DÜNYADAN FUTBOL - 27 Ekim 2012 Cumartesi 13:28

Arslan, dünya şampiyonluğu peşinde

A
A
A
Arslan, dünya şampiyonluğu peşinde

Türk profesyonel boks tarihinin ilk ve tek dünya şampiyonu Fırat Arslan, 3 Kasım 2012 tarihinde Almanya’nın Nordhein-Westfalen eyaletine bağlı Halle-Salle KEntindeki Gerry Weber Stadium’unda ringe çıkacak.

BERLİN

Bosna asıllı Müslüman boksör dünya şampiyonu Marco Huck, karşısında yumruk sallayacak olan boksörümüz oldukça hırslı bir şekilde hazırlıklarına devam ediyor. Boksörümüz Fırat Arslan’ın basın danışmanlığını yapan Vedat Alyaz, yaptığı yazılı açıklamada “Fırat Arslan, WBO Dünya Şampiyonluk karşılaşmasında Huck’u yenerse ikinci kez dünya şampiyonu olacak. Bu maça ilgi çok büyük. Sauerland Boxpromotion kulübünün düzenleyeceği gece Alman televizyon devi ARD’nin yanı sıra dünya kanalları da naklen yayınlayacak. Bu bir Türk boksörün bugüne ulaştığı en büyük başarı. Amacımız dünyada ülkemizin tanıtımını yaparak Türk'ün gücünü dünyaya göstermektir. Bu doğrultuda Fırat’ın çalışmaları devam ediyor” dedi. Yarı ağır sıklet dalında dünya efsaneleri arasına şimdiden adını yazdıran boksörümüz Fırat Arslan, bu mücadele için kampa girerken dünyayla olan ilişkilerini kesmiş durumda.

