POLİTİKA - 26 Mart 2025 Çarşamba 13:25 | Son Güncelleme : 26 Mart 2025 Çarşamba 15:41

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İBB'de yamyamlığın kitabı yazıldı''

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İBB'de yamyamlığın kitabı yazıldı''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul'un büyükşehri ve kimi ilçe belediyeleriyle yolsuzluk, hırsızlık, irtikap konusunda affınıza sığınarak söylüyorum, yamyamlığın kitabını yazdığı anlaşılıyor" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Milletvekillerini, partilileri ve tüm vatandaşları selamlayan Erdoğan, "Özellikle bu mübarek Ramazan ayında İsrail'in tekrar başlayan saldırıları altında sahur yapan, gün boyu oruç tutan, iftar eden tüm mazlumları, zalime boyun eğmeyen ümmetin yüz akı tüm Filistinli yiğitleri şahsım ve partim adına hürmetle selamlıyorum. Artık uğurlamaya hazırlandığımız Ramazan-ı Şerif'inizi, inşallah bu gece idrak edeceğimiz Kadir Gecemizi, inşallah pazar günü vasıl olacağımız Ramazan Bayramınızı şimdiden yürekten tebrik ediyorum. Rabbimden bu mübarek günlerin hürmetine bizleri affı, mağfireti ve bereketiyle kuşatmasını, zulüm altındaki kardeşlerimizi bir an önce felaha kavuşturmasını niyaz ediyorum. Biliyorsunuz sayısız güzelliğin yanı sıra Ramazan-ı Şerif'in bize yaşattığı hasletlerden biri de bu ayda paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhunun adeta zirveye çıkmasıdır. Asırlardır işte bu ruhla kardeşlik hukukumuzu güçlendiriyor, sofralarımızla birlikte gönüllerimizi de birbirimize ardına kadar açıyoruz. Allah'a sonsuz hamdolsun" ifadelerini kullandı.

AK Parti ailesi olarak teşkilatıyla, belediyesiyle, milletvekilleriyle, genel merkeziyle, kabinesiyle tam kadro sahada olduklarını bildiren Erdoğan, "Bu muazzam ruh şölenine gölge düşürmeye çalışanlara aldırmadan 81 vilayetimizin her karışında, Türkiye'nin bütün ilçe ve beldelerinde, bütün mahalle ve köylerinde bir ay boyunca bir gönüle daha girmek, bir garibin daha elinden tutmak, bir ihtiyaç sahibinin daha kapısını çalmak, bir yaralı kalbe daha dokunmak için koşturan tüm yol arkadaşlarımıza, özellikle de siz milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum. Grup toplantımızda yapacağımız istişare ve değerlendirmelerin ülkemiz, milletimiz, demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toplantımıza teşrif eden misafirlerimize, sadece katılımlarıyla değil, heyecanlarıyla da grup salonumuzu adeta bir bayram yerine çeviren genç kardeşlerime hoş geldiniz diyor. Teveccühleri için kendilerine gönülden teşekkür ediyorum" dedi.

"AK Parti'de eski diye bir kavrama yer yoktur"

Kuruluşundan bugüne AK Parti'ye gönül vermiş, hizmet etmiş, katkıda bulunmuş yol arkadaşlarının tamamına sevgilerini, saygılarını gönderdiğini belirten Erdoğan, "Geçtiğimiz günlerde önceki dönem milletvekillerimizle yaptığımız iftarda da ifade ettiğim gibi AK Parti'de eski diye bir kavrama yer yoktur. Partimizin temsilcisi olduğu kutlu davaya inancını ve bağlılığını muhafaza eden herkes ezeli ve ebedi AK Partilidir. Görevler, makamlar, unvanlar gelip geçicidir. Asıl olan işte bu şuurla ülkemize, milletimize, tüm insanlığa hizmet etmek, kalplerde kalıcı yer edinmektir. Cumhuriyet tarihinin milletimizden en çok teveccüh gören, ülkemize en çok yatırım ve eser kazandıran, milletimize her alanda eşi benzeri görülmemiş hizmetler veren bir partiye başka türlüsü de yakışmaz. Yola çıktığımız ilk günden beri biz milletimizle gönül bağımızı güçlendirmeye çalıştıkça birileri de aramıza girip nifak çıkartmanın peşinde koştu. Bu çabaların bir kısmı ideolojik saplantılardan kaynaklanıyordu. Zaman içinde bu tür endişelerin boş olduğunu kendileri de anladılar ama 'hata yapmışız' deme erdemini gösteremediler. Bize yönelik husumetlerin bir kısmı da çeşitli maskeler altında ülkeyi sömürenlerin soygun çarkını bozmamızdan kaynaklanıyordu. 23 yıl boyunca en büyük tepkiyi, en büyük nefreti de bunlardan gördük" şeklinde konuştu.

"Hem milletimiz hem devletimiz bunların hepsini gerektiğinde hesabı tek tek sorulmak üzere belleğine kaydetmiştir"

Kimi zaman Gazi Mustafa Kemal'i, kimi zaman Batı'yı, kimi zaman da milletin çeşitli kesimlerinin inanç ve köken hassasiyetlerini istismar eden yağmacıların kuyruk acısının hala dinmediğini söyleyen Erdoğan, "Türkiye'ye ve Türk milletine varoluşsal düşmanlık besleyen çevreler ise her iki cenahı da kendi amaçları doğrultusunda tepe tepe kullanmışlardır. Türk ekonomisinin batırılması için çalışmak dahil beşinci kol faaliyetlerinin bu kadar yaygın ve pervasız yürütülmesinin gerisindeki sebeplerden biri kendi çıkarını her şeyin önünde tutan köksüzlerin sayıca fazla olmasıdır. Geçtiğimiz 23 yılda bu ülkeye ve millete hangi kazanımları sağladıysak, işte bunlara rağmen, bunların sabotajlarına, ihanetlerine rağmen başardık. Evet bunca yılı yıkılmadan dimdik ayakta geçirdik ama karanlık cinayetlerle kaos çıkarma niyetinde olanları da, bize cumhurbaşkanı seçtirmemek için darbe çığlıkları atanları da, FETÖ'nün ihanetlerine piyonluk yapıp tanklarına alkış tutanları da, terör örgütlerinin sınırlarımıza ve şehirlerimize saldırılarından medet umanları da asla unutmadık. Aynı şekilde başları her sıkıştığında ülkemize uluslararası müdahale çağrısında bulunanları, siyasi mücadeleyle beceremediklerini ekonomiyi çökerterek elde etme hesabı yapanları, her fırsatta inanç, köken, siyasi ve sosyal farklılıklar üzerinden milleti birbirine düşürmeye çalışanları, deprem gibi bir felaketi dahi hezeyanlarına alet etmeye kalkanları, velhasıl bizi gayrimeşru yollarla alt etmeye gayret edenleri, ülkeyi ve milleti ateşe atacak kadar gözü dönmüşleri asla unutmadık, unutmuyoruz. Hem milletimiz hem devletimiz bunların hepsini gerektiğinde hesabı tek tek sorulmak üzere belleğine kaydetmiştir" açıklamasında bulundu.

