaşta hiçbir şekilde televizyon, tablet, ekran kullanımı olmasını önermiyoruz’ diyen Uzm. Dr. Yönetci Pekuz, "Tüm çocukların olabileceği bir ortamda gelişimsel açıdan çocukların bunu bir oyun olarak algılamaması gerekiyor esas söylemek istediğim ana fikir o. Çocuklarda gerçeklik algısı çok geç oluşur. Toplu alanlarda, alışveriş merkezi, lunapark gibi eğlence merkezlerine şiddet eğilimi olan oyuncakların bence hiç yer almaması gerekiyor. Oyunların da aynı şekilde yer almaması gerekiyor çünkü bir şekilde çocuklar gördüğünü taklit eder. Gerçek ve oyun kavramını ayırt etmek oldukça zor bir ayrım. Mümkün olduğu kadar toplu ortamlarda şiddet içeren unsurların yer almaması gerekiyor. 2 yaşından sonra da aileler böyle yerlere giderken araştırma yaparsa hem çocuklarını riske atmamış olurlar hem de çocuk bunu yanlış örnek olarak almaz. Önce aile içi şiddeti engellemek lazım, çocuk bizim aynamızdır" ifadelerini kullandı. "Küresel ölçekteki platformlardaki şiddet içerikli diziler, çocukların yanlış yönlendirilmesine neden olmaktadır" Son dönemde dijital platformlarda yayınlanan şiddet içerikli yapımlar, özellikle çocuk ve gençlerin ruh sağlığı ile toplumsal güvenliği tehdit eden ciddi bir risk unsuru oluşturduğunu ve sanal ortamın artık suçun merkezi haline geldiğini kaydeden Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, son dönemlerde çocuklar ve gençler için dizilerin ciddi bir riski de beraberinde getirmeye başladığını belirtti. Kırık, "Küresel ölçekteki platformlardaki şiddet içerikli diziler, çocukların yanlış yönlendirilmesine ve olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Dijital platformlar özellikle geleneksel yayın kuruluşları gibi denetlenemiyor. Bu durum ister istemez çocukların, gençlerin ve hatta yetişkinlerin çeşitli problemlerle karşı karşıya kalmasına sebep olmaktadır. Aslında geleneksel hepimizin çocukken oynadığı oyunların reel hayata taşınmış şekli diyebiliriz. Bu dizilere yönelik bazı ülkelerde 16 yaş, bazı ülkelerde de 18 yaş sınırı söz konusu. Fakat bu dizi aynı zamanda çok fazla çocuklar tarafından da izlendiği için okullarda da bu oyunları kendi hayatlarına çekmeye çalışan çocuklar mevcut" dedi. "Sanal ortam bildiğiniz üzere suçun merkezi haline geldi" Sanal ortamın suçun merkezi haline geldiğini belirten Kırık, "Oyun olduğu için nasıl olsa aileler de şunu diyor. ’Ya işte izlesin, oyun içerikli herhalde bir dizi’ diyor. Aslına bakarsanız içerik çok daha ciddi sorun ve problemleri beraberinde getiriyor. Çünkü burada şiddet ve gerçek oyunların bu noktada suça özendirmesi söz konusu oluyor. Biliyorsunuz son dönemlerde yaşanan olayları, okul saldırılarını gördüğünüzde ya da akran zorbalıklarını gördüğünüzde artık şiddetin ilkokul, ortaokullara kadar düştüğünü görüyoruz. Medyada, özellikle de bu tarz dijital platformlardaki kontrol edilmeyen diziler, üzülerek söylemek gerekirse buna sebebiyet veriyor. Bir alışveriş merkezinde bu dizinin karakterlerinin yer aldığı bir sistem, stant oluşturulmuş ve burada dediğim gibi buraya giriyorlar. Genelde de çocukların buraya yoğun ilgi gösterdiğini görüyorum. Dolayısıyla hani aileler belki onları eğlendirmek için bu sistemin içerisinde dahil ediyorlar ama daha sonra çocuk merak duyguları içerisinde "Ya bu dizi nasıl bir dizi acaba? Nereden ulaşabilirim, nereden izleyebilirim?" diyor ve dolayısıyla bu diziyi izlemeye başlıyor. 