ÇEVRE - 06 Haziran 2021 Pazar 11:50

Antalya’nın gizli güzelliği 'Uçansu Şelalesi'

A
A
A
Antalya’nın gizli güzelliği 'Uçansu Şelalesi'

Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinde Toroslar’ın zirvesinden doğan Uçansu Şelalesi, ormanın içinde adeta saklı bir güzellik oluşturuyor. Birkaç koldan dökülerek Alara Çayı’na ulaşan ve "Ormanın içindeki saklı cennet" olarak bilinen şelale, özellikle yaz aylarında serinlemek isteyen günü birlik ziyaretçilerden ilgi görüyor.

Kayabükü ve Eskibağ köylerinin sınırlarında Toros Dağları’nın ortasında yer alan Uçansu Şelalesi, gizemli güzelliğiyle ilgi çekiyor. Yaklaşık 50 metre yükseklikten birkaç koldan dökülerek Alara Çayı’na hayat veriyor. Şelale, rafting de yapılan Alara Çayı’nın kaynaklarından biri olmasıyla biliniyor.

Uçansu Şelalesi’nin suyu, ulu çınarlar ve el değmemiş ormanın içinden yaklaşık 100 kilometrelik bir yolculuğun sonunda Manavgat’ta Akdeniz’le buluşuyor. 1992 yılında birinci derece doğal SİT alanı ilan edilen Uçansu, Akdağ ve Geyik dağlarının karlarının erimeye başlamasıyla birlikte mart-haziran ayları arasında en görkemli görünümüne kavuşuyor.

Gündoğmuş ilçesine 25 kilometre, Alanya’ya 100 kilometre ve Antalya’ya 175 kilometre uzaklıktaki Uçansu, yılın 12 ayı alternatif turizm imkanı sunuyor. Bu eşsiz güzelliği görmek için gelenler, bol bol fotoğraf ve görüntü çekerek bu anları ölümsüzleştiriyor. Bazı ziyaretçiler ise serin suların ve yemyeşil doğanın içerisinde kamp kuruyorlar.

Antalya’nın gizli güzelliği 'Uçansu Şelalesi'

"Toroslar’da saklı bir hazine"

Antalya’nın İbradı İlçesi Ormana mahallesinde alternatifturizm işletmecisi Tolga Özgüven, şelalenin turistlerin vazgeçilmezi Alara Çayı’nın çıkış noktası olduğunu söyledi. Kar sularıyla beslenen şelalenin "saklı bir hazine" olduğunu ifade eden Özgüven, şöyle konuştu:

“Uçansu şelalesi yaklaşık 50 metreden aşağıya inen ve Torosların kışın yağan karların erimesi ile beslenen bir şelaledir. Burası aynı zamanda Alara Çayının ilk çıkış noktasıdır. Burası ormanın içerisinde bulunan gizli bir cennet gibi. Bu pandemi sürecinde suyun huzur veren sesiyle güzel vakit geçirmek isteyen misafirler burada çok güzel zaman geçirebilirler” dedi.

“Bu yıl önceki yıllara göre su az”

Biz bölgede alternatif turizm turları yapan bir acenta olaraktan buraya büyük bir keyifle geldiklerini anlatan Özgüven, “Uçansu Şelalesine gruplarımızı getiriyoruz. Her zaman olduğu gibi Uçansu şelalesi bizi gerçekten büyülüyor. Ancak busene biraz daha kuraklık sebebiyle suyunu daha az gördüm. Her ne kadar geçen yıllara göre suyu birazcık azalmış olsa da yine görülmeye değer büyük bir keyif veriyor. Burası yayla seviyesinde bir nokta olduğundan yazın Antalya’nın kavurucu sıcağında bile gündüz 15 dereceler seviyesinde serin güzel vakit geçirebilirsiniz. Akşam vaktinde ise üzerinize üşümemeniz için şal bile alabilirsiniz” diye konuştu.

Antalya’nın gizli güzelliği 'Uçansu Şelalesi'

“Uçansu Şelalesine beş yıldır geliyorum”

Dört yıldır Antalya’dan Uçansu Şelalesine gelen doğasever Erhan Güler, bu yıl tekrar geldiğini söyledi. Uçansu Şelalesine hayran kaldığını belirten Güler, “Ben beşinci kez Uçansu Şelalesine Antalya’dan geliyorum. Doğa hayranıyım. Buraya daha önceki yıllarda 4 kez geldim. Bu beşinci gelişim. Antalya’dan sabah 30 deece sıcaklıkta çıktım. Burası şu anda 15 derece. Buraya kamp yapmak için geldik. Buraya her sene geliyorum. Bu yıl şelalenin geçen yıllara göre az olduğunu gördüm. Buda Toros dağlarına bu yıl karın az yağdığından olduğunu sanıyorum” dedi.

