KENT HABERLERİ - 26 Temmuz 2013 Cuma 13:03

12 yaşındaki çocuğa haciz şoku

A
A
A
12 yaşındaki çocuğa haciz şoku

İstanbul’un Bağcılar ilçesinde yaşayan Tatvanlı aile, 12 yaşındaki çocukları için gelen haciz tebligatı sarsıldı.

Herhangi bir kredi kullanmadıklarını söyleyen aile, kredinin çekildiği tarihte oğullarının 3 yaşında olduğunu belirtti. Konuya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yetkilileri de el koydu.Kural Ailesi, geçtiğimiz pazar günü Tatvan Kaymakamlığı tarafından evlerine gönderilen 8 bin 691 TL’lik kredi borcu tebligatı nedeniyle zor günler geçiriyor. 90’lı yıllarda Tatvan’dan İstanbul’a göçen aile 12 yaşındaki oğulları Hüseyin Kural adına 2004 yılında kullanıldığı iddia edilen 'Merkez Tarımsal Kalkınma Kooperatifi 100 Aile 2 Baş Süt Sığırcılığı' projesi kapsamındaki 8 bin 691 TL’lik borç nedeniyle şok oldu. Baba Bekir Kural 2004 yılında 3 yaşında olan oğlu Hüseyin Kural için böyle bir kredi kullanmadıklarını, hatta böyle bir krediden haberlerinin bile olmadığını belirterek, “Ben işteydim. Hanım aradı Tatvan Kaymakanlığı’ndan haciz kağıdı geldiğini söyledi. Kendisi de zaten ağlıyordu, işi bıraktım geldim. 90’lı yıllarda biz köyden göç ederek geldik. 1990 yılından bu yana bir kere babam rahmetli olduğunda vasiyeti üzerine Tatvan’a defnettik geldik. Bir daha da asla memlekete gitmiş değiliz. Çocuklar zaten Tatvan’ı hiç bilmiyorlar. Tatvan Kaymakamı’nı aradım doğruladı. Çocuğun her şeyini sorduğumda aynen cevaplandı. Biz böyle bir şey yapmadık dediğimizde, biz bilemeyiz bu para alınmış ödenecek dediler. 8 bin 691 33 TL’nin 2009’da bitmesi gerekiyordu, şimdiye kadar ödeme yapılmamış” dedi.

Hamallık yaptığını ve son bir hafta içinde aile düzenlerinin bozulduğunu, işinden olduğunu ifade eden baba Bekir Kural, Tatvan’da akrabalarının dahi bulunmadığını ifade ederek şöyle konuştu:

“Bende hamallık yapan bir kişiyim bu parayı nasıl ödeyeceğim. Olsa, zaten götürüp öderdim. Olmadığı için hem maddi hem de manevi çok zorlandım bir hafta içerisinde. Aile düzenimiz bozuldu, dengemiz bozuldu, işe gidemediğim için işimden oldum, işimden atıldım. Ben 8 ay bir şey yemeden içmeden çalışacağım ki 9 bin TL’yi ödeyeceğim. Şuanda işsiz kaldım, zor durumdayım. Bizim Tatvan’da hiç akrabamız yok. En dün kaymakam aradı, ‘sizin aileden biri çekmiş olabilir’ dedi. Bizim ailede 1994’dan beri hiç kimse orada yok ki. Benim bir akrabam böyle bir şey yapsa olur derim. Yani soy ismimi tutan kişi de yok orada. Ben bu projeyi ilk defa duydum. Süt projesi mi, süt kredisi mi bilmiyorum. Bundan sonra elimden ne gelirse yapacağım. Devlet beni hem maddi hem mani bir 90’da mağdur etti bir de 2013’te mağdur etti.”

Yaşadıkları durum karşısında çok üzgün olduklarını söyleyen anne Aycan Kural ise “Çok şaşırmış durumdayız, çok mağduruz. Zaten zor geçinen bir aileydik, bir de bu başımıza geldi. Çok üzgünüz. Yardım bekliyoruz, bu işin hallolmasını istiyoruz” diye konuştu.3 yaşında adına kredi çekilen ve kendisinden 8 bin 691 TL talep edilen 12 yaşındaki Hüseyin Kural ise “Ben de şaşırmış durumdayım. Babamın bu olayla ilgili dava açmasını istiyorum. Çok şaşırdım” dedi.

Öte yandan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı ekipler aileyi Bağcılarda’ki evlerinde ziyaret ederek, konu hakkında bilgi aldı. Aldıkları bilgileri rapor haline getireceklerini söyleyen yetkililer, raporun bakanlığa sunularak çözüm aranacağını söyledi.

