SPOR - 25 Mart 2022 Cuma 07:30

Burak Yılmaz, Portekiz-Türkiye maçı sonrası gözyaşlarını tuamadı, Milli Takım'ı bıraktığını açıkladı

A
A
A
Burak Yılmaz, Portekiz-Türkiye maçı sonrası gözyaşlarını tuamadı, Milli Takım'ı bıraktığını açıkladı

A Milli Takım Kaptanı Burak Yılmaz, 3-1 kaybedilen Portekiz maçının ardından kaçırdığı penaltıyla ilgili olarak, "Ülkemizi ve insanlarımızı üzdük. Ömrüm boyunca bu penaltıyı her gece rüyamda atacağım. Maçın sonucunu penaltıya bağlamak gerekiyor. Atsaydım farklı olacaktı" dedi. Burak ayrıca Portekiz karşısında Milli Takım'daki son maçına çıktığını ifade etti.

Dünya Kupası Play-Off Yarı Finali'nde Portekiz'e deplasmanda 3-1 mağlup olan A Milli Takım'da Kaptan Burak Yılmaz, karşılaşmanın ardından basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Maça iyi başlayamadıklarını ifade ederek sözlerine başlayan Burak, "Portekiz çok iyi başladı. Sonradan kendimize güvenmeyi başladık, pozisyonlar ve gol geldi. Penaltıyı atsam 2-2 olacaktı. O zaman Portekiz için zorlaşabilirdi. Atamadım, nasıl atamadım, hala şok içerisindeyim. Atamadım, futbol bu. Futbolun belki de güzelliklerinden bir tanesi. Bizim için kötü ama Portekiz için güzel olan yönlerinden biri oldu. Ülkemizi, insanlarımızı üzdük. En başta ben üzüldüm. O yüzden kusura bakmasınlar maçtan sonra çok üzgündüm, hala üzgünüm. Bu benim Dünya Kupası'na son katılma şansımdı. Bugün itibarıyla bu da bitmiş oldu. Penaltı olunca 'kesin gol' dedim. 2-2’den sonrasını düşünmeye başladım. Kaçırmayı düşünmediğim için kaçırınca çok büyük hayal kırıklığı oldu. Özür dilerim, bununla alakalı ne söyleyebilirim? Herhalde bu penaltıyı ömrüm boyunca her gece rüyamda atacağım" ifadelerini kullandı. A Milli Takım'ın maçtaki oyun sistemi hakkındaki soruyu yanıtlayan Burak Yılmaz, "Buna 3'lü, 4'lü olarak bakmamak gerek. Penaltı gol olsa 2-2 olup önümüze bakacaktık. 3’lüde bocalamamıza rağmen yine de yerine getirdiğimizi düşünüyorum. Sonuçta Portekiz’le oynuyoruz. Bu maçı tamamen penaltıya bağlamak gerek. 2-2 olsa çok farklı senaryo olacaktı. Penaltı gol olsa farklı bir senaryo olacaktı. Buna bağlamak gerek" diye konuştu.

"Bugün Milli Takım'daki son maçımdı"

Maçın ardından takım arkadaşlarının ve Teknik Direktör Stefan Kuntz'un kendisine çok destek olduğunu söyleyen golcü oyuncu, "Bana sarıldılar, ben de duygu patlaması yaşadım. Çok üzüldüğüm için onlar da sarıldı. 'Bizi buraya kadar sen getirdin' dediler. Kesinlikle öyle bir şey yok ama 'Sen bu takımın kaptanısın ezilmedik' dediler. Benim yanımda oldular, hala benim yanımdalar, bazı arkadaşlarım da burada. Allah razı olsun ben onların üzerinde iyi etki oluşturduğumu düşünüyorum. Futbolda bu tabire inanmıyorum. Ben onlara kaptanlık da yapmadım, abilik de yapmadım, sıradan bir takım arkadaşıydım. Bana hiç saygısızlık yapmadılar. Ben de onların kalplerini kırdıysam haklarını helal etsinler. Bu vesileyle bunu da buradan çok uzatmadan söyleyeyim, bugün benim son maçımdı. Bugün Milli Takım kariyerime son noktayı koyuyorum. Çünkü bir bayrak değişimi gerekiyor. Bakıyorum Enes, Umut, Serdar Dursun, Halil, Cenk, Kenan Karaman... Biz bu işi nasıl devraldıysak, ben de onlara bu formayı bırakıp dışarıdan destek vermek istiyorum. Üzüntülü bir maçtan sonra bırakmak istemezdim ama böylesinin doğru olduğunu düşünüyorum. Herkesten tekrar özür diliyorum. Bu formayı şeref ve namusla taşıdığımı düşünüyorum. Bütün hocalarıma teşekkür ederim. Dediğim gibi benden bu kadar" diye konuştu.

