TEKNOLOJİ - 05 Ekim 2015 Pazartesi 09:26

Akıllı kapılar hırsızların korkulu rüyası

A
A
A
Akıllı kapılar hırsızların korkulu rüyası

Gün geçtikçe artan hırsızlık olayları güvenlik sektörünü teknoloji ile buluşturdu. Kopyalanabilen anahtarlar, kolayca açılabilen kapı ve pencereler ev sahiplerinin korkulu rüyası olunca teknoloji de kişiye özel tasarlanmış ve sahibini tanıyan çelik kapı sistemleriyle karşımıza çıkıyor.

Kalabalık şehirlerdeki hırsızlık olaylarının hızlı artışına dikkat çeken Tutkunlar Çelik Kapı ve Kapı Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Ümmet Alaca, "Artan hırsızlık olaylarının önüne geçmek için kişiye özel geliştirilen montaj, üretim ve emniyet sistemleri en yüksek seviyede kişinin güvenliğini sağlıyor. Yani size rahat bir yaşam sağlıyor. Fakat maalesef ki halkımızın bilinçsizliği buradaki kaliteyi her zaman dışarı çıkarmaya fırsat vermiyor. Hayatta her şeyden hatta ailemizden daha önemli bir nesne var, kapılarımız. İnsan her şeysiz yaşar ama kapısız yaşayamaz" dedi. Kapının bu kadar çok öneme sahip olduğu bir dönemde artık ürünlerin de teknolojiyle buluştuğunu vurgulayan Ümmet Alaca, "Ancak firmalar bunun arkasında durmalı; servis, hizmet ve kalitesini sürdürebilmelidir. Biz yıllardır sadece Türkiye'ye değil, dünyanın birçok ülkesine kapı satıyoruz. Tercih edilme sebepleri her zaman yüksek kalite ve hizmet oldu. Buradaki en önemli faktör insanların darbeye, yangına veya kurşuna karşı korunmaları; rahat uyku uyuyabilmeleri, rahat çalışabilmeleridir. İnsan aklı evdeyken iş yerinde huzurlu çalışamaz" açıklamalarında bulundu. Tutkunlar Çelik Kapı'nın 1976 yılında basit kapı üstüne kapı sistemleriyle başladığını son 10 yılda ise mekanik ve elektronik olarak son teknolojiyle yüksek güvenlikli hale getirildiğini ifade eden Alaca, "Yüksek güvenlikli kapıların başında sahibini tanıyan kapılar geliyor. Biz mekanik olarak zaten yukarı, aşağı, ileri ve geriye kapının her tarafını kilitler hale getirmiştik. Kapılarımız zaten aşılmaz bir duvar. Ancak bunları bir de kolaylık olsun, yüksek emniyet olsun diye parmak iziyle, gözümüzle, yüzümüzle ve elimizle açtık. Bizim kilit sistemlerimiz ve kapılarımız 39 yıllık bir geçmişe sahip. Bu 39 yıllık kalite belli kademelerden geldi geçti. Bundan daha ilerisi tabii ki var, kurşun geçirmez olanları, yangına dayanıklı olanları var. Ama şu anda en önemlisi hırsızlık" diye konuştu.

