DİĞER SPORLAR - 25 Ocak 2020 Cumartesi 12:46

Bahçeşehir Üniversitesi’nden milli sporculara kutlama

A
A
A
Bahçeşehir Üniversitesi’nden milli sporculara kutlama

Bahçeşehir Üniversitesi, olimpiyat vizesi alan A Milli Voleybol Takımı oyuncularından öğrencileri olan Hande Baladın, Şeyma Ercan, Yasemin Güveli ve Zehra Güneş için kutlama töreni yaptı.

2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'na katılmaya garantileyen A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın başarılı oyuncularından Hande Baladın, Şeyma Ercan, Yasemin Güveli ve Zehra Güneş için Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Beşiktaş Güney Kampüsü’nde kutlama töreni düzenlendi. Törene Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tunç Bozbura, Bahçeşehir Üniversitesi Spor Direktörü İsmail Türker Kurşun, sporcular ve öğrenciler katıldı.

İsmail Türker Kurşun: "Spora destek olmaya devam edeceğiz"
Burada konuşan Bahçeşehir Üniversitesi Spor Direktörü İsmail Türker Kurşun, kolejin ve üniversitenin kurulmasının ardından 27 yıl geçtiğini belirterek, "Bu sürecin her aşamasında kolej ve üniversite sporun içinde oldu. Spora ve sporcuya destek oldu. Kolejin ve üniversitenin sayısız başarıları var. Bu başarılar bugün de devam ediyor. Bugün burada bulunma sebebimiz A Milli Kadın Voleybol Takımı. Ben o milli rakıma baktığım zaman 4 oyuncuyu görmüyorum. O milli takımda Bahçeşehir Koleji ve üniversitesiyle yolları kesişen 8 tane oyuncumuz var. Eda Erdem Dündar, Naz Aydemir Akyol, Aslı Kalaç ve Gözde Yılmaz da bizim çatımız altında öğrenim gören öğrencilerimiz. Üniversitemizde 93 tane spor burslu öğrencimiz öğrenim görüyor. Bunlar kadın basketbol, kadın voleybol, futbol, e-spor ve erkek basketbolda yer alan öğrencilerimiz. Spora destek olmaya devam edeceğiz. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın vakıf üniversiteleri ile imzaladığı bir protokol var. O protokolün içeriğini yıllardır hayata geçiren kurumuz. Kadın Milli Takımımızın başarılarının Tokyo’da da devam etmesini diliyorum" diye konuştu.

Tunç Bozbura: "Milli takımımız Tokyo kotası alarak hepimize gurur yaşattı"
Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tunç Bozbura, A Milli Kadın Milli Voleybol Takımı’nın iskeletini oluşturan oyunculara sahip olmalarından dolayı gurur duyduklarını belirterek, “Milli takımımız Tokyo kotası alarak hepimize gurur yaşattı. Onları Japonya’da yalnız bırakmayacağız. Avrupa’nın güçlü takımlarıyla oynadılar. Bir takımla hedefe ulaşma başarısı gösterdiler. Londra Olimpiyatları’ndan sonra Japonya’daki olimpiyatlara gitmeye hak kazanmak büyük bir onur ve başarı. Öncelikle gençlerimizin üniversite eğitimiyle birlikte sporu birlikte götürmeleri bütün dünyadaki spordaki başarının en önemli nedeni. Yüze yakın öğrencimiz var. Bu sporculara burslar vererek onları destekliyoruz. Üniversite eğitiminin bu konularda öğrencileri ve sporcuları zenginleştirdiği kuşkusuzdur. Üniversiteler sporcularımıza çok şey katmaktadır. Üniversitemizin bilinen popüler spor dallarımızın dışında bowling, tenis, bayan bilek güreşi, snowboard, su topu, kayak, triatlon, boks ve son olarak da espor faaliyet gösteriyor. Espor’da takımımız Avrupa şampiyonu oldu. Bu öğrencilerimiz de Türkiye’nin başarısı için temsil ediyorlar. Kadın Voleybol Milli Takımı’nın bu başarıları elde etmesi, ikinci kez olimpiyatlara gitmesi gurur kaynağı" şeklinde konuştu.

