DÜNYA - 04 Mart 2026 Çarşamba 08:24 | Son Güncelleme : 04 Mart 2026 Çarşamba 08:26

CENTCOM Komutanı Cooper: "100 saatten az sürede yaklaşık 2 bin İran hedefini vurduk"

A
A
A

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, İran’a karşı yürütülen Epic Fury Operasyonu hakkında yaptığı açıklamada, "Henüz 100 saat bile dolmadan yaklaşık 2 bin hedefi 2 binden fazla mühimmatla vurduk. İran’ın hava savunmasını ciddi şekilde zayıflattık; yüzlerce balistik füze, fırlatma rampası ve insansız hava aracını imha ettik. Basitçe söylemek gerekirse, bizi hedef alabilecek her şeyi vuruyoruz. Genel operasyonel değerlendirmeme göre; planlanan takvimin önündeyiz" ifadelerini kullandı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, İran’a karşı yürütülen Epic Fury Operasyonu (Destansı Öfke Operasyonu) hakkında açıklamalarda bulundu. Orta Doğu’daki ABD kuvvetlerinin yaklaşık yarım asırdır Amerikalıları tehdit eden İran’ın askeri kapasitesini ortadan kaldırmak amacıyla eşi benzeri görülmemiş bir operasyon yürüttüğünü söyleyen Cooper, "Operasyona 50 binden fazla asker, 200 savaş uçağı, 2 uçak gemisi ve ABD’den gelen bombardıman uçakları katılıyor. İlave kabiliyetler de yolda" ifadelerini kullandı. Söz konusu askeri gücün, bölgeye 1 nesildir yapılan en büyük askeri yığınak olduğunu vurgulayan Cooper, "Operasyonun ilk saatlerinde, CENTCOM kuvvetleri İsrail ile birlikte, İran’a karşı ezici ve benzeri görülmemiş saldırılar gerçekleştirdi. 2003’teki ‘Şok ve Dehşet’ harekâtını hatırlayanlar vardır; bu operasyonun ilk 24 saati onun neredeyse iki katı ölçekliydi" diye konuştu.

"Bizi hedef alabilecek her şeyi vuruyoruz"

Deniz altından, uzaya ve siber saldırılara kadar kesintisiz taarruzu sürdürdüklerini ifade eden Cooper, "Henüz 100 saat bile dolmadan yaklaşık 2 bin hedefi 2 binden fazla mühimmatla vurduk. İran’ın hava savunmasını ciddi şekilde zayıflattık; yüzlerce balistik füze, fırlatma rampası ve insansız hava aracını imha ettik. Basitçe söylemek gerekirse, bizi hedef alabilecek her şeyi vuruyoruz" şeklinde konuştu.

"17 İran gemisini imha ettik"

Operasyona ABD’nin bombardıman uçaklarının da destek verdiğinin altını çizen Cooper,
"B-2 ve B-1 bombardıman uçaklarımız İran’ın derinliklerindeki füze tesislerine cerrahi hassasiyette saldırılar düzenledi. Dün gece de B-52’ler balistik füze komuta-kontrol noktalarını vurdu" dedi. Ayrıca İran donanmasını hedef aldıklarını aktaran Cooper, "Şu ana kadar 17 gemiyi imha ettik ve bunlara ağır hasar alan operasyonel durumdaki en önemli denizaltıları da dahil. On yıllardır uluslararası deniz taşımacılığını taciz eden İran rejiminin bugün Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı veya Umman Körfezi’nde seyir hâlinde tek bir gemisi yok" değerlendirmesinde bulundu.

"İran 500 üzeri füze, 2 bini aşkın İHA fırlattı"

İran’ın ABD’ye verdiği yanıt hakkında da konuşan Cooper, "İran 500’den fazla balistik füze ve 2 binden fazla İHA fırlattı. Açık konuşalım: Bu saldırılar sivilleri ayrım gözetmeden hedef alıyor. Televizyonlarda gördünüz. Kanıtlar net ve tartışmasız" dedi. Buna rağmen İran’ın gücünün azaldığını, ABD ve ortaklarının gücünün ise arttığını iddia eden Cooper, "Genel operasyonel değerlendirmeme göre; planlanan takvimin önündeyiz" ifadelerini kullandı.

"ABD ve İsrail gökyüzüne hakim durumda"

ABD ordusunun tüm unsurlarının olağanüstü sonuçlar aldığını ileri süren Cooper, "Deniz kuvvetlerimiz çok sayıda seyir füzesi dalgası ile İran’ın komuta-kontrol ve hava savunma altyapısını yok etti. İki uçak gemisi taarruz grubuyla İran’ı denizden sıkıştırarak limanlarına hapsettik. Hava kuvvetlerimiz yüksek yoğunluklu hava saldırılarıyla İran üzerinde hava üstünlüğü sağlıyor. Dünyanın en güçlü iki hava gücü olan ABD ve İsrail, gökyüzüne hâkim durumda" diye konuştu. ABD Kara Kuvvetleri’nin hem kendisini hem de ortaklarını savunduğunu ifade eden Cooper, "Tarihte ilk kez uzun menzilli hassas taarruz füzeleri muharebede kullanıldı ve büyük bir darbe indirildi" dedi.

