ASAYİŞ - 30 Mart 2018 Cuma 01:30

Bayburt'ta iki araç menfez çukuruna düştü: 7 ölü, 2 yaralı

A
A
A
Bayburt'ta iki araç menfez çukuruna düştü: 7 ölü, 2 yaralı

Bayburt'ta otomobil ve minibüsün menfez inşaatı için açılan çukura düşmesi sonucu ilk belirlemelere göre 7 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, İran plakalı otomobil, Bayburt-Gümüşhane karayolunun Aydıntepe yol ayrımı mevkisinde menfez inşaatı için açılan yaklaşık 8 metre derinliğindeki çukura düştü. 

Bayburt'ta iki araç menfez çukuruna düştü: 7 ölü, 2 yaralı

Kazadan kısa süre sonra Bayburt-Trabzon hattında şehirler arası taşımacılık yapan firmaya ait minibüs de aynı çukura düştü.

AFAD, itfaiye, emniyet ve sağlık ekipleri, araçlarda bulunan kişileri kurtarmak için çalışma başlattı.

Bayburt'ta iki araç menfez çukuruna düştü: 7 ölü, 2 yaralı

Kazada ilk belirlemelere göre 7 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.

Bayburt Valisi Ali Hamza Pehlivan ve İl Emniyet müdür Sezayi Er ve diğer ilgililer de olay yerine gelerek incelemelerde bulundu 