Toplantının ardından gözyaşlarına hakim olamadı

Bu kararın duygusal bir karar olmadığını ifade eden Burak Yılmaz, "Yarın bir gün üç forvetimiz sakatlanır, ikisi korona olur, ekstra durumlar olur, o zaman tabii ki istenirse yardımcı olurum. Kesin kararım, duygusal olarak bunu vermiyorum, mantıken veriyorum. Bir bayrak değişimi olması gerekiyor. Ülkemiz ve genç arkadaşlarımız açsından, onlar da formda. Yeni jenerasyon, yeni yapılanma bunun doğru olduğunu düşünüyorum. Kimseye bir sitem, penaltıyla alakalı kesinlikle böyle bir şey değil. Duygusal olarak değil, mantıken verilmiş bir karar. Kardeşlerimin bundan sonra gerekeni yapacağını düşünüyorum" diyerek sözlerini tamamladı. Basın toplantısının ardından stattan ayrılmaya hazırlanan Burak Yılmaz'ı, Dragao Stadı'nın basın merkezindeki yerli ve yabancı gazeteciler alkışlayarak uğurladı. Bu alkışların ardından Burak gözyaşlarına hakim olamadı.

Bozhan Memiş
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala: "Dünya sürekli silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çözmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi" Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Güney Amerika ve Amerika arasındaki gerilimi hatırlatarak, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Suriye’den Irak’a herşey gözümüzün önünde oldu" dedi. Terörsüz Türkiye Projesi’nin bugüne kadar ön görülen şekilde gerçekleştiğini ifade eden Efkan Ala, "Bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp 86 milyonun kardeşliğiyle, dayanışmasıyla Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye’nin hayat memat meselesidir" dedi. Çiftçi, emekli ve çalışanların sıkıntılarını bildiklerini de anlatan Efkan Ala, bu grupların gelirini arttıracaklarını, enflasyonu da tek haneli rakama düşüreceklerini söyledi. Ak Parti Bursa İl Danışma Meclisi, geniş katılımla Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde yapıldı. Toplantıya katılan Ak Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala’nın gündeminde Terörsüz Türkiye Projesi, Ana muhalefet partisindeki gelişmeler ve asrın felaketi sonrasında yapılan hizmetler vardı. Efkan Ala, Ak Parti’nin 19 seçimi de kazındığını, Yargıtay’ın açıkladığı üye sayılarına göre bütün partilerin üye sayısının iki katına ulaştığını kaydederek, "11 milyon 550 bin üyeye ulaştık. Çeyrek asırdır biz Türkiye’yi yönetiyoruz. Bakıyoruz 2002’den beri bu dinamizm ve heyecan var. Ak kadroların inancı var. Bu nasıl bir Türkiye inşa etti? Bütçe konuşmasında CHP Genel Başkanı kadın haklarından söz ediyor. Dedim ki, partimiz adına konuşma yapıyorum. Siz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak genç kızlarımızın okula girmesine engel olanların arkasında duruyordunuz. Bizim sadece kadın kolları üye sayımız, sizin partinizin üye sayısının 3 katı. Hangi haktan bahsediyorsunuz. Hangi hakkı verdiniz de kullandırttınız. Hakka sahip olmakta, Ak Parti gibi olun. Gazze meselesi oldu. Türkiye dimdik. Cumhurbaşkanımız dimdik ayakta iradesini ortaya koydu. Her platformda mazlumun hakkını savundu. Ama Amerika’da bir masa kurulmuş. Konu Gazze, masanın başında kim oturuyor. Başında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oturuyor. Bu gücü sizin çalışmalarınızdan alıyor. Geldik Mısır’da bir masa kuruldu. Yine konu Gazze. Oradaki zulüm ve ona karşı duruş konu. 4 devlet başkanı imza attı orada. Mutabakata 4 devlet başkanı imza attı. Biri kim. Recep