UĞUR ULU
İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Hasan Ali Yücel Kütüphanesi hizmete girdi İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’ta uzun süredir atıl duran binayı, modern ve teknolojik altyapısıyla doğayla iç içe bir kütüphaneye dönüştürdü. Köy Enstitülerinin kurucusu, eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in adını taşıyan kütüphane hizmete alındı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, gençlere seslenerek, "Siz yeter ki öğrenmek isteyin; biz de İzmir’i kütüphaneler şehri yapmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Prof. Dr. İlber Ortaylı Kütüphanesi’nin ardından Kültürpark’a kazandırma müjdesini verdiği ikinci kütüphane de hizmete girdi. Kültürpark’ta kullanılmayan İzmir Tarih ve Sanat Müzesi Taş Eserler Bölümü modern ve erişilebilir bir kütüphaneye dönüştürüldü. 2 bin metrekarelik alanın bin 500 metrekarelik kapalı kısmı estetik ve fonksiyonel hale getirilirken, 500 metrekarelik bahçeye çim serimi yapıldı. Kütüphaneye, Köy Enstitüleri’nin kurucusu eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in adı verildi. Kütüphaneler şehri İzmir İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kente yeni bir kütüphane daha kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını kaydederek, gençlere şöyle seslendi: "Gençler, İzmir’in en büyük kütüphanesini Kültürpark’ta sizler için açtık. 20 bin kitaplık Hasan Ali Yücel Kütüphanemizde; sesli ve sessiz çalışma alanlarından bilgisayarlı masalara ve araştırma bölümlerine kadar ihtiyaç duyacağınız her şey hazır. İlber Ortaylı Kütüphanesi’nin ardından Kültürpark’ta açtığımız ikinci kütüphanemiz, pazar hariç her gün 08.00-23.00 arasında sizleri bekliyor. Siz yeter ki öğrenmek isteyin; biz de İzmir’i kütüphaneler şehri yapmak için."
Amasya Amasya Valiliği’nden şehirdeki içerik üreticilerine ’bilinçli içerik’ semineri Amasya’da içerik üreticilerine yönelik dijital çağda bilinçli içerik üretimi başlıklı seminer düzenlendi. Amasya Valiliği’nin düzenlediği programda çeşitli alanlarda yetkili isimler bilgilerini katılımcılarla paylaştı. Afet ve kriz anlarında etkili yönetim ile sosyal medya paylaşımlarına dikkat çeken Vali Önder Bakan, "Doğru bilgi kriz anında hayat kurtarırken yanlış bilgi ise telafisi çok güç sonuçlar doğurabiliyor" dedi. Alanlarında etkin isimler sunum yaptı Afet ve kriz anlarında iletişim, sosyal medya mecralarının dünü, bugünü, geleceği, güncel siber tehditler, bireysel ve kurumsal koruma yöntemleri, çocuklarda ve hassas gruplarda sosyal medya, sosyal medyada yapay zekanın kullanımı, kamu düzeni ve kullanımı açısından sosyal medya kullanımı, yardım toplama mevzuatı ve bunun sosyal medyaya yansımaları, siber suçlara genel bakış ve hukuki çerçevesi başlıklı sunumlar gerçekleştirildi. Bakanlıklar ile İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin alanlarında gerçekleştirdiği çalışmalar izletildi. Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Yakup Türköz, Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazan Kahraman, Avukat Buğrahan Koçak ile sosyal destek uzmanı, emniyet ve jandarma görevlileri programda sunum yaptı. "Doğru bilgi kriz anında hayat kurtarıyor" Afet ve kriz anlarında etkili yönetim ile sosyal medya paylaşımlarının önemine dikkat çeken Amasya Valisi Önder Bakan, "Bilgi paylaşırken teyitli bilgi olması çok önemli. Sorumluluk bilincinde hareket etmek büyük önem taşıyor. Doğru bilgi kriz anında hayat kurtarırken yanlış bilgi ise telafisi çok güç sonuçlar doğurabiliyor" diye konuştu. Büyük Amasya Oteli’nde gerçekleşen programa katılan içerik üreticisi Nagehan Öztürk, yapay zeka, siber suçlar gibi alanlarda bilgi edindiklerini belirtti. İçerik üreticisi İsmail Koç da, verimli geçen programı organize eden Amasya Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevlilerine teşekkür etti.