Bayburt'ta iki araç menfez çukuruna düştü: 7 ölü, 2 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Bakan Bayraktar: "Biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz. Türkiye’de arıyoruz, denizlerimizde arıyoruz. Şimdi yurt dışına açılıyoruz, yurt dışında da aramaya başladık" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar İl Danışma Meclisi toplantısına katılmak üzere Trabzon’a geldi. Burada konuşan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke konumundan kurtulabilmesi için gerekli olan çalışmaları yürüttüklerini ifade ederek, "Türkiye maalesef enerjide dışa bağımlı bir ülke. Kullandığımız neredeyse üç birim enerjinin ikisini ithal ediyoruz. Doğalgazda öyle, petrolde öyle, akaryakıtta öyle, kömürde öyle. Dolayısıyla biz diyoruz ki biz buradaki dışa bağımlılığımızı ne kadar azaltırsak, bir kere dışarı ödediğimiz döviz cebimizde, hazinemizde kalacak. Türkiye’de artık bunlar; işte enflasyon, döviz, bunların hepsi sorun olmaktan çıkacak. 2022 yılı bir kriz yılıydı. Pandemiden çıkışla beraber dünyada bütün ayarların değiştiği bir sene oldu. Şimdi 2026 inşallah ona benzemez ama sonuçları itibarıyla şunu söyleyeyim: 2022 yılında biz yaklaşık 96 buçuk milyar dolar enerji faturası ödedik. Sonraki yıllarda 2023, 24, 25’te biraz düştü ama 60-70 milyar dolar Türkiye her yıl dışarıya döviz ödeyerek bu içindeki ekonomik döngüyü kırmasına imkan yok. Onun için biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz. Türkiye’de arıyoruz, denizlerimizde arıyoruz. Şimdi yurt dışına açılıyoruz, yurt dışında da aramaya başladık. Onun için Türkiye 70 yıllık rüyası olan nükleeri yapmaya gayret ediyor. Onun için Türkiye hidrolik santrallerini yaptı. Şimdi onların yanına rüzgarıyla, güneşiyle yenilenebilir enerjiyi koymaya gayret ediyor. Türkiye enerjisini mutlak surette verimli kullanmak zorunda. Yerel yönetimler başta olmak üzere ama enerjisini verimli kullanan bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Türkiye maden çeşitliliğinde bu kadar zengin bir ülke, aynı zamanda madenlerimizi de katma değerli bir şekilde, öyle sadece hammadde olarak değil, işte bor karbüre dönüştürerek, farklı bir şekilde ara ürünlere veya nihai ürünlere dönüştürerek katma değerli bir şekilde ekonomimize katması lazım. Bizim bütün gayretimiz, bütün hedefimiz bu" dedi. "Dünyanın en büyük 4. derin deniz filosuna sahip ülkesiyiz" 2020 yılında Türkiye’nin Cumhuriyet tarihindeki en büyük doğalgaz keşfini gerçekleştirdiğini hatırlatan Bayraktar, "Dünyanın en büyük 4. derin deniz filosuna sahip ülkesiyiz Türkiye olarak ve beş gemimiz Karadeniz’de çalışıyor. 2020 yılında pandeminin ortasında cumhuriyet tarihinin en büyük doğalgaz keşfini yaptık. Ve şimdi orada ürettiğimiz doğalgazı 4 milyon hanemiz kullanılır hale geldi. İnşallah bunu 2026 yılında iki katına çıkaracağız. Yani 8 milyon evin doğalgaz ihtiyacı kendi gazımızla karşılanmış olacak. Allah nasip ederse 2028’de dört katına çıkaracağız. 16-17 milyon hane kendi doğalgazımızla ısınacak, yemeğini pişirecek" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasının devamında "Büyük işler yaptığımızı söylüyoruz, iddialı işler yapıyoruz, dünya çapında işler yapıyoruz ama vatandaşlarımız günün sonunda hep bize "Tamam da bakanım, Gabar’da petrol buldun, bizim akaryakıt fiyatı ne olacak, bizim doğalgaz faturası, elektrik faturası ne olacak?" diyor. Türkiye özellikle 2019-2020’den sonra enerji desteklerini yoğun bir şekilde vatandaşımıza vermeye gayret ediyor. Bugün itibarıyla bütün bu yaşanan dünyada biliyorsunuz şu anda hem petrol fiyatları arttı hem doğalgaz fiyatları arttı. Dolayısıyla buna rağmen biz bundan vatandaşlarımızın en az şekilde etkileneceği şekilde imkan ve kabiliyetlerimiz nispetinde bu desteklere devam ediyoruz, bundan sonra da etmeye devam edeceğiz. Türkiye, Avrupa’nın hane bazında söylüyorum, evlerimizde, meskenlerimizde en ucuz elektriğini kullanıyor. En ucuz 3. doğalgazını kullanıyor. En ucuz 2. benzinini kullanıyor. En ucuz 4. mazotunu kullanıyor. Eşel mobil sistemle özellikle petrol fiyatlarındaki artışı vatandaşlarımıza yansıtmamak için litrede neredeyse 13 buçuk liralık bir vergiyi kaldırdık. Ve doğalgaz faturalarında, elektrik faturalarında hâlen desteklerimiz neredeyse yüzde elli mertebesinde devam ediyor. Sadece şu son yaşanan hadiselerin hazinemize yükü 600 milyar lirayı buldu. Ama buna rağmen biz Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bir şey var; vatandaşlarımızı mümkün olan bütün imkanlarımızı kullanarak bu artış, fiyat artışlarından mağdur etmemek ve onlara bu konuda destek olmak. Biz bu çerçevede de çalışmalarımızı yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.
