SPOR - 18 Ocak 2026 Pazar 17:05

Marmaris Körfezi’nde yine yelkenler fora oldu

A
A
A
Marmaris Körfezi’nde yine yelkenler fora oldu

Muğla’nın Marmaris ilçesinde, kış yelken yarışlarının en büyüğü olarak gösterilen ve Marmaris Uluslararası Yat Spor Kulübü (MIYC) tarafından bu yıl 17.’si düzenlenen Kış Trofesi’nin ilk ayağı tamamlandı.


Altı ayaktan oluşan trofede; Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Türkiye, Rusya, Belarus, Ukrayna, Yunanistan, Norveç, Slovakya, Estonya, Fransa ve Almanya’dan gelen 300’ü aşkın yelken sporcusu, 41 tekneyle Marmaris’in mavi sularında kıyasıya mücadele etti. Kış Trofesi’nin ilk ayağının ilk gününde Marmaris Limanı’ndan ayrılan tekneler, ısınma turlarının ardından Marmaris Körfezi’nde hakem düdüğüyle başlayan iki yarış yaptı. İkinci gün ise daha kuvvetli rüzgar altında start alan tekneler, coğrafi rota üzerinden önce körfez içinde, ardından Turunç ve Karga Kayası etrafından dolaşarak yeniden körfeze döndü. İkinci gün yapılan tek yarışla birlikte, ilk ayakta toplam üç yarış tamamlanmış oldu.



Dereceler ikinci ayakta belli olacak


ORC belgelerinin henüz tamamlanmaması nedeniyle ilk ayağın dereceleri ikinci ayakta netleşecek. Kırmızı, mavi ve pembe olmak üzere üç kategoriye ayrılan 41 tekne arasında dereceye girecek ekipler, 7-8 Şubat tarihlerinde yapılacak Kış Trofesi’nin ikinci ayağında kupalarını alacak.



Bülent Çelik: "Harika bir açılış yaptık"


MIYC Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Çelik, "Harika bir açılış yaptık. 41 tekneyle başladık, 41 kere maşallah diyelim. İlk gün iki güzel yarış yaptık. Bugün rüzgar 15-18 knotlara kadar çıktı. Güzel bir coğrafi rotayla ilk haftayı üç yarışla tamamladık. Zaten planımız buydu ve hepsini gerçekleştirdik. Marmaris rüzgârıyla her zaman güzel sürprizler yapıyor. Tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Umarım bu yıl 50 teknenin üzerine çıkarak yeni bir rekor kırarız. Sertifikalar tamamlandığında puanlamalar yapılacak ve birincileri ikinci ayakta ödüllendireceğiz" dedi.



Mehmet Nezih Kırbeyi: "Bazı zorluklar yaşadık ama keyifliydi"


İstanbul’dan trofe için Marmaris’e gelen yarışçı Mehmet Nezih Kırbeyi, "Güzel bir organizasyondu. İlk gün iki, ikinci gün ise rüzgârın zaman zaman 16-17 knotlara çıktığı zorlu bir yarış yaptık. Yeni ekip arkadaşlarımız vardı, bazı zorluklar yaşadık ama keyifliydi" şeklinde konuşarak Şubat ayında yapılacak ikinci ayak yarışları için heyecanlı olduğunu belirtti.


Eskişehir’den gelerek yarışan Sema Öztürk ise Marmaris’te yarışmanın ayrı bir keyif olduğunu belirterek, "Yaklaşık beş yıldır yarışıyorum. Çeşme, Bodrum ve Urla’da yarıştım ama Marmaris’in doğası ve denizi bambaşka. Bugün rüzgâr çok sertti ama çok güzeldi" ifadelerini kullandı.


Akdeniz’in en zorlu offshore yarışlarından birinde gruplarında birinci olarak ülkemizi temsil ettiklerini belirterek ‘Şimdi kendi evimizde yarışmaya devam ediyoruz’ şeklinde konuşan Yelkenci Onur Tok, "Marmaris’te yarışmak her zaman çok özel. Aynı ekiple altı ay boyunca buradayız" dedi.