11-12 yaşındaki bir çocuk bu diziyi izlediğinde ister istemez yavaş yavaş çocuk o şiddetle tanışmış oluyor ve etrafına, çevresine akran zorbalığı gerçekleştirmiş oluyor. Bundan sonraki süreçte de eğer aile denetimi söz konusu değilse, çocuk bu noktada yavaş yavaş suç merkezine kaymaya başlıyor. Sanal ortam bildiğiniz üzere suçun merkezi haline geldi. Bu da ciddi bir tehdit" diye konuştu. "Denetlenmeyen şiddet içerikli diziler maalesef çocukların ruh hallerini olumsuz bir şekilde etkiliyor" Kırık, denetlenmeyen şiddet içerikli dizilerin çocukların ruh hallerini olumsuz bir şekilde etkilediğini söyleyerek, "Bu denetlenmeyen şiddet içerikli diziler maalesef çocukların ruh hallerini olumsuz bir şekilde etkiliyor, okul başarılarını düşürüyor, moral motivasyonlarını düşürmüş oluyor ve tabiri caizse asi bir gençlik yetişmesine sebebiyet veriyor. Maalesef dijital platformlarda denetim olmadığından dolayı çocuk gayet, çok rahat bir şekilde bu platformu açıp bu dizileri izleyebiliyor, oradaki sahnelere maruz kalabiliyor ve gerçekle sanal da iç içe geçtiğinden dolayı en sonunda o oyunları okullarda da oynamaya başlıyor. Ama o oyunlar ölümcül oyunlar. Özellikle aileler, çocukların oynadığı oyunları, izlediği dizileri, filmleri mutlak surette takip etmelidir. Ebeveyn denetimi son derece önemlidir. Bildiğiniz üzere ilk eğitim ailede başlar. Bir de şunu söylememiz lazım; dijital platformlar maalesef günümüzde bu tarz içerikleri çok fazla yaygınlaştırıyor. Niye? Şiddet daha fazla izleniyor, şiddet daha fazla reyting alıyor, şiddet daha fazla abone oluşturuyor kaygısıyla bu tarz dizilerin yaygınlaştığını görüyoruz. Ve yaş doğrulama kriterlerinin de platformlarda istenen düzeyde olmadığını görüyoruz. Başta Squid Game olmak üzere, şiddet içerikli dizilerin kontrolü, içeriklerin analiz edilmesi ve yaş gruplarına uygun bir şekilde bunların izletilmesi son derece önemli. Ailelerin bu noktada izlediği içeriklere dikkat etmesi son derece önemlidir. RTÜK’ün akıllı işaretlerinin çok daha dikkatli bir şekilde incelenmesi, irdelenmesi gereklidir ve dijital platformlar mutlak surette denetim ve kontrol altına alınmalıdır. Geleneksel yayın kuruluşları için denetim neyse dijital platformlarda da o olmalı" şeklinde konuştu. "Diziler gibi çevrim içi oyunlarda da suça meyleden hareketlerin var olduğunu görüyoruz" Diziler gibi çevrim içi oyunların da suça meyleden hareketlerin olduğuna değinen Kırık, "Diziler gibi çevrim içi oyunlarda da suça meyleden hareketlerin var olduğunu görüyoruz. Oyun içi denetimlerin istenen düzeyde olmaması ve oyunlar içerisinde grup, topluluk, klanlar oluşturulması, anonim bir şekilde kullanıcıların yer alması karşı tarafın yaş aralığını bile bilmememize sebebiyet veriyor. Dolayısıyla kötü niyetli kişiler, masum görünen oyunların içerisine sızarak çocukları, gençleri yanlış yönlendirebiliyorlar, onları suça sevk edebiliyorlar. Orada tanışıyorlar, etkiliyorlar. Biliyorsunuz önce ikna süreci devreye girmiş oluyor. Neden? Online oyunlarda nasıl olsa karşınızdaki kişi belli değil. Belki bir pedofili, belki bir istismarcı, belki bir terörist. Bunu bilmeden çocuklar gayet masumane bir şekilde oyun oynuyor. Fakat olay daha sonra meydana geliyor. Yavaş yavaş artık taraflar birbirini tanımaya başladıktan ve güven duymaya başladıktan sonra yavaş yavaş sanal platformlara, sosyal medya mecralarına ve tabii ki nerelere kayıyor; Telegram gibi Discord gibi platformlara kayıyor" ifadelerini kullandı.