"Türkiye ekonomisine, milletin refah ve huzuruna yönelik her türlü sabotajın hesabı yargı önünde sorulacaktır"

Bugüne kadar millete edilen hürmetsizliklerin, demokrasiye yapılan saldırıların, milli iradeye yönelik ihanetlerin hesabının hukuk önünde ve meşru zeminde tek tek sorulduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Bundan sonra da Türkiye ekonomisine, milletin refah ve huzuruna yönelik her türlü sabotajın hesabı yargı önünde sorulacaktır. İhanete bulaşanlar, milletin kardeşliğine pusu kuranlar eninde sonunda adalete hesap vereceklerdir. Bakın bunun adı kör düşmanlık veya rovanşizm değil, milli iradenin refleksi, devlet olmanın gereği, ebed müddet ilkesinin şartıdır" dedi.
Siyasetçi olarak herkes gibi insanların da değiştiğini kabul ettiklerini ve örneklerini de bizzat gördüklerini belirten Erdoğan, "Ama aynı zamanda kuzu postuna bürünmüş sırtlanları, sureti haktan gözüken fitnecileri, kuşağındaki hançeri sırtımıza saplamak için yanımızda yöremizde dolaşan riyakarları da çok ama çok iyi biliyoruz. Şu noktaya dikkatlerinizi özellikle çekiyorum. Biz meseleye Hoca Ahmet Yesevi'den, Yunus'tan, Mevlana'dan, Hacı Bektaşi Veli'den, Hacı Bayramı Veli'den ve daha nice gönül sultanlarından aldığımız ilhamla bakıyoruz. Bu kadim öğreti bize ülkemizdeki 85 milyonun tamamını, insanlık aleminin de ulaşabildiğimiz kadarını kucaklamakla mükellef olduğumuzu söylüyor" ifadelerine yer verdi.

"AK Parti'nin kapısını çalıp selam veren herkesi içeriye buyur etmekle mükellefiz"

Hukuktaki masumiyet karinesi gibi siyasette de beyan karinesinin esas olduğunu vurgulayan Erdoğan, "AK Parti'nin kapısını çalıp selam veren herkesi içeriye buyur etmekle mükellefiz. Hatta sokak sokak, ev ev dolaşıp insanları bu çatının altına davet etmek en başta gelen vazifemizdir. Bize gelen insanlara da Allah'ın onlara soracağı soruları değil, ülkeyi yönetmekle sorumlu bir siyasi teşekkülün mensuplarının soracağı soruları yöneltmek mecburiyetindeyiz. Yani partimize teşrif eden kişilere inancını, kökenini, meşrebini, günahını, sevabını değil ihtiyacını, beklentisini, sıkıntısını sorup, bunların çözümü için gayret göstermekle sorumluyuz. Bu asli görevimizi asla ihmal etmeden, geçmişten bugüne yaşadıklarımızı da hafızamızdan silmeden geleceğe doğru en güçlü şekilde nasıl yürürüz? İşte bunun arayışında olacağız. AK Parti Meclis Grubu'nun üyeleri olarak sizlerden bu bakış açısını asla kaybetmemenizi istiyorum. Bunları her daim zihninizde ve kalbinizde canlı tutmanızı özellikle rica ediyorum. Günlük hadiselerin hercümerci içinde bizi biz yapan vasıflarımızı ihmal etmeyecek, kaçınılmaz bir gerçek olan konjonktürün gereğini yaparken asıl rotamızdan kesinlikle sapmayacağız. Bizim ülkemize kazandıracak daha çok eserlerimiz, projelerimiz, yatırımlarımız, daha çok hizmetlerimiz var. Bunları hayata geçirmek için önce Allah'a, sonra da milletimize ve milletimizin bize vereceği güçlü desteğe güveniyoruz. Sizlerden bu doğrultuda çok daha fazla gayret, çok daha yoğun çalışma bekliyorum" dedi.

"Şehirlerimiz ve oralarda yaşayan on milyonlarca insanımız eser ve hizmet namına hiçbir çalışma göremedikleri gibi, üstüne bir de hakaret işitiyorlar; oy verdiklerinden hizmet bekledikleri için aşağılanıyorlar"

Türkiye'nin kaderi ile AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın kaderinin iç içe geçmiş, bütünleşmiş, yekvücut olmuş olduğunun altını çizen Erdoğan, "Son dönemde yaşanan gelişmeler, bu tespiti bir kez daha ve çok çarpıcı şekilde ispatlar niteliktedir. Bakın Cumhur İttifakı olarak Türkiye Yüzyılı vizyonuyla 2023 seçimlerini kazanıp cumhurbaşkanlığını aldık ve Meclis'te çoğunluğu sağladık. Ancak geçen yıl yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde arzu ettiğimiz neticelere ulaşamadığımız gibi, hiç olmayacak kayıplarla da karşılaştık. Bir kısmı 2019 yılına kadar uzanan şu veya bu sebepten belediyelerde yaşadığımız kayıpların hem şehirlerimize, hem ülkemize nasıl büyük maliyetler getirdiğini görüyorsunuz. Türkiye, bir anda adeta belediyeler bağlamında 1989-1994 yılı dönemine geri döndü. Şehirlerimiz ve oralarda yaşayan on milyonlarca insanımız eser ve hizmet namına hiçbir çalışma göremedikleri gibi, üstüne bir de hakaret işitiyorlar; oy verdiklerinden hizmet bekledikleri için aşağılanıyorlar. Yanan otobüslerin, çalışmayan merdivenlerin, aksayan hizmetlerin suçu bile seçmene, İstanbullu kardeşlerimize yükleniyor. Belediyelere milletimizin dişinden tırnağından artırarak ödediği vergilerle aktarılan kaynakların eser ve hizmet yerine birilerinin şahsi hırsları ve çıkarları için kullanıldığı ortaya çıktı. Bilhassa İstanbul'un büyükşehri ve kimi ilçe belediyeleriyle yolsuzluk, hırsızlık, irtikap konusunda affınıza sığınarak söylüyorum, yamyamlığın kitabını yazdığı anlaşılıyor" diye konuştu.

