ASAYİŞ - 25 Mart 2022 Cuma 13:50

Başak Cengiz'i hayattan koparan samuray kılıçlı katilin müebbet hapsi istendi

A
A
A
Başak Cengiz'i hayattan koparan samuray kılıçlı katilin müebbet hapsi istendi

Ataşehir’de mimar Başak Cengiz’i yolda yürüdüğü sırada samuray kılıcıyla öldüren C.G.B’nin yargılandığı davada mütalaasını açıklayan savcı, sanığın "tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi.

 Mütalaada, sanığın ‘bir insan öldürme’ saikiyle savunmasız olduğunu değerlendirdiği kadını öldürdüğü belirtildi.

Duruşmada konuşan Başak Cengiz’in annesi, “Kötülüğün kol gezdiği dünyada sahipsiz kalmış kadınlara umut olmanızı istiyorum. Başak savunmasız olduğu için, kadın olduğu için öldürüldü” dedi.

Ataşehir'de 9 Kasım 2021 tarihinde 28 yaşındaki mimar Başak Cengiz’i yolda yürüdüğü sırada samuray kılıcıyla öldüren C.G.B’nin(27), "tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle yargılanmasına devam edildi. Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık C.G.B cezaevinden SEGBİS ile bağlanırken, Başak Cengiz’in ailesi ve taraf avukatları da salonda hazır bulundu.

Başak Cengiz'i hayattan koparan samuray kılıçlı katilin müebbet hapsi istendi

Mahkeme başkanı, Adli Tıp Kurumundan gelen raporda, sanığın herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliğinin saptanmadığını, ceza sorumluluğunun tam olduğunu kaydetti. Duruşmada söz alan sanık avukatları, sanığın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilerek bir üst kuruldan akıl sağlığının tespitine ilişkin rapor alınmasını istedi. Bunun üzerine söz alan Cengiz ailesinin avukatı, “Dosyanın tekerrür ettiği düşüncesindeyiz. Başkaca araştırılacak husus yoktur. Yeniden rapor aldırılması talebi davayı uzatmaya yönelik. ATK raporu doğruluğunda karar verilmesini talep ediyoruz” dedi.

Başak Cengiz’in annesi Beyhan Cengiz, “Sanık hiç tanımadığı birinin zalimce canını almıştır, her şey ortada. Zalimin ailesi hukuku eğitimi almış. Bunun savunulacak bir yanı yoktur, ‘davadan çekiliyorum’ diyen kendi ailesi. Hukuk bilgileriyle yavrumu yem etmesinler, buna izin vermeyin. Ben hukuk eğitimi almadım ama zalim bizi pür dikkat dinliyor, taşkınlık yapmıyor. Bunun neresi hasta? Zalimin ailesi bile onu savunmuyor. Türk adaletine, Türk hekimlerine inanıyorum” diye konuştu. Başak Cengiz’in nişanlısı Mahir Mızrak, ağabeyi Fatih Cengiz ve babası Avni Cengiz de, ATK raporunun doğru olduğuna inandıklarını söyleyerek, “Sanığın en kısa sürede en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum” dedi. Tutuklu sanık C.G.B, “Bir önceki duruşmada verdiğim ifadenin aynısını tekrarlıyorum. Her gün günde 12 saat şeytan bana, ‘cinayet işle’ diyor. Gözümün önünde şeytan görüntüleri oluyor. Cinayet işlemezsem beni öldüreceğini söylüyor. Diğer 12 saatte de uyuyorum. Uykudayken gelmiyor” diye konuştu.

‘Bir insan öldürme saikiyle savunmasız olduğunu düşündüğü kadını seçti’

Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, sanığın ‘bir insan öldürme’ plan, his, ve suç kastıyla, direnci ve savunması daha az olacak değerlendirmesiyle ‘bir kadın seçtiği’ anlatıldı. Bu planla hemen ikamet ettiği site önündeki sokak üzerinde beklerken yolda yürümekte olan Başak Cengiz’i gördüğü, maktulün tek başına ve savunmasız olduğunu çevrede herhangi bir kalabalığın olmadığını gözlemleyen sanığın kısa bir süre gözüyle maktülü takip ettiği anlatıldı.