Bakanlık trafik kısıtlaması olacak yolları açıkladı
19 Mart 2026 Perşembe - 14:20 Bakanlık trafik kısıtlaması olacak yolları açıkladı İçişleri Bakanlığı, Ramazan Bayramı tatili nedeniyle trafik kısıtlaması yapılacak olan yolları açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Ramazan Bayramı tatili nedeniyle özellikle büyük şehirlerden diğer şehirlere ve turizm bölgelerine giden güzergâhlarda taşıt trafiğinin yoğunlaşacağının değerlendirildiği belirtilerek, "Bu kapsamda vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde seyahat etmelerinin sağlanması, trafik sıkışıklığının azaltılması, trafik kural ihlallerinin önlenmesi ile kamu düzeni ve asayişin muhafazası amacıyla aşağıdaki tedbirler alınmıştır" denildi. Alınan tedbirler çerçevesinde 21 Mart Cumartesi günü saat 16.00’dan 23 Mart Pazartesi günü saat 01.00’e kadar İstanbul ili istikametine D-100 kara yolu ve O-3 otoyolunda Kırklareli ilinden itibaren, D-110 kara yolunda Tekirdağ ilinden itibaren, O-4 ve D-750 kara yolunda Ankara ilinden itibaren, O-7 (Kuzey Marmara) otoyolunda Tekirdağ ve Sakarya illerinden itibaren, D-100 kara yolunda Amasya’nın Merzifon ilçesinden itibaren, O-5 otoyolu ile D-575 ve D-595 kara yollarında Bursa ilinden itibaren,- D-650 kara yolunda Bilecik’in Bozüyük ilçesinden itibaren kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların (arada kalan girişler dâhil) seyirlerine izin verilmeyeceği belirtildi. İstisnai durumlar ise şöyle açıklandı: "Tedarik süreçlerinde aksama yaşanmaması amacıyla yaş sebze ve meyve, canlı hayvan, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, bozulabilir ve dondurulmuş gıdalar, canlı ve kesme çiçek, ilaç ve tıbbi malzeme, ambalajlı su ürünleri, posta ve süreli yayın, hayvan yemi ile akaryakıt ürünlerini taşıyan araçların öncelikle ana arterler dışındaki güzergâhları kullanmaları, zorunlu hallerde ise ana arterlerde en kısa süreyle bulunmaları kaydıyla istisnai olarak seyirlerine izin verilecektir."
