DÜNYA - 10 Ekim 2024 Perşembe 08:45 | Son Güncelleme : 10 Ekim 2024 Perşembe 08:51

ABD'de Eylem Tok'un Türkiye'ye iade duruşması ertelendi: Karar için kritik süreç başladı

A
A
A

ABD'nin Boston kentindeki John Joseph Moakley Adliyesi'nde, Türkiye'ye iade davası kapsamında hakim karşısına çıkan Timur Cihantimur’un annesi Eylem Tok'un duruşması ileri bir tarihe ertelendi.

Yargıç Donald L. Cabell, Tok'un tutukluluk halinin devamına karar verirken, savunma avukatlarına ek bir hafta süre tanıdı. Bu sürenin sonunda, Yargıç Cabell'in nihai kararın vermesi bekleniyor.

Duruşmada neler oldu?

Duruşmaya üç savunma avukatıyla katılan Eylem Tok'un, oldukça bitkin ve stresli olduğu gözlendi. Avukatlar, müvekkilleri için tekrar kefalet talebinde bulundular, ancak Yargıç Cabell, son delillerin incelenmesi ve kefalet talebinin tekrar değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, duruşmayı erteledi. Tok’un tutukluluk sürecinde yaşadığı sağlık sorunları da dikkat çekti. Daha önce dilekçesinde epilepsi nöbetleri geçirdiğini ifade eden Tok, sağlık durumunun kötüleşmesi sebebiyle şartlı tahliye talebinde bulunmuştu, ancak bu talep kaçma şüphesi nedeniyle reddedildi.

Eylem Tok'un gelecek planları ve tahliye talebi

Eylem Tok'un savunma ekibi daha önce mahkemeye sundukları dilekçede, Tok'un oğluyla birlikte ABD’de kalmak istediğini, burada bir hayat kurmayı ve bir sanat galerisi açmayı planladığını ifade etmişti. Tok'un Amerika'da kalma ve burada yeni bir yaşam kurma arzusu, mahkeme tarafından dikkate alınmadı. Yargıç Cabell, kaçma riski ve soruşturma sürecini etkileyebilecek unsurlar nedeniyle tahliye talebini bir kez daha reddetti.

Timur Cihantimur’un tutukevi koşulları ve nakil talebi

Dosyada yaşanan bir diğer gelişme ise, Timur Cihantimur’un avukatı, müvekkilinin 19 Temmuz'da Newark Çocuk Koruyucu Gözetim Birimi'nde saldırıya uğradığını belirterek, derhal serbest bırakılmasını ya da başka bir yere nakil edilmesini talep etmişti. Hakim Cabell ise bu talebi de reddetti ve yaşanan saldırının tek seferlik bir durum olduğunu belirtti. Cabell, gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığını ve müvekkilin bulunduğu yerde güvenli bir şekilde tutulduğunu ifade etti.
Acılı ailenin avukatı Burak Erden’in açıklamaları
Aci ailesinin ve kaza mağdurlarının avukatı Burak Erden, duruşmayı yakından takip etmek için Boston'a geldi ve basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Erden, "Bugün Eylem Tok duruşmasına katıldık. Yaklaşık 1 saat 40 dakika sürdü. Bu duruşmada Eylem Tok'un iki avukatı ve duruşmadaki savcı eşit dağılımlı bir şekilde ifade etti kendisini. Savcı bizim iddialarımız doğrultusunda Eylem Tok'un oğlu Timur Cihantimur'u kaçırdığını ve kaçırırken de telefonları aldığını ve bunun için de soruşturmayı engellediğini öne sürdü. Eylem Tok'un iki avukatı da bunların kesin olmadığını bir iddiadan ibaret olduğunu söylediler. Tabi biz aslında bu bir ceza davası olmadığı için, iade edildiğinde Eylem Tok ve Timur Cihantimur'un Türkiye'de ifade vermelerini istiyoruz. Bu ifadeler çerçevesinde bir iddianame hazırlanacak. Soruşturmaya engelleyenler aslında çocuğunu alıp kaçan Eylem Tok, 2 saat içerisinde kaçıran Eylem Tok. Bunun için hakim kaygısı bizim anladığımız kadarıyla duruşmada biraz karışık ve netleştirmeye çalışıyor bunu. Bunun için de iki tarafa da bir hafta gibi bir süre verdi. Bizim Eylem Tok'un iade edileceği yönünde görüşümüz var. Çünkü bu zamana kadarki hakimin tavrı da bu yöndeydi. Yine ümidimizi devam ettiriyoruz bu yönde" dedi.