“Duraksamadan 29 saniye boyunca kılıç darbelerine devam etti”

Sanığın çok kısa bir süre yürüyerek takip ettikten sonra maktul ile arasındaki mesafenin de kısaldığını fırsat bilerek bir anda koşarak maktule yetiştiği ve herhangi bir duraksama ve iletişim içine girmeden samuray kılıcını ilk olarak maktulün sağ arka yan tarafından iki eliyle sapladığı belirtildi. Maktulün birtakım direnme hareketleri göstermesine rağmen sanığın durmadan ve duraksamadan 29 saniye boyunca 6’sı öldürücü toplamda 12 adet kesici delici alet yaralanması oluşturacak şekilde kılıç darbelerine devam ettiği kaydedildi. Bu sırada maktulün imdat sesini duyan ve aynı sokaktan geçmekte olan müşteki Kaan’ın olay yerine yaklaşmaya çalışması üzerine sanığın kılıcı havaya kaldırarak ‘yaklaşma sana da’ saplarım dediği belirtildi. Eylemin tamamlandığını, maktulü kesin kez öldürdüğünü anlayan sanığın kılıcı saklama zahmetine dahi girişmeksizin elindeki kılıçla doğrudan ikamet ettiği siteye giriş yaptığı ve kısa bir süre sonra suç aletiyle ikametinde yakalandığı aktarıldı.

‘Savunmasını değiştirdi’

Mütalaada, sanığın bir insan öldürmek suç kastını, olay akşamı üzerine çöken karamsarlığa ve mutsuzluğa bağladığı, kovuşturma aşamasında ise savunma değiştirmek kendisine görünen şeytanın emrine bağladığı vurgulandı. Sanığın cezai sorumluluğunun olmadığı şeklinde anlaşılmasını istediği savunmalarına itibar edilemeyeceğini belirten savcı, sanığın kendi kişisel duygu ve arzularını bir insan öldürmek şeklinde tatmin yoluna gittiği, sırf bir insanı öldürmek için öldürdüğünü belirtti. Savcılık, suçun işleniş biçimi gözetildiğinde sanık lehine herhangi bir takdiri indirim sebebi uygulanmamasını talep ederek, sanığın "tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi. Ayrıca sanığın, “silahla tehdit” ve “Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet” suçlarından 6 yıla kadar hapsini talep etti.

“Başak, savunmasız olduğu için, kadın olduğu için öldürüldü”

Bunun üzerine söz alan Başak Cengiz’in annesi Beyhan Cengiz, “Kötülüğün kol gezdiği dünyada sahipsiz kalmış kadınlara umut olmanızı istiyorum. Zalimlerin elini kolunu sallayarak gezmesine fırsat vermeyin. Başak savunmasız olduğu için kadın olduğu için öldürüldü. Öyle bir karar olsun ki örnek olsun. Hakkın ve adaletin yerini bulmasını talep ediyorum” dedi. Bunun üzerine söz alan sanık ise “Söyleyecek bir şeyim yok. Sadece pişmanım” dedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için süre verdi. Dosyanın Adli Tıp Kurumu üst kurumuna gönderilerek sanığın cezai ehliyetinin tespiti için nihai kesin rapor aldırılmasına hükmetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı eksikliklerin giderilmesi için erteledi.

