DÜNYA - 02 Mart 2026 Pazartesi 19:38 | Son Güncelleme : 02 Mart 2026 Pazartesi 19:41

ABD Savunma Bakanı Hegseth: "Bu savaşı biz başlatmadık"

A
A
A
ABD Savunma Bakanı Hegseth: "Bu savaşı biz başlatmadık"

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, "Bu savaşı biz başlatmadık. Ancak Başkan Trump yönetiminde bu savaşı biz bitiriyoruz" dedi.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine, İran’a yönelik gerçekleştirilen Epic Fury Operasyonu (Destansı Öfke Operasyonu) hakkında basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına İran rejiminin 47 yıl boyunca ABD’ye karşı "vahşi ve tek taraflı" bir savaş yürüttüğünü söyleyerek başlayan Savunma Bakanı Hegseth, "Bunu, insanlarımızın kanını dökerek, Beyrut’taki araba bombaları, gemilerimize yönelik roket saldırıları, büyükelçiliklerimizdeki cinayetler, Irak ve Afganistan’da yol kenarı bombaları yoluyla yaptılar" dedi.

"Bu savaşı biz başlatmadık"

Hegseth, "Bu savaşı biz başlatmadık. Ancak Başkan Trump yönetiminde bu savaşı biz bitiriyoruz. Amerikalıları öldürürseniz, dünyanın herhangi bir yerinde Amerikalıları tehdit ederseniz, hiç pişmanlık duymadan ve tereddüt etmeden sizi avlar ve öldürürüz" dedi.

Bugün İran’ın nükleer şantaj hedefleri için konvansiyonel bir kalkan oluşturmak amacıyla güçlü füzeler ve insansız hava araçları inşa ettiğini ve nükleer programı konusunda yalan söylediğini savunan Hegseth, "Geçtiğimiz yıl haziran ayında Gece Yarısı Çekici Operasyonu ile nükleer programları enkaza çevrildi. Ardından onlara açıkça, ‘Bu kadardı, şimdi anlaşma yapın’ dedik. Kibirli bir şekilde reddettiler. ‘Yeniden inşa ederseniz, bu kez çok daha ağır bir şekilde yine durdururuz’ dedik" ifadelerini kullandı.

"Tahran müzakere etmiyordu"

Üst düzey ABD’li yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilci Steve Witkoff ve Başkan Trump’ın damadı Jared Kushner’ın İran ile nükleer müzakerelerde diplomasi için büyük fedakarlıklar ortaya koyduklarını söyleyen Hegseth, "Rejimin barışçıl ve makul bir anlaşma yapmak için her türlü fırsatı vardı. Ancak, Tahran müzakere etmiyordu" dedi.
İran’a yönelik operasyonun hedeflerini sıralayan Hegseth, "İran’ın saldırı amaçlı füzelerinin imha edilmesi, İran’ın füze üretim kapasitesinin imha edilmesi, donanmalarının ve diğer güvenlik altyapılarının imha edilmesi hedeflenmiştir ki böylece asla nükleer silaha sahip olamasınlar. Onları cerrahi hassasiyetle, ezici bir şekilde ve pişmanlık duymaksızın vuruyoruz" dedi.

"Bu Irak savaşı değil, sonsuz bir savaş değil"

İran’a saldırıları eleştiren medya ve sol eğilimli siyasetçilere de cevap veren Hegseth, "Bu Irak savaşı değil. Bu sonsuz bir savaş değil. Ben ikisini de yaşadım. Bizim kuşağımız bunları biliyor ve Başkan da bunları biliyor" dedi.

Bir ABD askerinin daha öldüğü doğrulandı

ABD Savunma Bakanı Hegseth, açıklamasında İran’ın misilleme saldırılarında bir ABD askerinin daha öldüğünü doğruladı. İran’a saldırılarda hayatını kaybeden dördüncü ABD personeline ilişkin açıklamasında Hegseth, "Savaş bir cehennemdir ve her zaman öyle olacaktır. Ulusumuz, şu ana kadar kaybettiğimiz dört Amerikalıyı ve yaralananları onurlandırmakta ve onlara minnettardır" dedi.