Milli voleybolcu Şeyma Ercan da böyle bir organizasyondan dolayı mutluluğunu ifade ederek, "Olimpiyat vizesi aldığımız için mutluyuz ve gururluyuz. Bu dönemlerde Türk halkının buna ihtiyacı vardı. Bu dönemlerde olması ayrı olarak bizi gururlandırıyor. Bahçeşehir Üniversitesi spora ve sporculara çok değer veren bir kurum. Bize olan desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz" dedi.

Daha sonra Hande Baladın, Şeyma Ercan, Yasemin Güveli ve Zehra Güneş’e hediyeleri takdim edildi.

Oğuzhan Ort - Ozan Buğra Koşar - Mehmet Şirin Topaloğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Hurma alırken bunlara dikkat edin! Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı. Genelde Ramazan ayında Medine hurmalarının daha çok tercih edildiğini belirten Mücahit Çakmak, "Medine hurmaları daha faydalıdır, sağlık açısından iyidir. Medine hurması dışında Filistin’den, Mısır’dan bizim tercihimiz genelde Medine hurmaları oluyor. Daha çok onlar tercih ediliyor. Hurmaların boyutlarına bakarsak; genelde Filistin’den gelen hurmalar iri ve büyük oluyor, lezzet açısından Medine hurmalarını tercih ediyoruz. Çünkü lif oranı yüksek hem de Ramazanda insanın şekeri düzenleyip açlığı gideriyor" dedi. Hurma fiyatlarının 100 ila 600 lira arasında değiştiğini belirten Çakmak, "Hurmaların fiyatı boyut ve kalitesine göre değişiyor. Daha iri ve büyük hurmaların fiyatı biraz daha pahalı, ufak olanlarınki de uygun oluyor" diye bilgi verdi. Hurma alırken nelere dikkat edilmeli? İçi koyu renk olmamalı Hurma almadan önce eğer imkanınız varsa ortadan ikiye bölün ve içinin ne renk olduğuna dikkat edin. Eğer içi koyu bir renkse bu hurmanın bozulmaya başladığının bir göstergesidir. Dışı yapış yağış olmamalı Bazı hurmaları elinize aldığınız zaman dışı yapış yapış olur ve elinizde sanki şerbetli bir tatlıya dokunmuş gibi bir his bırakır. İşte bu tarz hurmaların dış kısmı tatlı olsun diye işlem görmüştür. Bu sebeple dışı yapış yapış olan hurmalardan uzak durmanız gerekir. Dışı parlak olmamalı Doğada yetişen hiçbir meyvenin kabuğu parıl parıl parlamadığı gibi hurmanın da parlamaz. Ancak maalesef satıcılar ürünlerini satmak adına bazı tekniklerle hurmanın daha iştah açıcı durması için dış yüzeyini parlatıyor. Bu sebeple dışı parıl parıl parlayan hurmadan da uzak durulması gerekiyor. Glikoz içermemeli Açıkta satın aldığınız hurmalarda bu durumu tespit edebilmeniz oldukça zor olsa da pakette aldığınız ürünlerin ambalajında mutlaka neler içerdiği yazmak zorunda. Bu sebeple eğer ambalajlı hurma tercih ediyorsanız glikozla tatlandırılmadığından emin olmalısınız. Aksi halde hurma size faydadan çok zarar verecektir. Soğuk ortamda saklanmış olmalı Her ne kadar sıcak iklim şartlarına alışkın bir meyve olsa da uzun yollardan geldiğinden dolayı ve kurtlanma ihtimalinden dolayı hurmanın soğuk ortamda muhafaza edilmesi çok önemli. Bu sebeple aldığınız hurmanın hangi şartlarda saklandığına dikkat ederseniz bozuk gıda alma ihtimali düşecektir.