Antalya’nın gizli güzelliği 'Uçansu Şelalesi'

Ayşe Çatlı
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Evin çatısına ve önündeki çitlere yazılan yazılar ekipleri harekete geçirdi Karabük’te kendisinin "Mesih" olduğunu iddia eden 61 yaşındaki şahsın evinin çatısına ve önündeki çitlere yazdığı yazılar, polis ve zabıta ekiplerinin kontrolünde kaldırıldı. Edinilen bilgiye göre, Bayır Mahalle Bağlar Sokak’ta M.D. (61) isimli şahsın ikamet ettiği evin çatısına ve çevresine "Peygamber’ "66", "Mesih", "İsa" ve "35" gibi çeşitli yazılar yazıldığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Ekipler, görüştükleri ev sahibi M.D.’den söz konusu yazıları kaldırmasını talep etti. Şahsın tepki göstermesinin ardından yazılar boya yardımıyla silinerek kaldırıldı. M.D., Allah tarafından kendisine tebliğ yapıldığını söyledi. Erzurum’un İspir ilçesinde yaşandığını öne sürdüğü bir olayın ardından ailelerinin takip altına alındığını iddia eden M.D., kendisinin kamuoyunda bilinen bazı isimlerle ilgisinin olmadığını söyledi. Vatandaşlardan herhangi bir şikayet olmadığını ve bazı kişilerin kendisini tebrik ettiğini öne süren M.D., insanlara tebliğde bulunduğunu, "cihat" çağrısı yaparken bunun şiddet içeren bir anlam taşımadığını, en büyük mücadelenin kalem ve sözle yapılan mücadele olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren ailesinin çevresinin kuşatıldığını düşündüğünü aktaran M.D., Mesihlik iddiasının yaklaşık 5 ila 8 yıl önce kesinlik kazandığını ileri sürdü. M.D., farklı dinlere mensup insanların "Mesih İsa’yı beklediğini" ve kendisinin de bu kişi olduğunu iddia etti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Hatay Turfanda can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor Hatay’da 5 bin metrekarelik serasında 320 ağaçta can eriği üretimi yapan Aladdin Aslan, nisan ayında başladığı hasadı sürdürüyor. Ağaçlardan tek tek elle toplanan can eriğinin kilosu iç piyasada 350 TL iken, yurt dışına 450 TL’den ihraç ediliyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da afetzede çiftçiler üreterek hayata tutunmayı sürdürüyor. Samandağ ilçesi Yaylıca Mahallesi’nde 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan çiftçi Aladdin Aslan, bahçesinde nisan ayında can eriği hasadına başladı. Kış aylarında örtü altında üretilen can eriğinin kilogram fiyatı iç piyasada 350 TL iken, dış piyasada ise 450 TL’den genellikle Avrupa ülkeleri İngiltere, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda’ya ihraç ediliyor. Geçtiğimiz yıl Orta Doğu’ya da ihracat yapan Arslan, ABD, İsrail ve İran’ın savaşı nedeniyle bu yıl Arap ülkelerine satış yapamıyor. Can eriği üretiminden memnun olduğunu ifade eden Aslan, bu yıl yağışlarla birlikte can eriğinde rekolteyi yüksek beklediğini söyledi. Çiftçi Alaadin Arslan, "Ben 15 yıldır örtü altı yani serada can eriği yetiştiriyorum. Geçen sene bir kuraklık vardı. Onun zorluğunu bir şekilde çektik ama çok şükür yine atlattık. Bu sene de yağışlardan dolayı biraz erkencilikte geç kaldık ama yine şükür erikte rekolteler güzel oluyor. Burası 5 dönüm ve içinde 320 erik ağacı var. Ben bir hevesle ve sevgiyle başladım. Bizde Akdeniz Bölgesi iklim olarak müsait durumda. Biraz daha erkencilik sağlayalım diye düşündük, yaptık ve başardık. Bu yıl hasat çok şükür rekolte olarak güzel. Kışın bu şekilde soğukların iyi gitmesi etki etti. Çünkü bu sert çekirdekli olan bütün ağaçlar, meyveler soğuğu sever. Soğuğu alacak ki uykuya girsin ve uyandığı zaman rahat uyansın. Bu sene bunu yaşadık ve iyi verim olarak çok güzel oldu. İç piyasa ve ihracat piyasası gibi iki ayrı kalemden topluyoruz. Zaten ihracat olmazsa ciddi bir şekilde bu işi yapamayız. Erik iç piyasada 200 ila 350 TL bandında değişiyor. İhracat olduğu zaman biraz daha kalite gerekiyor. İhracatta ise 350 ila 450 TL arasında değişiyor. Geçen yıl verim az olduğu için biraz daha iyiydi. Geçen sene fiyat 500 TL bandındaydı. Biz her sene aynı ihracat firmalarına verdiğimiz için Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Zaten şu anda Orta Doğu’da vardı ama Orta Doğu’ya savaştan dolayı biraz ihracat yapamıyoruz. Avrupa ülkeleri olarak Almanya, Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere gidiyor. Erikler ağaçlardan elle tane tane koparılarak toplanıyor" ifadelerini kullandı.