KENT HABERLERİ - 15 Mart 2014 Cumartesi 10:11

Bayrampaşa cezaevi yaşam alanına dönüştürülüyor

A
A
A
Bayrampaşa cezaevi yaşam alanına dönüştürülüyor

Bayrampaşa Belediye Başkanı ve AK Parti Bayrampaşa Belediye Başkan Adayı Atila Aydıner, sosyal projelerden, kentsel dönüşüm planlarına kadar Bayrampaşa için hazırladıkları projeleri anlattı.

Başkan Aydıner, Eski Bayrampaşa Cezaevi’nin kaldırılacağını ve bölgeye hastaneden, kültür merkezine kadar yeni bir yaşama alanının kurulacağını söyledi.AK Parti’den yeniden aday olan Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner, 30 Mart yerel seçimleri öncesinde Bayrampaşa’yı fiziki ve sosyal açıdan dönüştürecek dev projelerini anlattı. Semih Erdem Spor Kompleksi’nde vatandaşlarla bir araya gelen Atila Aydıner, Bayrampaşa’nın gelecek yıllarda yapılan projelerle marka bir kent haline geleceğini söyledi.

BAYRAMPAŞA CEZAEVİ KALDIRILIYOR
Eski Bayrampaşa Cezaevi Alanı Kentsel Dönüşüm Projesi ile cezaevinin dönüştürüleceğini belirten Başkan Aydıner, bölgeye yeni bir yaşam alanı kurulacağını söyledi.
Başkan Aydıner, "Kültür merkezinden konut yapımına kadar birçok Orada hastanemiz, okulumuz var. Altında kültür merkezimiz, okuma salonları var. 1,5- 2 dönümlük meydanı var. 2 bin 200’e yakın konut var. Cezaevi üzerindeki temin kapatılması var. Orada da 5 dönümlük bir meydan oluşması var. Kombine bir proje. Altında da otopark projesi var. 10 bine yakın araç girecek. Böylece Bayrampaşa’nın şeklini değiştirecek olan mükemmel bir proje" dedi.

“AKILLI MAHALLE, KENDİ ELEKTRİĞİNİ ÜRETECEK”
Kentsel Dönüşüm kapsamında ilk kez bir mahallenin tamamının dönüştürüleceğini dile getiren Atila Aydıner, vatandaşların mağdur olmayacağını söyledi. Mahallenin akıllı binalardan inşa edileceğini Başkan Aydıner şunları söyledi; “Vatan Mahallesi projesi 23 hektarlık kentsel dönmüşüm projesi alanına aldığımız ve Bakanlar Kurulu’nun kararının çıktığı, özellikle de Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra da imarları orada durdurduğumuz bir proje. 5 bin 883 bağımsız bölüm var. 3 bin 500 tane konut var. Onlarla görüşmelerimizi bitirdik. 2 bin 200’e yakın da sanayi var. Onlarla da görüştük. Yakında onlarla bir araya geleceğiz ve anlaştıktan sonra bedel almadan konutu karşısında konut vereceğiz. Sadece metrekarelerin bir miktar düşme olacak. Oraya akıllı binalar yapacağız ve elektrik enerjisini kendi içerisinde üreteceğiz. Tarihi dokumuzu yansıtacak bir proje olacak.”

"ÇEVİK KUVVET BİRİMİ BİNASI, SANAT MERKEZİ OLACAK"
Çevik Kuvvet Birimi’nin bölgeden taşınacağını belirten Atila Aydıner, Çevik Kuvvet buradan taşınıyor. “Çevik Kuvvet Metris Cezaevi’nin arkasındaki büyük alan gidiyor. Burayı kültür merkezi yapacağız” dedi.
Başkan Atila Aydıner, Bayrampaşa Hal’inin de 3’üncü boğaz köprüsünün yapıldığı alana taşınacağını söyledi.
Programın sonunda Başkan Atila Aydıner, meclis üyesi adaylarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

