GÖKTÜRK FIRAT/RİZE
Afete Hazırlık ve Deprem Eğitim Derneği ve Türk Kızılayı tarafından yürütülen Toplum Liderlerini Teşkilatlandırma Projesi kapsamında Rize'ye gelen Afete Hazırlık ve Deprem Eğitim Derneği Başkanı Ahmet Mete Işıkara, bir basın toplantısı düzenledi. Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu ve Türk Kızılayı Rize Şube Başkanı Mehmet Nuri Gezmiş ile basının karşısına çıkan Işıkara, Rize'de meydana gelen sel ve heyelanların yanı sıra Marmara Depremi ve İstanbul'u bekleyen depremle ilgili açıklamalarda bulundu.
Rize'de sel ve heyelanların sürekli yaşanacağına dikkat çeken Işıkara, "Rize ve Karadeniz sel ve heyelanlarla yaşamayı öğrenmek zorunda. Nasıl Türkiye'de deprem bitmezse, başta Rize olmak üzere Karadeniz'de de sel ve heyelan bitmez" dedi.
"TÜRKİYE'NİN DEPREM HARİTASI DEĞİŞİYOR"
Türkiye'nin Deprem Risk Haritası'nın değiştiğini belirten Işıkara, riskin her bölgede artığını kaydederek, "Bu harita değişecek. Bunu yakında Başbakanlık açıklayacak. Bana göre Türkiye'de beşinci bölge kalmayacak. Beşler dört, dörtler üç olacak. Rize 4. derecede. O üçe dönebilir. Rize'de dördüncü derece deprem kuşağında yaşıyoruz diye güvenli imar konsepti ihmal edilirse Kuzey Anadolu Fayı'nda meydana gelecek depremlerden Rize de etkilenir" diye konuştu.
"İSTANBUL HER GÜN BİR GÜN DAHA DEPREME YAKLAŞIYOR"
Işıkara, İstanbul'un her geçen gün depreme daha da yaklaştığını belirterek, "Ancak devlet İstanbul depremine hazır. Uzun zamandır ciddi hazırlıklar yapıldı. Ama İstanbul, Anadolu'daki bir depremi iyileştirebilir. Sanayi orada, ticaret orada, borsa orada. Büyük bir potansiyel var. Anadolu İstanbul'u iyileştiremez. İstanbul'un kendi kendine yetmesi lazım. Toplumu eğiterek can kaybını en asgariye çekmeye çalışıyoruz. Verilen rakamlara ben katılmayacağım. Göreceksiniz toplumda bir bilinç düzeyi yükselmeye başladı. Can kaybı öngörülen rakamlar gibi olmayacak. Devletimizin de üç günde İstanbul'u toparlayıp borsayı açması gerekiyor. Bir de deprem esnasında İstanbul'a girişlerin mutlak suretle yasaklanması gerekiyor" şeklinde konuştu.
ECEVİT, KOMPLO TEORİLERİNİ ARAŞTIRTMIŞ
Ahmet Mete Işıkara, Marmara Depremi ile ilgili ortaya atılan komplo teorilerinin halen konuşulduğunu ifade ederek, bu teorileri Başbakan Bülent Ecevit'in de araştırttığını söyledi. Işıkara, "Yok İsrailliler gelmiş kuyu kazmış dendi. O yetmemiş gibi Amerikalılar gelmiş, faya girip bir deprem oluşturalım da bakalım ne olacak demişler denildi. Öyle şey olur mu ya. Yok öyle bir şey. Amerikalılar geldi buraya. Ama niye geldiler. Onlarda da aynı tip fay var. Benzer hasarlar oluşturuyor. Ben bu hasarlardan nasıl ders çıkartırımı öğrenmek için geldiler. O zaman ben müdürdüm. Geldiklerinde benimle görüşüyorlardı. O bilgiler bir ara rahmetli Ecevit'i de çok rahatsız etti. Nedir hocam diye telefon etti, ben 'Ciddiye almayın, kale almayın' dedim" dedi.
IŞIKARA AÇIKLIK GETİRDİ
Afete Hazırlık ve Deprem Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Marmara Depremi ile ilgili komplo teorilerinin gayri ciddi olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in Marmara Depremi ile ilgili komplo teorilerini araştırttığı yönündeki iddialarına açıklık getirerek, "17 Ağustos depreminden sonra hakikaten inanılmaz söylentiler çıktı ortaya. Bunlara komplo teorileri de diyebiliriz. Bu söylentiler ne idi; sözde İsrailliler gelmiş. Kuzey Anadolu Fay hattında patlatma yapmışlar. Bundan dolayı böyle büyük bir deprem olmuş.
Bir diğeri Amerika'lıların Kaliforniya'daki fay hattı ile bizim Kuzey Anadolu Fay hattı benzer olduğu için Kuzey Anadolu Fay hattında bir test yapalım da bu nasıl sonuçlanır şeklinde. Her ikisi de inanılmaz söylentiler. Bu belli bir süre sürdü. Hatta bunun üzerine yazılan çizilenler de oldu. O zamanlar Kandilli Deprem Araştırmalar ve Rasathane Müdürüydüm. Elimden geldiği kadar bu tür söylentilere itibar edilmemesi gerektiğini ifade ettim. Bu söylentiler tekrarlanırca, hiç unutmam dönemin Başbakanı Rahmetli Bülent Ecevit arayarak 'nedir bu' dedi.
'Bunları hiç kale almayın, gayri ciddi söylentilerdir' dedim. Bu tip söylentilere itibar edilmemesi gerekir. Deprem bir doğa olayıdır. Arzın içinde gelişir. Dolayısıyla yapay deprem diye bir kavram yoktur. Yalnız nükleer deneylerin yapıldığı yerlerde yapay depremler olabilir. Sayın Ecevit ile iki defa üç defa görüştüm. Üç farklı nedenle görüştüm. Basına da bunu ilk defa dün açıkladım. Ben bunlara gülüyorum. Çünkü biz komplo teorilerini çok seviyoruz" dedi.