Operasyonun ne kadar süreceğine Trump karar verecek

Savunma Bakanı Hegseth, operasyonun ne kadar süreceğine ilişkin soruya, "Başkan Trump, bunun ne kadar sürebileceği konusunda takdir yetkisine sahiptir. Dört hafta, iki hafta, altı hafta. Öne de çekebilir, ileriye de sarkabilir" cevabını verdi.
Hegseth, ABD askerlerinin İran topraklarına girmesi ihtimaline ilişkin bir soruya cevabında ise, "Ne yapacağımızı ya da yapmayacağımızı tartışmayacağız" ifadelerini kullanarak, Pentagon’un geçmişte operasyonel bilgileri kamuoyuna açıklama uygulamasını da "akılsızlık" olarak nitelendirdi. Savunma Bakanı Hegseth, operasyonun uzun bir savaşa dönüşmesi ihtimaline ilişkin soru üzerine, "Ne yaptığımızı biliyoruz ve planlarımız var. Fakat bunun ne kadar sürebileceğini bir basın havuzunun önünde asla açıklamayız" ifadelerini kullandı.

ABD daha fazla kayıp bekliyor

Basın toplantısında söz alan ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ise, Destansı Öfke Operasyonu’na ilişkin bir zaman çizelgesi paylaşarak, Başkan Trump’ın harekata 27 Şubat’ta onay verdiğini söyledi. ABD’nin hava üstünlüğü sağladığını ve bunun hem kuvvetlere koruma hem de İran üzerinde faaliyet imkanı sağladığını ifade eden Caine, hayatını kaybeden dört ABD askerine ek olarak "ilave kayıplar" beklediklerini de sözlerine ekledi. Caine, "Bu hızlı kuvvet yığınağı, müşterek kuvvetlerin ulusumuzun seçtiği zaman ve yerde uyum sağlama ve güç yansıtma kabiliyetini ortaya koydu" dedi.
Genelkurmay Başkanı Caine de bölgeye gönderilecek ilave birliklere ilişkin detaylara girmek istemediğini, zira bunun "düşmana ipucu vereceğini" söyledi. Caine, diğer yandan harekat sahasına "daha fazla taktik havacılık unsuru" sevk edileceğini duyurdu. Caine, "Toplam muharebe kapasitesi ve toplam muharebe gücü açısından olmak istediğimiz noktaya neredeyse gelmiş durumdayız" dedi.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ziraat Türkiye Kupası: Beşiktaş: 4 - Çaykur Rizespor: 1 (Maç sonucu) Ziraat Türkiye Kupası C Grubu 4. ve son haftasında Beşiktaş, konuk ettiği Çaykur Rizespor’u 4-1 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 50. dakikada ceza sahasının sağından Morillo’nun yerden içeri çevirdiği topu penaltı noktası üzerinde Orkun Kökçü ıskaladı. Sol çaprazda meşin yuvarlağı önünde bulan Yasin Özcan’ın vuruşunda savunmada Emir Ortakaya çizgi üzerinde yaptığı müdahaleyle meşin yuvarlağı kornere gönderdi. 54. dakikada ceza sahasının sağında Augusto, Yasin Özcan’ın müdahalesiyle yerde kaldı ve hakem Kadir Sağlam penaltı noktasını gösterdi. VAR’ın pozisyonu izleyen Sağlam, kararını değiştirerek penaltıyı iptal etti. 73. dakikada sağ taraftan Murillo’nun yaptığı ortada arka direkte iyi yükselen Mustafa Hekimoğlu’nun kafa vuruşunda meşin yuvarlak üstten auta gitti. 81. dakikada kaleci Erdem Canpolat’ın hatasında araya giren Mustafa Hekimoğlu’nun dokunduğu top Cengiz Ünder’in önünde kaldı. Bu oyuncunun altıpasın sağından içeri çevirdiği topu kale önünde Kartal Kayra Yılmaz filelerle buluşturdu. 4-0 85. dakikada kaleci Ersin Destanoğlu’nun hatasında ceza sahası içinde araya giren Papanikolaou, meşin yuvarlağı boş ağlara gönderdi. 4-1 Stat: Tüpraş Hakemler: Kadir Sağlam, Kerem Ersoy, Bilal Gölen Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Murillo, Djalo, Agbadou, Yasin Özcan, Ndidi, Salih Uçan (Asllani dk. 79), Rashica (Kartal Kayra Yılmaz dk. 72), Orkun Kökçü (Cengiz Ünder dk. 62), Olaitan (Jota dk. 62), Hyeon-Gyu Oh (Mustafa Hekimoğlu dk. 46) Yedekler: Vasquez, Uduokhai, Cerny, Gökhan Sazdağı, Rıdvan Yılmaz Teknik Direktör: Sergen Yalçın Çaykur Rizespor: Erdem Canpolat, Taha Şahin, Mocsi, Emir Ortakaya, Furkan Orak, Papanikolaou, Augusto (Mebude dk. 74), Buljubasic (Olawoyin dk. 67), Emrecan Bulut (Taylan Antalyalı dk. 82), Zeqiri, Pierrot (Halil Dervişoğlu dk. 67) Yedekler: Efe Doğan, Mihaila, Ali Sowe, Laçi, Sagnan, Mithat Pala Teknik Direktör: Recep Uçar Goller: Murillo (dk. 27), Salih Uçan (dk. 38), Hyeon-Gyu Oh (dk. 42), Kartal Kayra Yılmaz (dk. 81) (Beşiktaş), Papanikolaou (dk. 85) (Çaykur Rizespor) Sarı kartlar: Agbadou, Jota (Beşiktaş), Taylan Antalyalı, Halil Dervişoğlu, Zeqiri (Çaykur Rizespor)