HATİCE ÇEKER
İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kuveyt Dışişleri Bakanı Al-Sabah Türkiye’ye geliyor Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Jarrah Jaber Al-Ahmad Al-Sabah, Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveytli mevkidaşı ile yapacağı görüşmelerde, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha ileri düzeye taşınmasını teminen mevcut iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik adımlar ele alınacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Jarrah Jaber Al-Ahmad Al-Sabah ile 4 Mayıs’ta Ankara’da bir araya gelecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre görüşmelerde, Türkiye-Kuveyt ilişkilerinin geliştirilmesi, savunma ve bağlantısallık alanlarında iş birliği, Gazze başta olmak üzere bölgesel gelişmeler ve ABD-İran hattındaki süreç ele alınacak. Görüşmelerde ayrıca, bölgedeki güncel gelişmeler çerçevesinde askeri, savunma ve bağlantısallık alanlarındaki iş birliğinin önemi vurgulanacak, artan bölgesel ve küresel sınamalar karşısında birlikte hareket edilmesinin gerekliliğine dikkat çekilecek. Bakan Fidan’ın temaslarında, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin olumlu sonuçlanmasının önemine işaret etmesi, Türkiye’nin taraflarla temas halinde olarak sürece yapıcı katkı sunmayı sürdürdüğünü ifade etmesi bekleniyor. Bakan Fidan’ın ayrıca, Körfez’de İran’ın saldırılarından en fazla etkilenen ülkelerden biri olan Kuveyt’in sağduyulu tutumunun çatışmaların yayılmasını engellediğini vurgulaması ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin kalıcı şekilde yeniden tesis edilmesinin önemine dikkat çekmesi öngörülüyor. Fidan ve Al-Sabah görüşmelerde, İsrail’in bölgedeki çatışmaları yaymaya yönelik politikaları, Gazze’de ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria’daki gelişmelerin de ele alınması beklenirken, iki devletli çözüm perspektifinin korunmasının gerekliliği vurgulanacak. Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşamasına geçilmesi ve insani şartların iyileştirilmesi konularının da gündeme gelmesi, bu kapsamda iki ülkenin kurucu üyeleri arasında bulunduğu Barış Kurulu’nun çalışmalarının istişare edilmesi bekleniyor. Kaynaklar, uluslararası toplumun İsrail’in Lübnan’daki faaliyetlerinin bölgesel istikrarsızlığı artırmasına izin vermemesi gerektiğinin de görüşmelerde dile getirileceğini aktardı. İkili ilişkilerde hedef 5 milyar dolar Türkiye ile Kuveyt’in bölgesel ve uluslararası konularda yakın eş güdümünü sürdürdüğünü belirten kaynaklar, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 sonu itibarıyla 1 milyar doların üzerinde olduğunu bildirdi. Kaynaklar, ticaret hacminin 5 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini, Türkiye-Körfez İşbirliği Serbest Ticaret Anlaşması’nın sonuçlandırılmasıyla birlikte ikili ticaret ve yatırımlarda artış beklendiğini kaydetti.
Bursa AK Parti Teşkilat Başkanı Büyükgümüş: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Bursa’da düzenlenen AK Parti Doğu Marmara Bölge Strateji Toplantısı’nda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Siyaseti bir koltuk kapma oyunu olarak görenlerden hiçbir zaman olmadık. CHP’nin de kendi içlerindeki düştükleri o koltuk mücadelesi bizi hiç ilgilendirmiyor. Ama bizim buradaki sınırımız ve onların bilmesi gereken hadleri, bu olayları bahane ederek milletimizin huzurunu kaçırmak, toplumu bölmek, insanların arasına nifak sokmak onların haddi değil. Bu tutum karşısında AK Parti teşkilatları olarak da kararlılıkla ve milletimize hizmet etmenin verdiği sorumlulukla inşallah duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim düşmanımız değil, rakibimizdir" dedi. AK Parti Teşkilat Başkanlığı Doğu Marmara Bölge Strateji Toplantısı, Uludağ Swissotel’de düzenlendi. Toplatıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş’ün yanı sıra AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, İstanbul, Düzce, Yalova, Bilecik, Sakarya ve Kocaeli il başkanları ve teşkilat mensupları katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği bu dönemde yeni bir eşiğin arifesinde olduğumuz şu günlerde insanlık namına, adalet namına, hak namına en önemli sözü olan milletlerden biriyiz. Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği sadece bir siyasi irade değil, aziz milletimizin geçmişiyle, geleneğiyle, medeniyet birikimiyle tüm dünya mazlumlarına umut olacak bir siyaseti temsil ediyoruz. Öyle inanıyoruz ki bu teşkilatın neresinde görev alıyorsak, mahalledeysek mahallede, köy temsilciliğindeyse orada, gençlik kollarında, kadın kollarında, ana kademede, belediye meclislerinde, kabinede, milletvekilliklerinde her neredeysek geçmişiyle, bugünüyle ve tüm bu birikimle dünyaya söyleyeceğimiz sözle davamızı, mücadelemizi ve liderimizi temsil ediyoruz. Biz siyaseti bir ideal için, bir mücadele için, dava bildiğimiz değerleri yeryüzünde hakim kılmak için gerçekleştiriyoruz. Birçok toplantıda ifade ettim ama burada tekrarlamakta beis görmüyorum. AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Bizim için bakanlar, bizim için mevkiler mücadelemizi, ideallerimizi gerçekleştirmek için birer sadece sorumluluk, birer sadece fonksiyon niteliğindedir. Bu davada, bu aziz teşkilatın çatısı altında biz mücadelemize hiyerarşik bakmayız. Kabinesinden mahalle teşkilatlarına, bakanlarından köy temsilcilerine kadar bir ve beraber davamızı, ideallerimizi gerçekleştirecek bir hareket içerisinde yer aldığımıza inanıyoruz" dedi. Büyükgümüş, "3 Kasım 2002’den itibaren hayata geçirdiğimiz sessiz devrimlerle, büyük dönüşümlerle, reformlarla Türkiye’nin hak ve özgürlüklerden, eğitim altyapısına, ulaştırmadan adalete, sağlığa, tüm politika başlıklarında üzerine koyduğumuz bir birikimle yolumuza devam ediyoruz. Nasıl 70’li yıllarda işte bu salonlarda bir araya gelindiğinde ve Ayasofya’nın özgürlüğü için dua edildiğinde sadece sözde değil, sahada düzenlenen programlarla, yapılan çalışmalarla adeta varlığıyla tüm teşkilatımız nasıl dua etmişse ve elhamdülillah bugün geldiğimiz noktada o gün uzak denilen hedeflere ulaşmışsak, Allah’ın izniyle bugün yapacağımız çalışmalarla, edeceğimiz dualarla, varlığımızla tüm faaliyetlerimizle sadece sözde değil, halimizle, duruşumuzla gerçekleştireceğimiz dualarla inşallah Rabbim bu nesle Mescid-i Aksa’nın da özgür olduğu günleri gösterecektir" ifadelerini kullandı. "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Çocukluk hatırasından örnek veren Büyükgümüş, "Bizim küçüklüğümüzde bir oyun vardı. 5 çocuk, bir müzikle 4 sandalye olur. Bir kişi ayakta kalır, elenir. Sonra sandalye sayısı 3’e düşer. Çocukların sayısı 4’e düşer. Son kişi kalana kadar devam eder. Yani siyaseti bir koltuk kapma oyunu olarak görenlerden hiçbir zaman olmadık. Ve bu teşkilatın ruhuna, mayasına bunun sirayet etmesine de asla ve asla izin vermeyeceğiz. Hep ideallerimiz için, hep ümmetin, insanlığın ve milletimizin geleceği için bu çalışmalarda var olduğumuzu ve bu istikamette ilerlediğimizi her buluşmamızda yeniden teyit ederek çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. "Türkiye üzerinden sosyal ameliyata izin vermeyeceğiz" Bölgesel gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri her birimiz takip ediyoruz. Komşumuz İran’da meydana gelen çatışmalar, Körfez’de yaşananlar, Lübnan’da olanlar, Suriye’nin uzun bir sürenin ardından tekrar devleti, milleti, toplumsal hayatı toparlayan girişimleri, hepsi gözlerimizin önünde gerçekleşiyor. Bu gelişmeler yaşanırken asla ve asla kimsenin Türkiye üzerinden bir sosyal ameliyata girmesine müsaade etmeyeceğiz. Vakarlı duracağız, dikkatli duracağız. Türkiye olarak insanlığın ve milletimizin geleceği için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Son 10 yılda İranlı yöneticilerin Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da işlemiş olduğu insan hakları ihlalleri, burada yaşanan acılara sebebiyet vermeleri tarihsel bir vakadır. Ama bugün dönüp de o gelişmelerin hesabını soracağımız gün değildir. Bugün Tahran’da şehit olan 160 kız çocuğunun hesabını soracağımız bir geleceği hep birlikte inşa etmenin cehdinde olma vaktidir. Körfez’deki kardeşlerimiz onlar da burada büyük bir acı içerisindeler. Büyük bir çatışma içerisindeler. Onlar da bizim kardeşimiz. Siyonizmin planı açık ve net. Müslüman’ın Müslüman’a güvenini ortadan kaldırmak. Böl, parçala, yönet anlayışıyla coğrafyaları yeniden