"İstanbul'un CHP'li belediyelerindeki yolsuzlukları dizi yapmaya kalksanız, Brezilya dizilerinden daha fazla malzemeyle karşılaşırsınız"

Üniversite sınavını kazanan yüzbinlerce gencin hakkının yenildiği usulsüz diplomayla başlayıp, bütün şehri adeta bir ahtapot gibi saran rüşvet ve haraç çarkıyla devam eden rezilliklerin boyutunun son operasyonla beraber gün yüzüne çıktığını söyleyen Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Güya yakıt tankeriyle taşınan milyonlarca liralık sebze-meyveden İstanbul halkının en mahrem bilgilerinin 3-5 milyon dolar için yabancılara peşkeş çekilmesine, tutarı yüz milyarlarca lirayı bulan hırsızlıklardan basında ve sosyal medyada halkın parasıyla beslenen tetikçilere varıncaya kadar her türlü gayrimeşruluk, her türlü hukuksuzluk var. Öyle ki, İstanbul'un CHP'li belediyelerindeki yolsuzlukları dizi yapmaya kalksanız, Brezilya dizilerinden daha fazla malzemeyle karşılaşırsınız. Üstelik bunlar, henüz heybede duran büyük turplar ortaya dökülmeden, CHP'nin bizzat içinden gelen belge ve bilgiler ışığında güvenlik güçlerinin ve yargının elde ettiği sonuçlar. Heybedeki büyük turplar ortaya saçıldığında, bunların bırakın milleti, kendi yakınlarının suratlarına bakacak yüzleri dahi kalmayacak. Ortada bunca yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, alavere-dalavere, sahtekarlık varken; hakkı, hukuku, adaleti dilinden düşürmeyen CHP yönetimi iddiaları aydınlatmak yerine ucuz siyasete yönelmeyi tercih etti" ifadelerine yer verdi.

"Çalana değil, yakalayana kızıyorlar"

Yargının iddialarının hiçbirine cevap veremeyen CHP yönetiminin insanları sokağa döküp ülkede kaos çıkarmaya çalışarak, skandalı örtbas etme çabasına giriştiğini söyleyen Erdoğan, "Dikkat buyurunuz; çalana değil, yakalayana kızıyorlar. Görevini yapanları değil, yolsuzluğa bulaşanları savunuyorlar. Belediye başkanlarının kurduğu haraç ve rüşvet düzeninin bedelini sokaklara döktükleri seçmenlerine ödetmeye kalkıyorlar. İşbirliği yaptıkları marjinal örgütlerin yol açtıkları rezaletleri sahiplenerek, girdikleri tehlikeli yolu iyice içinden çıkılmaz hale getiriyorlar. Daha da ötesi, bütün bunların faturasını bize, şahsımıza, hükümetimize ve partimize keserek, gerçekleri ters yüz etmeye çalışıyorlar" dedi.

"Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına esas olan bilgi ve belgeleri getirenler CHP'lilerin bizzat kendileridir"

Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına esas olan bilgi ve belgeleri getirenlerin CHP'lilerin bizzat kendileri olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Yolsuzluk ve rüşvet parasının taksimatında anlaşmazlık çıkınca birileri gidip yargıya olup biteni anlatmıştır. Yolsuzluğu yapan, rüşveti alan, paraşütle diploma sahibi olup yüzbinlerce gencin hakkını yiyenler CHP'li. Bu paraların bir kısmını siyasi ajandaları için kullanan, bir kısmını da kurdukları suç örgütü üzerinden şirketlerine aktaranlar, CHP'li. Soruşturma başlayınca, hem emniyette, hem savcılıkta itirafçılık sırasına girenler, CHP'li. Soruşturma derinleştikçe savcılığa yeni belge ve bilgi yağdıranlar CHP'li. Suç örgütünün medyada ve sosyal medyada kullandığı tetikçilerden, trol ordularından yılan, yorulan, bıkanlar CHP'li. Kurultayda ‘Şaibe var' diyerek mahkemeye şikâyette bulunanlar CHP'li. Dönen dolapları, alınan rüşvetleri, yapılan hırsızlıkları ekran erkan dolaşıp anlatanlar CHP'li. Ama, suçlu AK Parti. Ya Allah aşkına, biz böyle bir iç hesaplaşmanın neresinde olabiliriz? Sizin paylaşım kavganız sebebiyle başlayan yargı sürecini niye bize mal ediyorsunuz? Partiniz içindeki ihbarcılık yarışına niçin bizi karıştırıyorsunuz? Son olayda da tıpkı filmlerde olduğu gibi soyguncular birbirine girmiş, suç ortakları birbirini satmış, gidip polise ve yargıya ihbar etmiştir. Şu an bunun artçı sarsıntılarına şahit oluyoruz. Herkes gibi biz de güvenlik güçlerimizin ve yargının görevini yapmasını, yürütülen soruşturmanın neticelenmesini, mahkemeler tarafından suçlu bulunanların cezalandırılmasını bekliyoruz. Yürütmenin başı olarak, elbette her kurumun işini en iyi şekilde yapmasını gözetiyoruz. ‘Cumhur'un reisi' olarak tabii ki vatandaşımızın hakkının, hukukunun, evladının boğazından kısarak verdiği kaynakların üç-beş haydut tarafından gasp edilmemesi için her türlü adımın atılmasını sağlıyoruz. Fakat bunları yaparken Anayasa'nın bize verdiği yetkilerin, görev ve sorumlulukların dışına asla çıkmıyoruz" diye konuştu.