Yelken yarışlarının tecrübeli ismi yelken eğitmeni ve kaptan Tunca Çalışkan ise ikinci gün rüzgarın etkisini artırdığına dikkat çekerek, "Teknemiz bizim için yeni ama ekibimiz uyumlu. Gruplar henüz netleşmediği için tüm tekneler neredeyse aynı anda start aldı. Muhtemelen haftayı grubumuzda birinci tamamladık" ifadelerini kullandı.



Marmaris Körfezi’nde yine yelkenler fora oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bilim diplomasisi için ortak çağrı İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı kapsamında Silivri’de düzenlenen basın toplantısında, akademisyenlerin imzasını taşıyan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuna açıklandı. Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyasını ve karar vericileri ilgilendiren önemli bir bildirgeyle gündeme geldi. Kamp kapsamında düzenlenen basın toplantısında, farklı disiplinlerden ödül sahibi akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" başlıklı metin kamuoyuyla paylaşıldı. Programda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler, üniversite temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Akademik birikim politika önerisine dönüştü Toplantıda yapılan konuşmalarda, İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bireysel başarıları ödüllendiren bir organizasyon olmadığı, aynı zamanda akademik bilgi üretimini toplumsal ve siyasal karar süreçlerine entegre etmeyi hedeflediği vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, ödül sahibi akademisyenlerin her yıl istişare kamplarında bir araya gelerek ortak akıl geliştirdiğini ve bu sürecin somut çıktılarının bildirgeler aracılığıyla kamuoyuna sunulduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu kurumları nezdinde karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yıl hazırlanan bildirgenin ise çok daha geniş bir çerçevede, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği ekseninde şekillendiğini belirtti. "Bölgesel istikrar dışa bağımlı olamaz" Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede, özellikle Orta Doğu ve çevresinde yaşanan çatışmalar, enerji hatları üzerindeki jeopolitik baskılar ve uluslararası sistemdeki belirsizlikler detaylı şekilde ele alındı. Bu gelişmelerin, bölgesel barış ve güvenliğin yalnızca dış merkezli yapılarla sürdürülemeyeceğini ortaya koyduğu vurgulandı. Metinde, bölge ülkelerinin kendi tarihsel, kültürel ve bilimsel birikimlerinden hareketle yeni bir iş birliği zemini oluşturması gerektiği ifade edilirken, bu zeminin askeri ittifaklar ya da geçici siyasi uzlaşılarla değil; bilimsel üretim, eğitim, teknoloji ve ortak değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bilim diplomasisi stratejik araç olarak konumlandırıldı Bildirgede bilim diplomasisi; yalnızca akademik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda krizleri önleyen, güven inşa eden ve uzun vadeli istikrarı destekleyen stratejik bir araç olarak tanımlandı. Ortak akademik ağlar, veri paylaşım sistemleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği gibi unsurların bölgesel iş birliğinin temel yapı taşları olduğu belirtildi. Türkiye’nin sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, savunma sanayiindeki gelişimi, diplomatik tecrübesi ve tarihsel bağları sayesinde bu süreçte öncü bir aktör olabileceği vurgulandı. Sekiz maddelik yol haritası açıklandı Toplantıda kamuoyuna duyurulan bildirgede, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik somut öneriler de yer aldı. Bu kapsamda; ülkeler arası ortak politika üretimini sağlayacak daimi ilmi komisyonların kurulması, büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin oluşturulması ve araştırma kurumları arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak veri havuzlarının kurulması, öğrenci değişim programlarının daha etkin hale getirilmesi ve deprem, iklim, enerji gibi alanlarda bölgesel bilimsel çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının kurulması da bildirgenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Uluslararası öğrenci ve akademisyen vurgusu Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından önemli bir cazibe merkezi olduğu da vurgulandı. Bu potansiyelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi. Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkelerinde üst düzey görevlere gelerek Türkiye ile güçlü bağlar kurduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye’nin küresel etkisini artıran önemli bir unsur olduğu kaydedildi.