Denizli Bakan Işıkhan, gençleri heyecanlandıran müjdeleri ardı ardına verdi Denizli ziyareti kapsamında iş dünyasıyla istişare toplantısında bir araya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, gençlere yönelik müjde vererek, "Gençlerimizi üretim sürecine daha erken dahil etmek, onları hayatın içine daha güçlü şekilde katmak amacıyla yeni bir adım attık. Başlattığımız ’Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ Programı’, gençlerimizin çalışma hayatına daha erken, daha donanımlı ve daha güçlü bir şekilde katılmasını hedeflemektedir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Denizli programının son durağında iş dünyasıyla istişare toplantısında buluştu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan programda konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, kentin tarım, turizm, ticaret ve gelişmiş sanayi altyapısıyla ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlayan öncü şehirlerden biri olduğunu vurguladı. Kablo, tekstil ve doğal taş başta olmak üzere birçok sektörde üretim gerçekleştirildiğini, ulusal ve uluslararası pazarlarda kentin rekabet gücünün yüksek olduğunu ifade eden Vali Köşger, "Yaklaşık 5 milyar dolara yaklaşan ihracat hacmiyle hem dış ticarette hem de iç piyasada adından söz ettirmektedir. 2025 yılında İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde ilimizden 37 başarılı şirket ödül sahibi olmuş, "Tim İlk 1000 İhracatçı Listesi"nde ise ilimizden 24 şirket yer almaktadır. Devletimizin üretimi, yatırımı ve istihdamı önceleyen politikaları doğrultusunda; KOSGEB desteklerinden etkin şekilde faydalanan KOBİ’lerimiz, organize sanayi bölgelerimizde hayata geçirilen yatırımlar ve sağlanan ilave istihdam imkânları ile ilimiz ekonomik büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdürmektedir" dedi. "İhracatçılarımızın gösterdiği üstün gayret takdire şayandır" Denizli’nin güçlü altyapısı sayesinde işsizlik oranlarının en düşük olduğu büyükşehirler arasında üst sıralarda olduğunu ifade eden Vali Köşger, kentin sanayi, ihracat ve ticaretin merkezlerinden biri olarak öne çıktığını dile getirdi. Özellikle tekstil, tarım ve hizmet sektörlerinde sağlanan yoğun istihdam ile Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilendiğini belirten Vali Köşger, "İŞKUR’dan alınan verilere göre; 2025 yılında açık iş sayımız, 39 bin 339 iken işe yerleştirme sayımız, 18 bin 770 olmuştur. En fazla açık iş talebi alınan sektör sanayide tekstil ve mermer sektörleri olmuştur. 2026 yılı Ocak-Mart dönemi açık iş sayımız 7 bin 416 iken işe yerleştirme sayımız üç aylık süreçte 2 bin 634’tür. Yine bu yıl da en fazla açık iş alınan sektörlerimiz, sanayide tekstil ve mermerdir. Yine TUİK verilerine göre 2025 yılında, Denizli’de ihracatın yüzde 5,82 artışla 4 milyar 674 milyon 402 bin 255 dolar seviyesine ulaştığını ve ilimizin ihracatta ülke genelinde dokuzuncu sırada yer aldığını memnuniyetle ifade etmek isterim. İhraç ettiğimiz ürünler arasında bakır telde, tekstil ürünlerinden havlu, bornoz ve nevresimde ayrı ayrı, işlenmiş doğal taşta ve tarımda leblebi ile ay çekirdeği üretiminde Türkiye birinciliğimiz; kabloda ise Türkiye ikinciliğimiz mevcut. Bu başarılar ile ülke ihracatına sunduğu katkı için ihracatçılarımızın gösterdiği üstün gayret takdire şayandır. Bu çalışkanlığın ve özverinin sonucu elde edilen başarı, şehrimizin ekonomik dinamizmini güçlendirmekte, aynı zamanda ülkemizin uluslararası pazarlardaki etkinliğini de pekiştirmektedir" diye konuştu. "Sizlerin azmi ve kararlılığı ülkemizin çalışma hayatını daha güçlü kılıyor" Sanayicilerin üretimi devam ettikçe Türkiye’nin kalkınmasının ivmelendiğini dile getiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Ülkemizin geleceği söz konusu olduğunda elini taşın altına koymaktan çekinmeyen iş dünyamızın milli dayanışma ruhunu takdirle izliyoruz. Özellikle yerel kalkınma sürecine büyük destek veren yatırımcımız, üretimcimiz, işverenlerimiz, esnaflarımız, ticaret erbabımız geleceğin her bakımdan güçlü, tam bağımsız, kalkınmış Türkiye’sine giden yolda bizim en değerli yol arkadaşlarımızdır. Sizlerin azmi ve kararlılığı, hem şehrimizin hem de ülkemizin çalışma hayatını daha güçlü