"CHP'deki iç savaş sebebiyle de olsa yolsuzluk çarkınız deşifre olmuştur"

CHP yönetimine seslenen Erdoğan, "Seviyeyi ne kadar düşürürseniz düşürün boşuna. Macun bir defa tüpten çıkmıştır. CHP'deki iç savaş sebebiyle de olsa yolsuzluk çarkınız deşifre olmuştur. Pisliklerin üzerini örtemezsiniz. Dolayısıyla sağa sola çamur atmayı bırakın. Partiniz içindeki bilek güreşinde bizden destek alma hinliğini terk edin. Ağzı bozuk müptezellerle, sokakları terörize etmekten artık vazgeçin. Bodoslama daldığınız çukura bizi ve milletimizi çekmeye çalışmayın. Şayet kendinize zerre kadar saygınız varsa, biraz dürüst olun, şeffaf olun. Sadece koltuklarınızı borçlu olduğunuz para babalarına değil, millete karşı da sorumluluklarınızın olduğunu unutmayın. Yaşananları, meşhur Rus yazar Soljenitsin'e atfedilen bir ifade çok güzel anlatıyor: ‘Yalan söylediklerini biliyoruz. Yalan söylediklerini biliyorlar. Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar. Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz. Ama hâlâ utanmadan, arlanmadan yalan söylüyorlar. Evet, hem belediyelere çöreklenmiş suç örgütünün mensupları hem de CHP yönetimi bile bile millete yalan söylüyor. Evet, gerçekleri bile bile milletin karşısında rol yapıyor, tiyatro oynuyorlar. Evet, yapılan hırsızlıkları bile bile insanları kandırmaya çalışıyorlar. Ne diyor Ziya Paşa: ‘En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun, Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın? Bir gün gelecek sen de perîşân olacaksın, Ey gonca bu cem'iyyeti her-dem mi sanırsın?' Gerçekten de birileri herkesi sersem yerine koyarak, ortadaki devasa bir yolsuzluk ve rüşvet çarkının üzerini kapatmaya çalışıyor ama nafile. Ne bu millet, ne bu devlet ne de bu yargı böyle bir kepazeliğin üstünün kapatılmasına asla izin vermeyecektir" ifadelerini kullandı.
"CHP'liler, hadi bizim söylediklerimizi siyasi saiklerle dikkate almıyorlar diyelim. Tam da adeta yaşanan son hadiseleri anlatan CHP'nin merhum Genel Başkanlarından Deniz Baykal'ın 2005 yılındaki Olağanüstü Kongre konuşmasındaki tespitlerine herhalde bir itirazları olmaz" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Ne diyor merhum Baykal: ‘Siyasette dürüstlük' diyor. ‘Önce ahlak' diyor. ‘Helal-haram korkusu' diyor. ‘Kanuna karşı çıkacaksın, ahlaka karşı çıkacaksın, hakka karşı çıkacaksın, yetimin hakkına karşı çıkacaksın, her babayiğidin harcı mı bu' diyor. ‘CHP'de bir daha İSKİ benzeri skandallar olmayacak' diyor. ‘Yolsuzluklara karşı mücadelenin savcısı da olurum, polisi de olurum' diyor. ‘Gürültüyle gerçekleri bastıramazsınız' diyor. ‘Bu kadar çamura bulaşmış bir belediye başkanını taşımak mümkün değildir' diyor. ‘Sen o paranla kimi ayarlarsın bilmiyorum, ama CHP'yi ayarlayamazsın' diyor. ‘Yüksek Disiplin Kurulu üyemize içi para dolu rüşvet çantası gönderdiler' diyor. Velhasıl diyor da diyor. Kime diyor? Bir kısmı halen partide siyaset yapan CHP'lilere diyor. Tüm bunları kime söylüyor? CHP'lilere söylüyor. Peki, CHP'li yöneticiler, ortaya dökülen onca rezaletten sonra Sayın Baykal'ın bu sözlerini bugün hiç mi üzerlerine almıyorlar? 20 yıl sonra aynı sahnelere şahit olmaktan hiç mi utanmıyorlar? Yazık, inanın çok yazık."

"CHP'nin genel başkanının polise taş atan, molotof atan, baltayla saldıran, ecdat yadigarı camilerimize hürmetsizlik eden soysuzlara kol kanat germesi, milletimiz gibi bizi de rencide ediyor"

"Türkiye'nin ana muhalefet partisinin içine düştüğü bu içler açısı hal, bizi hem üzüyor, hem de öfkelendiriyor" diyen Erdoğan, "Halen bakın tüm medya gruplarını tek tek isim vererek şikayet ediyor. Bizi dünyaya şikayet ediyor. Benim Hazine ve Maliye Bakanımı aynı şekilde şikayet ediyor. Sen kimsin ya? Sen kimsin? Her şeyden önce senin gramın ne? Sen nasıl olur da Hazine ve Maliye Bakanımı şikayet etmeye kalkarsın? Hepsinden öte bu marjinal grupları Şehzadebaşı'na toparlayıp, orada Şehzadebaşı Camii'nin yanındaki kabristanı adeta yerle bir ediyorlar. Ey Özgür Özel herhalde senin de bir gün kabrini bu şekilde hazırlayacaklar ve senin de kabrini birileri gelip kazar ya yıkar. Bu nasıl iştir? Bu kabristanları yıkmanın kime ne faydası var? Bunu hangi hakla nasıl yapıyorsunuz? Hepsi tarih, eser olarak muhteşem eserler ve bu eserleri ne yazık ki bu ahlaksızlar, edep yoksunu namussuzlar gelip yıkıyorlar. Bunlara eyvallah etmek mümkün değil. Orada tarih yatıyor. O tarihi eserleri bu şekilde yıkmaya yeltenmek yenilir yutulur bir iş değildir. Onun için de şu anda biz yargımızla da bu işin üzerine gidiyoruz ve bu eylemlere katılanların tespitini yapmak suretiyle bu yüzü maskeli olan teröristleri tespit edip onların da üzerine gideceğiz. Türkiye'nin ana muhalefet partisinin marjinal sol örgütlerin, millete hakaret eden ağzı bozuk tiplerin, belediyeleri soyup soğana çeviren haramilerin oyuncağı haline gelmesi, bizi gerçekten rahatsız ediyor. CHP'nin genel başkanının polise taş atan, molotof atan, baltayla saldıran, ecdat yadigarı camilerimize hürmetsizlik eden soysuzlara kol kanat germesi, milletimiz gibi bizi de rencide ediyor" ifadelerini kullandı.