"İran’ı kendi tasarımı olan İHA’larla vurduk"

CENTCOM bünyesindeki İHA kuvvetlerinin ilk kez çok sayıda tek yönlü saldırı İHA’sı kullanarak ciddi etki sağladığını vurgulayan Cooper, "Bu İHA’lar aslında İran tasarımıydı; ABD’ye getirip geliştirdik ve tekrar İran’a karşı kullandık. Askerlerimizin yenilikçiliği düşmanda sürekli yeni açmazlara yol açıyor. Bu ordunun başaramayacağı bir görev yok" dedi. Hedeflerinin net olduğunun altını çizen Cooper, "Personelimiz son derece karmaşık ve tarihî bir görevi kararlılıkla, profesyonellikle ve etkili bir güçle icra ediyor. Daha yeni başlıyoruz. Ortaklarımızla birlikte askerî hedeflerimize kesinlikle ulaşacağımıza güvenim tamdır" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN Bilim Kafe’de Bağımlılıkla Mücadelenin Önemine Dikkat Çekildi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), "Bilim Kafe" buluşmaları kapsamında düzenlediği "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM): Kumar Bağımlılığı" başlıklı programla, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki etkilerini bilimsel bir perspektifle ele alarak önemli bir farkındalık çalışmasına imza attı. BEUN tarafından toplumsal bilinç ve farkındalığı artırmak amacıyla hayata geçirilen Bilim İletişimi Ofisinin "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen program, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Yükseköğretim Kurulunun karar ve teşvikleri doğrultusunda, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in girişimleriyle kurulan Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen söyleşi, Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın açılışında konuşan BEUN Bilim İletişimi Ofisi Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Melek Toparlak Şahin, kumar bağımlılığının çoğu zaman bireylerin ve ailelerin hayatında derin yaralar açabildiğine dikkat çekerek, böylesine önemli bir konuyu ele almak üzere bir araya gelmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Şahin, ardından programın konuşmacısı TBM Eğitim Formatörü Elvan Özdoğan Güler’i sahneye davet etti. Elvan Özdoğan Güler, söyleşide kumarın türleri, çevrim içi kumarın taşıdığı riskler, küçük yaş gruplarında bağımlılık tehlikesi, sosyal çevrenin etkisi ve bağımlılığın bir hastalık olarak değerlendirilmesi gerektiği konularında kapsamlı bilgiler paylaştı. Kumar bağımlılığının birey, aile ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Güler, özellikle ebeveynlere yönelik önemli tavsiyelerde bulunarak erken farkındalığın ve doğru iletişimin önemine vurgu yaptı. Güler’in ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Yeşilay Danışmanlık Merkezinden Gül Kaya, Merkezin çalışmaları kapsamında katılımcılara bilgi verdi. Yeşilay Danışmanlık Merkezinin faaliyetleri hakkında detaylı bilgi aktaran Kaya, katılımcılara teşekkür ederek sözlerine son verdi. Katılımcılar, bilimsel veriler ışığında yapılan sunum sayesinde konuya dair bilinçlerini artırma ve merak ettikleri sorulara doğrudan yanıt alma imkânı buldu. Program sonunda yöneltilen sorular, konuşmacı tarafından ayrıntılı biçimde cevaplandırıldı. Zonguldak halkı ile öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, akademik bilginin toplumla buluştuğu verimli bir platform olarak öne çıktı. Katılımcılar, böylesine önemli bir toplumsal meselenin üniversite öncülüğünde ele alınmasından duydukları memnuniyeti ifade etti. Programı düzenleyen BEUN temsilcileri ve katılımcılar, etkinliğin gerçekleştirilmesine öncülük eden Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Program, konuşmacılara Dr. Öğr. Üyesi Melek Toparlak Şahin’in teşekkür belgelerini takdim etmesi ile sona erdi.
Denizli Risk grubundakiler gıda zehirlenmelerini hafife almamalı Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmesinin hafife alınmaması gerektiğini belirterek, özellikle risk grubundaki kişilerin dikkatli olması konusunda uyardı. Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Her gıda zehirlenmesinin tehlikeli olmadığını belirten Önder, özellikle risk grubundaki kişilerin belirtiler konusunda bilinçli olması gerektiğini vurguladı. Gıda zehirlenmesinin; bozulmuş yiyecekler veya bakterilerle kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Önder, en sık etkenlerin Salmonella, Escherichia coli (E. coli) ve Staphylococcus aureus gibi bakteriler olduğunu söyledi. Klinik belirtilerin çoğunlukla bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı şeklinde görüldüğünü belirten Uzman Doktor Önder, "Vakaların büyük kısmında semptomlar 72 saat içinde kendiliğinden geriler. Bu nedenle her gıda zehirlenmesi vakası ağır seyretmez" dedi. Ancak bazı belirtilerin ciddi risk taşıdığına dikkat çeken Dr. Önder, 37.5 derecenin üzerinde yüksek ateş, kanlı ishal, 24 saat boyunca geçmeyen, dirençli kusma, idrar miktarında belirgin azalma ve bilinç değişikliği gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti. Özellikle bebekler, yaşlılar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde gıda zehirlenmelerinin daha ağır seyredebileceğini belirten Önder, bu grupların daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Uzman Doktor Gökay Önder, "Her gıda zehirlenmesi tehlikeli değildir ancak tehlikeli olabilecek semptomları bilmek ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.