Eylem Tok'un Türkiye'ye iade edildiği takdirde Türkiye'deki devam edecek yasal süreçle ilgili sorulan soruyu da cevaplayan Avukat Erden "Türkiye'ye iade edildiğinde aslında bizim iddiamız şu yönde. Sadece telefonları kaçırdığı için ve çocuğunu kaçırdığı için değil, bunların sonucu olarak ihmal suretiyle kasten adam öldürmeye gidecek şekilde bir suça sebebiyet olduğu için zaten bu kadar ciddiye alındı bu konu. Çünkü bu telefonları aldığında, telefonları almasının sebebi 112'yi aramamaları için. Çünkü bunun açık çok net ifadeleri var Türkiye'de. Hem güvenlik görevlisinin hem yaralıların çok açık ifadeleri var. Bunlar da yaralıların, 'Telefonu cebimden çıkarttım ve telefonu aldılar. Ama kimin aldığını çok net bir şekilde göremiyor. Karanlıkta bir kadının olduğunu gördüm' şeklinde. Yani Türkiye'de aslında ihmal suretiyle kasten adam öldürme, bilinçli taksir, tabi delilleri karartma vs. bunlardan da ceza alacak ama asıl bizim iddia ettiğimiz hem bilinçli taksirle adam öldürme ve yaralama. 4 kişi ve bunların ikisi çok ciddi yaralandı. Bunun yanında da ihmal suretiyle kasten öldürmeye ilişkin. Bunların cezaları çok ciddi bu arada. Yani bilinçli taksirle birisini yaralamak, öldürmek ve birkaç birden fazla kişiyi yaralamak 2 yıldan 15 yıla kadar çıkıyor. Timur Cihantimur'un yaşının küçük olması aslında cezayı indiriyor ama ehliyetsiz olması ve son sürat hızla gitmesi ki bu Türkiye'deki soruşturma dosyasında bilir kişilerle, savcının atadığı bilir kişilerle çok net bir şekilde biliniyor, görülüyor. Bundan dolayı cezaları çok yüksek. Yani 22 buçuk yıl artırılıyor. Bu 2 yıldan 15 yıl arasındaki ceza. Yarı oranında artırılıyor. Ve 3 yıl ila 22 buçuk yıl arasında yargılanıyor aslında. Buradaki hakim, ne ceza aldığını bilmiyorum, tarzında bir ifadede bulunuyor. Yani Türkiye'deki cezasını da beni ilgilendirmiyor şu anda. Sadece iadeyi düşünüyorum, ona göre davranıyorum. Türkiye'de ceza alması için Eylem Tok'un ve oğlunun ifade vermesi gerekiyor aslında. Yani buradaki iadeyi bekliyor Türk mahkemeleri. Onun için de burada eksik kalan ne evrak varsa bunları öğrenip bunları tamamlamak için de elimizden geleni yapacağız. Timur Cihantimur'un dosyasında da şöyle bir gelişme oldu. Buradaki savcı yine aynı Eylem Tok'ta olduğu gibi mahkemenin, Dışişleri Bakanı'nın onaması için iadesini talep etti savcı ve bunu çok güzel gerekçelendirerek yani hızından tutun, ehliyetsiz olmasından tutun, ülkeden kaçmasından tutun, telefondan toplanmasından tutun, çok güzel gerekçelendirerek, içtihatlarla yani benzer olayların içtihatlarıyla beraber çok güzel bir dilekçe ile talep etti. Buna ilişkin hakim bir şey söylemedi tabi, duruşmayı bekliyor muhtemelen, biz de Timur Cihantimur’un duruşmasına da katılacağız" ifadelerini kullandı.

