DÜNYA - 03 Mart 2026 Salı 08:36 | Son Güncelleme : 03 Mart 2026 Salı 08:42

ABD ordusu İran’a yönelik saldırıların yeni görüntülerini yayınladı

A
A
A

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’a gerçekleştirilen saldırıların yeni görüntülerini yayınlayarak, "ABD İran'ı cerrahi bir hassasiyetle, ezici bir güçle ve tavizsiz şekilde vuruyor. Epic Fury Operasyonu, İran'ın füzelerini imha etmeye odaklanmış durumda" açıklamasında bulundu.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTOM) İran’a karşı gerçekleştirilen Epic Fury Operasyonu’na (Destansı Öfke Operasyonu) ait yeni görüntüler yayınladı. Yapılan açıklamada, İran’ı hedef alan saldırıların büyük bir dikkatle gerçekleştirildiği belirtilerek, "ABD İran'ı cerrahi bir hassasiyetle, ezici bir güçle ve tavizsiz şekilde vuruyor. Epic Fury Operasyonu, İran'ın füzelerini imha etmeye odaklanmış durumunda" ifadelerine yer verildi. Ayrıca ABD’nin bölgeye bir nesilden bu yana görülen en büyük askeri yığınağı yaptığı belirtilerek, ABD’ye ait hava ve deniz unsurlarının görüntüleri paylaşıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Vodafone ve Xiaomi’den yeni nesil teknolojilerde iş birliği Vodafone, Mobil Dünya Kongresi’nde yeni bir iş birliğine imza attı. Xiaomi ile yapılan iş birliğiyle, Vodafone müşterilerine Xiaomi akıllı telefonlara ek olarak Xiaomi’nin 5G deneyimini en üst seviyeye çıkaracak yeni nesil ürünlerini de sunacak. Vodafone, Türkiye’de Xiaomi akıllı gözlüklerini satışa sunacak. Mobil Dünya Kongresi’nde Xiaomi ile yeni bir iş birliğine imza atan Vodafone, Xiaomi yeni nesil teknoloji ürünlerini de müşterilerine sunacak. Buna göre Vodafone, Türkiye’de Xiaomi akıllı gözlükleri satışa sunan operatör olacak. Vodafone, Xiaomi akıllı saatlerden akıllı gözlüklere, ev sistemlerinden ses ürünlerine, birçok ekosistem ürününde 5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme süresiyle kullanıcı deneyimini zenginleştirerek tam bağlantılı yaşamı ve 5G deneyimini Türkiye’nin her köşesine ulaştırmayı hedefliyor. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: "Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti sunan mobil operatör markasıyız. 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübemizi Türkiye pazarında güçlü global teknoloji işbirlikleriyle birleştiriyoruz. 5G’ye geçiş sürecinde yalnızca altyapıyı değil, müşterilerimizin yeni nesil dijital deneyimlere hazır olmasını da odağımıza alıyoruz. Xiaomi işbirliğiyle, Türkiye pazarında Xiaomi akıllı telefonların yanı sıra ekosistem ürünlerini de sunacağız. Xiaomi akıllı gözlükleri müşterilerimize 5G deneyimiyle sunarak giyilebilir teknolojilerde yeni bir dönem açıyoruz. Bu gözlükler, 5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme sayesinde yalnızca bir aksesuar değil; gerçek zamanlı, kesintisiz ve interaktif deneyimin merkezi haline geliyor. Türkiye’nin en geniş 5G cihaz portföyüne sahip operatör olarak, Xiaomi ürün ailesi içinde her segmentten kullanıcıya uygun ürünler için en geniş ödeme seçenekleri ve cazip fırsatlar sunarak tüm Türkiye’deki 5G penetrasyonunun artması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 5G’yi köklü bir teknoloji dönüşümü olarak görüyor, bu dönüşümü yeni nesil cihaz ve ürün portföyleriyle de destekliyoruz. Mobil Dünya Kongresi’nde imza attığımız Xiaomi işbirliği