Hatay Son 65 yılın en kurak yılıyla yok olma noktasına gelen Asi Nehri’nde yağışlarla birlikte debi yükseldi Hatay’da geçtiğimiz yıl yaşanan tarihi kuraklıkla yok olma seviyesine gelen Asi Nehri’nde, aşırı yağışlarla birlikte debi yükseldi. Yağışlı havasıyla bilinen ve Amanos Dağı’nın eteklerinde olmasıyla su bereketinin yaşandığı Hatay’da 2025 yılı kurak geçmiş ve kentteki barajlar alarm vermişti. Meteoroloji verilerine göre son 65 yılın en kurak dönemini yaşayan kentte 2026 yılı bereketli başladı. Yılın ilk 45 gününün yağışlı geçtiği kentte, aşırı yağışlar Asi Nehri’nde etkisini hissettirdi. Kuraklıkla yok olma noktasına gelen ve balıkların öldüğü Asi Nehri’nde yağışlı havayla birlikte suyun debisi arttı. Yağışlı hava nehirde yaşayan canlılara yaşam verirken, bereketiyle bölgede yaşayan vatandaşların yüzünü güldürdü. "Şu anda Asi Nehri’nde su seviyesi yüksek, doluluk oranı süper" Geçtiğimiz yıl yaşanan tarihi kuraklıkla balıkların Asi Nehri’nde öldüğünü ifade eden Ali Peynirci, "Geçen sene hava çok kurak geçti, göllerimiz dolmadı. Bu yıl çok şükür çok iyi geçti. Şu anda Asi Nehri’nde su seviyesi yüksek, doluluk oranı süper. Asi Nehri geçtiğimiz yıl kuraktı, göl göl olmuştu ve balıklar ölüyordu. Bu sene gayet güzel" dedi. "Bu sene yağışlar iyi çok şükür, şu anda Antakya özüne döndü" 2025 yılının kurak geçtiğini belirten Cemal Gürpınar, yılın ilk 45 gününde etkili olan yağıştan memnun olduğunu ifade ederek, "2025 yılı çok kurak geçmişti. Bu sene yağışlar iyi çok şükür, şu anda Antakya özüne döndü. Memleketimiz yağmur memleketi ama geçen yıl çok kurak geçmişti. Bu sene çok şükür yağışlar iyi" dedi. Tarihi kuraklıkla birlikte Asi Nehri’nde su seviyesinin yok olma noktasına geldiğini belirten Savaş Başlıoğlu, 2026 yılında kendini gösteren yağışlı havanın nehirde su seviyesini yükselttiğini ifade ederek, "Geçen sene 2025 yılı çok kurak geçmişti ve Asi Nehri’nde balıklar ölmüştü. Herkes balık tutmaya geliyordu, balıklar yüzeydeydi. Bu sene 2026 yılı çok bereketli başladı. Asi Nehri bayağı doldu" şeklinde konuştu.
Bayburt Ramazan’ın bakır geleneği sessizliğe büründü Ramazan ayına sayılı günler kala geçmişte evlerin vazgeçilmez hazırlıkları arasında yer alan bakır kap, tencere ve kazanların kalaylanması geleneği artık unutulmaya yüz tuttu. Bir zamanlar Ramazan’dan haftalar önce bakırcıların yolunu tutan vatandaşlar, bakır eşyalarını kalaylatarak iftar sofralarına hazırlık yapardı. Ancak son yıllarda hem maliyetlerin artması hem de modern mutfak ürünlerinin yaygınlaşmasıyla bu gelenek neredeyse tamamen ortadan kalktı. Bayburt’ta yıllardır bakırcılık yapan Yusuf Öztürk, mesleğin yok olma noktasına geldiğini söyledi. Bakır kapta pişen yemeğin lezzetinin farklı olduğunu vurgulayan Öztürk, "Eskiden Ramazan’a bir ay kala ciddi bir hareketlilik olurdu. Şimdi ise kalay için gelen neredeyse yok. Bakır ve kalayın pahalı olması nedeniyle vatandaş artık tercih etmiyor" dedi. Mesleğin teknolojiye yenik düştüğünü ifade eden Öztürk, birçok ustanın farklı iş kollarına yöneldiğini belirterek, "Bir zamanlar bulunduğumuz bölgede çoğunlukla bakırcı dükkânları vardı. Şimdi imalat neredeyse bitti. Yeni nesil bu işi tercih etmiyor" diye konuştu. Anadolu’nun yüzlerce yıllık el sanatlarından biri olan bakırcılığın yaşatılması gerektiğini dile getiren Öztürk, dedesinden babasına, babasından kendisine miras kalan mesleğin son temsilcilerinden biri olduğunu belirterek, "Ben son kalem olacağım gibi. Artık işin erbabı yetişmiyor" ifadelerini kullandı. Uzun yıllar Ramazan hazırlıklarının simgesi olan bakır kapların kalaylanması geleneği, ustaların ifadesine göre bugün geçmişte kalan bir hatıra haline geldi.