Gamze Erdemir - Elyesa Karatepe - Aykut Zor - Enes Şamil Gönenç
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Çiçekçilik sektörünün geleceği için güç birliği: Hedef, çiçekçilik sektörünü 365 gün yaşatmak Ankara Ticaret Odası (ATO) 23 No’lu Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi ile Ankara Çiçekçiler Esnaf Odası öncülüğünde düzenlenen sektörel istişare toplantısında, çiçekçilik sektörünün 365 gün yaşatılması hedeflendi. ATO 23 No’lu Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi ile Ankara Çiçekçiler Esnaf Odası öncülüğünde düzenlenen ‘Çiçekçilik Sektörünün Geleceği’ toplantısı ATO Duatepe Salonu’nda yapıldı. Toplantıda, üretimden perakendeye, haksız rekabetten e-ticaretin etkilerine, mesleki standartlar ile sektörün sürdürülebilirliği başta olmak üzere sektörün yaşadığı birçok sorun çözüm önerileriyle birlikte ele alındı. ATO Başkanı Baran, sektörün sorunlarının çözümü noktasında tüm paydaşların bir arada olmasının büyük bir fırsat olduğunu vurgulayarak, küresel ekonomide yaşanan sıkıntıların çiçekçilik sektörünü de etkilediğini kaydetti. Baran, sektörde finansmana erişimden nitelikli iş gücüne, tedarikten maliyetlere, lojistikten haksız rekabete yaşanan sorunları komite aracılığıyla yakından takip ettiklerini de ifade etti. Baran ayrıca, sektörün daha güçlü temsil edilmesi için ortak bir yapı oluşturulmasının önemine değinerek, sektör temsilcilerinin karar alma mekanizmalarında daha etkin yer almasını sağlayacak bir yapılanmanın faydalı olacağını dile getirdi. Baran, özel günlerde çiçek göndermeyin çağrısının da sektörü zora soktuğunu ifade etti. "Çiçekçilik mesleğinin geleceğine iz bırakmak bizim için gurur vesilesi" ATO’nun 23 No’lu Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi’nin sektör temsilcileriyle yürüttüğü çalışmalar neticesinde, 9 Temmuz 2023 tarihinde ‘Çiçekçi Seviye 4 Ulusal Meslek Standardı’nın Resmi Gazete’de yayımlandığını ifade eden Baran, "Böylelikle çiçekçilik mesleği yalnızca sözlü kültürle değil, yazılı belgelerle de geleceğe aktarılabilir hale geldi. Çiçekçilik mesleğinin geleceğine iz bırakmak bizim için gurur vesilesi oldu" diye konuştu. ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı aynı zamanda ATO 23 No’lu Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi üyesi Halil İbrahim Yılmaz da, çiçekçilik sektöründeki iş hacminin büyük ölçüde Anneler Günü ve Sevgililer Günü gibi belirli özel günlerle sınırlı kaldığına dikkati çekerek, çiçekçilik faaliyetlerinin yılın tamamına yayılması gerektiğini ifade etti. Sektörü yalnızca özel günlere bağlı bir yapıdan çıkarıp, 365 gün yaşayan bir ekonomik faaliyete dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, çiçekçilik ve aktarlık gibi geleneksel mesleklerin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının önemine dikkat çekerek, "Geleneksel mesleklerin önemli bir bölümü yok olma riskiyle karşı karşıya. Bu meslekleri yeniden ayağa kaldırmak için ortak akılla hareket etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. Çiçekçiliğin yalnızca ticari bir faaliyet olmadığını, tasarım ve kültürle birleştiğinde yüksek katma değer üreten bir alan haline geldiğini belirten Yılmaz, bu açıdan sektörün üniversiteler ve tasarım alanlarıyla güçlü ilişkiler kurması gerektiğini kaydetti. Mesleğin gençler için daha cazip hale getirilmesinin önemine de dikkat çeken Yılmaz, aksi halde hem ekonomik hem kültürel kayıpların kaçınılmaz olacağını söyledi. Yılmaz, sektörün kamuoyu nezdinde yeterince güçlü temsil edilemediğini de belirterek, "Sektörün daha görünür ve daha güçlü bir iletişim dili oluşturması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Haksız rekabet vurgusu Ankara Çiçekçiler Esnaf Odası Başkanı