de bu yönde attığımız güçlü bir adım niteliği taşıyor. Dünyanın bir numaralı 5G markası olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz." Xiaomi Global Kıdemli Başkan Yardımcısı Zeng Xuezhong ise şöyle konuştu: "Vodafone Türkiye ile her geçen gün güçlenen işbirliğimizle, Xiaomi ürünlerinin diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de kullanıcılar için 5G deneyiminin merkezine yerleştiğini görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Xiaomi’nin 5G uyumlu akıllı telefonları ve akıllı ekosistem ürünlerinden oluşan geniş portföyünü Vodafone’un güçlü 5G şebekesiyle bir araya getirerek, yüksek hız ve düşük gecikme sunan bağlantı üzerinde gerçekten bütünleşik bir akıllı ekosistemin nasıl gelişebileceğini bir kez daha ortaya koyuyoruz. Vodafone ile birlikte, yenilikçi cihazların benimsenmesini hızlandırmayı ve kullanıcıların günlük yaşamlarına daha kesintisiz, daha sürükleyici ve daha akıllı bir deneyim kazandırmayı hedefliyoruz. Bunu yaparken de ileri teknolojiyi dünyanın dört bir yanında daha güvenilir, daha erişilebilir ve daha uygun maliyetli hale getirmeye devam ediyoruz." Telefonlara ücretsiz 5 yıl garanti Yapılan açıklamaya göre; Vodafone, Türkiye’de Xiaomi’nin seçili 5G modellerinde ücretsiz 5 yıl garanti sunuyor. Bu kapsamda, Xiaomi Redmi 15 5G modeli, Türkiye’de ücretsiz 5 yıl garanti imkânıyla Vodafone kanallarında satışa sunuluyor. Ayrıca, Vodafone FLEX çatısı altında, tüm Türkiye 5G’ye hazır olsun diye, Xiaomi ürünlerinde kişiye özel teklifler ve esnek ödeme yöntemleri sağlanıyor. Uygulama ya da mağazadan erişim İşbirliği kapsamında sunulacak ürünlerin satışına Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden başlanacak. Söz konusu ürünlere Vodafone mağazalarından da "Eve Gönder" hizmetiyle ulaşılabilecek.
İstanbul Garanti BBVA Yatırım, 2026 Finansal Piyasalar ve Strateji Raporu’nu açıkladı Garanti BBVA Yatırım’ın hazırladığı 2026 Finansal Piyasalar ve Strateji Raporu’na göre, küresel piyasalarda geniş tabanlı ralliler yerini tematik ve bilanço gücü yüksek şirketlerin ayrıştığı bir döneme bırakıyor. Türkiye tarafında ise dezenflasyon süreci ve reel faiz avantajı TL varlıkları destekliyor. Garanti BBVA Yatırım, 2026 yılına ilişkin strateji raporunu yayımladı. Küresel ekonomide değişen dengeler, yapay zekâ temalı yatırımların sorgulanma süreci, merkez bankalarının politika yönelimleri ve Türkiye’de devam eden dezenflasyon süreci, Garanti BBVA Yatırım Araştırma ve Yatırım Danışmanlığı ekibinin hazırladığı raporun temel konularını oluşturuyor. Uluslararası Piyasalar, Türkiye Ekonomisi, TL Varlıklar ve BIST Stratejisi konuları, 4 ana başlık şeklinde raporda yer alıyor. Garanti BBVA Yatırım Genel Müdürü Hülya Türkmen, Strateji Raporu ile ilgili şu açıklamayı yaptı: "Şirket olarak Strateji Raporumuzu, uzun yıllardır yatırımcılarımıza değişen küresel ve yerel dinamikleri bütüncül bir bakış açısıyla sunmak amacıyla her yıl başında hazırlıyoruz. Makroekonomik görünümden sektör analizlerine, küresel temalardan Türkiye’ye özgü fırsat alanlarına kadar geniş bir perspektifte çalışıyor; güçlü araştırma altyapımız sayesinde müşterilerimizin yatırım kararlarını veriye dayalı ve disiplinli bir zeminde şekillendirmelerine katkı sağlıyoruz." Küresel piyasalar: Beklentiler mercek altında 2026 Strateji Raporu’nda, 2025’te