TEKNOLOJİ - 19 Eylül 2017 Salı 16:35

5G teknolojisi 2020 yılında kullanılmaya başlanacak

A
A
A
5G teknolojisi 2020 yılında kullanılmaya başlanacak

BTK-DETECON iş birliğinde düzenlenen Gelecek Düzenlemeler Çalıştayı’nda konuşan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan, “Tahminlere göre, 5G teknolojisi 2020 yılında kullanılmaya başlanacak. Türkiye’nin, uluslararası standartları şimdilerde belirlenen bu yeni nesil mobil haberleşme teknolojisiyle, dünyada ilk tanışan ülkelerden biri olmasını ve bunu yaparken de tüketici konumdan üretici konuma geçmesini hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

BTK-DETECON iş birliğinde düzenlenen Gelecek Düzenlemeler Çalıştayı, BTK Merkez Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Çalıştayda BTK ile DETECON arasında Türkiye pazarıyla birlikte bölgesel bilgi ve iletişim teknolojileri pazarının güçlenmesini sağlayacak ve uzman kadrolardan oluşacak ICT HUB kurulumuna dair niyet mektubu BTK Başkanı Sayan ve DETECON Avrupa Yöneticisi Grunert tarafından imzalandı.

Ülkelerin, ancak üretimle güçlenebildiğinin ve tamamen ithal ürünleri kullanarak uzun vadede dünyada söz sahibi olunamayacağının bilinciyle, sektörü her daim yakından takip ettiklerini, sektördeki paydaşlara sektörün büyüklüğü, potansiyeli, diğer sektörlerle etkileşimi, fırsatları ve tehditleri gibi birçok değişken konuda kapsamlı bir yol haritası sunmak için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini belirten Sayan, bu gayretlerin en önemli sonuçlarından biri olan 2017 Yılı İkinci Çeyrek Pazar Verileri Raporu’nda yer alan bazı veriler ile ilgili şu bilgileri verdi:

“Ülkemiz elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmeci sayısı 446. Bu işletmeciler toplamda, 785 yetkilendirmeye sahip. Sektördeki işletmecilerin 2016 yılındaki net satışları toplamı 45,4 milyar TL iken; 2017’nin ikinci çeyreğindeki net satışları toplamı 12,5 milyar TL oldu. (2016/2.çeyrek 11,14 milyar tl) İşletmecilerimizin bu çeyrekteki yatırım tutarları ise yaklaşık 1,5 milyar TL. Mobil abone sayısı 76,6 milyon olurken; bunun yaklaşık 60 milyonu 4.5G aboneliğini tercih etti. Ülkemizde 4.5G’nin 1 Nisan 2016’da başladığını düşündüğümüzde; 1,5 yıldan daha kısa bir sürede 4.5G’nin yaygınlığının bu kadar artması bizleri oldukça memnun etti. Diğer taraftan, aktif olarak 4.5G hizmetini kullananların sayısı ise 24,9 milyona ulaştı. M2M abone sayısı ise 4,2 milyon oldu. Tüketicilerin kendilerine en uygun tarifeyi sunan işletmeciye geçebilmelerini kolaylaştıran numara taşınabilirliği ise ülkemizde oldukça başarılı bir şekilde uygulanıyor. 2008 yılında başlayan mobil numara taşınabilirliğinde şimdiye kadar taşınan numara sayısı 106 milyonu geçti. Ülkemizde en hızlı gelişen hizmet, genişbant internet. 4.5G’nin başarısının da etkisi ile toplam genişbant internet abone sayısı, önceki çeyreğe göre 2,1 milyon arttı ve 66,4 milyon oldu. Bu sayının 11,1 milyonu sabit; 55 milyonu ise mobil abonelerden oluşuyor. Bu rakam, bir önceki yıl ile kıyaslandığında, toplam internet abone sayısının yüzde 20,1 arttığı görülmektedir. Buradaki artışın önemli bir kısmı mobil cepten internet, kablo internet ve fiber internet aboneliklerinde gerçekleşti. Mobil veri kullanımında geldiğimiz nokta, bizleri memnun eden bir diğer husus. 4.5G hizmeti başlamadan önce 1,6 GB olan aylık ortalama mobil veri kullanımı, 2017’nin ikinci çeyreğinde tüm mobil aboneler için aylık ortalama 3 GB’a yükseldi. Bu rakam, cihazı ve SIM kartı 4.5G ile uyumlu aboneler için 6,3 GB oldu. Sabit internet abonelerin veri kullanımı da gün geçtikçe artıyor. Yine ikinci çeyrek verilerine göre, aylık ortalama kullanım 76,5 GB’a ulaştı. Ülkemizde fiber altyapının gelişimi ile fiber internet abone sayısı da hızla artıyor. 2017 yılı ikinci çeyreğinde, fiber altyapı üzerinden internet alan abone sayısı 2,1 milyona yaklaştı.”