Rakip Marco Huck kemerini 9 kere korumayı başarırken, bu kemeri onuncu kez savunarak dünya efsaneleri arasına girmek istediği vurgularken maçı çok zorlu geçeceğini de vurguluyor. O nedenle bu maç boks otoriteleri tarafından da sonucu merakla beklenen maç olarak gözüküyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Marmaris’te Arda Deniz Onat davasında ilk duruşma görüldü Muğla’nın Marmaris ilçesi Bozburun Mahallesi’nde 20 yaşındaki denizci gencin teknede çıkan kavgada hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. 20 Temmuz 2025 tarihinde saat 19.30 sıralarında Bozburun Mahallesi Kocabahçe Koyu’nda demirli bulunan "Arda Deniz" adlı teknede, turda olan Arda Deniz Onat (20) ile İsviçreli üç kadın müşterinin misafirleri olduğu öğrenilen Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai arasında tartışma çıktı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda Onat, başına aldığı darbe sonrası denize düştü. Babası Kenan Onat tarafından baygın halde sudan çıkarılan genç denizci, ihbar üzerine olay yerine gelen Sahil Güvenlik ekiplerine teslim edildi. Sahil Güvenlik botuyla Germe Limanı’na getirilen Onat, burada hazır bekleyen sağlık ekiplerine ulaştırıldı. Hastaneye kaldırılan Arda Deniz Onat, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kavgada yaralanan Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai ise Marmaris Devlet Hastanesi’ndeki tedavilerinin ardından gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen üç şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Arda Deniz Onat’ın cenazesi ise 21 Temmuz 2025 tarihinde Bozburun’da gözyaşları arasında toprağa verildi. Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Coşkun Volkan Canfedai ve Selim Yetkin hakkında "taksirle ölüme sebebiyet verme", Sinan Yetkin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçlarından dava açıldı. Sanıkların olay gününden bu yana tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma öncesinde Onat’ın ailesi, yakınları ve arkadaşlarından oluşan yaklaşık 300 kişi adliye bahçesinde toplandı. "Ölüm kalp krizi değil" Tutuklu yargılanan sanıkların SEGBİS üzerinden bağlandığı, tanıkların dinlendiği duruşma sonrası açıklama yapan Onat ailesinin avukatlarından Anıl Aba, dosyada yer alan raporların çelişkili olduğunu savunarak, ölümün kalp krizi sonucu gerçekleştiği iddiasını kabul etmediklerini söyledi. Aba, otopsi raporlarında Arda Deniz Onat’ın kalp krizi geçirdiğini gösteren herhangi bir iz bulunmadığını belirterek, "Arda’nın kalp krizi sonucu öldüğünü gösteren ne otopsi raporlarında ne de bunu destekleyen başka bir raporda herhangi bir iz bulunmaktadır. Buna rağmen ölümün stres anında gelişen bir kalp krizi sonucunda gerçekleştiğini belirten bir rapor düzenlenmiştir" dedi. Dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilmesini talep ettiklerini ancak mahkemenin otopsi raporu ile Adli Tıp Birinci İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle taleplerini reddettiğini belirten Avukat Aba, bu konuda yeniden girişimde bulunacaklarını söyledi. Avukat Aba, Arda Deniz Onat’ın aldığı darbeler nedeniyle sersemleyerek denize düştüğü ve boğulma sonucu hayatını kaybetmiş olabileceğini savunarak, "Amacımız dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gitmesi ve Arda’nın kalp krizi sonucu değil, aldığı darp nedeniyle sersemleyip denize düşerek boğulma sonucu hayatını kaybettiğinin ortaya konulmasıdır. Eğer bu durum ispatlanırsa olayın hukuki niteliği değişecektir" dedi. Avukat Aba, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında üniversitelerin tıp fakültelerinden bilimsel rapor talep edeceklerini belirterek, ölüm nedeninin uzman doktorlardan oluşacak kurul tarafından değerlendirilmesini isteyeceklerini ifade etti. "Suç vasfının değişmesi için mücadele edeceğiz" Ailenin bir diğer avukatı Alper Dağ da sanıkların ifadelerinde olayın kendi iradeleri dışında gerçekleşmiş gibi anlatıldığını belirtti. Otopsi raporları ile Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri arasında çelişki bulunduğunu savunan Dağ, suç vasfının değişmesine ve daha ağır cezalar verilmesine yönelik hukuki girişimlerde bulunacaklarını söyledi. Dağ, sanıkların ifadelerinde üzgün ve pişman olduklarını dile getirdiklerini ancak bunun saldırı veya kavgaya iştirak ettiklerini kabul eden bir pişmanlık beyanı niteliği taşımadığını ifade etti. "Oğlumun kalp rahatsızlığı yoktu" Olay sırasında yanında olan ve adliyede yüzlerce kişi ile birlikte davayı takip eden Arda Deniz Onat’ın babası Kenan Onat ise, ailenin denizcilik yaptığını ve düzenli sağlık raporları aldıklarını belirterek, "Biz denizciyiz, sürekli sağlık kontrolünden geçiyoruz. Oğlumun herhangi bir kalp ya da sağlık sorunu yoktu" dedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, davayı 3 Nisan tarihine erteledi.
Antalya Başkan Özçelik, CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzaladı Alanya Belediyesi, yerel yönetimlerde kadın-erkek eşitliğinin güçlendirilmesi amacıyla önemli bir adım attı. Alanya Kent Konseyi’nin tavsiye kararıyla Alanya Belediyesi Meclisi’nde kabul edilen CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı, düzenlenen törende Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik tarafından imzalandı. Alanya’da kadın-erkek eşitliği için tarihi bir adım atıldı. CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı için Alanya Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Alanya Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan, siyasi partilerin kadın kolları başkan ve temsilcileri, kadın dernekleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Özcan: "Türkiye’de bir ilki Alanya’da gerçekleştiriyoruz" İmza töreni Alanya Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan’ın konuşmasıyla başladı. Özcan konuşmasında, Alanya’da katılımcı yerel yönetim anlayışının en güzel örneklerinden