Turks in Boston Derneği’nden Esat Gök, Aci ailesi adına açıklama yaptı

Turks in Boston Derneği’nin kurucusu Esat Gök de duruşmaya katıldı ve basın açıklamasında bulunarak Boston’daki Türk toplumuna teşekkür etti. Gök, "Öncelikle bugün burada bizleri yalnız bırakmayan Boston Türklerine, siz değerli basın mensubu arkadaşlara teşekkür ediyorum. Aci ailesinin temsilcisi olarak burada az önce mahkemeye geldik. Bugün yine istediğimiz karar çıkmadı ama sona yaklaştık diyebilirim. Eylem Tok'un her zamanki gibi avukatları hazır bir şekilde gelmiş. Üç avukat hazır bir şekilde geldiler. Aşağı yukarı 2 saat süren mahkeme %80 karşı tarafı dinlemekle ve detaylarla boğulmakla geçti. Bu tabi herkesi rahatsız etti. Hakimi de biraz rahatsız etti. Öyle söyleyeyim. Şöyle bir karar çıktı. Hakim bir hafta daha verdi. 'Son bir hafta daha veriyorum. Bu bir hafta içerisinde Eylem Tok'u neden Türkiye'ye vermeyeceğimizle ilgili bana elle tutulur, kanunlar çerçevesinde yapılan anlaşmaları bozmayacak ve anlaşmalara uyan bir belgeleri getirebilirseniz ona göre değerlendireceğim. Yoksa artık ben nihai kararımı vereceğim' dedi. Bu da aslında bizim için de güzel bir sonuç. İnşallah önümüzdeki haftalarda bununla ilgili de tam sonucu hakimden almış oluruz. Peki detaylarda neler vardı? Şöyle karşı taraf tabi her zamanki gibi bu çok detaylarda boğulmuş. Cep telefonlarının işte efendim işin toplanılması yok işte efendim bazı delillerin Türkiye'de suç sayılmadığı işte vesaire gibi yani biraz böyle bir Türk kanunlarıyla Amerikan kanunlarının karşılaştırılması. Bu konular biraz dikkatimizi çekti. Sandığımızdan daha uzun bir mahkeme sürdü. Ve en nihayetinde de savcı hanım her zamanki gibi çok güzel bir şekilde hazırlanmıştı. Çok güzel cevaplar verdi. Hakimin istediği her türlü cevabı ve beklenen her türlü sonucu alabileceğimizi düşünüyoruz. Tabi acılı aile ile biz her zaman görüşüyoruz. Sağ olsunlar burada kendilerini temsil ediyorum. Hem buradaki Türkler adına hem de bu süreci yakinen takip eden kişi olarak. Yani onlar da üzgün, sevinçli haberi bekliyorlar. Yani buradan çıkacak hiçbir haber kaybolanı geri getirmeyecek. Ama belki bir nebze olsun içlerini soğutacak. Belki acele edilmesine vesile olur. Biz de yakından takip ediyoruz. Bu arada Eylem Tok yine her zamanki gibi gelmişti. Her zamanki gibi böyle yüzü düşük, zaten bütün botoksları gitmiş, şişmanlamış falan. Hapis burada ona pek yaramamış. Ama bu tabi Türkiye'de almasını istediğimiz cezanın yanında bu aldığı 4 aylık ceza hiçbir şey değil. Yattığı süre. Toplam 8 aylık bir süreçten bahsediyoruz burada. Biz de buraları böyle git gel aşındırdık. Ama bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Avukatlara 200 bin dolardan fazla para harcanmış. Yani 2 milyon dolar dahi harcasalar ne olacak, ilahi adaletten, Türk adaletinden daha üstün hiçbir şey kimse yoktur." dedi. Gök, sürecin adil bir şekilde sonuçlanması ve Türk adaletinin tecelli etmesi için mücadeleye devam edeceklerini belirtti.