Aliağa’da ’6. Geleneksel At-Çek Balık Avı Festivali’ coşkusu başlıyor
19 Mart 2026 Perşembe - 14:10 Aliağa’da ’6. Geleneksel At-Çek Balık Avı Festivali’ coşkusu başlıyor Aliağa Belediyesi’nin bu yıl 6’ncısını düzenleyeceği geleneksel At-Çek Balık Avı Festivali 28-29 Mart 2026 tarihlerinde Albest Ağapark’ta gerçekleştirilecek. Amatör Balıkçılık tutkunlarını bir araya getirecek olan At-Çek Balık Avı Festivali’nde, amatör olta balıkçılığını tanıtmak, sürdürülebilir avcılık anlayışını yaygınlaştırmak, "yakala-bırak" alışkanlığını geliştirmek, amatör balıkçılığın bir dalı olan spin avcılığını sevdirmek ve amatörlük ruhunu geliştirmek amaçlanıyor. Yarışma spin (at- çek) avcılık kategorisinde yapılırken, yarışma kuralları 6/2 numaralı amatör amaçlı su ürünleri avcılığının düzenlenmesi hakkında tebliğ esas alınarak düzenleniyor. Kontenjanı 200 kişi+30 yedek ile sınırlı olan festival için başvurular 25 Mart 2026 Çarşamba günü başlıyor. Katılımcılar 09.00-20.00 saatleri arasında Aliağa Gençlik Merkezi’ne müracaat edebilecekleri gibi 0232 616 7071 numaralı hattı arayarak kayıt hakkında bilgi alabiliyor. 2 gün sürecek festivalde 1,2 ve 3. olan katılımcılara sürpriz ödül veriliyor. At-Çek Balık Avı Festivali’nin programı: 1. gün (28 Mart Cumartesi) 14.00 - Alanda Toplanma 16.00 - Asıl Kayıt ve Yer Belirleme 17.30 - Açılış Konuşması 18.00 - Yarışma Başlangıcı 20.00 - Akşam Yemeği 2. gün programı (29 Mart Pazar) 02.00 - Gece çorbası ikramı 09.00 - Kahvaltı ve yarışmanın bitimi 10.30 - Ödül töreni ve kapanış
SGK’dan sahte mesajlar için uyarı
19 Mart 2026 Perşembe - 14:09 SGK’dan sahte mesajlar için uyarı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), son günlerde vatandaşlara ‘Bayram ikramiyeniz tanımlandı. Linki onaylayarak ödemenizin bankanıza yapılmasını sağlayabilirsiniz’ şeklinde gelen mesajların sahte olduğunu belirtti. SGK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SGK’nın adı kullanılarak ‘Bayram ikramiyeniz tanımlandı. Linki onaylayarak ödemenizin bankanıza yapılmasını sağlayabilirsiniz’ şeklinde gelen mesajların sahte içerikli olduğunu belirtti ve vatandaşların bu tarz mesajlara aldırış etmemesi gerektiğini ifade etti. SGK, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bu tür mesajlara asla tıklanmaması gerektiğini belirterek, "Sahte mesajlara dikkat. Son günlerde bazı vatandaşlarımıza, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SGK adı kullanılarak, ‘Bayram ikramiyeniz tanımlandı. Linki onaylayarak ödemenizin bankanıza yapılmasını sağlayabilirsiniz’ şeklinde gerçeği yansıtmayan mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir. Bu mesajlar kesinlikle sahtedir. Resmi kurumlar tarafından SMS veya e-posta yoluyla link gönderilerek ödeme onayı istenmez. Bu tür mesajlardaki bağlantılara asla tıklamayınız. Kimlik, banka veya kişisel bilgilerinizi hiçbir şekilde paylaşmayınız. Bu tür sahte iletilere lütfen itibar etmeyiniz. Aksi halde dolandırıcılığa maruz kalabilirsiniz. Şüpheli durumlarda: Alo 170 Çalışma Hayatı İletişim Merkezi’ni arayabilirsiniz. CİMER üzerinden başvuru yapabilirsiniz. SGK il müdürlükleri/merkezlerine şahsen başvurabilirsiniz" ifadelerine yer verdi.