4.5G’de yerli kaynaklardan daha fazla yararlanmaya yönelik çeşitli yeni tedbirler alındığını ifade eden Sayan, “İşletmecilere yatırımlarının ilk yıl yüzde 30’unu, ikinci yıl yüzde 40’ını, üçüncü ve devam eden yıllarda ise yüzde 45’ini Yerli Malı Belgesine sahip ürünlerden temin etmeleri hususunda yükümlülük getirdik. Ayrıca, KOBİ’lerimizi desteklemek amacıyla da operatörlerin yatırımlarının yüzde 10’luk kısmını, KOBİ’lerimizin ülkemizde üretmiş olduğu ürünlerden temin etmesini zorunlu tuttuk. Bu yükümlülükler; operatörler arasında yerli malı ve Ar-Ge konusunda ciddi bir sinerji oluşturmaya başladı. Tüm bu çabayı şu yüzden veriyoruz: Yerli kaynaklarımız ile üretim yapılabilmesi; gerek milli güvenlik, gerekse milli gelir artışı açısından büyük önem arz etmektedir. Bu sebeple, Ülkemizin uluslararası ortamda söz sahibi olabilmesi için Kurum olarak elimizden gelen gayret ve çabayı göstermekteyiz. İnovasyon çalışması yapan teknokentlerin, teknoloji firmalarının ve KOBİ’lerin iş birliği içinde olması adına, gerekli koordinasyonu sağlamak için çaba sarf ediyoruz. Hâlihazırda ithal edilen ürünlerin Ar-Ge çalışmaları ile yurt içinde projelendirilmesi, bu konuda istihdamın artırılması ve nihai olarak haberleşme altyapılarının olabildiğince yerlileştirilmesi hedeflenmektedir. Ülkemizin 2023 yılı içerisinde, dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına girmesi, ihracatta ileri teknoloji ürünlerinin payının \%20’lere çıkması ve orta ile yüksek teknoloji ürünlerinde Avrasya’nın üretim üssü haline gelmesi de hedeflerimiz arasındadır. Bu çerçevede; Kurumumuz Ar-Ge ve inovasyon açısından üzerine düşen görevi başarmak için gerekli girişimleri yaparak her türlü iş birliği sürecini desteklemektedir” dedi.

“5G teknolojisi ile ilk tanışan ülkelerden biri olmak için çalışıyoruz”

Nisan 2016’da 5G Türkiye Forumu’nun BTK öncülüğünde kurulduğunu, diğer taraftan, 5G Vadisi Açık Test Sahası çalışmasının BTK, Hacettepe Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve üç mobil işletmeci tarafından, 15 Ağustos 2017 tarihinde imzalanan İş birliği Protokolü ile hayata geçirildiğini hatırlatan Sayan, “Tahminlere göre, 5G teknolojisi 2020 yılında kullanılmaya başlanacak. Türkiye’nin, uluslararası standartları şimdilerde belirlenen bu yeni nesil mobil haberleşme teknolojisiyle, dünyada ilk tanışan ülkelerden biri olmasını ve bunu yaparken de tüketici konumdan üretici konuma geçmesini hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