Ne olmuştu

İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde 1 Mart saat 23.50 sıralarında Timur Cihantimur'un lüks otomobille seyir halindeyken yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan 3 adet ATV tipi araca çarpması sonucu 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybetmiş, birden fazla kişi de yaralanmıştı. Kaza sonrasında ehliyetsiz sürücü Timur Cihantimur, annesi yazar Eylem Tok tarafından önce Mısır'a, ardından da ABD'ye kaçırılmıştı. Olayla ilgili soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 Mart saat 03.50 sıralarında havalimanından Mısır'a gittikleri tespit edilen anne Eylem Tok hakkında "Suçluyu kayırma" suçundan, oğlu hakkında, "1 kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek" suçundan yakalama kararı çıkarırken, kırmızı bülten çıkarılmasını da talep etmişti. Türkiye, mayıs ayında haklarında kırmızı bülten çıkarılan anne ve oğlunun ABD'den iadesini talep etmişti. Cihantimur ve Eylem Tok, 14 Haziran Cuma günü ABD'nin Boston kentinde polis tarafından gerçekleştirilen operasyonla yakalanmıştı.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğlaspor Başkanı Kıyanç’tan taraftara "küfürsüz tribün" çağrısı Muğlaspor Kulübü Başkanı Menaf Kıyanç, Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor maçı öncesi yaptığı açıklamada taraftarı sağduyuya davet etti. TFF 2. Lig’de oynayan Muğlaspor, yarın kendi sahasında Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor ile play-off rövanş mücadelesine çıkacak. Kritik karşılaşma öncesi yeşil-beyazlı kulübün başkanı Menaf Kıyanç, resmi hesaplardan yayımladığı mesajla taraftarlara önemli uyarılarda bulundu. Kıyanç, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa’da oynanan Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor karşılaşmasında, ne yazık ki Türk futboluna yakışmayan bazı olumsuzluklarla karşı karşıya kaldık. Ancak tüm bu yaşananlara rağmen, Muğlaspor Kulübü Başkanı olarak siz değerli taraftarlarımızı bir kez daha sağduyuya davet ediyorum. Yarın oynayacağımız kritik karşılaşmada; rakip takıma ve yöneticilerine yönelik hakaret, küfür ve sportmenlik dışı söylemlerden kesinlikle kaçınılmasını önemle rica ediyorum. Kulübümüzün benimsediği ahlaklı ve ilkeli duruşun, tribünlerimize de yansıması en büyük beklentimizdir. Bilinmesini isterim ki yapılacak her olumsuz tezahürat ve küfürlü söylemi şahsıma yapılmış sayacak, bunu kulübümüzün değerlerine aykırı bir davranış olarak değerlendireceğim. Bu önemli mücadelede en büyük isteğimiz; tribünlerde yalnızca takımımıza coşkulu ve güçlü bir destek verilmesidir. Çevrenizde oluşabilecek olumsuzlukları engellemeniz, ortamı gerecek tutumlardan uzak durmanız büyük önem taşımaktadır. Muğlaspor Kulübü olarak hedefimiz; küfürden uzak, saygılı ve rakibine değer veren bir tribün kültürünü hep birlikte oluşturmaktır. Yarın oynanacak Muğlaspor - Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor karşılaşmasının, küfürsüz futbol adına bir dönüm noktası olmasını temenni ediyorum. İnanıyorum ki Muğlaspor taraftarı olarak tüm Türkiye’ye örnek olabilir; coşkumuzdan ödün vermeden, saygı çerçevesinde takımımızı nasıl desteklediğimizi gösterebiliriz. Sporun birleştirici gücünü ve Muğla’nın hoşgörüsünü en güzel şekilde yansıtabiliriz. Yarın tüm Muğla’yı; bayrakları, atkıları ve formalarıyla, birlik ve beraberlik içerisinde tribünlerde yer almaya ve takımımızı en iyi şekilde desteklemeye davet ediyorum."