Bayburt Bayburt’ta on beşi coşkusu: Asırlık gelenek ile çocuklar sokakları şenlendirdi Bayburt’ta ramazan ayının 14’üncü gününü 15’ine bağlayan gecede yaşatılan asırlık on beşi geleneği bu yıl da çocukların coşkusuyla sürdürüldü. İftarın ardından poşetlerini alarak sokaklara çıkan çocuklar, kapı kapı dolaşıp "on beşi" diye seslenerek şekerleme, çikolata, fındık, fıstık topladı. Bayburt’a özgü gelenekler arasında yer alan on beşi, bu yıl da mahalle aralarında renkli görüntülere sahne oldu. Soğuk havaya rağmen evlerinden çıkan çocuklar, vatandaşların kapılarını çalarak hem Ramazan sevincini paylaştı hem de kendileri için hazırlanan hediyeleri topladı. Büyükler ise çocuklara şeker, çikolata, kuru yemiş ve çeşitli ikramlarda bulunarak, geleneğin sürmesine katkı sundu. Uzun yıllardır sürdürülen gelenekle, ramazan ayının 15’ine ulaşmanın sevinci yaşanırken, çocukların sevindirilmesi de amaçlanıyor. Bayburt sokaklarında her yıl tekrarlanan bu gelenek, kentin kültürel hafızasında önemli yerini korumaya devam ediyor. Çocuklar poşetlerini doldurdu Bayburtlu çocuklardan Ebubekir Işılak, kente özgü bu geleneği her yıl heyecanla beklediklerini belirterek, "Bayburt’a özgü bir geleneğimiz var, adı da on beşi. Kapı kapı gezip şekerlemeler toplarız. Akşam da ailemizle birlikte atıştırırız" dedi. Muhammet Enes Göktaş da geleneği arkadaşları ve kuzenleriyle birlikte yaşattıklarını ifade ederek, "Çok güzel bir gelenek, hep beraber seviyoruz. Arkadaşlarımla, kuzenlerimle çok eğleniyoruz. ‘On beşi’ diye bağırarak şekerlemeler topluyoruz. Hep beraber bağırınca sesimiz daha kuvvetli çıkıyor, bize daha fazla şeker ve çikolata veriyorlar. Poşetlerimiz doluyor" diye konuştu. Hira Dikbaş ise iftarın ardından montunu giyip şeker toplamaya çıktığını söyledi. Ayşegül Anar da ramazan ayında on beşi gibi güzel geleneklerin yaşatıldığını, bu toplamanın her gün değil sadece bu gece yapıldığını dile getirdi. Nisa Çaphan da on beşinin Bayburt’a özel bir gece olduğunu söyleyerek, çocukların iftardan sonra evlerin kapısını çalıp "on beşi" diyerek şekerlerini aldığını ifade etti. "Dedelerimizden bugüne aktarılan çok güzel bir gelenek" Vatandaşlardan Mehmet Çınar, geleneğin dedelerden bu yana kuşaktan kuşağa aktarıldığını bildirerek, "Bu gelenek yüzyıllardır devam ediyor. Çocukları sevindirmek için ramazan ayının 14’ünü 15’ine bağlayan gecede on beşi toplanır. Başka bir memlekette bu coşku yoktur. Çocuklar her kapıyı çalar, her kapı da onları gülerek karşılar. Meyve, kuru yemiş, şeker, çikolata, para verilir ve çocuklar sevindirilir. Bu güzel bir gelenektir, bu gelenekten mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Soğuk havaya rağmen çocuklar geleneği yaşatıyor" Özgür Demir ise Bayburt’un asırlık geleneğinin bu yıl da aynı heyecanla sürdüğünü kaydederek, "Bayburt’umuzun asırlık geleneği on beşi, her yıl olduğu gibi bu sene de coşkuyla devam ediyor. Bu soğuk havaya rağmen çocuklar sokak sokak, kapı kapı gezip bu geleneği yaşatmaya çalışıyorlar. Bizler de onların gönlünü hoş etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Şekerlemelerini verip onları sevindiriyoruz" dedi.
