GÜNDEM - 05 Mart 2015 Perşembe 12:57

'Çirkin Kral’ın mirası Güney ailesini ikiye böldü

A
A
A
'Çirkin Kral’ın mirası Güney ailesini ikiye böldü

Yılmaz Güney’in kızı Güney Pütün, üvey annesi Fatoş Güney’e sahtecilikten açtığı davada ifade verdi.

Yılmaz Güney’in çocuklarından Güney Pütün, hissedarı olduğu Güney Filmcilik Şirketinin yönetim kurulu toplantılarında adına sahte imza attırdığını öne sürdüğü üvey annesi Fatoş Güney’e açtığı davada ifade verdi. Duruşmaya sağlık sorunları nedeniyle mazeret bildirerek katılamayan sanık Fatoş Güney, bir sonraki celse de gelmezse hakkında yakalama kararı çıkarılacak.

Pütün ifadesinde, “Ben Fransa’dayken birden çok genel kurul toplantısında beni var göstermişler. Hisse payım azaltılmış” dedi.

Türk Sinemasında Çirkin Kral olarak tanınan Yılmaz Güney(Pütün)’in Birten Ünal’dan olma kızı Güney Pütün, üvey annesi Jale Fatma Pütün (Fatoş Güney)’e “resmi belgede sahtecilik ve şirket veya kooperatif hakkında yanlış bilgi vermek” suçlarından 3 yıldan 14 yıla kadar hapis istemiyle açtığı davada ifade verdi.
İstanbul 50’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada müşteki Güney Pütün ve avukatları hazır bulundu. Sanık Jale Fatma Pütün rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılamazken Pütün’ü avukatı Nuray Özdoğan temsil etti. Duruşmada Güney Filmcilik şirketinin eski mali müşaviri Mehmet Çetin Sönmez tanık olarak dinlendi.

“KİMSEYE VEKALETNAME VERMEDİM”
1981 yılından beri Fransa’da yaşadığını belirten yılmaz Güney’in kızı Güney Pütün, “1974 yılında babam Yılmaz Güney tarafından Güney Filmcilik isimli şirket kurulmuştur. Babam 1974 yılında vefat ettikten sonra ben böyle bir şirketin kurulmuş olduğunu öğrendim. Ben 1981 yılı ile 2002 yılı arasında Türkiye’ye hiç gelmedim. 2002 yılından sonra hemen her yıl ve bazen yılda birkaç kez geldim. Benim şirketin genel kurul toplantılarından haberim olmamıştır. 2011 yılında yaptığım araştırma sonucu genel kurul toplantılarına bizzat katıldığım ve imza attığıma dair tutanaklar tutulmuş, birden çok genel kurul toplantısında beni var göstermişler.

“HABERİM OLMADAN ŞİRKETTEN PAYIM AZALTILMIŞ”
Kimseye vekaletname vermediğini kaydeden Pütün, “ Hatta şirket genel kurul toplantılarında benim haberim olmadan payım azaltılmış. Fatoş Hanım yani Jale Fatma’nın bu işleri yaptığını düşünüyorum. Hisse payım azaldığı için maddi ve manevi zarara uğradığım için şikayetim sürmektedir” diye konuştu. Pütün, hakim tarafından gösterilen 2009 yılına ait hazirun cetvelinde Pütün’e atfen atılan imzanın kendisine ait olmadığını söyledi. Güney Pütün’ün gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla imza ve yazı örnekleri alındı.

“JALE HANIM YILMAZ GÜNEY’İN ESERLERİNİ YAŞATMAK İÇİN ÇABALIYORDU”
Duruşmada tanık olarak dinlenen emekli Mali Müşavir Mehmet Çetin Sönmez, şu an emekli olmadan önce 7-8 yıl boyunca Güney Filmcilik isimli anonim şirketin mali müşavirliğini yaptığını belirterek Güney Pütün yerine genel kurul toplantılarında kimin imza attığını bilmediğini söyledi. Sönmez, Pütün’ü daha önce toplantılarda da görmediğini öne sürdü. Sönmez, “Fatma Pütün çocuklarının şirket işleriyle ilgisiz kaldığından yakınıyordu. Jale hanım çok fazla çaba harcıyordu. Sadece Yılmaz Güney’in ismini ve eserlerini yaşatmak için çabalıyordu” dedi. 

Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Jale Fatma Güney’in raporunu kabul ederek mazeretli sayılmasına ancak bir sonraki celsede hazır edilmezse hakkında yakalama kararı çıkarılacağını belirterek duruşmayı erteledi. 

Duruşmanın ardından avukatı Mehtap Çiftçioğlu ile birlikte kısa bir basın açıklaması yapan Güney Pütün, duruşma için Fransa’dan geldiğini ancak ikinci celse olmasına karşın karşı tarafın gelmediğini belirtti.

“BABAMIN MİRASINA SAHİP ÇIKMAK İSTİYORUM”
Pütün, haberi olmaksızın adına imza atılmasının üzücü bir durum olduğunu kaydettiği açıklamasında” Babamın mirasına sahip çıkmak istiyorum. Benim görevim bu. Bunun için de gereken mücadeleyi vereceğim. Bugüne kadar şirket hakkında sorduğum soruların hiçbirine yanıt alamadım” ifadelerini kullandı. Pütün’ün avukatı Çiftçioğlu da yargı aşamasında ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti.

