GÜNDEM - 29 Kasım 2021 Pazartesi 18:49

446 yıllık tarihi Selimiye Camii’nde 40 ay sürecek restorasyon başladı

A
A
A
446 yıllık tarihi Selimiye Camii’nde 40 ay sürecek restorasyon başladı

Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camii’nin restorasyonu için ihalenin ardından yüklenici firmanın çalışmalara başladığını açıklayan Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren, çalışmaların 40 ay süreceğini, aydınlatmaların yapılacağı minarelerin Yunanistan’dan bile çok rahat görülebileceğini söyledi.

Edirne’de 1568 yılında Mimar Sinan’ın 90 yaşındayken yapımına başladığı ve 7 yıl süren çalışmaların ardından 1575 yılında ibadete açılan Selimiye Camii’nin kapsamlı restorasyonu için çalışmalar başladı. 446 yıllık tarihi caminin restorasyonu Vakıf Genel Müdürlüğünce yürütülecek. 40 ay sürecek restorasyon çalışmaları boyunca cami ibadete ve ziyarete açık olacak. Caminin cam ve ahşap pencereleri tamamen yenilenecek, kalem işlerindeki bozulmalar da restorasyon çalışmalarıyla giderilecek.

"Yunanistan’dan dahi görülecek"

Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren, restorasyonu gerçekleştirecek firma ile 26 Kasım’da yer teslimi yapıldığını belirterek, bugün itibarıyla çalışmaların başladığını söyledi. Çalışmaların 40 ay sürmesini öngördüklerini ifade eden Güneren, caminin minarelerinde de aydınlatmalar yapılacağını vurguladı. Güneren, profesyonelce gerçekleştirilecek çalışmalar sonrası Selimiye Camii’nin Yunanistan’dan dahi çok rahat görülebileceğini söyledi.

Selimiye İmam Hatibi Yusuf Serenli de, “Dünya mirası Selimiye Camii’mizde uzun bir aradan sonra restorasyon çalışmaları başlayacak. Caminin birçok bölümü restore edilecek. Camideki kurşunlar ve hat yazıları yenilenecek” ifadelerini kullandı.