Tayyip Erdoğan. Arkasındaki irade sizlere, milletimize ait. Tebrik ediyorum. Yürekten alkışlıyorum. Kolay bir şey değil. Dünyadaki gidişatı görüyorsunuz. Dünyada tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. İnanılmaz gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı "Uluslararası sistem çökmüş durumda" Rusya Çin Japonya, Güney Amerika Amerika arasında gerilime de değinen Efkan Ala, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Saymaya lüzum yok. Suriye’den Irak’a herşey gözümüzün önünde oldu. Burada bu kadar ateş çemberinin içerisinde istikrarla, büyümeyle Türkiye’yi hedeflerine taşıyan bir iktidarı siz iş başına getirdiniz. Siz arkasında durarak bu istikrarla Türkiye’nin yol almasını sağlıyorsunuz. Başardığımız işler dünyaya örnek olacak düzeyde işlerdir. Bölgemizdeki bu durum da dikkate alındığında Türkiye’nin içerisinde başardıklarımızı saysak zaman yetmez. Dış politikadaki duruşumuz nedeniyle, erdemli duruş nedeniyle, yarım asırlık Baas rejimi Suriye’de çöktü. Suriye’de yeni bir düzen inşa ediliyor. Şimdi Türkiye’nin 86 milyonun menfaatini, çıkarını geleceğini dikkate alan anlayışla hedefine yürümesi lazım. Onun için ayak bağı olan prangalarından kurtulması gerekir. Bölgemizde aynı anlayışla düzenin tesis edilmesi lazım. Kaosun kargaşanın olduğu yerde sürekli gelişme olmaz. Tüm bu meseleleri çözerken hedefimize doğru emin adımlarla yürürken bu sorunu da ele aldık. Terörsüz Türkiye hedefiyle inşallah bu sorundan da kurtulup bu Türkiye’nin ayak bağı olan pranga olmuş bu sorundan kurtulup 86 milyon tek yürek olarak emin adımlarla hedefe yürüyeceğiz. Terörsüz bölge, terörsüz Türkiye temel hedefimizdir. Terörün kazanma hitimali yoktur. Türkiye terörle mücadelede tarih yazmıştır. Zarar verme imkan ve ihtimalini ortadan kaldırmak için bu projeyi ortaya koyduk. Israrla emin bir biçimde bu projeyi uyguluyoruz." dedi. "Terör örgütünü kullananları uzakta aramaya gerek yok" Türkiye’nin terörden topyekün kurtulmasının hayati mesele olduğuna işaret eden Efkan Ala sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye’nin hayat memat meselesidir. En önemli projesi. Türkiye ne zzaman emin adımlarla yükselse, birileri devreye giriyor. Türkiye’nin bu gidişatını sekteye uğratmak için elinden geleni yapıyor. Onların ellerinden bu imkanları almanın adıdır Terörsüz Türkiye Projesi. Bugüne kadar ön gördüğümüz biçimde geldi, bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp sonuçlandırıp, 86 milyonun kardeşliğiyle dayanışmasıyla Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Biz bunları yaparken, bütün bu gelişmelerin altına imza atarken, bir muhalefet partisi ana muhalefet partisi ne yapıyor? Onun ne yaptığına bakarak bizim sorumluluğumuzun ne kadar ağır olduğunu, ne kadar büyük sormulluk üstlendiğimizi tekrar hatırlamakta yarar var" "Ana muhalefet partisi tam bir Ortadoğu’ya döndü" Ak Parti’nin sorunların çözümü ile uğraşırken ana muhalefet partisinin de Ortadoğu’ya döndüğünü kaydeden Efkan Ala, "Biz Ortadoğudaki problemleri halledelim diyoruz, ana muhalefet partisinde birbirini hançerleyen mi , birbirini şikayet eden mi birbiri için itirafçı olanı mı ararsınız. Hepsi var. Cumhurbaşkanımız devlet başkanlarıyla görüşüyor. Dünyanın ve bölgenin sorunlarını çözmeye çalışıyor. Oralarda en etkili inisiyatifi alıyor. Ama ana muhalefet partisinin lideri Avrupa’da iktidar dileniyor. Türkiye’yi şikayet ediyor. Oralarda