EĞİTİM - 23 Temmuz 2012 Pazartesi 09:36

Bartın'da yüzler gülüyor

A
A
A
Bartın'da yüzler gülüyor

2012 Lisans Yerleştirme Sınavında Türkçe-Sosyal türünde birinciliği, Türkçe-Matematik ve Matematik-Fen puan türlerinde ikinciliği elde eden Bartın’ın başarısının altındaki hedefler belli oldu. Bartın Valisi İsa Küçük, Bartın’ın başarısında en büyük etkenin eğitim gönüllülerinin çalışması olduğunu belirtti.

Bartın’ın 2012 LYS’de Türkiye birincisi olması herkesi sevindirdi. Bartın’da resmi kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşları Bartın’ın başarısı ile kenetlendi. Bartın Valisi İsa Küçük, Bartın’ın Türkiye birincisi olmasında önemli etkenleri açıkladı. Bartın’ın bir bütün olarak bu başarının elde edilmesinde önemli görevler üstlendiğini belirten Vali Küçük, “İlk göreve geldiğimde birinciliği söylemiştim. Bu bir temenni değil, hedefti. Biz kamu yöneticileri valiler ve kaymakamlar için her yönetici için bir hedef koymak, asıl olan o hedefte buna yürümek, buna inanıyordum. Başarıyı da öyle tanımlıyorum. Bildiğiniz gibi koyduğumuz hedeflere ulaşabiliyorsak başarılıyız. Onun için Milli Eğitim’deki öğretmen arkadaşlarımız ve yönetici arkadaşlarla yaptığımız her toplantılarda Türkiye’de yapılan bütün yarışmalarda Bartın açısından, öğrenciler açısından, birincilik olması gerektiğini vurguladım. Bugün de ortaya çıkan sonuç açısından üniversiteye giriş sınavlarında Bartın’ın, ortalamalarda iller arasında başarılı olduğunu mutlulukla duyuyorum. Öğretmen ve öğrenci arkadaşlarımıza bu başarıyı Bartın’a kazandırdıkları için teşekkür ediyorum” dedi.

EĞİTİM GÖNÜLLÜLERİ BAŞARIDA BÜYÜK PAY SAHİBİ

Bartın Valisi İsa Küçük, Türkiye birinciliğinin elde edilmesinde sivil toplum kuruluşları ve eğitim gönüllülerinin büyük katkısı olduğunu vurguladı.Sadece milli eğitime bırakmayacak kadar eğitimin önemli olduğunu anlatanVali Küçük, şöyle konuştu: "Milli eğitim teşkilatı elbetteki işin lokomotifi ve yönlendiricisidir. Ancak, bir vilayetteki bütün gönüllüler ve sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları ve diğer kamu kuruluşları aynı anda eğitime hem destekçi hem de denetleyici olmalıdır. Çağrıma mutlulukla ifade ediyorum, bütün Bartınlılar mesleki kuruluşlar, veliler hepsi birden destek oldu. Eşimin içinde bulunduğu gönüllüler grubu bir çok köy okulu ve şehir okuluna ulaşarak oradaki annelere hepimiz için daha iyi bir hayatın mümkün olduğunu ve buna da ancak eğitimle ulaşabileceğimizi ifade ettiler. Hedeflerimizi belirledik. Okul müdürlerimiz her öğrencinin velilerine ulaştı. Topyekun bir seferberlik içerisinde bu başarı yakalandı. Bunun için bütün Bartınlılara teşekkür ediyorum”