Mehmet Basmacı - Şener Urfa

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TESK Genel Başkanı Palandöken: "Elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış ile elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor" dedi. Enerji maliyetlerindeki artış ve İran-ABD savaşının etkisiyle yükselen petrol fiyatlarının esnafı olumsuz etkilediğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Palandöken esnaf ve sanatkarlara yönelik özel bir enerji ve ticari akaryakıt tarifesinin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, "Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış ile elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor. Zaten zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan esnafımız için enerji maliyetlerindeki bu yükseliş, iş yapmayı her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Artan elektrik, doğal gaz ve akaryakıt giderleri hem esnafın maliyetlerini yükseltiyor hem de fiyatlara yansıyarak enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor. Bu nedenle esnaf ve sanatkarlarımıza yönelik özel bir enerji ve ticari akaryakıt tarifesinin hayata geçirilmesi çok önemli. Elektrik, doğal gaz ve akaryakıtta esnafımıza uygulanacak daha uygun bir tarife, işletmelerin maliyetlerini azaltacak ve piyasadaki fiyat artışlarının önüne geçilmesine katkı sağlayacaktır. Esnafın ayakta kalması, piyasaların canlı kalması demektir. Esnaf ve sanatkara verilecek bu destek hem ticaretin sürdürülebilirliğine hem de enflasyonun düşmesine önemli katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
Ankara HAK-İŞ 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlayacak HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün Bursa’da kutlanacağını bildirdi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in her yıl farklı bir ilde gerçekleştirdiği 1 Mayıs kutlama geleneği kapsamında, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün Bursa’da kutlanacağını açıkladı. Arslan, Bursa’da düzenlenecek kitlesel kutlamaların yanı sıra, 1 Mayıs haftası boyunca Türkiye’nin farklı illerinde gerçekleştirilecek etkinliklerle emeğin gündeminin ülke genelinde güçlü bir şekilde dile getirileceğini ifade etti. Arslan, 1 Mayıs’ta sadece çalışma hayatına ilişkin taleplerin değil, aynı zamanda küresel ölçekte yaşanan insanlık dramlarının da gündeme taşınacağını belirterek, "Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz" dedi. HAK-İŞ’in Bursa’daki 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ve beraberindeki heyetin de katılacağını ifade etti. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, her yıl ayrı bir ilde 1 Mayıs kutlama geleneğimize uygun olarak, bu yıl 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günü kutlamalarını emeğin ve alın terinin şehri Bursa’da saat 11.00’de Gökdere Meydanı’nda gerçekleştireceğiz. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününü Genel Başkan Yardımcılarımızın katılımlarıyla bir haftalık takvim şeklinde ülkemizin farklı illerindeki etkinliklerle, 1 Mayıs günü de Bursa ve İstanbul Taksim başta olmak üzere tüm Türkiye’de gerçekleştireceğiz. HAK-İŞ’in, otomotivden tekstile Türkiye ekonomisinin lokomotifi, üretimin ve emeğin en önemli şehirlerinden biri olan Bursa’da gerçekleştireceği 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü kutlamalarında çalışanların talep ve beklentilerini dile getireceğiz. HAK-İŞ olarak, vergide adaletin sağlanmasından, hayat pahalılığı ile mücadeleye, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasından mevsimlik, geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümüne, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemine kadar pek çok konuyu gündeme getireceğiz. Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları en sert şekilde telin edeceğiz. Bursa’da gerçekleştireceğimiz kitlesel 1 Mayıs kutlamalarının yanı sıra, başta İstanbul Kazancı Yokuşu ve Taksim Anıtı olmak üzere, HAK-İŞ il Başkanlıklarımız aracılığıyla bütün illerde etkinlikler düzenlenecek ve HAK-İŞ 1 Mayıs bildirisi okunacak, taleplerimiz güçlü bir şekilde dile getirilecektir."
Sivas Rus güzele gönlünü kaptıran kangala kadınlardan tepki: "Bizim erkeklerimiz böyledir" Sivas’ta kaybolan yavru kangalını bir Sibirya kurdunun yanında bulan kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, hayvanların kurduğu bağ üzerinden ’savaşı bırakın’ çağrısı yaptı. Yıldız, görüntülere "Sibirya kurdunun burada ne işi var, bizim erkeklerimiz böyledir" şeklinde yorumların da geldiğini söyledi. Sivas’ta yaşayan uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, günlerdir aradığı yavru kangalını bir dişi Sibirya kurdunun yanında bulmuş ve büyük şaşkınlık yaşamıştı. İki hayvanın birbiriyle oyun oynadığını ve yakınlık kurduğunu gören Yıldız, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydederek sosyal medya hesabında paylaştı. Kısa sürede gündem olan görüntüler, çok sayıda yorumu da beraberinde getirmişti. Görüntülere hem olumlu hem de olumsuz dönüşler olduğunu belirten Yıldız, "Olumlu dönüşler geldi, esprili yorumlar yapanlar da oldu. Bunun yanı sıra olumsuz dönüşler de oldu. ’Sibirya kurdunun burada ne işi var, bizim erkeklerimiz böyledir’ gibi dönüşler de oldu" dedi. Yaşanan olayın insanlar için önemli bir mesaj içerdiğini ifade eden Yıldız, hayvanların farklılıklarına rağmen bağ kurabildiğine dikkat çekerek, "Dünyada aslında herkes aynı dili konuşuyor. Hayvanlardan öğrenecek çok şey var. Çok zıt kutuplardan gelseler bile aralarında gönül bağı kurabiliyorlar. Buna rağmen insanların neden savaştığını anlamak zor. Savaşları bırakıp hayvanları örnek almalıyız" ifadelerini kullandı. "Hayvanları örnek alın" Bir Sibirya kurdu ile bir Sivas kangalının bağ kurup, çok mutlu olduklarını gördüklerini söyleyen Hüseyin Yıldız, "Kangalımızı kaybetmiştik ve her yerde onu arıyorduk. Sonra kangalı aramaya başladık ve bizimkine benzemeyen bir ırk ile beraber gördük. O ırkın da Sibirya kurdu olduğunu anladık. Bizim kangalın bakışlarında bir utanma hissettim. Kangala ’sen sevgili mi yaptın’ dedim. O anları da kayda alarak, sosyal medyada paylaştım. Görüntüler çok ilgi gördü. Olumlu dönüşler geldi ve esprili bir şekilde yazanlar da oldu. Bunun yanı sıra olumsuz dönüşler de oldu. ’Sibirya kurdunun burada ne işi var, bizim erkeklerimiz böyledir’ gibi dönüşler de oldu. Hayatımızda hep vurma, kırma, patlatma, yakma ve öldürme gibi durumlardan bu görüntü ile insanları biraz uzaklaştırmış olduk. Dünya aslında aynı dille konuşuyor ama diller arasında bir fark var. Biz insanların barış içerisinde yaşamasını aslında hayvanlar aleminde görüyoruz. Hayvanlar çok zıt kutuplardan da gelse birbirleri ile gönül bağı kurabiliyorlar. Bu durum böyleyken insanlar neden savaşıyor bilemiyorum. Savaşları bırakın ve bununla alakalı hayvanları kendinize örnek alın. Bir Sibiryalı ile bir Sivaslının bağ kurup, çok mutlu olduklarını gördük" dedi.