Manisa Yalancı bahar aldattı, badem ağaçları çiçek açtı Manisa’nın Alaşehir ilçesinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle badem ve erik ağaçları şubat ayında çiçek açtı. Doğa adeta bahar havasına bürünürken, çiftçiler ise muhtemel don riskine karşı tedirginlik yaşıyor. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yalancı bahara aldanan badem ve erik ağaçları kış ortasında çiçek açtı. Ocak ayında hava sıcaklıklarının 10-12 derece, şubat ayında ise gündüz saatlerinde 12-13 derecelere kadar ulaşması nedeniyle ağaçların erken çiçeklendiği görüldü. Tarlalarda papatyalar ve çeşitli çiçekler açarken, doğa adeta bahar manzarasına büründü. Yağışlı geçen günlere rağmen sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, normalde mart sonu hatta nisan ayında çiçek açması beklenen badem ağaçlarının erken çiçeklenmesine neden oldu. Çiftçi Bekir Şahal, yaşanan durumun hem sevindirici hem de riskli olduğunu belirterek, "Yağışların fazla olması bizi sevindirdi. Toprak suya doydu, barajlar doldu, yıllardır akmayan dereler yeniden akmaya başladı. Ancak havaların ılık gitmesi meyve ağaçlarının erken çiçek açmasına neden oldu. Önümüzde daha soğuk günler olabilir. Olabilecek bir don olayı çiçeklere zarar verirse ağaç meyve veremeyebilir" dedi. Erken çiçeklenmenin verim kaybına yol açabileceğini vurgulayan Şahal, çiftçilerin bu nedenle tedirgin olduğunu ifade etti. Uzmanlar da ani sıcaklık değişimlerinin bitkilerin gelişim sürecini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerek, erken çiçek açan ağaçların yaşanabilecek don olaylarından zarar görebileceği uyarısında bulundu. Bahar havasının yaşandığı Alaşehir’de çiftçiler bir yandan yağışların bereketini yaşarken, diğer yandan muhtemel soğuk hava riskine karşı endişeyle bekliyor.
Bayburt Okullarda Ramazan seferberliği: Değerler eğitimi ön planda Milli Eğitim Bakanlığı, 81 il valiliğine gönderdiği genelge ile Ramazan ayı boyunca okullarda gerçekleştirilecek sosyal ve kültürel etkinliklerin çerçevesini belirledi. "Maarif’in Kalbinde Ramazan" temasıyla düzenlenecek etkinliklerde değerler eğitimi ön plana çıkarılacak. Bakan Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanan resmî yazıda, yeni müfredat olan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" vurgusu dikkat çekti. Belgede eğitim sisteminin yalnızca akademik başarıyı değil; ahlaki olgunluk, toplumsal sorumluluk ve insan merkezli yaklaşımı esas aldığı belirtildi. "Maarif’in Kalbinde Ramazan" etkinlikleri Ramazan ayının yardımlaşma, paylaşma ve dayanışma ruhunun öğrencilere kazandırılması amacıyla planlanan faaliyetler şöyle sıralandı: İlkokullarda Şenlik Havası: 81 ilde ilkokul öğrencilerine yönelik kültürel mirası yansıtan Ramazan şenlikleri düzenlenecek. Ortaokul ve Liselerde Söyleşi: Uzman konuşmacıların katılımıyla "İftarda Konuşalım" başlıklı programlar gerçekleştirilecek. Gönüllü İftar Sofraları: Okul-aile iş birliğini güçlendirmek amacıyla velilerin gönüllü katılımıyla ortak iftar sofraları kurulacak. Özel Eğitim Materyalleri: Okul öncesinden liseye kadar tüm kademeler için hazırlanan Ramazan ayı etkinlik materyalleri (Ek-1’den Ek-7’ye kadar) derslerde kullanılacak. Temel ilke: Gönüllülük ve mahremiyet Genelgede, etkinliklerin öğrencilerin gelişim düzeylerine uygun planlanması, gizlilik ve mahremiyet ilkelerine riayet edilmesi ve insan onurunu koruyucu hassasiyetlerin gözetilmesi gerektiği vurgulandı. Tüm faaliyetlerin gönüllülük esasına dayanacağı belirtildi. Erdem- değer - eylem çerçevesi Belgede, yürütülecek çalışmaların "Erdem-Değer-Eylem Çerçevesi" kapsamında merhamet, vatanseverlik, yardımseverlik ve adalet gibi milli ve manevi değerlerin davranışa dönüştürülmesini hedeflediği ifade edildi.