Emin Çimen de sektörde yaşanan haksız rekabet sorununa dikkat çekti. Özellikle küçük ölçekli marketlerde yapılan satışlara değinen Çimen, mevcut mevzuata işaret ederek, "Mevcut düzenlemelere göre belirli büyüklüğün altındaki marketlerde her ürünün satılması mümkün değil. Bu kuralların uygulanması sektörümüz açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Çiçek satışının uygun şartlarda ve uzman kişiler tarafından yapılması gerektiğini belirten Çimen, "Avrupa’daki örneklerinde olduğu gibi çiçek satışı belirli standartlar çerçevesinde ve profesyonel kişiler tarafından yapılmalı. Uygun fiziki şartlar sağlanmadan yapılan satışlar hem ürün kalitesini düşürüyor hem de tüketici memnuniyetini olumsuz etkiliyor" dedi. Toplantıda tek tek söz alan sektör temsilcileri görüş, talep ve sorunlarını dile getirdi. Toplantıda sektör temsilcileri tarafından dile getirilen sorunlar arasında şu başlıklar yer aldı: "Süpermarketlerin çiçek satışında herhangi bir metrekare veya uzman personel, ziraat mühendisi ve benzeri şartı aranmaksızın kontrolsüzce faaliyet göstermesinin oluşturduğu haksız rekabet. Çiçekçilik sektöründe uygulanan KDV oranlarının yüksekliği ve bu oranların düşürülmesi talebi. E-ticaret platformlarının esnaf üzerinde kurduğu fiyat baskısı, yüksek komisyon oranları ve sektörle ilgisi olmayan kişilerin bu sistemle sektöre dâhil olması. Türkiye genelinde çiçek taşımacılığına uygun soğuk zincir, iklimlendirmeli araç filosunun bulunmaması nedeniyle ürün kalitesinde yaşanan ciddi kayıplar. İç mekan süs bitkilerinde ithalata bağımlılığın yüksek olması; yerli üretimin fide ve tohum aşamasından itibaren desteklenmesi gerekliliği. Ustalık ve mesleki yeterlilik belgesi olmayan kişilerin çiçekçi dükkanı açabilmesinin engellenmesi ve Avrupa’daki gibi uzun süreli eğitim/sertifika şartının getirilmesi. NACE kodlarındaki belirsizlikler nedeniyle her işletmenin çiçek satabilmesi ve bu durumun denetlenmesi talebi. Kooperatiflerin işleyişindeki aksaklıklar, üreticinin ödemelerini zamanında alamaması ve mezat sistemindeki nakliye sınıflandırması sorunları. Artan maliyetler ve ara eleman yetişmemesi nedeniyle sektörün ‘ara eleman’ krizine girmesi ve profesyonel çiçekçilik eğitim merkezlerine duyulan ihtiyaç. Anneler Günü, Sevgililer Günü gibi özel günlerde kayıt dışı satıcıların denetimsizliği nedeniyle esnafın yaşadığı ciro kaybı." Toplantıda, ATO’nun 23 No’lu Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi Başkanı Erhan Ünal, Meclis Üyesi Mert Ünyazıcı, Komite Üyesi Melih Çeliker, 53 No’lu Peyzaj, Çevre Düzenleme ve Yapısalları Faaliyetleri Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Namet Koçak ile Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü Perakende Ticaret Daire Başkanı Burak Kaplan, Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Cenkış, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü Elektronik Ticaret Uzmanı Elif Taşkıran, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Soner Kazaz, Türkiye Çiçekçiler Birliği Başkanı İsmail Başaran, Çiçekçiler Federasyonu Başkanı Mustafa Akhisan, Adana Çiçekçiler Odası Başkanı Mehmet Acar, Bursa Çiçekçiler Odası Başkanı Ertan Tanırgan, İstanbul Çiçekçiler Odası Başkanı Selçuk Kösedağı, Ankara Çiçekçiler Odası Başkan Vekili Bülent Ulusoy, Yönetim Kurulu Üyesi Murat Güler, Kırıkkale Çiçekçiler Odası Başkanı Bayram Yurdakul, Uşak Fotoğraf Sanatkârları Esnaf Odası Başkanı Ömer Önal, Başkan Yardımcısı Onur Bayer, İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi Yusuf Çıracı, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Ali Osman Öğmen, Gebze Ticaret Odası Meclis Üyesi Cengiz Güngör ve Konya Ticaret Odası Meclis Üyesi Metin Maşalı ve sektör temsilcileri yer aldı.