Kapı seçiminde uygulanan yöntemlere de değinen Alaca açıklamalarına şöyle devam etti: "Modeller müşterinin seçeceği görüntülerdir, teknik olarak biz diyoruz ki siz bir şeye karışmayın, biz sizin için en yüksek güvenliği sağladık. En iyi malzemeyi kullandık. Size de sadece onun görsel olarak şeklini seçmek kaldı. Siz seçin biz yapalım. Tutkunlar Çelik Kapı böyle bir konsept içerisinde 39 yılını tamamladı. Bundan sonra da sektörümüzde önder, öncü ve örnek olarak devam etmeye gayret ediyoruz." 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eski meclis üyesini öldüren eski belediye başkan yardımcısına müebbet hapis cezası Antalya’nın Serik ilçesindeki bir düğünde, eski ilçe belediye meclis üyesi Hasan Ali Tuncer’i (42) tabancayla vurup öldüren eski Serik Belediye Başkan Yardımcısı Ziya Yıldırım (65), ömür boyu hapse mahkum edildi. Antalya’nın Serik ilçesinde, 19 Ağustos 2024 tarihinde yaşanan olayda önceki dönem Serik Belediye Meclis Üyesi Hasan Ali Tuncer (40) ile aynı dönem Serik Belediye Başkan Yardımcısı Ziya Yıldırım arasında daha önce sosyal medya üzerinden başlayan tartışma karşılaştıkları düğünde kanlı bitti. Tartışma sonrası Yıldırım, yanında bulunan tabancayla Tuncer’e ateş etti. Vücuduna 2 kurşun isabet eden Hasan Ali Tuncer yaralandı. Yaralı Tuncer, sağlık ekibi tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından Serik Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Tuncer burada tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Olay sonrası kaçan Ziya Yıldırım, bir süre sonra polise teslim oldu. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ziya Yıldırım, ’kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Serik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Manavgat 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, İddianamede şüphelinin ’kasten öldürme’ suçundan cezalandırılması talep edildi. Davanın karar duruşmasında sanık Ziya Yıldırım ile yakınları, ölen Hasan Ali Tuncer’in yakınları ve tarafların avukatları hazır bulundu. Karar duruşması görüldü Duruşmada cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında "Sanık Ziya’nın geçmiş yıllarda maktulün öğretmeni olmasından dolayı birbirlerini tanıdıkları, yine sanık ile maktulün aynı siyasi partiden geçmiş dönemlerde belediye meclis üyeliği yaptıkları, sanık Ziya’nın maktul Hasan Ali ve maktulün babası Fatih’in Yükseköğrenim Bilim Vakfı’nın WhatsApp grubuna üye oldukları, 2024 yılının Kurban Bayramı’nda Fatih tarafından gruba yazılan bayramlaşma mesajının sanık tarafından silindiği, devam eden süreçte sanığın Fatih ve maktulü hedef alarak vergi kaçırdıklarından bahisle küçük düşürücü nitelikte mesajlar yazdığı, olay günü maktulün bu hususu konuşmak üzere sanıkla görüşmek istediği, evleri yakın olduğundan önce sanığın evine gittiği, burada bulamayınca sanığın düğünde olduğunu öğrendiği ve kır düğün salonuna gittiği, sanığın yanına yaklaştığında aralarında tartışma yaşandığı ve sanık Ziya’nın yanında bulundurduğu ruhsatlı tabancası ile maktulü hedef alarak ateş ettiği, sanığın kaçmaya çalışan maktulü yine hedef alarak arkasından ateş ederek öldürdüğü, akabinde olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmıştır" diyerek sanığın ’kasten öldürme’ suçundan ömür boyu hapisle cezalandırılmasını istedi. Tuncer’in babası Fatih Tuncer ise duruşmada gözyaşlarıyla verdiği ifadede, çok uzun yıllar süresince Serik’te eczacılık yaptığını söyleyerek, "Oğlum hiçbir suçu olmadığı halde katledilmiştir, sanık oğluma defalarca ateş etmiştir. Olayın ardından doktorların müdahalesi sırasında oğlumun ölmesini seyretmiş ve akabinde kendi arabasına binerek kaçmıştır. Bu benim 70 yaşımdan sonra çekeceğim bir acı değil. Yaşadığım olaydan sonra eczanemi devrettim, hayatımın bir anlamı kalmadı" dedi. Fatih Tuncer sanığın daha önce verdiği ifadelerde kendisini eğitimci olarak tanımladığına dikkati çekerek, "Ben öğrencisini öldüren öğretmeni ilk defa görüyorum. Umarım bu son olsun. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu. Tuncer’in eşi Yıldız Tuncer de şimdi 7 yaşında olan kızının olayın ardından çok ağır travma geçirdiğini belirterek, "Kızım babasının öldürülmesinden sonra hiçbir yerde tek başına kalamıyor. Dışarıda insanların katil olduğunu ve onu da öldüreceğini düşünüyor" dedi. Sanık Ziya Yıldırım ise savunmasında olay gecesi düğün yerinde olduğunu, Hasan Ali Tuncer’in evine gelerek kendisini sorduğunu, ardından düğün yerine geldiğini söyleyerek, "Maktul gelince bana küfürler etti, beni tehdit etti. Bana vurdu ve sırtüstü düştüm. Sonra can havliyle 1 el ateş ettim. Hedef gözetmedim. Öldürme kastım yoktu, onun düğüne geleceğini bilseydim gitmezdim. Olayların buraya gelmesini istemezdim" dedi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Ziya Yıldırım’a ömür boyu hapis cezası verdi.