Pazartesi akşamı İstanbul'da yaşanan alçaklıkla ilgili nedamet cümleleri kurduklarını belirten Erdoğan, "Laf cambazlıklarıyla, kelime oyunlarıyla, sosyal medyadan ahlakçılık yaparak, güya, küfürbazlarla aralarına mesafe koymaya çalışıyorlar. Bu siyaset tüccarlarına bugün şunu sormak mecburiyetindeyim: İyi de, daha düne kadar millete küfür eden kişileri, protokolde baş köşeye oturtan, siz değil miydiniz? 14-28 Mayıs seçimleri öncesinde ağzı bozuk tipleri kahramanlaştıran, siz değil miydiniz? Filistin'e destek mitingine katılan insanlarımıza saldıran vandalları savunan, siz değil miydiniz? Gezi olaylarında çapulculara ‘Çiçek çocuklar' diyerek sahip çıkan siz değil miydiniz? Banka soyguncusu eşkıyaları yıllarca gençlere rol model olarak sunan siz değil miydiniz? Mehmet Selim Kiraz savcımızın katillerini övenlere kucak açan siz değil miydiniz? 85 milyonun karşısına çıkıp, yargı mensuplarımızı hem evlatlarıyla hem de ailesiyle tehdit eden siz değil miydiniz? Cumhur İttifakı ortağımıza ve onun saygıdeğer genel başkanına dil uzatan siz değil miydiniz? Milletin inancıyla, değerleriyle, kültürüyle kavgalı marjinal tipleri partinizde karar mercilerine getiren siz değil miydiniz? AK Parti'ye oy veren herkesin imha edilmesini söyleyebilecek kadar sefalet çukuruna batmış alçaklara akıl hocalığı yaptıran siz değil misiniz?" şeklinde konuştu.

"Pazartesi akşamı meydana gelen soysuzluk, CHP yönetiminin ısrarla ve inatla sürdürdüğü nefret siyasetinin bir sonucudur"

Pazartesi akşamı yaşananlara değinen Erdoğan, "Millete hakaret edenlere sırf AK Parti karşıtı diye siz prim verdiniz. Siyasete nefret söylemlerini siz soktunuz. Bu milletin fertlerini yıllarca birbirine siz düşürdünüz. Bugün güya rahatsız olduğunuz kötülüğü siz sıradanlaştırdınız. CHP yönetimi olarak ‘siyaset yapıyoruz' bahanesiyle bu kötülüğü yıllarca siz meşrulaştırdınız, siz yaygınlaştırdınız. Pazartesi akşamı meydana gelen soysuzluk, CHP yönetiminin ısrarla ve inatla sürdürdüğü nefret siyasetinin bir sonucudur. Bundan kaçamazlar, bundan kendilerini ayrı tutamazlar. Yaşanan bu alçaklığın en büyük sebebi CHP yönetiminin tükenmişliğidir" şeklinde konuştu.

"CHP seçmeni, pek çok konuda Bay Kemal'i mumla arar hale geldi"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i eleştiren Erdoğan, "Koltuğunu borçlu olduğu vesayet odaklarının güdümünden çıkamamıştır. Özellikle son bir haftadır sarf ettiği sorumsuz söylemleriyle, oturduğu koltuğu halen dolduramadığını bir kez daha göstermiştir. Bugün söylediğini yarın inkâr eden, belediye başkalarından sürekli ayar yiyen, sürekli bir uçtan diğer uca savrulan iradesiz, aciz bir karakterle karşı karşıyayız. Biz, son bir ümitle her gün iyiye gitmesini, kendisini biraz toparlamasını, kendisine biraz çeki düzen vermesini bekledikçe Sayın Özel freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı sürükleniyor. Aslında yumuşama veya normalleşme süreciyle biz işte buna çare olmaya, toksik muhalefet anlayışından siyaset kurumunu arındırmaya çalıştık. Açıkçası çabalarımızda da son derece samimiydik. Ancak muvaffak olamadık. CHP seçmeni, pek çok konuda Bay Kemal'i mumla arar hale geldi. CHP gibi 100 yıllık bir partinin genel başkanının kendini nasıl itibarsızlaştırdığını milletimizle birlikte biz de esefle takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"Allah aşkına ‘Türk ekonomisine zarar vereceğim' diyen bir ana muhalefet partisi lideri olur mu?"

İsrail 471 gün boyunca Filistinlilerin üzerine bomba yaydırırken siyonist destekçisi kimi şirketler için ‘boykot' kelimesini telaffuz dahi etmediklerine dikkat çeken Erdoğan, "Soykırımcılara şirin gözükmek adına olmadık taklalar attılar. Hatta insanlarımızın hassasiyetleriyle utanmadan alay ettiler. Şimdi çıkmışlar, ülkenin yerli-milli markalarını boykottan bahsediyorlar. Hoş onu da her zamanki gibi yine ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Sayın Özel, CHP Genel Başkanı gibi değil, hırsları ve korkuları aklını esir almış bir siyasi müflis gibi davranmaktadır. Sayın Özel'in ne tuttuğu yol yoldur; ne ağzından çıkan sözü, kulağı duymaktadır. Çıksın, cesareti varsa şu akıl ve vicdan tutulmasını millete izah etsin. Türkiye'yi uluslararası basına şikâyet etmek bir CHP geleneği midir? Ülkenizi yabancılara kötülemekten hiç mi utanmıyorsunuz? Allah aşkına ‘Türk ekonomisine zarar vereceğim' diyen bir ana muhalefet partisi lideri olur mu? Böyle bir siyasetçiden bıraktım ülkesini, milletini, kendi partisine hayır gelir mi? Böyle şuursuz cümleler kurabilen birinin akılla, mantıkla hareket ettiğine kim inanır?" şeklinde konuştu.