şekillendirmek. İşte bu tablo karşısında Türkiye’nin devlet olarak aklı, milletimizin feraseti, duygusu, heyecanı ve tüm bunları bir araya getirecek olan AK Parti’nin, Cumhur İttifakımızın varlığı, duruşu, akılla, heyecanla, duyguyla ve ferasetle yoluna devam edecek bir geleceği hep birlikte inşa etmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz. Yapacağımız tüm faaliyetlerde ortaya koyacağımız her emeğin bir şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözüyle, sahadaki mücadelesiyle, masadaki diplomatik duruşuyla, insanlığın geleceği için büyük bir siyasi iradeye dönüşeceğini hiçbir zaman gönlümüzden çıkarmamalıyız. Sürekli faaliyetlerimize bu inanç ve kararlılıkla sarılmamız lazım" dedi. "CHP bizim düşmanımız değil, rakibimizdir" Türkiye’deki siyasi gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyada bunlar yaşanırken, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri de herkesin gördüğünü belirten, şikayet edenler CHP’li. Ellerindeki bilgileri, belgeleri mahkemeye ulaştıranlar CHP’li. İtirafçı olanlar CHP’li. Ya AK Parti bunun neresinde? Hiçbir yerinde değil. Ama Özgür Özel bir gün kalkıyor bu işin savcısı oluyor. Bir gün yatıyor, bu işin avukatı oluyor. Tabii kendi içlerindeki düştükleri o koltuk mücadelesi bizi hiç ilgilendirmiyor. Ama bizim buradaki sınırımız ve onların bilmesi gereken hadleri, bu olayları bahane ederek milletimizin huzurunu kaçırmak, toplumu bölmek, insanların arasına nifak sokmak onların haddi değil. Bu tutum karşısında AK Parti teşkilatları olarak da kararlılıkla ve milletimize hizmet etmenin verdiği sorumlulukla inşallah duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim düşmanımız değil, rakibimizdir. Millete hizmet için daha iyi söz söylemek için daha tesirli fikirler üretmek için Türkiye’yi geleceğe taşıyacak azmi kararlı daha da büyütmek için biz rekabet etmek istiyoruz. Ama böyle bir karşımızda rakibimiz maalesef yok. Dünyada birtakım gelişmeler oluyor. İşte komşumuzda savaş var. Bölgemizde kriz var. Bütün bunları aşacak yeni fikirler ortaya koyun. Yeni sözler söyleyin. Ama yok. ‘Ben Erdoğan’a nasıl saldırırım? Ben Erdoğan’a nasıl iftirada bulunurum?’ Kusura bakmayın, dünyanın zalimleri, dünyanın hegemonları, dünyanın ağa babaları zaten Erdoğan’la uğraşıyor. Senin uğraşman, senin söz söylemen onun için hiçbir anlam, hiçbir kıymet ifade etmez. Ama bütün bu gelişmeler, bütün bu yaşananlar milletimizin hafızasında yer eder" şeklinde konuştu. "Büyük ve güçlü Türkiye vurgusu" Konuşmasını sürdüren Büyükgümüş, "Sadece dünyadaki değişimi değil, Türkiye’nin içerisinden geçtiği bu önemli zaman diliminde kendi hevesleri ve kendi kafalarındaki sorunları millete boca etmek için tüm bunları siyaset zannedenlere karşı sahadaki en güçlü vereceğimiz cevap, AK Parti teşkilatları olarak güçlü varlığımız, birliğimiz ve beraberliğimiz olacaktır. Bugün isimleri ne olursa olsun, sözleri ne olursa olsun Türkiye’de iki siyasal anlayış yoluna devam edecek mi, duracak mı? Milletimiz önümüzdeki yıllarda buna karar verecek. Biz Türkiye’nin büyük ve güçlü Türkiye olarak yoluna devam etmesini istiyoruz. İddialarıyla, tarih şuuruyla, medeniyet birikimiyle, insanlığa söyleyeceği sözle. Ama maalesef o beyler Türkiye’nin Avrupa’nın kenarında iddiasız küçük bir ülke olarak yoluna devam etmesi gerektiğini söylüyor. CHP Genel Başkanı Avrupa Birliği bayrağının önünde fotoğraf çektirip, ‘bizim sözümüz buralarda geçiyor’ nasıl der? Yani yine bakın, izahı olmayan bir şeyin mizahı oluyor. Ama bütün bunlar milletle bağının koptuğu, millete söyleyecek bir sözü olmayan ve kendi içine düştükleri koltuk mücadelesiyle o koltuktan elde ettikleri rantla geleceği kendi gelecekleri olarak gören bir anlayışa karşı mücadele ettiğimizi hiçbir zaman gönlümüzden, zihnimizden çıkarmamalıyız. Biz inşallah Türkiye’nin büyük ve güçlü bir Türkiye olarak yoluna devam etmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Daha nice 25 yıllar burada milletimizin duasıyla, ruh kökümüzden aldığımız güçle siyaset yapmaya sadece bugün değil, geleceği inşa etmeye AK Parti olarak devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Toplantı konuşmanın ardından basına kapalı olarak devam etti.