DÜNYADAN FUTBOL - 09 Mart 2012 Cuma 18:10

14. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası başladı

A
A
A
14. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası başladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 14. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nın resmi açılışını yaptı.

Ataköy Atletizm Salonu'nda düzenlenen organizasyonun akşam seansı öncesinde gerçekleştirilen resmi açılışı töreni Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) Başkanı Lamine Diack, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören'in katılımıyla gerçekleştirildi.

Başbakan Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan ile birlikte salona geldiği açılışta yaptığı konuşmasında, böyle büyük bir organizasyona ev sahipliği yapmanın gururu içerisinde olduklarını ifade ederek, "Bugün resmi açılışını yaptığımız böyle anlamlı, güzel bir kapalı spor salonunda bunu gerçekleştirmenin mutluluğu, ülkem adına bizlere gurur veriyor. Milletim adına bizlere gurur veriyor. Tekrar 'hayırlı olsun' diyorum" dedi.

Başbakan Erdoğan, 3 gün boyunca 14. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nı burada takip edeceklerini belirterek, "Ataköy Atletizm Salonu'nda inanıyorum ki dünyaya en güzel barış, dayanışma ve dostluk mesajları ileteceğiz. Yakın ya da uzak ülkelerden gelmiş tüm dostlarımız burada. İstanbul'da lütfen kendilerini misafir gibi değil, ev sahibi gibi kabul etsinler. Zira bu şehir insanlık tarihine, dünyanın kadim medeniyetlerine ev sahipliği yapmış, medeniyetlere köprü olduğu kadar, medeniyetler inşa etmiş bir şehirdir. Türkiye'nin misafirperverliği, İstanbul'un eşsiz güzellikleri eminim ki sizleri tekrar buraya çekecek, İstanbul ve Türkiye'nin diğer tüm güzel şehirleri sizi büyük bir samimiyetle kucaklayacaktır. Tüm sporcularımızın ve misafirlerimizin İstanbul'dan en güzel hatıralarla ülkelerine dönmelerini temenni ediyorum. Yarışmalarda tüm ülke sporcularına başarılar diliyorum. Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği'ne, Sayın Başkan ve ekibine, organizasyonda görev alan tüm dostlarımıza özellikle
teşekkür ediyorum. Şampiyonanın ülkelerimiz, halklarımız, tüm dünya için barış, huzur, refah getirmesini diliyorum. Sporun dostluk ruhunun dünyamıza egemen olmasını diliyorum. Ve şimdi 14. Dünya Atletizm Şampiyonası'nı açıyorum. Başarılar diliyorum" şeklinde konuştu.

Erdoğan, açılış töreninin bitiminin ardından salondan ayrıldı.

DİACK: "RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN BİZİMLE OLMASI SON DERECE ÖNEMLİDİR"

Başbakan Erdoğan'dan sonra söz alan IAAF Başkanı Lamine Diack, açılış töreninde yaptığı konuşmasında 2012 yılında IAAF olarak düzenledikleri en büyük etkinlik olan Dünya Salon Atletizm Şampiyonası açılış töreninde salonda bulunanları ağırlamanın ayrıcalığını yaşadığını dile getirerek, "Londra Olimpiyatları'nda zirveye ulaşacak olan heyecan ve atletizm dolu bu yılın kusursuz başlangıcını burada yapıyoruz. Kalplerimiz bir kez daha tüm müsabakaların gerçekleşeceği yerde olacak. Türkiye, bu yıl ilk defa IAAF'ın etkinliklerine ev sahipliği yapıyor olsa da Türk atletleri ve devletin yetkili mercileri, 2012 yılında kuruluşunun 100. yıldönümünü kutlayan IAAF'ın tarihine ciddi bir katkıda bulunmuştur. Hem Avrupa'daki atletizm geleneğini yakalayan, hem de Asya'daki yeni pazarlara erişimi sağlayan Türkiye'de atletizme olan ilginin artması, IAAF için, atletizmin dünya çapında gelişmesi açısından büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.