Yaşanan rüşvet ve yolsuzluk çarkının içinde kimlerin olduğunun zamanla ortaya çıkacağını söyleyen Erdoğan, "Başı İstanbul'da olan ‘ahtapotun' kollarının nerelere uzandığı elbette yakında görülecektir. İtiraflar geldikçe, yeni deliller bulundukça, soruşturmalar derinleştikçe, biz de bazı şeyleri daha net anlayacağız. İnanıyorum ki o zaman mevcut yönetim tarafından CHP'nin nasıl tepe tepe kullanıldığını daha iyi kavrayacağız. Parayı verenin CHP'yi ve mevcut yönetimi nasıl parmağında oynattığını inşallah daha net görebileceğiz. Umarız bütün bunlar CHP'de, bilhassa CHP'nin ülkesini ve milletini seven kadrolarında bir uyanışa, muhasebeye, özeleştiriye sebep olur. İnşallah bu süreç CHP'yi bir tefekküre, bir iç sorgulamaya yöneltir ve ardından Cumhuriyetimize yakışır bir dönüşüme vesile olur. Aksi takdirde CHP, Atatürk maskesiyle hırsızlık, çağdaşlık maskesiyle ahlaksızlık, modernlik maskesiyle değersizlik, siyaset maskesiyle millete düşmanlık, sivil toplum maskesiyle provokatörlük, gazetecilik maskesiyle borazanlık yapanların kalesi olduğu müddetçe hiçbir zaman bu ülkenin ve milletin partisi konumuna gelemez. Kendi iç kavgasını Türkiye'nin demokrasi sorunu gibi gösterme kurnazlığı, CHP'ye sokakta gürültü çıkartmak için belki yetebilir ama gerçek bir siyasi teşekkül vasfı asla vermez, veremez. Her ne kadar başındakilerin bu yaklaşımdan yoksun olduğunu bilsek de yine milletimize karşı saygımızın bir gereği olarak CHP'yi aklı selime, sağduyuya, basiret ve ferasetle davranmaya davet ediyoruz" dedi.

"Muhalefetin bizi hapsetmek istediği sığ gündemlerin peşine asla ama asla takılmayacağız"

Bu vahim tablo karşısında galeyana gelmeyeceklerini, kışkırtmalara kulak asmayacaklarını aktaran Erdoğan, "85 milyonun kardeşliğine halel gelmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Sabrı kuşanacağız, feraseti rehber edineceğiz. Vakarı, tevazuyu, bizlere yakışan dik ve haysiyetli duruşu göğsümüzde bir şeref madalyası olarak her zaman gururla taşıyacağız. Muhalefetin bizi hapsetmek istediği sığ gündemlerin peşine asla ama asla takılmayacağız. CHP içindeki Bizans oyunlarının, kayıkçı kavgalarının tarafı olmayacağız. Hep söylediğim gibi biz işimize bakacağız. Milletimize layıkıyla hizmet etmeye bakacağız. Türkiye Yüzyılı'nı kardeşlik içinde inşa etmeye bakacağız. Terörsüz Türkiye hedefine bir an önce ulaşmaya bakacağız" açıklamalarında bulundu.