Çorum Bakan Uraloğlu: "Delice-Çorum Hızlı Tren Hattı’nda fiziki ilerleme yüzde 25’e yaklaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "293 kilometrelik yeni hızlı tren hattının 120 kilometrelik Delice-Çorum kesimini 3 bin personel ve 850 makineyle gece-gündüz çalışarak hayata geçiriyoruz. Bugün itibarıyla bu etabımızdaki genel fiziki ilerleme yüzde 25’e yaklaştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı’nın Delice-Çorum kesiminde çalışanlarla iftar yemeğinde bir araya geldi. Çorum’un Sungurlu ilçesinde gerçekleşen iftar programı öncesinde Bakan Uraloğlu, çalışmaları yerinde inceledi. "Demiryolu hattımızı 13 bin 919 kilometreye yükselttik" Türkiye genelindeki demiryolu projeleriyle ilgili bilgi veren Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Asya ve Avrupa arasında köprü görevi gören ülkemizin coğrafi konumunun sağladığı fırsatların ekonomik ve ticari avantajlara dönüşebilmesi için demiryollarında yeni bir çağ başlattık. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu uzunluğumuza 2 bin 251 kilometresi yüksek hızlı tren olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre ekledik, 13 bin 919 kilometreye yükselttik. Bizleri bir araya getiren hattımızla birlikte Halkalı-Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep ve Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hatları gibi çok önemli demiryolu projelerinin yapımlarına devam ediyoruz" dedi. "Ülkemizin ekonomik ve jeopolitik statüsünü daha da güçlendireceğiz" Uluslararası demiryolu hatlarını güçlendirmek için yeni hatların inşası, altyapı geliştirme ve modernizasyon çalışmalarına devam ettiklerini ifade eden Uraloğlu, "Orta Koridor üzerinden ülkemizde ikinci bir kapı açacak Zengezur Koridorunu destekleyen 224 kilometrelik Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu projemizde de başarıyla yolumuza devam ediyoruz. Çin, Doğu Asya ve Hindistan’dan gelen yükleri Basra Körfezindeki FAW Limanı üzerinden Avrupa’ya taşıyacak Kalkınma Yolu projesinde de uluslararası iş birliği çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yeni İpek Yolu olarak nitelendirdiğimiz Kalkınma Yolu Projesi ile ülkemizin ekonomik ve jeopolitik statüsünü daha da güçlendireceğiz" diye konuştu. "Fziki ilerlememizin yaklaşık yüzde 25’e yaklaşmış olduğunu özellikle belirtmek isterim" Ankara-Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı’yla ilgili de bilgi veren Uraloğlu, "Kırıkkale-Çorum-Samsun Hattımız Ankara merkezli düşündüğümüzde Türkiye’nin kuzeyine yapılan ilk hızlı tren ile yolcu taşımacılığı projesi olarak tarihe geçiyor. Uzun yıllardır Ankara-Konya ve Konya-Karaman hızlı tren hatlarımız vatandaşlarımıza hizmet sunuyor. Bu hatların devamındaki Karaman-Ulukışla ve Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep hızlı tren hatlarımızın yapım çalışmaları da devam ediyor. Delice’den başlayarak Çorum, Merzifon’u da geçip Samsun’a ulaşacak 293 kilometrelik yeni hızlı tren hattının 120 kilometrelik Delice - Çorum kesimini 3 bin personel ve 850 makineyle gece-gündüz çalışarak hayata geçiriyoruz. Bugün itibarıyla bu etabımızdaki genel fiziki ilerlememizin yaklaşık yüzde 25’e yaklaşmış olduğunu özellikle belirtmek isterim. Kazı çalışmalarında 27,61 milyon metreküp kazı yaparak yüzde 87 gerçekleşme sağladık. 8 tünelde toplam 9 bin 507 metrede yaklaşık yüzde 19 ilerleme sağladık. 31 köprüden 13’ünde yapım çalışmalarımızı mevsim şartlarına göre sürdürüyoruz. Aç-kapa yapılarında, alt ve üst geçitler ile menfezlerde de çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. 