HEDEFİMİZ BİREYSEL BİRİNCİLİKLER ELDE ETMEKTİR

Bartın Valisi İsa Küçük, Bartın’ın bundan sonra il olarak değil, bireysel birincilikler hedeflerinin olduğunu belirtti.Bartın'ın öncelikle bir eğitim şehri olması gerektiğini anlatan Vali Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bartın Üniversitesi 2008 yılında açıldı. Eğitim şehri olma yolunda önemli adımlar attı. Gelişmeleri çok hızlı ve olumlu olarak büyümeye devam ediyor. Bartın şimdi ikinci ve üçüncü üniversiteyi tartışmalıdır. Burada turizm ve eğitim şehrini birlikte gerçekleştirmeliyiz. Bartın nüfusunun yüzde 65’i köylerde yaşıyor. Dolayısıyla öğrenci sayısının yüzde 65’i kırsal kesimlerdedir. Çocukların okula ve öğretmene ulaşması için bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da biz vilayet olarak her türlü desteği sağlayacağız. Taşımalı eğitim ilköğretimde başarı ile uygulanıyor. 7-8 bin öğrenci her sabah evinden alınarak başka okula taşınıyor. Diğer taraftan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımız aracılığı ile liselerde okuyan bin 200 öğrenci her sabah evinden alınarak şehirdeki okullara getiriliyor."

Bunların başarıya giden yolda önemli kilometre taşları olduğunu belirtenKüçük, şunları söyledi: "Şimdi yapmamız gereken bu öğrencilerin kolektif başarısını Bartın sağladı, birinci oldu, iller bazında. Bundan sonraki hedefimiz bu birinciliği muhafaza etmektir. Esasen bu daha zordur. Önemli bir noktaya gelindi. Bunu muhafaza ederken de şu önemlidir. Bireysel başarılarda artık Bartın önümüzdeki yıllarda Türkiye birincisi ve Türkiye ikincisi çıkarmaktır. Özellikle sayısal ve eşit ağırlıkta her alanda bireysel başarıyı kazandığımız zaman bu başarıların katlanacağına inanıyorum. Öğretmen arkadaşlarıma özellikle teşekkür ediyorum. Bizi bu süreçte yalnız bırakmayan her talebimizi karşılayan Milli Eğitim Bakanlığı’na da teşekkür ediyorum”

Bartın Valisi İsa Küçük Osmaniye Valiliği yaptığı dönemde de buna benzer başarılar elde etmişti. Vali Küçük’ün Osmaniye Valiliği yaptığı dönemde Osmaniye eğitim alanında Türkiye üçüncüsü olmuştu.

BAŞARININ GELECEĞİ BELLİYDİ

AK Parti Bartın Milletvekili Avukat Yılmaz Tunç ise Bartın’ın LYS’de birinci olacağının önceki yıllardan belli olduğunu söyledi.

Bartın'ın son 4 yılda üniversite sınavlarında hep zirvede yer aldığını anlatan Tunç, şöyle konuştu: "Bu sende de TS düzeyinde birinci diğer puan türlerinde de il düzeyinde ikinci oldu. Bartın’ın bu başarısı bizleri gururlandırdı. Ben bütün öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Emeği geçen öğretmen ve ailelerimize teşekkür ediyorum." Gerçekten Bartın'ın eğitim alanında diğer alanlarda olduğu gibi çok önemli mesafe aldığını anlatan

Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle eğitim yatırımları öncesinde, okul öncesi eğitiminde pilot il konumundaydı. Anaokulları inşa edildi. Ortaöğretim de Anadolu liselerinin sayısı çoğaldı. Fen lisesi açtık. Ortaöğretim de özellikle kırsal kesimden öğrencilerin Anadolu, fen liselerine devam edebilmeleri için yurtlar yaptık. Bin kişi kapasiteli 3 yurdu hem Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesinden hem de Özel İdare’nin eğitime ayırdığı bütçeden yaptık. Ortaöğretim öğrencileri kırsal kesimden köylerinden gelerek şehirde Anadolu ve Fen Lisesi’nde eğitim öğretim görme şansı buldular. Bu bizler için bir avantaj oldu. 22 yeni okul yapıldı. Bunların çoğu ortaöğretim kurumudur. Öğrencilerimizin başarısında fiziki mekanların öğretmenlerimizin büyük rolü vardır. İnşallah bundan sonra da bu başarı artarak devam edecek. Ben bütün öğrencilerimizi kutluyorum. Bartın olarak büyük gurur duyduk. En güzel yerlere yerleşerek memleketimize ve vatanımıza hizmet edeceklerdir.”