“Nesnelerin interneti uygulamaları çalışmalarına başladık”

“Nesnelerin İnterneti” kavramının hayatımızda her geçen gün daha fazla yer edindiğini belirten Sayan, “Yapılan bazı çalışmalara göre, 2025’te küresel ölçekte Nesnelerin İnterneti uygulamalarının ekonomiye etkisinin, yaklaşık 4 ila 11 trilyon dolar arasında olacağı tahmin edilmekte. Bu miktarın da 1.2 ila 3.7 trilyon dolarlık kısmının akıllı üretim yapan fabrikalarda olacağı öngörülüyor. Böylesi büyük bir pazarda önemli bir paya sahip olmanın, ülkemiz açısında oluşturacağı avantajı görerek çalışmalara başladık. Ülke olarak, teknolojinin, ekonomik büyüme ve kalkınmada oynadığı önemli rolün giderek daha fazla farkına varıyoruz” açıklamasını yaptı.

“Siber güvenliğimize yönelik çalışmalarımız devam ediyor”

Elektronik haberleşme sektörünün yapısı gereği oluşturduğu karmaşık problemlerinin en önemlilerinden birinin de siber güvenlik olduğunu anlatan Sayan, “Günümüzde siber suçluların, ülkelerin klasik savunma sistemlerine veya nükleer yapılarına sızdıkları ve bunlara önemli zararlar verdikleri bilinen bir gerçektir. Bu tehditlere karşı geliştirilen güvenlik çözümlerinin tekelleşmesi de problemin boyutunu arttıran ayrı bir sorundur. Konunun bizim için sevindirici tarafı, ülke olarak bu tekelleşmeyi kıracak şekilde, bağımlılığımızı azaltacak yeni bir döneme girmiş olmamızdır. İşte bu nedenle, 5G çalışmaları sırasında tüm ülkelerin ve tüm tarafların titizlik göstereceklerini düşünüyorum. Gerek mevcut gerekse geliştirilmekte olan teknolojiler için güvenliğin en önemli bileşen olduğunu kabul etmeliyiz. Dünya ile iş birliğimizi ve koordinasyonumuzu en üst seviyeye çıkarırken; özellikle kritik altyapılarda kullanılacak içeriklerin, yerli ve milli üretiminin önemini bir kez daha hatırlamalıyız. Bu bağlamda, bilgi ve iletişim sektörünün düzenleyici kurumu olarak hem siber güvenliğe hem de sektörün gelişimine yönelik çalışmalarımızı tüm paydaşlarımızın katkılarıyla devam ettiriyoruz, ettireceğiz” İfadelerini kullandı.

“Amacımız ICT sektörünü güçlendirmek”

Çalıştayda konuşan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Galip Zerey ise, BTK tarafından hazırlanan 2017 Yılı İkinci Çeyrek Pazar Verileri Raporu’nu incelediğini ve sektörün olumlu gelişimine devam ettiğini, çalıştayın da bu gelişmeye bir katkı sunacağını ifade etti.

DETECON Avrupa Yöneticisi Kai Grunert de konuşmasında şunları söyledi:
“BTK'nın desteği ile birlikte, işbirliğimiz, bölgeye ve Türkiye'ye katma değer sağlayacaktır. DETECON tarafından Türkiye'de ICT HUB'ın kurulmasının amacı yerel uzmanların katılım ve katkısıyla ICT sektörünü güçlendirmektir.”

Gelecek Teknolojiler-5G, Gelecek Düzenlemeler, BTK İçin Öneriler başlıklı sunumların ardından sona eren çalıştaya, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Galip Zerey, DETECON Avrupa Yöneticisi Dr. Kai Grunert, BTK Kurum Başkan Yardımcısı Rıdvan Kahveci, GSM operatörleri yöneticileri ile sektörden birçok temsilci katıldı. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.