KENT HABERLERİ - 04 Mart 2014 Salı 14:52

Aynur Acar: 'Enerji çöpte, çöp de belediyelerde'

A
A
A
Aynur Acar: 'Enerji çöpte, çöp de belediyelerde'

Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetim Merkezi Direktörü Aynur Acar, 'Enerji çöpte, çöp de belediyelerde' dedi.

Marmara Belediyeler Birliği’nin desteğiyle CTN Centre tarafından düzenlenen “2. Yenilenebilir Enerji Konferansı” Ataşehir’de gerçekleştirildi. Alternatif enerji kaynakları ile yenilenebilir enerji kaynaklarının mevzuat, üretim, saha uygulaması ve teknik boyutunun tartışıldığı konferans, açılış konuşmalarının haricinde 4 oturumda yapıldı. Sektördeki son gelişmeler, ulusal ve uluslararası pazardaki yenilikler ve Türkiye’de alternatif enerji kullanımı istişare edildi.

Konferansın açılış konuşmalarını CNT Centre Genel Müdürü Evgeny Oakes, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Uzmanı Kamil Gündüz, Tedaş Uzmanı Bilal Şimşek ve Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetim Merkezi Direktörü Aynur Acar yaparken, programa Tübitak, Biogazder, Günder, Tedaş, Güneşe, Gensed derneklerinin yanı sıra enerji sektörünün önde gelen firmalarının CEO’ları ile belediyeler ve kamu kurumlarından yetkililer katıldı.

"TÜKETİM ÇILGINLIĞININ ÖNÜNE GEÇMELİYİZ"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Uzmanı Kamil Gündüz’ün mevzuatlar çerçevesinde yaptığı açılış konuşmasından sonra konuşma yapan MBB Çevre Yönetim Merkezi Direktörü Aynur Acar ise "Küresel Isınma ve Türkiye’ye Etkileri" ile sıcaklık artışının rolü ve alternatif enerji kaynaklarının değerlendirilmesi konusunda bilgiler verdi.

Acar, konuşmasında, binlerce bitki ve canlı türüne analık eden bir kainatta hava, su ve toprak çemberinde canlılığın sürekliliğini kollayan bir tabiat ve canlılar arasında ortak yaşam alanına yön veren en büyük aktör olan insanın dünyaya geldiği günden bu yana, hayatına kaynaklık eden “tabiatla” arasındaki uzun mücadeleyi özetleyerek dünya üzerindeki olumsuz etkisini anlattı. Acar, "Almanya’nın bir Freiburg şehri bin 300 güneş radyasyonuyla güneş şehri oluyorsa. bizim bin 900-2 bin 800 radyasyon ile enerji gücümüz daha fazla olmalı. Bölgesel ölçekli dağınık olan biokütle, teşviklerle toparlanarak enerji üretimi potansiyeli için değerlendirilmelidir. Trakya’da, İç Anadolu’da ve Doğu Anadolu’da. Biyogaz’da ise Türkiye’de üretim potansiyeli 25 milyon kWh olarak öngörülüyor. Toplam biyogaz potansiyelinin yüzde 80’i gübre gazından, yüzde 20’si ise katı atık düzenli depolama sahası gazından deniliyor. Bu durumda sizleri belediyelere bekliyoruz. Çünkü enerji çöpte, çöp de belediyelerde. Diğer taraftan ‘temiz atık-temiz hammadde’ düşüncesiyle geri dönüşümü, depozito sistemini ve Ar-Ge çalışmalarını desteklemeliyiz ki kaynaklar az tüketilsin.

Sonuç olarak; bu üretim ve tüketim çılgınlığının önüne geçmek için ne yapmalıyız diye sormalıyız kendimize. Elbette az tüketmek ve kaynakları israf etmeden gelecek nesil için koruyarak geri dönüşümü desteklemek gerekiyor. Aramızdaki sanayicilerimizden çevreci yaklaşımla çevre dostu ürünler üretmelerini, yer altı kaynak sularını kontrolsüzce çekmemelerini, atıkları ve atık suları ile çevre kirliliği yaratmamalarını, hassasiyet göstermelerini, geri dönüşümlü gri su kullanımıyla ve geri dönüşüm bilinciyle hareket etmelerini bekliyoruz ve istiyoruz. Kendilerini sorunların kaynağı olarak görüp, sonunu getirdikleri dünyada, çok geç olmadan önlemlerini almaları gerekiyor artık. Ergene, Meriç, Nilüfer ve daha birçok akarsuyumuz sanayi kirliliğiyle can çekişiyor" dedi.