EĞİTİM, ÜRETİM VE SANAYİLEŞME TÜRKİYE’Yİ İLERİYE GÖTÜRÜR

Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Toksöz ise, Bartın’ın eğitim, üretim ve sanayileşme ile daha da ilerilere gideceğini belirtti. Bartın'ın LYS’de Türkiye birincisi olduğunu anlatan Başkan Toksöz, sözlerine şöyle devam etti: "Bu bizler için ve camiamız için çok önemlidir. Bartın Ticaret ve Sanayi Odası olarak eğitim ve eğitimcinin her zaman yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum. Biz her yıl eğitime gerekli destek veririz. Verdiğimiz hiçbir desteği basında duyurmadık. Ancak gerçekten bu desteği hak ettiklerini gördük. LYS’de Türkiye'de birinci olmak çok önemlidir. Muasır medeniyetlerin seviyesinin çoğalmasının tek sebebi eğitim ve öğretimden geçer. Biz bunları başardığımız taktirde dünya devletleri ile dünya standartlarında eğitim almış olacağız. Bugünün Türkiye’sini yükseklere taşımanın tek yolu, eğitim, üretim ve sanayileşmeden geçecektir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Çağrı Bey sondaj gemisi, Bakan Bayraktar’ın katıldığı törenle Somali’ye uğurlandı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Taşucu Limanı’ndan Somali’ye uğurlanan ’Çağrı Bey’ sondaj gemisi töreninde yaptığı konuşmada, "İlk defa derin deniz sondaj gemimiz, Mavi Vatan dışında göreve çıkıyor" dedi. Türkiye’nin enerji filosunun yeni gemilerinden Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi, bugün Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’ndan Somali’ye törenle uğurlandı. Uğurlama töreni öncesi Taşucu Limanı’ndaki gemiye çıkarak incelemelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yetkililerden brifing aldı. Bakan Bayraktar’a, Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Muhammed ile Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Muhammed Nur da eşlik etti. Bakan Bayraktar, brifingin ardından limanda düzenelenen törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin petrol ve doğal gaz aramacılığında tarihi bir ana şahitlik edildiğini belirterek, "İlk defa derin deniz sondaj gemimiz, Mavi Vatan dışında göreve çıkıyor. Filomuza yeni katılan Çağrı Bey’i, buradan Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye uğurluyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye - Somali ilişkilerinin köklerinin Osmanlı’ya uzandığını söyleyen Bayraktar, "Bu dostluk ve kardeşliğin bir nişanesi olarak Cumhurbaşkanımız, 2011’de yaşanan büyük felaketin ardından, tüm uluslararası toplumun adeta terk ettiği Somali’ye dayanışmamızı göstermek amacıyla çok önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu tarihi adım ile büyük bir farkındalık oluştu ve uluslararası yardımların önü açılmış oldu. Bizler de Türkiye olarak Somali’nin istikrarını sağlayacak, kardeş Somali halkının huzuruna, refahına katkıda bulunacak bir çok projeyi hayata geçirdik. Somali özellikle son yıllarda kaydettiği gelişmelerle artık Türkiye’nin önemli bir stratejik ortağı konumundadır. Enerji alanındaki ilişkilerimiz, bu stratejik ortaklığın en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Petrol ve doğal gaz başta olmak üzere enerjinin tüm alanlarında büyük hedeflerimiz ve somut projelerimiz var" diye konuştu. Bu çerçevede, 7 Mart 2024’te Somali’nin kara ve açık deniz bloklarında petrol ve doğal gaz alanında iş birliğini geliştirmek üzere bir hükümetler arası anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığını hatırlatan Bayraktar, aynı yıl temmuz ayında da Somali deniz alanlarında yer alan 3 ayrı blok için üretim paylaşım anlaşmalarının imza altına alındığını belirtti. 