Erzurum Sinan Kaloğlu: "Buradan kaybetmeden dönmek isterdik, avantajı kullanamadık" Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, Erzurumspor FK mağlubiyeti sonrası, "Buradan kaybetmeden dönmek isterdik, avantajı kullanamadık" dedi. Trendyol 1. Lig’in 21. haftasında Amed Sportif Faaliyetler, deplasmanda karşılaştığı Erzurumspor FK’ya 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, "Maçla ilgili üzgünüz. İstediğimiz oyunu sahaya yansıtamadık. Rakibimiz de çok iyi oynamadı, biz de iyi değildik. Açıkçası kaliteli bir maç olmadı. Oyun planımızı tam olarak oturtamadık ama maç kontrollü şekilde gidiyordu. Uzaktan yediğimiz gol dengemizi bozdu. Buna rağmen pozisyonlarımız vardı. 0-0’da da, 1-0 geriye düştükten sonra da fırsatlar yakaladık fakat değerlendiremedik. Zaman zaman top bizdeydi, zaman zaman rakipteydi. Özellikle üçüncü bölge varyasyonlarını yeterince yapamadık. Orta sahada da beklediğimiz etkiyi gösteremedik. Buraya lider geldik, lider dönüyoruz ama büyük bir avantajı kaçırdık. Bizim adımıza en üzücü durumlardan biri buydu. Bir diğer üzücü nokta ise iki değerli oyuncumuzun kırmızı kart görerek oyun dışı kalması. Zaten kadro derinliğimiz sınırlıyken iki önemli oyuncumuzu kaybettik. Daha iyisini yapabilirdik. En azından buradan kaybetmeden dönmek isterdik. Avantajı kullanamadık. Oyuncularımızın mücadelesi iyiydi ama sonuç bizi üzdü" ifadelerini kullandı. "Hakem ekibi inisiyatifi rakipten yana kullandı" Müsabakadaki hakem yönetimiyle alakalı da konuşan Kaloğlu, "Hakemlerle ilgili de şunu söylemek istiyorum; Erdem hoca ve ekibinin daha dikkatli olması gerekiyordu. Bize gösterilen sarı kartlar çok kolaydı, benzer pozisyonlarda rakibe aynı kartlar çıkmadı. Bu durum bizi eksiltti. 1-0 gerideyken Hasani’ye yapılan faul verilmedi, ardından bir penaltı pozisyonumuz vardı; ne verildi ne de tekrar gösterildi. VAR’da nasıl incelendiğini bilmiyorum ama bana göre net penaltıydı. Bugün hakem ekibi inisiyatifi rakipten yana kullandı. Çok formda olduklarını düşünmüyorum. Umarım bu maçtan bir öz eleştiri çıkarırlar. Ancak mağlubiyeti hakeme bağlamıyoruz. İyi bir oyun yoktu; ne bizden ne rakipten. Yine de bu zorlu deplasmandan en az 1 puan almak isterdik. Olmadı. Yolumuza devam edeceğiz. Önümüzde Sivasspor maçı var. Bu karşılaşmayı geride bırakacağız. Taraftarımıza iyi bir sonuçla dönmek isterdik, onları üzdük" şeklinde konuştu.