UZMANLARDAN BİLGİLENDİRME SUNUMU
Aynur Acar’ın ardından söz alan TEDAŞ yetkilisi Bilal Şimşek ise yenilenebilir enerji santralleri ve Türkiye’de güneş enerjisi tesislerinin geliştirilmesi hakkında değerlendirmelerde bulunurken, konferansın 1. oturumda konuşmacı olarak katılan Altan Denizsel, Dr.Ömer Faruk Gül, Yalçın Kıroğlu ve Faruk Telemcioğlu yenilenebilir enerjide bugün ve yarın konulu düşüncelerini katılımcılarla paylaştılar. Yatırım, proje ve risk yönetimi konusundaki 2. oturumda ise konuşmacılar Sezer Bozkuş Kahyaoğlu, Mustafa Durakoğlu ve Erdinç Çetin son gelişmeleri anlatma imkanı buldular. Konferansın 3. oturumu ise 'Rüzgar Enerjisi' konu başlığıyla düzenlendi. Bu forumda Koray Altınkılıç, Ferit Kalfaoğlu, Saygın Oytan ve Ramadan Çamdere de rüzgar enerjisinde Türkiye’nin şu anki durumu ve yaşanan sorunları dile getirdiler. Konferansın 4. ve son oturumunda ise güneş enerjisi masaya yatırıldı. Konferansın en renkli geçen bu forumunda konuşmacılar; Mehmet Özer, Ateş Uğurel, Erinç Kısa, Tanay Sıdkı Uyar, Mustafa Şırış ve Şahin Bayram, güneş enerjisine yatırım nasıl yapılır, son mevzuat ve pazarın geleceği, Türkiye’deki güneş enerjisi teşvik yapısı, nihai enerji kullanım etkinliği, güneş enerjisi yatırımları için mevcut durum ve operasyonda güvenlik konularında açıklayıcı bilgiler verdiler.

İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da arı saldırısı faciaya dönüştü: 400 koyun telef oldu Iğdır’da yaylaya götürülen koyun sürüsü arıların saldırısına uğradı. Panikle kaçan hayvanların sulama kanalına düşerek birbirini ezmesi sonucu ilk belirlemelere göre 400 koyun telef olurken, 5 kişi de yaralandı. Iğdır’da meydana gelen olayda, arı saldırısına uğrayan koyun sürüsünde büyük çapta telef yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Hakmehmet köyü ile Ağaver köyü arasında yaylaya gitmek için yola çıkan Çetin Naral’a ait yaklaşık 4 bin küçükbaş hayvan, arazide bulunan yaklaşık 200 arı kovanının olduğu bölgeden geçerken arıların saldırısına uğradı. Arıların saldırmasıyla birlikte paniğe kapılan koyun ve kuzular kaçmaya başladı. Kontrolden çıkan sürü, bölgede bulunan sulama kanalının altındaki başka boş bir kanala düşerek burada birbirini ezdi. Yaşanan izdiham sonucu ilk belirlemelere göre 400 koyun telef oldu. Olay sırasında arı saldırısına maruz kalan 5 kişi de yaralandı. Yaralılar, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince Iğdır Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Bölgede jandarma ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alınırken, olayın ardından inceleme başlatıldı. Olayın yaşandığı bölgede yarın Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) ve jandarma ekiplerince detaylı hasar tespit çalışması yapılacağı öğrenildi. Hastanedeki tedavisinin ardından hayvanların olduğu yere geri dönen İsmail Naral, şunları söyledi: "Sürü dağa gidecekti. Burada arı kovanlarının içine girdi. Dolu vurmuş gibi etraflarında dönüp ezilerek, boğularak ölmüşler. Böyle bir şey olacağını bilemedik. Arılar vardı, gördük ama bu yoldan gidince bunun olacağını düşünmedik. Arı vurmadı, bu ezilme sonucu oldu." dedi.