Diack, unutulmaz bir Dünya Salon Atletizm Şampiyonası için Türkiye'nin büyük çaba sarf ettiğini vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz organizasyon Türkiye'nin sporda mükemmeliyeti yakalamaktaki kararlılığının en büyük kanıtıdır. Dolayısıyla, Türkiye Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bu akşam bizimle birlikte olması son derece önemlidir. Şu an içinde bulunduğumuz 7500 kişi kapasiteli ve yanında bulunan ısınma tesisleriyle Türkiye'nin ilk atletizm salonu olan Ataköy Atletizm Arena, atletizm mirasını uzun yıllar yaşatmaya devam edecektir. Eminim ki sporcularımız bu muhteşem seyircilerin beklentilerini karşılayacak ve atletizm tarihine eşsiz sayfalar eklemeye devam edeceklerdir" ifadelerini kullandı.

BAKAN KILIÇ: "EŞSİZ ORGANİZASYONA EV SAHİPLİĞİ YAPTIĞIMIZ İÇİN GURURLUYUZ"

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, 14. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Bu salon bugüne hazır olabildiyse, bugün bu salon 172 ülkenin bayraklarını ve gençlerini burada misafir edebiliyorsa, bütün imkanlar seferber edilebildiyse, hiç kuşkusuz bundaki en büyük emek ve pay sahibi, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrarını borçlu olduğumuz sizsiniz, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır" dedi.

Kılıç, açılış törenindeki konuşmasında, organizasyonun 172 ülkenin katıldığını hatırlatarak, "Dünyanın neredeyse tüm renkleri, tüm bayrakları burada gururla önümüzdeler, gerçekten büyük bir onur duyuyoruz. Neredeyse bütün diller, bütün dinler, bütün renkler, bütün ırklar, sporun barışa ve kardeşliğe olan evrensel çağrısıyla bugün karşımızdalar, yanı başımızdalar. İstanbul 3 gün süreyle sporun anası kabul edilen, 47 branşı bünyesinde barındıran atletizm sporunun sporcularını misafir edecek. Medeniyetlerin, kültürlerin, tarihlerin, coğrafyaların kesişim kümesi olan, bir tarih başkenti, bir spor başkenti kimliğini taşıyan İstanbul'da, bu eşsiz organizasyonla ev sahipliği yapmaktan dolayı gerçekten büyük gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu.

Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'na ev sahipliği yapılmasında emeği geçen isimlere teşekkür eden Kılıç, "Bu salon bugüne hazır olabildiyse, bugün bu salon 172 ülkenin bayraklarını ve gençlerini burada misafir edebiliyorsa, bütün imkanlar seferber edilebildiyse, hiç kuşkusuz bundaki en büyük emek ve pay sahibi, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrarını borçlu olduğumuz sizsiniz, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Kendisine teşekkürlerimi ifade ediyorum. İnşallah bu heyecanla, bu destekle, bu katkılarıyla birlikte biz Türkiye'nin nice kentinde, nice büyük organizasyonlara ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Açılış konuşmasında son olarak söz alan Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Mehmet Terzi ise, en önemli küresel spor organizasyonlarından birini düzenledikleri için büyük gurur duyduklarını söyledi.
Terzi, şampiyonanın Türkiye'de gerçekleşmesini sağlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan'a teşekkür ederek, izleyicilere keyifli bir şampiyona diledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da 82 yaşındaki yeminli mali müşavirden köy hayatına örnek proje Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan 82 yaşındaki yeminli mali müşavir, ilerleyen yaşına rağmen üretimden kopmuyor. Gelecek nesilleri köy hayatına alıştırmak, toprağın değerini anlatmak ve üretimin her aşamasında yer almak amacıyla çalışmalarını sürdüren azimli mali müşavir, son 2 yılda köyündeki 53 dönümlük araziye bin 250 kiraz, 420 incir ağacı dikerek örnek bir projeye imza attı. Alanya’nın Uğurlu Mahallesi’nde atadan kalma bahçeleri tarıma kazandırmak için büyük uğraşlar veren 82 yaşındaki yeminli mali müşavir Mevlüt Güven azmi ile dikkat çekiyor. Uzun yıllar mesleğini icra eden ve emekliliğinin ardından da köyüne dönerek üretime yönelen yeminli mali müşavir, sabahın erken saatlerinde başladığı çalışmalar adeta gençlere taş çıkarıyor. Dikimden budamaya, sulamadan bakım çalışmalarına kadar her aşamada bizzat yer alan 82 yaşındaki üretici, hem gençlere hem de yaşıtlarına örnek oluyor. "Atadan kalma çiftçilik genlerimiz var" Çiftçiliğin kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Mevlüt Güven, mesleğini sürdürürken de köyüne katkı sağlamaya çalıştığını belirterek şunları söyledi: "Ben yeminli mali müşavirim ama şu anda aktif olarak çiftçilikle uğraşıyorum. Çünkü temelimizde, atadan kalma çiftçilik genlerimiz var. Mesleğimi yürütürken de köyüme ve çevreme yararlı olabilmek amacıyla 2002 yılında 5 bin ağaçlık bir kiraz çiftliği kurmuştum. Bugün o bölgede çiftçi kayıt sistemine kayıtlı yaklaşık 400 bin kiraz ağacı bulunuyor. Buna öncülük yapmış olmaktan büyük mutluluk duyuyorum." Kırsaldan kente göçün bu gerilemenin en önemli nedenlerinden biri köy okullarının kapatılması olduğunu vurgulayan Güven, "Son 40 yılda kırsal alandan şehirlere yaklaşık 40 milyonluk bir göç yaşandı. Bunun en önemli nedenlerinden biri 2000’li yıllarda köy okullarının kapatılması ve taşımalı eğitim sistemine geçilmesi oldu. Okullar kapatılınca genç nüfus mecburen şehirlere ya da okulun olduğu merkezlere taşındı. Bu süreç, köylerin boşalmasına ve tarımın geri plana itilmesine yol açtı" dedi. "Ekonomik krizlerin temelinde tarımdan kopuş var" Yaşanan ekonomik sıkıntıların temel nedenlerinden birinin tarımdan uzaklaşılması olduğunu savunan Güven, "Bugün yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz birçok ürün ithal ediliyor. Antalya, Adana, Aydın ovalarında pamuk ekimi neredeyse kalmadı. Konya Ovası’nda, Kayseri, Niğde, Ankara, Eskişehir, Afyon ovalarında buğday ekimi durma noktasına geldi. Pirinç, mercimek, nohut gibi temel ürünleri bile ekemez hale geldik. Bunun en büyük sebeplerinden biri kırsalda yaşayan insanların zorunlu olarak şehirlere göç ettirilmesidir. Tarım yapılmayınca her şey ithal ediliyor, bu da ülke ekonomisini doğrudan etkiliyor’’ ifadelerini kullandı.