fiyatlanan yapay zekâ temalı büyüme hikâyesinin 2026’da kârlılık ve nakit akışı üzerinden daha yakından test edileceği vurgulanıyor. Güçlü bilanço yapısına sahip, yatırım geri dönüşü netleşmiş şirketlerin ayrışabileceği belirtiliyor. Şirket yatırımcılarına hem ABD hem de Avrupa için öngördüğü yatırım temalarını 2 ayrı model portföyde sunuyor: ABD model portföyünde teknoloji, enerji, sağlık ve sanayi sektörleri dengeli bir dağılımla öne çıkarken; Avrupa tarafında teknoloji ve sanayi şirketleri ağırlık kazanıyor. Merkez Bankaları ve yeni ticaret düzeni Yüksek borç stokları ve tahvil faizleri, merkez bankalarını enflasyon ile finansal istikrar arasında zor bir dengeye itiyor. Jeopolitik gelişmeler ve ticaret anlaşmalarındaki değişimler ise küresel ticaret mimarisini yeniden şekillendiriyor. Rapora göre, 2026’da para politikası adımları ve yeni ticaret dengeleri piyasa fiyatlamalarında belirleyici olacak. Türkiye: Dezenflasyon süreci ve reel faiz avantaj Türkiye tarafında ise sıkı para politikasının makro dengelerde iyileşme sağladığı, enflasyonda kademeli düşüş sürecinin devam ettiği belirtiliyor. Yıl sonunda enflasyonun yüzde 25 seviyesine gerilemesi, politika faizinin ise kademeli düşüşle yüzde 32 seviyesine inmesi bekleniyor. Kurdaki stabilitenin de etkisiyle TL tarafında reel faiz getirisinin cazibesini koruyacağı, yatırımcıların portföy dağılımlarında TL varlıkların artabileceği dile getiriliyor. BIST ve sektörel tercihler Şirket, 2026 hisse stratejisini faiz indirim süreci, iç talepte dengelenme ve TL’nin reel değer kazanımının yavaşlayarak sürmesi temaları üzerine kuruyor. Bankacılık, GYO, havacılık ve perakende sektörleri öne çıkan alanlar arasında yer alıyor. Garanti BBVA Yatırım Araştırma ve Yatırım Danışmanlığı ekibi, derinlikli analiz altyapısı ve makrodan mikroya bütüncül yaklaşımı sayesinde yatırımcılarına değişen piyasa koşullarında uygun ürün ve varlık dağılımı önerileri sunmayı sürdürüyor. 2025 yılında model portföy performansının yüzde 27,5 getiriyle BIST endeksinin 11,3 puan üzerinde gerçekleşmiş olması, disiplinli ve dinamik analiz yaklaşımının somut sonuçlarından biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Hürmüz krizi yerli kaynakların önemini yeniden hatırlattı İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla küresel enerji piyasalarında sert dalgalanma yaşanırken, petrol fiyatları hızla yükseldi. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik hattaki kesinti, enerji arz güvenliğinin önemini yeniden ortaya koydu. YEKÜD Başkanı Fatma Elif Yağlı, "Yaşanan olağandışı gelişmeler, yerli kömür kullanımının teşvikiyle üretimde süreklilik sağlamanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi" dedi. Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim sonrası İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, küresel enerji piyasalarında arz şoku oluşturdu. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik geçiş hattında yaşanan aksama, petrol fiyatlarının kısa sürede sert şekilde yükselmesine neden oldu. Uzmanlara göre, tanker trafiğinin durmasıyla birlikte günlük milyonlarca varillik petrol akışı kesintiye uğrarken, piyasalarda belirsizlik ve fiyat baskısı hızla arttı. Yaşanan gelişmeler, enerji arz güvenliğinin sağlanabilmesi için yerli kaynakların maksimum kapasitede kullanılabilmesinin; yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik ve jeopolitik bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Küresel enerji sistemi alarm veriyor Yerli Kömür Kaynaklı Elektrik Üreticileri Derneği (YEKÜD) Başkanı Fatma Elif Yağlı, yaşanan gelişmelerin enerji politikalarına dair önemli bir gerçekliği net şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Yağlı, sözlerine şöyle devam etti: "Hürmüz Boğazı’nda yaşananlar, enerji arz güvenliğinin teorik bir kavram olmadığını; küresel ölçekte anlık krizlerle doğrudan sınanan bir gerçeklik olduğunu bir kez daha gösterdi. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bir hattın devre dışı kalması, tüm ülkeler için ciddi bir kırılganlık oluşturuyor." "Yerli enerji kaynaklarına dayalı üretim bir tercih değil, zorunluluk" Özellikle enerji tarafında iş birliği yaptığımız ülkelerin savaşta olduğu dikkate alındığında, ülkemiz açısından en kritik başlığın yerli ve sürekli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi olduğunu vurgulayan Yağlı, "Bugün geldiğimiz noktada, yerli enerji kaynaklarına dayalı üretim bir tercih değil, açık bir zorunluluk. Dışa bağımlı enerji yapısı, ne kadar süreceği belli olmayan bu tür krizlerde maliyet artışı ve arz riski olarak doğrudan karşımıza çıkıyor. Yerli kömürden elektrik üretimi, bu anlamda Türkiye’nin enerji sisteminde yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir güvence işlevi görüyor. Son 6 ay içerisinde Enerji Bakanlığı tarafından bu alana verilen teşviklerin katkısı stratejik bir hamle oldu" diye konuştu. Baz yük olmadan sistem ayakta kalamaz Enerji sistemlerinin sürekliliği açısından baz yük kapasitesinin kritik rolüne dikkat çeken Yağlı, "Enerji sistemleri yalnızca üretim kapasitesiyle değil, süreklilik ve denge ile ayakta kalır. Baz yük santralleri; yani kesintisiz ve öngörülebilir üretim olmadan, sistemin sağlıklı işlemesi mümkün değildir. Sadece yenilenebilir kaynaklara dayalı bir yapı, mevcut teknolojik koşullarda arz güvenliğini tek başına sağlayamaz. Bu nedenle baz yük kapasitesinin korunması, enerji politikalarının temel unsurlarından biri olmalıdır. Son dönemde, yerli kömür santrallerinin tuttuğu kapasite karşılığında ödenen bedelin kaldırılmasına ilişkin getirilen yeni düzenlemenin gözden geçirilmesinde fayda görüyoruz" açıklamasında bulundu. "Enerji dönüşümü dengeli ve gerçekçi olmalı" Yağlı, enerji dönüşümünün ancak dengeli bir modelle ilerleyebileceğini vurguladı: "Enerji dönüşümünü bir ‘ya hep ya hiç’ yaklaşımıyla değil, dengeli ve gerçekçi bir geçiş süreci olarak ele almak gerekiyor. Bu süreçte baz yük tesislerimizi korurken; yenilenebilir enerji yatırımlarını da kararlılıkla artırmak zorundayız. Rüzgâr ve güneş enerjisi başta olmak üzere tüm alternatif kaynaklar, sistemin tamamlayıcı unsurları olarak büyümeye devam etmeli." "Krizler, doğru politikaların testidir" Türkiye’nin enerji geleceğinin, yerli kaynaklar ile yenilenebilir yatırımların birlikte ve dengeli şekilde ilerlediği bir model üzerine kurulması gerektiğini hatırlatan Yağlı, "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, aslında tüm ülkeler için bir stres testi niteliğinde. Böyle dönemlerde ayakta kalan sistemler, yerli kaynaklarını etkin kullanan, dengeli üretim yapısına sahip ve arz güvenliğini önceliklendiren sistemlerdir" ifadelerini kullandı.