Kadifekale Hava Şehitliği’nde bayram öncesi ziyareti
19 Mart 2026 Perşembe - 14:06 Kadifekale Hava Şehitliği’nde bayram öncesi ziyareti Ramazan Bayramı öncesinde şehit aileleri İzmir’deki Kadifekale Hava Şehitliği’ni ziyaret etti. Vatandaşlar kabirler başında dua edip Kur’an-ı Kerim okudu. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte şehitliğe gelen aileler, mezarların çevresinde temizlik yaptı. Şehit yakınları, yanlarında getirdikleri bidonlardaki sularla mezar taşlarını yıkadı ve kabirlerin toprağını suladı. Kabirlerin üzerine taze karanfiller bırakıldı. Bazı vatandaşlar mezar taşlarındaki fotoğrafları silerek gözyaşı döktü. Ziyaretler sırasında Yasin-i Şerif okundu ve tüm şehitler için dualar edildi. Şehit aileleri, ziyarete gelen diğer vatandaşlar ve çocuklar için mezarların başucuna bayram şekeri ile lokum bıraktı. "Buz gibi taşlara sarılıyoruz" Şehit Halit Zilani Çelik’in annesi Mesude Çelik, bayram arifesinde oğlunun kabrini ziyaret ederek yaşadığı evlat acısını anlattı. Evladının mezar taşına sarılarak hasret giderdiğini belirten anne Çelik, "Bayram arifesi geldi ve oğlumuzun yanına geldik. Onun sıcacık göğsüne değil, buz gibi taşlara sarılıyoruz. Kendimizi bu şekilde ifade edip, böyle aldatmaya çalışıyoruz. Çocukları, eşi ve torunları hala onun yolunu gözlüyor ama o yok. Kendimizi her türlü avutmaya çalışıyoruz, Allah bize sabrımızı veriyor. Bayram sabahları odaya girip ’Kalk oğlum, namaza gideceksiniz’ demek istiyoruz ancak evladımız yok. Bize artık bayram gelmiyor, bayramlar bize zehirden beter oluyor. İçimiz parçalanıyor. Şükürler olsun ki Allah ona evlatlar nasip etti. Biz de geride bıraktığı o yavrularla avunup teselli buluyoruz" ifadelerini kullandı. "Şehitlerimiz bizim varoluşumuzun sebebidir" Şehit Ahmet Altun’un ağabeyi Oğuz Altun ise bayram öncesi kardeşinin kabrini ziyaret ettiğini söyledi. Bayram öncesi evlerde olan telaşın kendilerinde de başladığını belirten Altun, "Bugün günü buraya gelerek bayram temizliğimizi yapıyoruz; çiçeklerimizi ekiyor ve kabrin etrafını temizliyoruz. Şehitlerimiz bizim varoluşumuzun sebebidir. Bugün buralara huzur içinde gelip gidebilmemizi onlara borçluyuz. Bayram süreci bizim için çok zor oluyor, adeta geçmek bilmiyor. Başlaması zor ve eziyetli olsa da Allah sabrını veriyor. Sağ olsunlar, vatandaşlarımız biz şehit ailelerini hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Hem kabristanda hem de evimizde ziyaretimize gelip bizimle konuşanlar oluyor. İnsanlarımızın bizi yalnız bırakmaması sabrımızı artırıyor ve bu süreci daha rahat atlatmamızı sağlıyor" dedi.