Bolu Onlarca köylü bir araya geldi, geleneksel orta oyunları kahkahaya boğdu Bolu’nun Mudurnu ilçesinde Osmanlı döneminden günümüze uzanan ve kış gecelerinin vazgeçilmezi olan ’Birikme Geceleri’ geleneği yaşatılmaya devam ediyor. Delice köyünde bir araya gelen vatandaşlar, soba başında sergilenen orta oyunlarıyla teknolojiden uzak, keyifli anlar yaşadı. Mudurnu ilçesine bağlı köylerde, kış aylarının uzun ve çetin geçtiği dönemlerde sosyal dayanışmayı artırmak amacıyla başlatılan asırlık, "Birikme Geceleri", Sürmeli köyünün ardından bu hafta Delice köyünde gerçekleştirildi. Çevre köylerden de yoğun katılımın olduğu etkinlikte, köy konağını dolduran vatandaşlar, dedelerinden miras kalan kültürü canlandırdı. 20 farklı oyun kahkahaya boğdu Geçmişte elektrik, telefon ve televizyonun olmadığı zamanlarda gaz lambası ışığında yapılan eğlenceleri günümüze taşıyan köylüler, izleyenleri kahkahaya boğdu. Köy odasında yanan sobanın etrafında toplanan kalabalık, temsili olarak sahnelenen motor tamiri oyunu, eski usul tartı oyunu, tarla ekmeği ve yabani hayvanlardan koruma oyunu, semer oyunu, yoğurt yeme yarışması ilgiyle izlendi. Yaklaşık 20 farklı geleneksel oyunun sergilendiği gecede, vatandaşların performansı izleyicileri gülme krizine soktu. "Bilgisayara ve televizyona bağlı kalmaktan kurtarmak istiyoruz" Geleneksel kültürün yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapan Delice köyü muhtarı Muzaffer Yalçın, teknolojinin insanları yalnızlaştırdığına dikkat çekti. Etkinlik hakkında konuşan Muhtar Yalçın, şunları söyledi: "Eski adetlerimizden olan ’Birikme Geceleri’ni yaşatmaya çalışıyoruz. Amacımız daha çok katılımcıya ulaşmak ve gençlerimize bu gelenekleri aktarmak. Bu akşam etkinlik sayımızı artırarak daha zengin bir program sunduk. Gençlere örnek olmak, onları sadece bilgisayara ve televizyona bağlı kalmaktan kurtarmak istiyoruz. İnsanların bu tür etkinliklerle de mutlu olabileceğini, sosyalleşebileceğini gösteriyoruz." Gecenin sonunda köylüler, imece usulü hazırlanan ikramlar eşliğinde sohbet ederek geleneği sürdürmenin mutluluğunu yaşadı.
İstanbul bizz@kampüs’te genç fikirler bu yıl GODIVA için yarışacak Gençlerin pazarlama odaklı stratejileriyle katıldığı bizz@kampüs’te bu yıl üniversitelerin 3. ve 4. sınıf ile yüksek lisans öğrencileri, GODIVA markası için yarışacak. "Fikirlerinle Işılda" sloganıyla düzenlenen yarışmanın başvuruları 12 Ocak-9 Şubat 2026 tarihleri arasında alınacak, ilk 3’e giren takımlara toplam 300 bin TL ödül ve uzun süreli staj hakkı verilecek. Her yıl farklı bir pladis markası için gençlerin pazarlama odaklı stratejiler geliştirdiği bizz@kampüs, 15’inci yılında odağına global premium çikolata markası GODIVA’yı aldı. Üniversitelerin 3. ve 4. sınıf ile yüksek lisans öğrencilerinin katılabildiği yarışmada gençler "Fikirlerinle Işılda" sloganıyla bu kez GODIVA için yenilikçi pazarlama fikirleri geliştirecek. 2-3 kişiden oluşan takımların yarışacağı bizz@kampüs için başvurular 12 Ocak-9 Şubat 2026 tarihleri arasında www.bizzkampus.com/tr sitesinden yapılabilecek. Katılım şartlarını sağlayan takımlar, belirtilen tarihe kadar sunumlarını gönderebilecek. Bu aşamayı geçen ilk 50 takım, projelerini detaylandıracakları yeni bir sunumla yarışma sürecine devam edecek. Değerlendirme sonrası ilk 10 takım finale yükselecek. Finalde takımların jüri üyeleri karşısındaki sunumlarının ardından ilk 3 belli olacak. Birinciye 125 bin TL, ikinciye 100 bin TL, üçüncüye 75 bin TL ödül verilecek yarışmada, dereceye giren takımlar uzun dönem staj hakkı da elde edecek. "Gençlerin uygulamalı deneyim kazanmasına zemin hazırlıyoruz" pladis TURCA ( Türkiye ve Orta Asya ) İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Eylem Özgür, bizz@kampüs’le, gençlerin stratejik düşünme, içgörüden fikir üretme, ikna ve planlama alanlarında uygulamalı deneyim kazanmasına zemin hazırladıklarını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: "bizz@kampüs, gençlerin iş dünyasını tanıma fırsatı buldukları, kendilerini farklı yönleriyle ortaya koyabildikleri güçlü bir gelişim alanı. Takım çalışması, fikirlerini savunma ve planlama gibi pek çok yetkinliği bu süreçte birebir deneyimliyorlar. Bu yıl da GODIVA gibi ilham veren bir markayla çalışmalarının, gençlerimizin bakış açılarını genişleten ve vizyonlarını besleyen çok değerli bir fırsat sunacağına inanıyoruz. Onların bu yolculuktan aldıkları ilhamla hayallerine cesaretle yönelmelerini ve geleceğe umutla bakmalarını diliyoruz." "Gençlerin cesur fikirlerini marka yönetimi deneyimiyle buluşturuyoruz" pladis TURCA CMO’su Mustafa Kabakçı, pazarlama faaliyetlerinin markalara uzun vadeli değer kattığını ve bizz@kampüs’ün bu sürece önemli katkı sağladığını vurguladı. Kabakçı şöyle konuştu: "Pazarlama artık sadece ürünü anlatmak değil; içgörülerden beslenerek anlam, duygu ve deneyim tasarlamayı gerektiriyor. bizz@kampüs, gençlerin bu bakış açısını bir marka problemi üzerinden deneyimleyebildikleri çok değerli bir platform. GODIVA gibi global ölçekte güçlü bir markayla çalışmak, stratejik düşünmenin, hikâye anlatımının ve deneyim tasarımının pazarlamadaki karşılığını somutlaştırıyor. Gençlerin cesur fikirlerinin marka yönetimi deneyimiyle buluşmasının hem onlar hem de sektörümüz için çok kıymetli."