Mehmet Kalay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Şahin, TCDD Lojmanlarının restorasyon çalışmalarını inceledi Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, şehir merkezinde uzun yıllardır atıl durumda bulunan TCDD Lojmanları’nda sürdürülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek proje hakkında detaylı bilgi aldı. Gaziantep’in tarihi ve kültürel kimliğine önemli katkılar sunması hedeflenen proje kapsamında, çevre dostu, modern ve yeşille iç içe bir yaşam alanı oluşturulması amaçlanıyor. Çalışmaları sahada inceleyen Başkan Fatma Şahin, projede gelinen son durum hakkında teknik ekipten bilgi alırken, hazırlanan örnek binada da detaylı incelemelerde bulundu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Koruma Daire Başkanlığı tarafından yürütülen restorasyon çalışması, toplam 25 bin 600 metrekarelik geniş bir alanı kapsıyor. Proje kapsamında alanın 10 bin metrekarelik bölümünün tamamen yeşil alan olarak düzenlenmesi planlanıyor. Her biri 170 metrekare bina oturumuna sahip toplam 12 bina ile içerisinde 79 metrekare kapalı kullanım alanına sahip 48 bağımsız bölümden oluşan lojman yapılarının yeniden düzenlenmesini kapsayan proje, kentin sosyal ve kültürel yaşamına yeni bir soluk kazandırmayı hedefliyor. Tarihi dokunun korunarak modern yaşam ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden işlevlendirilmesini amaçlayan vizyoner proje tamamlandığında, Gazi şehrin marka değerine önemli katkı sunması bekleniyor.
Van Çaldıran’da din görevlileri vatandaşı bilgilendirdi Van’ın Çaldıran Müftülüğü görevlileri, Kurban Bayramı öncesi vatandaşların dini vecibelerini huzurlu, doğru ve usulüne uygun şekilde yerine getirebilmeleri amacıyla canlı hayvan pazarında kapsamlı bir rehberlik faaliyeti gerçekleştirdi. İlçe Müftülüğüne bağlı din görevlilerinden oluşan heyet, kurban pazarını dolaşarak hem kurbanlık satışı yapan üreticilerle hem de ibadetlerini eda etmek üzere pazara gelen alıcılarla bir araya geldi. Yoğun ilgiyle karşılanan din görevlileri, kurban fıkhına dair merak edilen konuları aydınlatarak sahada rehberlik hizmeti sundu. Ziyaret boyunca din görevlileri, bir hayvanın kurban olabilmesi için taşıması gereken yaş sınırları ve ibadete engel teşkil edecek kalıcı kusurlar (körlük, belirgin topallık, aşırı zayıflık) hakkında fıkhî ölçüleri paylaştı. Bunun yanı sıra kurban pazarındaki alışverişlerin İslam ahlakına uygun olarak karşılıklı rıza, dürüstlük ve hoşgörü çerçevesinde yapılması gerektiği hatırlatıldı. Büyükbaş hayvanlarda ortaklık şartları, kredi kartıyla kurban alımı ve vekaletle kurban bağışı gibi hassas konular Diyanet İşleri Başkanlığı fetvaları doğrultusunda vatandaşlara aktarıldı. Yapılan saha çalışması ve kurban ibadetinin manevi boyutuna ilişkin açıklamalarda bulunan İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, kurbanın sadece bir mali ibadet değil, aynı zamanda bir yakınlaşma ve paylaşma vesilesi olduğunu vurguladı. Müftü Geylani, "Kurban ibadeti, bizleri Yüce Allah’a yakınlaştıran, toplumdaki yardımlaşma ve kardeşlik bağlarını kuvvetlendiren çok müstesna bir zamandır. Vatandaşlarımızın bu büyük ibadeti herhangi bir şüpheye düşmeden, tam bir gönül huzuruyla yerine getirebilmesi bizler için çok önemli. Din görevlilerimizle birlikte kurban pazarını ziyaret ederek hem üretici esnafımızın yanlarında olduğumuzu hissettirmek hem de alıcı vatandaşlarımızın zihnindeki fıkhî soruları birinci ağızdan yanıtlamak istedik. Ticaretin ahlaki boyutundan hayvan refahına, kesim şartlarından çevre temizliğine kadar her alanda rehberlik sunuyoruz. İlçe Müftülüğü olarak bayram sabahına kadar halkımızı aydınlatmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle şimdiden tüm vatandaşlarımızın ibadetlerinin kabulünü diliyor, üreticilerimize hayırlı ve bereketli kazançlar temenni ediyorum" dedi. İlçe Müftülüğü, kurban pazarlarındaki bu rehberlik ve bilgilendirme faaliyetlerinin bayram arefesine kadar periyodik olarak devam edeceğini bildirdi.
Batman Kayıp kadın için arama çalışmaları sürüyor Muş’ta dereye kapılarak kaybolan 61 yaşındaki Gülsime Yıldız’ı arama çalışmaları Batman sınırlarında yoğun şekilde sürdürülüyor. Edinilen bilgilere göre, Muş ili merkez ilçesine bağlı Cevizlidere köyünde ikamet eden Gülsime Yıldız, 20 Mayıs 2026 tarihinde saat 16.25 sıralarında ailesiyle birlikte ot toplamak amacıyla gittiği Cevizlidere köy deresinde, vatandaşların kendi imkanlarıyla kurduğu tahta köprüden geçmeye çalıştığı sırada dengesini kaybederek akıntıya kapıldı. Yıldız, kısa sürede gözden kayboldu. Şahsın kaybolduğu Cevizlidere Çayı’nın Batman’ın Sason ilçesindeki Sarı Çoban Çayı’na bağlanarak devam ettiği belirtilirken, kaybolduğu nokta ile baraj bölgesi arasında Muş sınırlarında 28 kilometre, Batman sınırlarında ise 36 kilometrelik alan bulunduğu öğrenildi. Toplam 64 kilometrelik arama bölgesi sektörlere ayrılarak günlük tarama planı oluşturuldu. Arama çalışmalarına AFAD koordinesinde jandarma, sağlık ekipleri, Batman Belediyesi ile çok sayıda arama kurtarma sivil toplum kuruluşu katılıyor. Kaşyayla köyü mevkiinde sürdürülen çalışmalara AFAD’dan 3 araç 8 personel ve 4 gönüllü, jandarmadan 4 araç 22 personel, UMKE’den 1 araç 5 personel, itfaiyeden 1 araç 2 personel, Kızılay’dan 1 araç 4 personel, ANDA Arama ve Kurtarmadan 1 araç 10 personel ile Umut Kervanı Arama ve Kurtarmadan 1 araç 3 personel katıldı. Bölgede toplam 12 araç ve 54 personelle arama kurtarma faaliyeti yürütüldü. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, bölgede etkili olan yağışlar nedeniyle su debisinin yükseldiği, arazinin sarp ve uçurumlarla kaplı olması sebebiyle kıyı taramalarında zorluk yaşandığı bildirildi. Çalışmaların dron destekli sürdürüldüğü belirtilirken, şu ana kadar kayıp vatandaşa ait herhangi bir iz veya emareye rastlanmadığı öğrenildi.
Gaziantep Gaziantep Büyükşehir’den bayram mesaisi Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kurban Bayramı öncesi teknik ekiple bir araya gelerek zabıta denetimleri, ilaçlama çalışmaları, kurban yakalama timi ve kent genelindeki bayram hazırlıkları hakkında son durumu değerlendirdi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde kent genelindeki hazırlıklarını tamamladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, ilgili daire başkanları ve teknik ekiple bir araya gelerek bayram süresince yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Toplantıda başta zabıta denetimleri olmak üzere kurban satış alanlarındaki kontroller, ilaçlama çalışmaları, trafik düzenlemeleri ve muhtemel büyükbaş hayvan kaçışlarına karşı oluşturulan kurban yakalama timinin son durumu ele alındı. "Bayramda en önemli başlıklardan biri temizlik ve ilaçlama" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin yaptığı konuşmada bayram süresince tüm ekiplerin koordinasyon halinde görev yapacağını belirterek, "Kurban Bayramı sadece ibadet değil aynı zamanda çok ciddi bir şehir organizasyonu. Vatandaşlarımızın huzurlu, güvenli ve sağlıklı bir bayram geçirmesi için bütün ekiplerimiz