Manisa Büyükşehir Belediyesi, mezarlık ziyaretlerinde vatandaşların yanında oldu
19 Mart 2026 Perşembe - 14:04 Manisa Büyükşehir Belediyesi, mezarlık ziyaretlerinde vatandaşların yanında oldu Manisa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan Bayramı arifesinde il genelindeki mezarlıkları ziyaret eden vatandaşları yalnız bırakmadı. 17 ilçede eş zamanlı olarak yürütülen çalışma kapsamında, kabir ziyareti yapan vatandaşlara 20 bin adet Yasin-i Şerif ve 20 bin adet çiçek dağıtımı gerçekleştirildi. Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı koordinesinde düzenlenen etkinlikte, Mezarlıklar Dairesi Başkanı Yaşar Selcan, Defin Hizmetleri Şube Müdürü Lütfiye Topluca ve Mezarlık Bakım Onarım Şube Müdürü Fatih Uzun sahada vatandaşlarla bir araya geldi. Özellikle yoğunluğun yaşandığı Kırtık ve Çatal mezarlıklarında kurulan stantlarda dağıtımlar düzenli bir şekilde yapıldı. 17 ilçede eş zamanlı dağıtım Uygulama, yalnızca merkez ilçelerle sınırlı kalmayarak Manisa’nın en uzak mahallelerinden en büyük ilçelerine kadar toplam 17 ilçede aynı anda hayata geçirildi. Şehir merkezinde özellikle yoğunluğun en üst seviyede olduğu Kırtık ve Çatal Mezarlıkları girişlerinde kurulan hizmet noktalarında, belediye çalışanları vatandaşları karşılayarak çiçek ve Yasin-i Şerif takdiminde bulundu. Gün boyu süren çalışmalar neticesinde toplamda 20 bin adet Yasin-i Şerif ve 20 bin adet çiçek Manisalılara ulaştırıldı. Ziyaretlerin daha huzurlu bir atmosferde gerçekleşmesini amaçlayan Büyükşehir Belediyesi, bayram öncesinde mezarlıklarda temizlik, bakım ve onarım çalışmalarını da tamamlayarak alanları ziyarete uygun hale getirdi. Belediye ekipleri, gün boyu sahada kalarak vatandaşlara yönlendirme ve destek hizmeti sağlamaya devam etti.
İki evladı vahşice öldürülen anne, bayram öncesi evlatlarının kabrini ziyaret etti
19 Mart 2026 Perşembe - 14:03 İki evladı vahşice öldürülen anne, bayram öncesi evlatlarının kabrini ziyaret etti Sivas’ta geçtiğimiz yıl boğazları kesilerek öldürülen 22 yaşındaki Umutcan Şimşek ve 16 yaşındaki Melisa Şimşek’in acılı annesi Ayşegül Şimşek, Ramazan Bayramı öncesi evlatlarının kabrini ziyaret etti. Gözü yaşlı anne, "Bu yıl ilk kez çocuklarım olmadan bayram geçireceğim" dedi. Geçtiğimiz yıl 6 Mayıs tarihinde Sivas’ta yaşanan olayda anne Ayşegül Şimşek, oğlu Umutcan (22) ve milli sporcu kızı Melisa Şimşek’i (16) evde kanlar içerisinde bulmuştu. İki kardeşin boğazını vahşice keserek öldüren cinayet zanlısı Hüseyin Sönmez (34) Ankara’da yakalanmış, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Canice öldürülen Melisa ve Umutcan’ın annesi Ayşegül Şimşek, Ramazan Bayramı öncesi evlatlarının kabrini ziyaret etti. Yukarı Tekke Mezarlığı’nda çocuklarına dua eden Şimşek, gözyaşlarına hâkim olamadı. Acısının tarifsiz olduğunu söyleyen anne Ayşegüş Şimşek, "Bu yıl bayramı ilk kez çocuklarım olmadan geçireceğim. Çok zor ama mecbur. Her zamanki gibi onları burada bırakıp gideceğim. Buraya gelmek zor, gitmek ayrı bir zor. Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin. Onlar için dua ettim. Elimden başka bir şey gelmiyor. Onlar varken biz genellikle köye gider büyükleri ziyaret ederdik. Hep beraber toplanır bayram şenliği yapardık. Ama bu sene olmayacak. Herkesin bayramı mübarek olsun" dedi.