Muğla Marmaris Körfezi’nde yine yelkenler fora oldu Muğla’nın Marmaris ilçesinde, kış yelken yarışlarının en büyüğü olarak gösterilen ve Marmaris Uluslararası Yat Spor Kulübü (MIYC) tarafından bu yıl 17.’si düzenlenen Kış Trofesi’nin ilk ayağı tamamlandı. Altı ayaktan oluşan trofede; Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Türkiye, Rusya, Belarus, Ukrayna, Yunanistan, Norveç, Slovakya, Estonya, Fransa ve Almanya’dan gelen 300’ü aşkın yelken sporcusu, 41 tekneyle Marmaris’in mavi sularında kıyasıya mücadele etti. Kış Trofesi’nin ilk ayağının ilk gününde Marmaris Limanı’ndan ayrılan tekneler, ısınma turlarının ardından Marmaris Körfezi’nde hakem düdüğüyle başlayan iki yarış yaptı. İkinci gün ise daha kuvvetli rüzgar altında start alan tekneler, coğrafi rota üzerinden önce körfez içinde, ardından Turunç ve Karga Kayası etrafından dolaşarak yeniden körfeze döndü. İkinci gün yapılan tek yarışla birlikte, ilk ayakta toplam üç yarış tamamlanmış oldu. Dereceler ikinci ayakta belli olacak ORC belgelerinin henüz tamamlanmaması nedeniyle ilk ayağın dereceleri ikinci ayakta netleşecek. Kırmızı, mavi ve pembe olmak üzere üç kategoriye ayrılan 41 tekne arasında dereceye girecek ekipler, 7-8 Şubat tarihlerinde yapılacak Kış Trofesi’nin ikinci ayağında kupalarını alacak. Bülent Çelik: "Harika bir açılış yaptık" MIYC Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Çelik, "Harika bir açılış yaptık. 41 tekneyle başladık, 41 kere maşallah diyelim. İlk gün iki güzel yarış yaptık. Bugün rüzgar 15-18 knotlara kadar çıktı. Güzel bir coğrafi rotayla ilk haftayı üç yarışla tamamladık. Zaten planımız buydu ve hepsini gerçekleştirdik. Marmaris rüzgârıyla her zaman güzel sürprizler yapıyor. Tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Umarım bu yıl 50 teknenin üzerine çıkarak yeni bir rekor kırarız. Sertifikalar tamamlandığında puanlamalar yapılacak ve birincileri ikinci ayakta ödüllendireceğiz" dedi. Mehmet Nezih Kırbeyi: "Bazı zorluklar yaşadık ama keyifliydi" İstanbul’dan trofe için Marmaris’e gelen yarışçı Mehmet Nezih Kırbeyi, "Güzel bir organizasyondu. İlk gün iki, ikinci gün ise rüzgârın zaman zaman 16-17 knotlara çıktığı zorlu bir yarış yaptık. Yeni ekip arkadaşlarımız vardı, bazı zorluklar yaşadık ama keyifliydi" şeklinde konuşarak Şubat ayında yapılacak ikinci ayak yarışları için heyecanlı olduğunu belirtti. Eskişehir’den gelerek yarışan Sema Öztürk ise Marmaris’te yarışmanın ayrı bir keyif olduğunu belirterek, "Yaklaşık beş yıldır yarışıyorum. Çeşme, Bodrum ve Urla’da yarıştım ama Marmaris’in doğası ve denizi bambaşka. Bugün rüzgâr çok sertti ama çok güzeldi" ifadelerini kullandı. Akdeniz’in en zorlu offshore yarışlarından birinde gruplarında birinci olarak ülkemizi temsil ettiklerini belirterek ‘Şimdi kendi evimizde yarışmaya devam ediyoruz’ şeklinde konuşan Yelkenci Onur Tok, "Marmaris’te yarışmak her zaman çok özel. Aynı ekiple altı ay boyunca buradayız" dedi. Yelken yarışlarının tecrübeli ismi yelken eğitmeni ve kaptan Tunca Çalışkan ise ikinci gün rüzgarın etkisini artırdığına dikkat çekerek, "Teknemiz bizim için yeni ama ekibimiz uyumlu. Gruplar henüz netleşmediği için tüm tekneler neredeyse aynı anda start aldı. Muhtemelen haftayı grubumuzda birinci tamamladık" ifadelerini kullandı.