200 kilometre hıza uygun bir şekilde planlanan bu hattımız tamamlandığında Ankara-Kırıkkale-Çorum arasında kesintisiz hızlı tren bağlantısı sağlanacak ve Çorum-Ankara arası sadece 1 saat 20 dakika olacak" şeklinde konuştu. ’Türkiye’yi küresel ticarette bir lojistik süper güç haline getirecek’ Çorum-Merzifon-Samsun kesimlerinin de tamamlanmasıyla Ankara-Samsun arasında seyahat süresi sadece 2,5 saat olacağını söyleyen Uraloğlu, Samsun Liman ile Mersin Limanını birleştirecek demiryolu koridoru İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerindeki yük trafiğini hafifleteceğini ve Türkiye’yi küresel ticarette bir lojistik süper güç haline getireceğini vurguladı. "Ülkemizi küresel lojistikte hak ettiği konuma taşıyoruz" Projelerin hız kesmeden devam edeceğini kaydeden Uraloğlu, "Tüm bu projelerimizle birlikte demiryolu ağımızı daha da güçlendiriyor, ülkemizi küresel lojistikte hak ettiği konuma taşıyoruz. Hep birlikte çalışarak, bu yatırımları bir an önce milletimizin hizmetine sunacağız" dedi. Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu’nda da çalışmaların devam ettiğini söyleyen Uralığlu, " Ankara-Kırıkkale-Delice otoyolumuzda da bin iş makinesi ve yaklaşık 2 bin 500 işçi kardeşlerimizle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 120 kilometre otoyol, 120 demiryolunu arkadaşlarımızla görmüş olduk. İyi durumdayız, arkadaşlarımızla çalışmalarımıza devam ediyoruz" diye konuştu. İftar programına Bakan Uraloğlu’na Çorum Valisi Ali Çalgan, AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatçı, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürü Veysi Kurt, Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere de katıldı.
Ankara Sinan Ateş cinayeti davasında sanıkların yargılanmasına devam edildi Sinan Ateş cinayetinde dosyaları ana dosyadan ayrılan 10 sanığın yargılanmasına devam edildi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuksuz sanıklardan Suat Yılmazzobu ve Talha Atalay ile Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, ablası Selma Ateş, Sevda Ateş ve taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar Burak Kılıç ve Gökhan Türkmen ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Sanık Burak Kılıç, mahkeme başkanının Sinan Ateş’in evinin bulunduğu yerin fotoğrafını Tolgahan Demirbaş’a neden gönderdiğini sorması üzerine, "Bunu benden kimse istemedi. İsteseydi mutlaka hatırlardım. Olayın üzerinden çok zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Maktulün yaşadığı sitede birden fazla bina vardır. Maktulün tam nerede yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum. Görüntüleri çekip çekmediğimi de hatırlamıyorum, sosyal medyadan, internetten bulmuş olabilirim" dedi. Kılıç, Sinan Ateş’i birebir tanımadığını belirterek, "Bir husumetim yok. Tolgahan Demirbaş ile mesajlaşmalardaki ‘S.A.’ Sinan Ateş değildir, kim olduğunu hatırlamıyorum" diye konuştu. Ana davada yargılanan Doğukan Çep’in konakladığı otelin sahibi olan tutuksuz sanık Gökhan Türkmen ise, "Doğukan Çep olay günü otelimize sahte kimlikle giriş yapmıştır. Kimliğin sahte olup olmadığını tespit etmek bizim yetkimizde değildir. Sahte kimlik adına yapılmış ödememiz de mevcuttur. Ben olay günü zaten şehir dışındaydım. Bu nedenle beraatımı talep ediyorum" dedi. Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesi’nde görevden uzaklaştırılan Komiser Atalay da cinayetle bir alakası bulunmadığını iddia ederek, "Tolgahan Demirbaş ile aynı camiadan olmamız sebebiyle suçlanıyorum" dedi. Sinan Ateş’in ablası Sevda Ateş, sanıkların ifadelerine tepki göstererek, "Hatırlamıyorum diyorlar. Adalete güvenim sonsuz. Eminim ki bu olayın her saniyesi akıllarındadır. Bu savunmaların yalan olduğuna eminim" diye konuştu. Ara kararını açıklayan mahkeme, bilirkişi raporunun beklenmesine, sanık avukat Serdar Öktem’in 6 Ekim’de İstanbul’da öldürülmesi nedeniyle dosyasının ayrılmasına karar verdi. Sanık Yunus Hasar hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına ve diğer sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı 24 Haziran’a erteledi.