2024 yılında Somali açık denizlerinde petrol ve doğal gaz aramaya yönelik projenin hukuki metinlerden fiili uygulamaya geçtiğini ifade eden Bayraktar, "Cumhurbaşkanımız, 5 Ekim 2024’te ülkemizin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisini, İstanbul Boğazı’ndan Somali’ye uğurladı. Oruç Reis, Somali açıklarında ruhsatı alınmış 3 deniz yetki alanında üç boyutlu sismik çalışmalar yürüttü. Yaklaşık 9 aylık bir çalışmanın ardından Temmuz 2025’te Mavi Vatan’a dönerek ilk kıtalar arası görevini başarıyla tamamladı" şeklinde konuştu. Oruç Reis’in 3 ayrı deniz blokunda 4 bin 465 kilometrekarelik alanda topladığı verilerin, büyük bir titizlikle analiz edildiğini kaydeden Bayraktar, "Yapılan sismik çalışmaların değerlendirilmesi ve yorumlanması sonucunda; ruhsat sahibi olduğumuz bir blokta çalışmalarımızı yoğunlaştırdık ve Mogadişu’ya 372 kilometre uzaklıkta, su derinliği yaklaşık 3 bin 500 metre olan, toplamda 7 bin 500 metre derinlikte bir sondaj yapmaya karar verdik" dedi. "Filomuzdaki sondaj gemisi sayısı 6’ya çıktı" Enerji filosuna 2025 yılında iki yeni gemi eklendiğini kaydeden Bayraktar, şöyle devam etti: "7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi olarak nitelenen gemilerimizin uzunluğu 228, genişliği 42, yüksekliği 114 metredir. Gemilerimizle, 12 bin metre derinliğe kadar sondaj yapabiliyoruz. Cumhurbaşkanımız gemilerimizin isimlerini Çağrı Bey ve Yıldırım olarak açıklamıştı. Çağrı Bey ve Yıldırım ile birlikte filomuzdaki sondaj gemisi sayısı 6’ya çıktı. Böylece Türkiye, sismik gemilerimiz Oruç Reis ve Barbaros Hayrettin Paşa ile birlikte dünyanın en büyük 4’üncü denizlerde arama filosuna sahip ülkesi konumuna geldi." Bayraktar, Çağrı Bey’in 30 Eylül’de, Yıldırım’ın da 4 Aralık’ta Mersin Taşucu Limanına ulaştığını, hatırlatarak, "Yıldırım gemimiz, 26 Ocak’ta boğazları geçerek Filyos Limanına demirledi. Yıldırım’ın operasyonel hazırlıkları devam ediyor. Bu çalışmaların tamamlanmasının ardından nisan ayı içerisinde Karadeniz’deki arama ve üretim faaliyetlerine katılacak. Halihazırda limanda bulunan, arkamda gördüğünüz Çağrı Bey’i ise bugün Somali’ye uğurluyoruz" ifadelerini kullandı. "Nisan aynda Curad-1 noktasına ulaşarak derin deniz sondaj faaliyetlerine başlayacak" Çağrı Bey’in uzun bir yolculuğa çıkacağını anlatan Bayraktar, "Kule yüksekliği sebebiyle seyrini Süveyş Kanalı üzerinden yapamayacak. Akdeniz’i baştan sona geçtikten sonra Cebelitarık Boğazı üzerinden Atlas Okyanusuna açılacak. Batı Afrika kıyılarını takip ederek Ümit Burnunu geçerek 45 günlük bir süre sonunda Somali’ye ulaşacak. Çağrı Bey Sondaj Gemimizin nisan ayında Curad-1 olarak adlandırdığımız kuyu noktasına ulaşarak derin deniz sondaj faaliyetlerine başlamasını öngörüyoruz" dedi. Gemide yaklaşık 180 personelin görev alacağını belirten Bayraktar, "Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimizin Somali görevinde olduğu gibi Çağrı Bey’i de planlanan sondaj operasyonunda donanmamıza ait firkateynler yalnız bırakmayacak. TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarımız güvenli bir şekilde çalışabilmesi için Çağrı Bey’e destek verecek. Destekleri