Suriyelilerin gönüllü geri dönüşü bayram öncesi de sürüyor
19 Mart 2026 Perşembe - 14:01 Suriyelilerin gönüllü geri dönüşü bayram öncesi de sürüyor Kilis Öncüpınar Gümrük Kapısı Gönüllü Geri Dönüş Merkezi’nde Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönüşü, Ramazan Bayramı öncesinde de devam ediyor. 8 Aralık 2024’te Suriye’de Esad rejiminin sona ermesinin ardından Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin gönüllü geri dönüş süreci hız kazanırken, bayram öncesi de hareketlilik sürüyor. ‘’Buradan dönüş yaparken herhangi bir ücret ödemiyoruz" Şanlıurfa’dan gelen Suriyeli Velid Aga, Türkiye’de iki yıldır bulunduğunu belirterek, "İnşaat sektöründe çalıştım. Türkiye güzel. Buradan dönüş yaparken herhangi bir ücret ödemiyoruz" dedi. ‘’Ben önce gidip düzen kuracağım’’ 13 yıldır Türkiye’de yaşadığını ifade eden Muhammed El Faraj ise "Burada okudum, aynı zamanda giyim sektöründe çalıştım. Güzel arkadaşlıklar edindim. Şu an Halep’e gidiyorum. Tüm Türk arkadaşlarımıza hayırlı bayramlar diliyorum. Ailem burada, ben önce gidip düzen kuracağım. Akrabalarımın yanında kalacağım, sonra ailem de gelecek" şeklinde konuştu. ‘’Türkiye’den çok memnunum’’ Kahramanmaraş’tan geldiğini söyleyen Muhammed Tahta da, "6 Şubat depreminden sonra geldim. 3 yıldır Türkiye’deyim. Burada çalıştım, şimdi Suriye’ye dönüyorum. Türkiye’den çok memnunum. İnsanlar çok iyi, güzel Türk arkadaşlıklar kurdum" diye konuştu.
43 ilin geçiş güzergahında trafik yoğunluğu arttı: Validen sürücülere "kurallara uyun" çağrısı
19 Mart 2026 Perşembe - 13:59 43 ilin geçiş güzergahında trafik yoğunluğu arttı: Validen sürücülere "kurallara uyun" çağrısı Ulaşımda 43 ilin geçiş güzergahı olan "kilit kavşak" Kırıkkale’de yaşanan trafik yoğunluğu havadan görüntülendi. Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim, 122 ekip ve 777 personelle sahada olduklarını belirterek, kazasız ve huzurlu bir bayram için sürücülere trafik kurallarına uymaları çağrısında bulundu. Bayram öncesi 43 ilin geçiş güzergahı "kilit kavşak" Kırıkkale’de trafik yoğunluğu yaşanıyor. Ramazan Bayramı tatilinde memleketlerine ve tatil bölgelerine gitmek isteyen vatandaşların yola çıkmasıyla araç trafiği öğle saatlerinden itibaren artış gösterdi. Polis ve jandarma ekipleri kent genelinde denetimlerini artırırken, Ankara-Samsun D200 kara yolundaki bazı kavşaklar trafik akışını rahatlatmak amacıyla geçici olarak kapatıldı. Kırıkkale-Samsun D200 kara yolunun Yahşihan ilçesi mevkiinde trafik yoğunluğu yaşanırken, Kırıkkale-Kayseri D765 kara yolunda araçların akıcı şekilde ilerlediği gözlendi. Yaşanan yoğunluk havadan da görüntülendi. Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, uygulama noktalarını ziyaret ederek, görevli personelin bayramını kutladı. Sarıibrahim, kentin 43 ili birbirine bağlayan stratejik bir noktada bulunduğunu belirterek, 122 ekip ve 777 emniyet ve jandarma personeliyle sahada olduklarını ifade etti. Vatandaşların huzurlu bir bayram geçirmesi için tüm önlemlerin alındığını vurgulayan Vali Sarıibrahim, "Bizim dileğimiz, isteğimiz ve arzumuz şudur: Kazasız, belasız, şeker tadında bir bayram geçirelim. Hep birlikte sevdiklerimizle, vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde bir bayram geçirmesini temenni ediyoruz" diye konuştu. Vali Sarıibrahim, sürücülere emniyet kemeri kullanımı, hız kurallarına uyulması ve dinlenme molalarının ihmal edilmemesi konusunda uyarılarda bulundu. Sarıibrahim, "Amacımız, vatandaşlarımıza katkı sağlayacak şekilde bayramın sağlık ve huzur içerisinde tamamlanmasıdır. İnşallah şu ana kadar herhangi bir kazamız yok. Bundan sonra da yaşanmamasını temenni ediyoruz" dedi.