kılıyor. Sizler ürettikçe, kalkınmamız ivme kazanıyor. Türkiye olarak; bölgemizde ve dünyada gittikçe büyüyen ve yayılan çatışma ortamına rağmen bugün ulaştığımız nokta, hem gücümüzün sınırlarına, hem de gelecekte başarabileceklerimize dair önemli göstergedir. Ülkemizi güçlendirme hedefimiz istikametindeki kararlılığımızı, azmimizi koruduğumuz sürece her alanda olumlu sonuçlar almaya devam edeceğimize inanıyorum" dedi. "Herkes faaliyet gösterdiği alanda en iyisi olmak için daha çok çalışmalıdır" Türkiye’yi güçlü kılacak her mecrada duraksama, tereddüt etme lüksü olmadığını ifade eden Bakan Işıkhan, "Şunu unutmamalıyız ki tam bağımsız güçlü bir ekonomi ve kendi kendine yetebilen bir Türkiye demek; aynı zamanda, daha adil, daha huzurlu bir dünya demektir. Çünkü bugün Türkiye, küresel güvensizlik ortamında üstlendiği uluslararası sorumluluklar, tarihi ve kültürel misyonu ile sadece bölgesinin değil dünyanın da can simidi olmaya devam etmektedir. Bölgesel tehditlerin kapımıza kadar ulaşmış olması, bize, büyüme yolunda atmamız gereken kararlı adımları bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu sebeple, başta çalışma hayatı olmak üzere, Türkiye’yi içeride ve dışarıda daha güçlü kılacak her mecrada; durma, duraksama, adımlarımızda tereddüt etme, kabuğumuza çekilme lüksümüzün olmadığını özellikle vurgulamak istiyorum. Herkes, faaliyet gösterdiği alanda en iyisi olmak için daha çok çalışmalı ve daha fazla katma değer üretmelidir. Bu anlamda Denizli’nin üretim gücüne, potansiyeline inanıyoruz" şeklinde konuştu. Çalışma hayatına yön veren her sektöre yapılan yatırımlarla, iş dünyasının katkılarıyla Denizli’nin hak ettiği konuma ulaşacağını dile getiren Bakan Işıkhan, Denizli halkının mahrum kaldığı yerel hizmetleri telafi etmeye devam edeceklerini söyledi. Çalışma hayatı ve ekonomi güçlendikçe Türkiye’nin de istikrarla büyüyeceğini ifade eden Bakan Işıkhan, ekonomi güçlendikçe, istihdam ve üretim arttıkça, yatırımlar çoğaldıkça bu refahı nüfusun tamamına yaymak için kapsamlı politikalar üretmeye devam edeceklerini açıkladı. Bakan Işıkhan gençleri heyecanlandıran müjdeleri verdi Konuşmasının sonunda gençlere yönelik müjdeleri ardı ardına sıralayan Bakan Işıkhan, "Bugün genç kardeşlerimiz de burada. Gençlerin enerjisi, bu şehrin dinamizmi; gençlerin hayalleri, Türkiye’nin hedefleridir. Günümüz dünyasında gençlerimizin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, eğitimden iş hayatına geçiş sürecidir. Birçok gencimiz, okuldan mezun olduktan sonra iş bulma sürecinde zorluklar yaşamakta, tecrübe eksikliği nedeniyle geri planda kalmaktadır. Bu durumun, toplumsal olarak da çözmemiz gereken önemli bir mesele olduğunu biliyoruz. İşte tam da bu noktada, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle gençlerimizi üretim sürecine daha erken dahil etmek, onları hayatın içine daha güçlü şekilde katmak amacıyla yeni bir adım attık. İŞKUR öncülüğünde başlattığımız ’Gençliğin Üretim Çağı - GÜÇ Programı’, gençlerimizin çalışma hayatına daha erken, daha donanımlı ve daha güçlü bir şekilde katılmasını hedeflemektedir. Bu programla; Gençlerimize staj imkanları sunuyor, Meslek sahibi olmalarını teşvik ediyor, Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi çalışma hayatına kazandırıyor, İlk iş deneyimlerini edinmelerine destek oluyoruz. Staj Desteği programıyla 3 yılda 800 bin gencimizin staj yapmasını sağlayacağız. Geleceğim Meslekte Programı ile meslek okulu mezunlarını kendi mesleklerinde çalışmaya teşvik edeceğiz. NEET İşgücü Uyum Programı ile, ne eğitimde ne istihdamda olan 450 bin genci kamu kurumları ile işbirliği içinde çalışma hayatına dahil edeceğiz. İşe ilk adım programı ile 3 yılda 750 bin gencin 6 ay boyunca ücretinin tamamını veya 18 ay boyunca ücretinin yarısını ödeyeceğiz. Böylece tecrübe eksikliği nedeniyle ilk iş deneyimlerinde zorluk yaşayan gençlere deneyim de kazandıracağız. Özellikle işe alımda tecrübe şartı arayan işverenlerimizi de tecrübesiz gençleri istihdam etmesi ve tecrübe kazandırması noktasında teşvik edeceğiz. Geçen sene başlattığımız İŞKUR GENÇLİK Programı ile de, bildiğiniz gibi üniversite öğrencilerimizi yarı zamanlı modelle çalışma hayatına alıştırmaya, tecrübe katmaya devam ediyoruz. Gençlerimiz, Türkiye’nin geleceği. Gençlerimizin eğitim sonrası çalışma hayatından uzak kaldıkları her gün, Türkiye’nin kaybıdır. Bu nedenle gençlerimiz bizim en büyük önceliğimizdir. Bu vesileyle ülkemizin ve şehirlerimizin kalkınması için, her daim sahada olan iş dünyamızın temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarımız, belediyelerimiz, gençlerimiz ve kamu kurumlarımızla birlikte istişarelerle ihtiyaç ve talepleri almaya, sorunları çözmeye devam edeceğiz" dedi.