için Milli Savunma Bakanlığımıza ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte bu kritik operasyonda enerji filomuzda yer alan Altan, Korkut ve Sancar isimli destek gemilerimiz de sondaj faaliyetlerinin kesintisiz, emniyetli ve verimli şekilde yürütülmesini temin edecek. Destek gemilerimiz; malzeme, yakıt ve personelin operasyon alanına sevki, atıkların ve geri dönüşümün tahliyesi, demirleme ve konumlandırma operasyonları, acil durum müdahaleleri gibi destek faaliyetleri icra edecek" diye konuştu. "Yeni bir döneme geçiyoruz" Uluslararası ve kıtalararası operasyonla yeni bir döneme geçildiğini vurgulayan Bayraktar, "2016 yılında milli enerji ve maden politikamızın en önemli adımlarından biri olan denizlerde kendi gemileri ve personeli ile arama yapan bir ülke olma hedefini bir adım ileri götürüyor ve yurtdışında da gerek ortaklıklar gerekse münferiden yoğun bir arama ve inşallah keşif dönemine giriyoruz" dedi. Pakistan ile anlaşmalar doğrultusunda bu yıl Pakistan deniz sahalarında sismik çalışma yapılacağını aktaran Bayraktar, "Oruç Reis veya Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemilerimizden biri bu faaliyeti hayata geçirecek. Yine aynı şekilde Libya’da hem yeni sahalar hem de mevcut projeler üzerinde gerek operatör gerekse ortaklıklar yoluyla iş birliği fırsatlarını değerlendiriyoruz. Geçen hafta çarşamba günü Libya’da düzenlenen yeni lisanslama ihalesi turu kapsamında biri denizde biri karada olmak üzere iki sahada petrol ve doğal gaz arama hakkı elde ettik. Türkiye Petrolleri olarak İspanyol ortağımız Repsol ile birlikte arama faaliyetlerinde bulunacağız. Her iki sahada da yüzde 40 ortaklığımız olacak. Tüm bu adımlarımız, dışarıda büyüme stratejimizin bir parçasını oluşturuyor" ifadelerini kullandı. 2026 yılı başından bu yana üç önemli adım atıldığını belirten Bayraktar, "8 Ocak’ta Exxonmobil, 5 Şubat’ta Chevron ve geçen perşembe günü de BP ile stratejik anlaşmalar imzaladık. Önümüzdeki hafta yine küresel bir şirket ile yurtdışında bir arama ortaklığı için imzaları atmayı planlıyoruz. Mevcut projeksiyonumuz ile 2028 yılında yaklaşık 500 bin varil petrol ve doğal gaz üreten Türkiye Petrollerini bu yeni stratejimiz ile inşallah önümüzdeki yıllarda 1 milyon varillik bir üretim kapasitesine ulaştıracağız" dedi. Bayraktar, konuşmasının sonunda, "İlk kez karasularımız dışında petrol aramakla görevlendirilen Çağrı Bey’in iki ülke ilişkilerini bir üst seviyeye taşıyacağına yürekten inanıyorum. Ortaya koyduğu sarsılmaz iradeyle yolumuzu açan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’a şükranlarımı sunuyorum. Bu önemli görevde vazife üstlenen kaptanımız başta olmak üzere tüm mürettebatımıza başarılar diliyorum. Çağrı Bey’in güvenliğini temin edecek olan bahriyemize, lojistik destek gemilerimize teşekkür ediyorum. Ve son olarak Ekim 2024’te Mogadişu limanında Oruç Reis’i karşılarken bizlere, ’Gerçek Dostluk’ şarkısını seslendiren Somalili kardeşlerimize Mersin’den selamlarımı gönderiyorum" diyerek gemi mürettebatına başarılar diledi. Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed ise Çağrı Bey Gemisi’nin Somali’de arama yapmasının çok önemli ve değerli olduğunu belirtti. Bakan Mohamed, emeği geçenlere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’a teşekkür etti. Konuşmaların ardından gemi törenle Somali’ye uğurlandı.