Kastamonu Genç sanatçı alçıyla duvarları resim tablosuna dönüştürüyor Kastamonu’da uzun yıllardır resimle ilgilenen 22 yaşındaki genç sanatçı, rölyef çalışmasıyla duvarları tabloya dönüştürüyor. Bir çalışma için günlerini harcayan sanatçı, yaptığı eserlerin yapay zeka ürünü olduğu sanıldığını ifade etti. Kastamonu’da yaşayan 22 yaşındaki Alperen Karaahmetoğlu, küçük yaşlardan itibaren resime duyduğu ilgiyi duvarlara yansıtıyor. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde son sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam eden Alperen Karaahmetoğlu, kabartma ve oyma teknikleriyle duvarlara rölyef çalışmaları yapıyor. İlk olarak çalıştığı bir kafenin duvarını rölyef sanatıyla buluşturan Karaahmetoğlu, gelen olumlu dönüşlerin ardından sanatını profesyonel hale getirmeye karar verdi. Daha sonra iş yerlerine, evlere, binalara alçı kullanarak kabartma ve oyma tekniğiyle rölyef çalışması yapmaya başlayan Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çizimleri tuval yerine duvara çiziyor. Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çalışmaları gören birçok kişinin yapay zeka ya da kalıp kullanıldığını düşündüğünü ifade etti. "Ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım" Kardeşlerinin de kendisi gibi resimle ilgilendiğini söyleyen Alperen Karaahmetoğlu, "Küçükken elime geçen ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım. Resime de ilgim hep devam etti. Liseyi de Güzel Sanatlar Lisesi’nde bitirdim, üniversite eğitimimi de Güzel Sanatlar Fakültesinde sürdürüyorum. Duvar resmi sektörüne yaklaşık 5 sene önce girdim. Çalıştığım kafenin duvarına resim yapmıştım. O zaman ki şartlarında çok bilinen bir teknik olmadığı için fazla talep görmedi. Daha sonra farklı alanlarda çalışma sürecim oldu, kafelerde ve farklı sektörlerde çalıştım. Ama sanatım için vakit yeterli olmadı. "Benim yaptığım işe de ‘yapay zeka’ diyorlar" Yaptığı sanata vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini söyleyen Karaahmetoğlu, "Günümüzde yoğun talep görüyor, insanlar ilgi gösteriyorlar. El yapımı sanat malzemelerine hasret kaldık. Günümüzün belası yapay zeka, benim yaptığım işe de ‘yapay zeka’, ‘kalıptan çıkartmış, oraya yapıştırmış’ dediler. Yapay zekaya yetişebildiysek ne mutlu bana" diye konuştu. "Bu işin en uzun süren safhası tasarım" Yaptığı eserlerin yapılma sürecini anlatan Karaemetoğlu, "Bu teknik, Rönasans’tan, Orta Çağ’dan nasıl devam ediyorsa biz de ham maddeleri biraz değiştirerek aynı şekilde devam ediyoruz. O zaman mermer tozu kullanılıyorsa şu an alçı kullanılıyor, o zaman yumurta akı kullanılıyorsa şu an tutkallar ve akrilikler kullanılarak aynı emekle işliyoruz. Bu çalışmanın yapımında tasarımını da kendim yapıyorum. Bu işin en uzun süren safhası tasarım. Bu işi bir kez yaptıktan sonra bina yıkılana kadar göz önünde olacak. Toplum olarak el emeğine gereken değeri veren bir millet olduğunu düşünüyorum. Bir defa yapıldıktan sonra o eser orada hep kalacak. Tasarımdan sonra işçiliği başlıyor. Her çalışmada teknik değişiyor. Yüzeyler birbirini tutmuyor. Kastamonu’da yılın büyük kısmında havanın soğuk olmasından dolayı alçının kuruması zaman alıyor. Alçı kurumadığı için zaman istiyor" şeklinde konuştu. Türkiye’yi sanat dünyasında iyi bir yere taşımayı hedeflediğini dile getiren Karaahmet, "Oturduğum bir kafelerde, gittiğim bir yerde yaptığım tablonun olması, rölyefin olması beni çok mutlu ediyor. Yaptığım işten dolayı çok mutluyum. İnsanların olumlu dönüşleri beni çok mutlu ediyor. İnsanlar görmese sadece ben bile görsem seviniyorum. Çünkü bir duvara ruh katıyorsunuz. Tamamen zihninizden tasarladığınız işleri ortaya koymak mutlu ediyor. Bu işi mesleğim haline getirmek istiyorum. Amacım sanat adına ülkemizde ve ülkemiz dışında bir şeyler yapmak" ifadelerini kullandı.