BAŞAK AKBULUT
İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Marmaris’te sanat ve farkındalık buluştu Marmaris’te düzenlenen etkinlikte hem kadına yönelik şiddete dikkat çekildi hem de İtalya’nın kültürel mirası sanat aracılığıyla tanıtıldı. Marmaris’te sanat ve toplumsal farkındalığı bir araya getiren anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Marmaris Belediyesi tarafından Kültür ve Sanat Evi’nde düzenlenen programda hem kadına yönelik şiddete dikkat çekildi hem de İtalya’nın kültürel zenginliği sanat aracılığıyla tanıtıldı. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ile İtalya’nın İzmir Konsolosu Daniele Bianchi’nin katılımıyla düzenlenen etkinlikte, ilk olarak kadına yönelik şiddete karşı uluslararası bir sembol haline gelen "Kırmızı Bank" (La Panchina Rossa) farkındalık uygulaması hayata geçirildi. İki adet bank, Konsolos Bianchi, Başkan Ünlü ve davetliler tarafından kırmızı renge boyandı. Bankların, şiddet sonucu hayatını kaybeden kadınların anısını yaşatmak ve toplumsal dayanışma ile farkındalık oluşturmak amacıyla Marmaris’in iki farklı noktasına konulacağı belirtildi. Program kapsamında ayrıca fotoğraf sanatçısı Orçun Masatçı’nın "Carnevali D’Italia" adlı sergisinin açılışı da yapıldı. İtalya’nın farklı şehirlerinde düzenlenen karnavallardan karelerin yer aldığı sergi; maskeleri, kostümleri ve köklü gelenekleriyle ziyaretçileri adeta kültürel bir yolculuğa çıkardı. Etkinlikte konuşan Başkan Acar Ünlü, sanatın birleştirici ve iyileştirici gücüne vurgu yaparken, toplumsal farkındalık çalışmalarının artarak devam edeceğini ifade etti. Başkan Ünlü, İtalya’nın İzmir Konsolosu Daniele Bianchi ve fotoğraf sanatçısı Orçun Masatçı’ya katkılarından ötürü teşekkür etti. Açılışın ardından davetliler hep birlikte sergiyi incelerken, serginin 10 Nisan’a kadar ziyarete açık olacağı bildirildi.
Kırşehir Kalp krizinden vefat eden uzman çavuşun annesi, bakandan şehitlik talep etti Adıyaman’ın Sincik ilçesinde görev yaparken kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Uzman Çavuş Musa Dağ’ın annesi Neriman Dağ, Kaman ilçesini ziyaret eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye mektup vererek oğlunun şehit kabul edilmesini ve mezarına Türk bayrağı asılmasını istedi. 2024 yılında Sincik İlçe Jandarma Komutanlığı’nda görevli olan Uzman Çavuş Musa Dağ (29), istirahat ettiği esnada rahatsızlandı. Durumu fark eden mesai arkadaşları tarafından ilk olarak Sincik Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Dağ, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Kahta Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Durumunun ciddiyetini koruması üzerine Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Dağ, doktorların tüm müdahalesine rağmen hayatını kaybetti. Kalp krizi sonucu vefat ettiği belirtilen Dağ’ın annesi Neriman Dağ, oğlunun şehit sayılması için yetkililere başvuruda bulundu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin ziyaret ettiği Kaman ilçesinde yaşayan anne, Bakan Çiftçi’ye zarf vererek oğlunun şehit statüsünde değerlendirilmesini ve özlük haklarının verilmesini talep etti. Bakan Çiftçi’nin konuyla ilgileneceğini ifade ettiği öğrenilirken anne Neriman Dağ, "Çocuğumun özlük hakkını istiyorum. Bakanımdan rica ettim. CİMER’e yazdım, sonuç geldi. Hiçbir şey değil, sadece mezarına şehit bayrağı asılsın istiyorum. Asker annesi olarak kötü durumdayım. Parası pulu değil, özlük hakkı ve şehitliğini istiyorum" dedi.
Kırşehir Kalp krizinden vefat eden uzman çavuşun annesi, bakandan şehitlik talep etti Adıyaman’ın Sincik ilçesinde görev yaparken kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Uzman Çavuş Musa Dağ’ın annesi Neriman Dağ, Kaman ilçesini ziyaret eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye mektup vererek oğlunun şehit kabul edilmesini ve mezarına Türk bayrağı asılmasını istedi. 2024 yılında Sincik İlçe Jandarma Komutanlığı’nda görevli olan Uzman Çavuş Musa Dağ (29), istirahat ettiği esnada rahatsızlandı. Durumu fark eden mesai arkadaşları tarafından ilk olarak Sincik Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Dağ, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Kahta Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Durumunun ciddiyetini koruması üzerine Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Dağ, doktorların tüm müdahalesine rağmen hayatını kaybetti. Kalp krizi sonucu vefat ettiği belirtilen Dağ’ın annesi Neriman Dağ, oğlunun şehit sayılması için yetkililere başvuruda bulundu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin ziyaret ettiği Kaman ilçesinde yaşayan anne, Bakan Çiftçi’ye zarf vererek oğlunun şehit statüsünde değerlendirilmesini ve özlük haklarının verilmesini talep etti. Bakan Çiftçi’nin konuyla ilgileneceğini ifade ettiği öğrenilirken anne Neriman Dağ, "Çocuğumun özlük hakkını istiyorum. Bakanımdan rica ettim. CİMER’e yazdım, sonuç geldi. Hiçbir şey değil, sadece mezarına şehit bayrağı asılsın istiyorum. Asker annesi olarak kötü durumdayım. Parası pulu değil, özlük hakkı ve şehitliğini istiyorum" dedi.