Antalya Joao Pereira: "Golümüz iptal edilmeseydi, 3 puanı alan taraf biz olacaktık" Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Antalyaspor, maçının ardından, "Maç adil yönetilse ve golümüz iptal edilmeseydi, 3 puanı alan tarafın net bir şekilde biz olacağını düşünüyorum. Bunu herkesin gördüğüne inanıyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Alanyaspor, deplasmanda Antalyaspor ile golsüz berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Joao Pereira, "Bizim için önemli bir puan oldu, özellikle sahada yaşananlardan sonra. Televizyonda herkesin pozisyonu gördüğünü düşünüyorum. Bu golün nasıl iptal edildiğini ben anlamadım. Merak ettiğim bir şey var; bu hakem, Fenerbahçe, Galatasaray ya da Beşiktaş statlarında da böyle bir golü iptal edebilir miydi? Bunu gerçekten görmek isterdim. Bundan sonraki maçlarda da buna dikkat ederek izleyeceğim. Ama her şeye rağmen, yaşananlara rağmen futbolcularımı tebrik etmek istiyorum" dedi. "Futbol bir temas oyunu, bunu bilmiyorlar mı?" Hakemle ilgili söylediklerinin sahadaki hakemle ilgilisi olmadığını belirten Pereira, "Söylediklerim VAR’daki hakemlerle ilgili. Çünkü sandalyede oturup televizyondan izler gibi maçımı izliyorlar bilmiyorum. Futbol bir temas oyunu, bunu bilmiyorlar mı? Gerçekten anlamıyorum" şeklinde konuştu. "Oyuncularımı tebrik ediyorum" Oyuncularını tebrik ettiğini belirten Pereira, "Daha fazla şut çeken taraf, daha fazla pozisyona giren taraf bizdik. Maestro mesela çok erken bir sarı kart gördü ki Rize’de de aynısını yaşamıştı ve ikinci sarı kartla atılmıştı. Çok dikkat etti maç boyu. Aynı pozisyonda, çok benzer bir şekilde rakibin sağ beki faul yaptığı zaman sarı kart görmedi. Lima sadece gole sevindiği için sarı kart gördü. Juan bir pozisyonda sarı kart gördü ki aynı pozisyon Safuri tarafından yapıldığında sarı kartla cezalandırılmadı. Bence buna biraz daha dikkatimizi vermemiz gerekiyor, bunun farkında olmamız gerekiyor. Ama dediğim gibi oyuncularımı tebrik ediyorum çünkü olanlara rağmen kafaları net bir şekilde maça devam ettiler ve derbi duygusunu iyi yönettiler" ifadelerini kullandı. "Bence temiz bir goldü, faul yoktu" Attıkları golün iptaline ilişkin de konuşan Pereira, "Bence temiz bir goldü, faul yoktu. Oyuncumuz zaten havadaydı Antalyaspor’un stoperi zıplamak istediğinde. Faul yoktu orada. Ve bu bir takımın bütün bir sezonunu belirleyebilir. Bir sezon belirlendiği zaman da o kulüpte çalışan kaç kişi varsa ki belki siz biliyorsunuzdur, 100’den fazla kişi çalışıyor o insanların hayatını, geleceğini etkiliyor. O ailelerin, oyuncuların, personelin, kulübün ve şehrin geleceği söz konusu. Karar verirken buna dikkat edilmesi gerekiyor çünkü bu bir kulübün geleceğini etkileyebilir" ifadelerini kullandı. "Maç adil olsaydı eğer 3 puan alan taraf net bir şekilde biz olurduk" Sahada daha iyi oynayan takım olduklarını düşündüğü belirten Pereira, "Biz daha fazla pozisyon girerek daha iyi top oynadık. Rakibimize şans vermedik. Maç adil olsaydı eğer 3 puan alan taraf net bir şekilde biz olurduk. Bunu da herkesi gördüğünü düşünüyorum. Şimdi 2 tane çok zorlu bir maç oynayacağız. Kümede kalma mücadelesi veren takımlara karşı. Gerçekten çok zorlanacağız. Bunun farkındayız ve buna göre hazırlanacağız. Çünkü puana ihtiyacımız var" açıklamasında bulundu.