Erzurum Erzurum’da genç şairler yarıştı Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen 13-17 ve 17-25 yaş arası gençler şiir yarışması il birinciliği yapıldı. 1. Rabia Berfin Araz ve Enes Mesutgil birinciliği kazandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) 11. Sanat ve Kültür yarışmaları kapsamında Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen 13-17 ve 17-25 yaş grubu gençler şiir yarışması il birinciliği İbrahim Erkal Kültür Sitesi’nde yapıldı. 100’e yakın şair adayı kıran kırana geçen bir yarışa tabi tutuldu. Dr. Öğr. Üyesi Veli Kılıçarslan, Ayşe Özden Keleş ile Zeynep İncesu’nun jüri üyeliği yaptığı 17-25 yaş şiir yarışması İl birinciliğinde, Rabia Berfin Araz- (M.Akif Ersoy-Çanakkale Şehitlerine ) ile birincilik ödülünün sahibi oldu. Rabia Karakaya - (M.Akif Ersoy-Ati Karanlık Görerek Azmi Bırakmak) ile 2. Oldu. Akça Feyza Sezen-Nuran Baydar-(Ben Çanakkaleyim) adlı şiirle üçüncü sırada yer aldı. 17-25 yaş grubunda Enes Mesutgil şampiyon oldu. Miraç Güler ikinci, Zehra Baş üçüncü oldu. Dereceye girenler ödüllendirildi Yarışmada dereceye giren genç şairlerin ödüllerini Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay ve Aziziye Gençlik Merkezi Müdürü Zülküf Yılmaz ile jüri üyeleri takdim etti. Erzurum GSİM Müdürü Levent Çakmur, dereceye giren öğrencileri tebrik ederken, jüri üyeleri ile değerlendirme kuruluna teşekkür etti. Çakmur, jüriyi ödüllendirdi GSB 11. Sanat ve Kültür yarışmaları kapsamında jüri üyeliği yapan Dr. Öğr. Üyesi Veli Kılıçarslan, Ayşe Özden Keleş ile Zeynep İncesu’yu tebrik eden Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur kendilerine plaket ve teşekkür belgesi takdim etti. Erzurum GSİM Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay da, şiir yarışmasının büyük ilgi gördüğünü ve oldukça çekişmeli geçtiğini belirterek, "Jürimiz birincileri seçmek için bir hayli zorlandı. Birinci olan öğrencilerimiz bölge birinciliğinde Erzurum’u temsil edecekler. Kendilerine şimdiden başarılar diliyoruz. İl Müdürümüz Levent Çakmur’a da verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü İbrahim Hakkı Akpınar ile Ümran Öztürk, Ahmet Korkmaz ve Muhammet Yakut Değerlendirme kurulunda görev yaptılar.
Samsun OMÜ’de "Ustalara Saygı Anadolu Rock Konseri" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde, OMÜ Modern Müzik Topluluğu ile Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen "Ustalara Saygı Anadolu Rock Konseri", Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirildi. Akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği konserde, Anadolu rock müziğinin unutulmaz eserleri sahneye taşındı. Programda "Tamirci Çırağı", "Gülpembe", "Sevdim Seni Bir Kere", "Bir Sevmek Bin Defa Ölmek Demekmiş", "Islak Islak", "Aşkın Mapushane", "Endamın Yeter", "Elfida", "Anma Arkadaş", "Çöpçüler", "Rüzgar", "Mavi Duvar", "Dert Olur", "Anlıyorsun Değil Mi", "Kara Sevda", "Gibi Gibi", "Kar Yağıyor Bugün Ankara’da", "Sevenler Ağlarmış", "Yollarda Bulurum Seni", "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa", "Aldırma Gönül", "Yaralı Gönül", "Her Şeyi Yak", "Resimdeki Gözyaşları", "Arap Saçı", "Bu Son Olsun" ve "Estarabim" gibi sevilen eserler seslendirildi. Konserde sahneye çıkan ekipte vokal ve elektro gitarda Baran Vural, elektro gitarda Erdem Gümrükçü, bas gitarda Sami Ünal, klavyede Yusuf Kağan Terzi ve bateride Melih Kuzçalı yer aldı. Performanslarıyla dinleyicilerden büyük beğeni toplayan grup, salonu dolduran izleyicilere müzik dolu bir gece yaşattı. Etkinlik, Anadolu rock müziğinin önemli eserlerini yeni nesille buluştururken, katılımcılara nostaljik ve coşkulu anlar yaşattı. Konser, uzun süre alkışlanan performansların ardından sona erdi.