birinin yaşandığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Şu an itibarıyla Türkiye’de 93 belediye CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzaladı. Ancak Alanya’da farklı bir uygulama hayata geçiriyoruz. Birçok belediyede bu tür kararlar belediye yönetimleri tarafından alınır ve uygulanır. Alanya’da ise Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz. Kadınlar talep etti, Alanya Kent Konseyi bu talebi tavsiye kararı haline getirdi ve belediye yönetimi bu kararı kabul ederek hayata geçirdi. Bugün burada katılımcı yerel yönetimin en güzel örneklerinden birine hep birlikte tanıklık ediyoruz." Başkan Özçelik: "Her zaman kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığı destekledik" Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ise konuşmasında, bu adımın Alanya için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yerel yönetimlerde kadın-erkek eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan CEMR-Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi tarafından hazırlanan Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzalamanın gururunu yaşıyoruz. Öncelikle şunu ifade etmek isterim. Gerek seçim döneminde gerekse görev süresi boyunca kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığı destekleyen bir yaklaşım ortaya koyduk. Bugün burada, aslında hayatın doğal bir parçası olması gereken eşitlik anlayışını güçlendirecek önemli bir adım için bir araya geldik. Kadınların ve erkeklerin hayatın her alanında eşit haklara ve eşit fırsatlara sahip olduğu bir kent hedefi için önemli bir adım atıyoruz. Bu sözleşme nasıl bir kent hayal ettiğimizin ve nasıl bir yönetim anlayışına sahip olduğumuzun önemli bir göstergesidir. Bu sürecin başlangıcında Alanya Kent Konseyimizin tavsiye kararı bulunmaktadır. Belediye Meclisimiz de bu öneriyi değerlendirerek oy birliğiyle bu şartın imzalanması için belediye başkanlığına yetki vermiş, ayrıca Meclisimiz bünyesinde yerel eşitlik komisyonu kurulması da kararlaştırılmıştır." "Bu imza ile Alanya daha eşit, daha adil ve kapsayıcı bir kent olacak" Kadınların hayatın içinde daha fazla yer aldığı kentlerin daha adil, daha üretken ve daha huzurlu olduğunu vurgulayan Başkan Özçelik, "Yerel yönetimler kentte yaşayan herkes için daha adil ve daha eşit bir yaşam ortamının sağlanmasında en önemli aktörlerden biridir. Alanya Belediyesi olarak kadınlara yönelik çalışmalarımızı sadece sosyal projeler olarak değil, eşitlik ilkesinin bir parçası olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde kent konseyimiz, üniversitelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte yerel eşitlik eylem planı hazırlayacağız. Amacımız eşitliği kent yaşamının her alanında güçlü kılmaktır. Bugün attığımız bu imzanın Alanya’da daha eşit, daha adil ve daha kapsayıcı bir kent yaşamına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu vesileyle sürece öncülük eden başta Alanya Kent Konseyi Başkanımız Nurhan Özcan’a, Kent Konseyi Kadın Meclisimize ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum." dedi. Başkan Özçelik şartı alkışlar eşliğinde imzaladı Konuşmaların ardından imza törenine geçildi. Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzalayıp, Alanya’nın bu önemli uluslararası taahhüde katılımını resmileştirdi. Şartın imzalanmasıyla birlikte Alanya’da eşitliği savunan, kapsayıcı ve katılımcı yerel yönetim politikalarının güçlendirilmesi yönünde yeni bir süreç başlamış oldu. 8 Mart anısına mum hediye edildi CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nın imzalanmasının ardından Alanya Belediyesi Meclis Üyeleri Halime Ceylan, Ufuk Aras Solmaz ve İrem Yunusoğlu, katılımcılara ve kadın belediye çalışanlarına, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında üzerinde Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’in Kadınlar Günü’ne özel QR Kodlu mesajının yer aldığı mum takdim etti. İmza töreninin ardından katılımcılarla birlikte günün anısına fotoğraf çekildi.
Şanlıurfa Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nden 20 bin çınarlık yeşil hamle Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, 2026 tarımsal üretim sezonu maliyetlerini azaltmak ve belediye öz kaynaklarını daha verimli kullanmak amacıyla önemli bir çalışma gerçekleştiriyor. Kent genelindeki park ve yeşil alanlarda kullanılmak üzere, Akçakale İşletmesi’nde belediyenin kendi personeli ve imkanlarıyla çınar fidanı üretimi sürdürülüyor. Akçakale işletme bünyesinde yaklaşık 20 bin adet çınar fidanının gelişim süreçlerini tamamlaması amacıyla dikimi gerçekleştirildi. Uzman mühendis ve teknik personeller tarafından bakım ve gelişim süreçleri titizlikle devam eden fidanlar, belirli olgunluğa ulaştıktan sonra belediyenin Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı’na teslim edilecek. Gelişim süreçlerini tamamlayan çınar ağaçları; şehir genelindeki parklar, refüjler ve yeni oluşturulacak yeşil alan projelerinde değerlendirilecek. Böylece hem dışa bağımlılık azaltılacak hem de peyzaj uygulamalarında önemli ölçüde maliyet tasarrufu sağlanacak. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Halil Hatipoğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi olarak üretim maliyetlerini azaltmak ve öz kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmak amacıyla Akçakale İşletmemizde 20 bin çınar fidanını gelişim süreçlerini tamamlamaları için toprakla buluşturduk. Kendi üretimimiz olan ağaçlarımızın bakım ve gelişim süreçleri tamamlandıktan sonra, Park ve Bahçeler Daire Başkanlığımız aracılığıyla şehrimizin yeşil alanlarında değerlendireceğiz" dedi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinin kendi imkânlarıyla gerçekleştirdiği bu üretim modeliyle, Şanlıurfa’nın yeşil dokusunun güçlendirilmesi, sürdürülebilir kentleşme anlayışının desteklenmesi ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması amaçlanıyor.