Bolu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "CHP’ye bir kez daha seslenmek istiyorum; sizin içine girdiğiniz kaosla bizim işimiz yok" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, "Cumhuriyet Halk Partisi’ne bir kez daha seslenmek istiyorum; sizin içine girdiğiniz kaosla bizim işimiz yok. Sizin içerisine girdiğiniz krizle bizim işimiz yok. Bizim derdimiz milletimize hizmet etmektir, eserler üretmektir ve Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmektir" dedi. Bolu’da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ve beraberindeki heyet, İl Danışma Meclisi Toplantısı’nı gerçekleştirmek üzere AK Parti il binasına geldi. Toplantı öncesinde konuşan Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Cumhuriyet Halk Partisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik açıklamalarda bulundu. Yayman, "Aslında CHP’liler azıcık durup düşünseler, azıcık durup tefekkür etseler neden iktidara gelmediklerini anlarlar. Cumhuriyet Halk Partisi milletle kavgalı, tarihle kavgalı, dinimizle kavgalı, töremizle kavgalı; daha da kötüsü kendisiyle kavgalı. Cumhurbaşkanımız her defasında söylüyor; şikayet dilekçesi veren CHP’li, şikayet eden CHP’li, savcılığa suç duyurusunda bulunan CHP’li. Hırsız CHP’li, hırsızı şikayet eden CHP’li. Yolsuzluk yapan CHP’li, suç duyurusunda bulunan CHP’li. Böyle bir parti olabilir mi?" dedi. "Sizin içine girdiğiniz kaosla bizim işimiz yok" CHP’ye seslenerek ‘Sizin içine girdiğiniz kaosla bizim işimiz yok’ diyen Hüseyin Yayman, "Sayın Özgür Özel’e burada kötü söz söylemek istemem. Cumhurbaşkanımızı darbeyle, cuntayla itham ediyor. Sen kim, Recep Tayyip Erdoğan kim? 12 Mart 1971 darbesinde olan siz. 12 Eylül Darbesi’nin içinde olan siz. 28 Şubat Darbesi’nin içinde olan siz. 27 Nisan E-Muhtırasının içinde olan siz. Şimdi çıkmış bizim partimizi itham ediyorsunuz. Siz bazen darbelerin ortağı olarak, bazen azmettiricisi olarak, bazen teşvik edicisi olarak, bazen yol göstericisi olarak, bazen akıl hocası olarak Türk demokrasi tarihinde darbeler denince akla gelen ‘CHP ordu el ele’ sloganını atan bir partisiniz. Dolayısıyla önce bir sicilinize bakın. Önce bir tarihinize bakın. Önce bir kendi hafızanıza bakın. Sonra AK Partimizi suçlamaya bakın. Onun için Bolu’dan Cumhuriyet Halk Partisi’ne bir kez daha seslenmek istiyorum; sizin içine girdiğiniz kaosla bizim işimiz yok. Sizin içerisine girdiğiniz krizle bizim işimiz yok. Bizim derdimiz milletimize hizmet etmektir, eserler üretmektir ve Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmektir" ifadelerini kullandı.
Muğla MUSKİ, Seydikemer’de muhtarlarla bir araya geldi Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ), Muğla genelinde muhtarlarla gerçekleştirdiği buluşmalar kapsamında Seydikemer’de toplantı düzenledi. MUSKİ’den yapılan açıklamada, Ahmet Aras’ın ‘Yerelde en hızlı çözüm ortağımız muhtarlarımızdır’ vizyonu doğrultusunda muhtarlarla bir araya gelinmeye devam edildiği belirtildi. Toplantıya Genel Müdür Yardımcısı Meltem Sibel Tekeoğlu Kurtuluş, İşletmeler 3. Bölge Dairesi Başkanı Doğan Ayan ve ilgili yetkililer katıldı. Muhtarlarla gerçekleştirilen buluşmada, 2026 yılı içinde yürütülen ve planlanan çalışmalar hakkında detaylı bilgi verildi. Öte yandan toplantıda muhtarların talep, öneri ve görüşleri de dinlendi. Bu sayede mahallelerin ihtiyaçlarının doğrudan sahadan alınarak hizmetlerin daha etkin planlanmasının hedeflendiği ifade edildi. MUSKİ’den yapılan açıklamada, "Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın ‘Yerelde En Hızlı Çözüm Ortağımız Muhtarlarımızdır’ vizyonu doğrultusunda Muğla genelinde muhtarlarımızla bir araya gelmeye devam ediyoruz. Seydikemer muhtarlarımızla bir araya gelerek 2026 yılında yürütülen ve yapılması planlanan çalışmalar hakkında muhtarlarımıza detaylı bilgilendirmelerde bulunuldu. Toplantıda ayrıca muhtarlarımızın talep, öneri ve görüşlerini de dinleyerek yerelde ihtiyaç duyulan hizmetlerin daha etkin planlanmasına katkı sunmalarını sağladık. Mahallelerimizin ihtiyaçlarını doğrudan sahadan alarak projelerimizi daha güçlü ve daha doğru bir şekilde şekillendirmeye hız kesmeden devam ediyoruz" denildi.