da devlet başkanlarıyla görüşemiyor. Onu da kendisi söylüyor. İçeride inanılmaz bir kaos kargaşa. Milletin derdiyle dertlenme yerine Silivri’nin derdiyle dertleniyor. Biz Hatay’a gittik. Hatay’da dikkatinizi çekiyorum 455 bininci konutu teslim ettik. Asrın felaketini, asrın hizmetine çevirdik. Peki İstanbul belediye başkanlığıyla ilgili hazırlanan iddianeme kabul edildi. İddianameye göre ne olmuş? Bizim 14 bakanlığımızın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan İstanbul büyükşehir belediyesinde bir düzen kurulmuş, bir eko sistem kurulmuş. Asrın talanına imza atılmış o iddiaanameye göre. Biz asrın hizmetini yapıyoruz, yapamazsınız diyorlardı. Bunu başardık. Biz orada milletin derdiyle dertleniyoruz. Bunlar bir el uzatacaklarına, ellerini İstanbul Büyükşehir Beledyiyesi’nin bütçesine uzatmışlar, talan edilmiş. Talan düzeni kurulmuş. Şimdi böyle bir anlayışa, İski yolsuzluğundan asrın talanına geldiler"diye konuştu. "Türkiye’nin CHP zihniyetine teslim edilmesinin maliyetini 86 milyon değil, gönül coğrayamızdaki bütün kardeşlerimiz öder" diyen Efkan Ala şunları kaydetti: "Bunların sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin derdiyle dertlendiğini gördünüz mü. Ne işiniz vardı dediler. Bunlar içeride de vatandaşın olduğu yere gitmiyorlar. Varsa yoksa Silivri. Oraya gidip ağzına geleni söylüyor. Bizim bunlara ayıracak vaktimiz yok.Bunlara oy verenlere çağrımız, görüyorsunuz ülkenin, bölgenin, dünyanın bir çok meselesi varken, bunların temel meselesi, kendileri. Kendilerinin dışında bir dertleri yok. Onun için gelin, 86 milyon vatandaşlarımız,Türkiye’de gerçekten dünyada liderler diplomasisinin kitabını yazan Recep Tayyip Erdoğan’a daha fazla destek verelim ki, dünyanın meseleleri Türkiye’nin bölgenin meseleleri ile daha güçlü şekilde uğraşabilsin. Biz bunun çabası içindeyiz. Türkiye’nin yüklendiği tarihi misyon, tarihi sorumluluk bize bunun bir vazife olarak önümüze koymaktadır. Bugüne kadar Türkiye’yi getirdik, hedefler koyduk" "Türkiye’deki sorunlar masamızın üzerindedir. Emekli, çalışan ve çiftçimizin gelirini arttıracağız" Türkiye’de yaşanan sıkıntıları bildiklerini ifade eden Efkan Ala, "Merak etmeyin. Çalışan, işçimiz, çiftçimiz, emeklimizin meselesini biz her hafta masamızda tartışıyoruz. Programlar yapıyoruz. Tedbirler alıyoruz. Herşeyin bir sırası ve zamanı var. İnşallah onları da kararlılık ile uyguluyoruz. Enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz. Başta emekliliremiz olmak üzere çalışanlarımız ve tüm kardeşlerimizin gelirini arttıracağız. Yüksek gelirli ülkeler grubunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Türkiye’nin ekonomisini bugüne kadar 5 kat büyüttük. 15 kat büyütecek kadrolar da Ak kadrolardır. Milletimizin beklentisi bu, bizim de milletimize sevdamızın ucu bucağı yoktur. Türkiye ne zaman ihtiyaç duyduysa Bursa Uludağ gibi bu kadroların arkasında durmuştur. Milletimiz ikaz yaptıysa, başımızın üstünde yeri vardır. Biz de o ikazı aldık, gereğini yapıyoruz. Bursa’nın lokomotifi olduğu gibi ak kadroların lokomatifi de bu kardeşlerimizdir. Yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Türkiye’yi hedefleriyle buluşturacak kadrolar Ak kadrolardır. Milletimiz bize bazen sitemkar bakabilir davranabilir. Dönüp de kalıcı olarak başka yere bakmıyor. Umut, vizyon, imkan burada ve çalışma burada. Türkiye’nin ihtiyacı olan da budur" ifadelerini kullandı. (GÖ-İHS)