sahada olacak. Zabıta denetimlerinden trafik düzenlemelerine, ilaçlama çalışmalarından kurban yakalama timlerine kadar her başlığı tek tek değerlendiriyoruz" dedi. Kent genelindeki hazırlıkların uzun süredir sürdüğünü aktaran Şahin, "Özellikle vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için kurban satış alanlarında denetimlerimizi artırdık. Hileli tartı ve ölçü aletlerine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Bayram boyunca ekiplerimiz 24 saat esasına göre görev yapacak" ifadelerini kullandı. Şahin, kurban satış ve kesim alanlarında çevre ve halk sağlığının korunmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirterek, "Temizlik, ilaçlama ve atık yönetimi konusunda bütün teknik ekiplerimiz sahada olacak. Vatandaşlarımızdan da belirlenen kurallara hassasiyet göstermelerini bekliyoruz" diye konuştu. "İlaçlama ekiplerimiz tüm alanlarda görevde" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Gazi Kördeve ise bayram sürecinde özellikle ilaçlama çalışmalarına yoğunluk verildiğini belirterek kurban satış ve kesim alanlarında vatandaş sağlığını korumaya yönelik kapsamlı çalışma yürütüldüğünü söyledi. Kördeve, ekiplerin hem kurban satış noktalarında hem de atık bırakma alanlarında düzenli ilaçlama yaptığını aktararak, bayram süresince oluşabilecek olumsuzlukların önüne geçmek için tüm teknik birimlerin koordinasyon halinde çalışacağını belirtti. Kördeve ayrıca kent genelinde yürütülen "sarı bayrak" uygulamasına da değinerek özellikle hijyen, temizlik ve düzen konusunda gerekli kriterleri sağlayan işletmelere yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. "Denetimler bayram boyunca sürecek" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Salih Yıldırım, kurban satış alanlarında denetimlerin aralıksız sürdüğünü belirterek, bayram öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını söyledi. Yıldırım, "İlgili birimlerimizle beraber iş birliği içerisinde tüm ekip olarak sahadayız. Satış yerleri ve özellikle kesim yerlerinde tüm tedbirlerimizi aldık" dedi. "Kurban yakalama timlerimiz hazır" Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma ve Veterinerlik Hizmetleri Daire Başkanı Celal Özsöyler ise büyükbaş hayvan kaçışlarına karşı kurban yakalama timlerinin hazır bekletildiğini ifade etti. "Kurban satış alanlarında denetimler artırıldı" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekipleri, Kurban Bayramı öncesinde kent genelindeki denetimlerini yoğunlaştırdı. Kurban satış alanları, alışveriş bölgeleri ve yaya yoğunluğunun bulunduğu noktalarda görev yapan ekipler, özellikle tartı ve ölçü aletlerine yönelik kontrollerini sıklaştırdı. Vatandaşları yanıltmaya yönelik hileli tartı ve ölçü aletlerinin tespit edilmesi halinde yasal işlem uygulanacağı ve ölçüm cihazlarına el konulacağı bildirildi. Çaybaşı Besi Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere belediye tarafından belirlenen satış alanlarında çalışma yürüten ekipler, belirlenen bölgeler dışında gerçekleştirilen kaçak satışlara da müdahale ediyor. Çalışmalarla haksız rekabetin ve menşei belirsiz hayvan satışlarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Vatandaşlar, şüphe duydukları durumlarda "ALO 153 İhbar Hattı" üzerinden zabıta ekiplerine ulaşabilecek. Öte yandan kurban kesimi sonrası oluşacak hayvan atıkları için kentte belirli noktalar vatandaşların kullanımına açıldı. Vatandaşlar hayvan atıklarını Şehitkamil ilçesi Sacır Mahallesi 9 Nolu Cadde’ye, Sacır Mahallesi Muayene İstasyonu Fırat Kasap karşısına, Sacır Mahallesi Güven Kasap karşısına, Aydınlar Mahallesi Lara Düğün Salonu karşısına, Sinan Hayvan Pazarı karşısına ve Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesi yanına bırakabilecek.
Adıyaman Başkan Ekrem Çadır’dan Kurban Bayramı mesajı AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır, bayramların, birliğin, kardeşliğin ve muhabbetin pekiştiği, gönüllerin buluştuğu müstesna zamanlar olduğunu, Kurban Bayramı’nın da paylaşmanın, fedakarlığın ve yakınlaşmanın en derin sembollerinden biri olduğunu belirtti. Başkan Çadır, "6 Şubat depreminde büyük acıları yaşayan Adıyaman’ımızda, bu yakınlaşmalara, bu birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemlerdir. Mevla bizi bu vesileyle kendisine ve birbirimize yakınlaştırsın. Mazlumların sesine kulak vermek, komşumuzu gözetmek ve ihtiyaç sahiplerini unutmamak, bu bayramın ruhuna en çok yakışan davranıştır. İnşallah bu Kurban Bayramı da ülkemiz ve dünya üzerindeki bütün musibetlerin uzaklaşmasına ve mazlum Filistin halkının özgürlüğüne vesile olur. Elbette bayramlarımız sıla-ı rahim ziyaretlerinin yapıldığı, uzunca bir zamandır görüşmeyenlerin görüştüğü, dargın ya da kırgınların olup bitenleri unutup barıştığı, özellikle de çocukların bir başka mutlu oldukları zamanlardır. Yüce Rabbim, yüreğimizden sadakati, teslimiyeti ve muhabbeti hiç eksik etmesin. Dini bayramlarımız birliğin, dirliğin ve beraberliğin; huzur, barış, saygı, sevgi ve kardeşliğin ifadesi olmasının yanı sıra hiç kuşkusuz kendi içinde çok özel ve derin anlamlar barındırır. Şüphesiz her ibadetimiz Allah içindir, Allah’ın rızasını kazanmak içindir. AK Parti teşkilatlarımızla, milletvekillerimizle, belediye başkanlarımızla ve il genel meclis üyelerimizle Adıyaman’ımıza, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendinin öncülüğünde asrın felaketinden asrın birlikteliğine dönüştürdüğümüz şehrimize en güzel şekilde hizmet etmenin, hizmet götürmenin çabası içerisinde olduk. İnşallah Adıyaman’ımızın yeniden inşası ve ihyasında Adıyaman’ın kalkınmasına öncülük edecek hizmetlerle hemşehrilerimizin refahını, yaşam kalitesini daha da yükseklere taşıyacağız. AK Parti Teşkilatı olarak sürekli sahada depremzedelerimiz ve hemşehrilerimizi bir an olsun yalnız bırakmamaya gayret gösterdik. Asrın felaketinin yaralarını devlet millet el ele omuz omuza vererek asrın dayanışmasıyla sardık, sarmaya devam ediyoruz. Kayıplarımızı geri gelmesede depremzede kardeşlerimizin büyük çoğunluğunu yeni yuvalarına kavuşturmanın mutluluğunu yaşadık. Bu duygu ve düşüncelerle Adıyamanlı hemşehrilerimizin ve tüm İslam âleminin Kurban Bayramını en içten dileklerimle kutluyor bu bayramın gönüllerimize ferahlık, sağlık, hanelerimize mutluluk, ülkemize aydınlık gelmesi dileğiyle, tüm hemşehrilerime sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum" diye konuştu.
Gaziantep Şahin: "Kurban Bayramı, insanlığın vicdanını ve kardeşliğini hatırlatan en kıymetli mirastır" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Başkan Şahin mesajında, Kurban Bayramı’nın paylaşmanın, dayanışmanın ve manevi yakınlığın güç kazandığı müstesna zamanlardan biri olduğunu belirterek, bayramların toplumları bir arada tutan en güçlü değerlerden biri olduğuna dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın sadece bir ibadet değil; aynı zamanda yardımlaşmanın, merhametin, vefanın ve gönül birliğinin en güzel yansıması olduğunu ifade eden Şahin, "Bayramlar, gönüller arasında köprü kuran, kırgınlıkları sona erdiren, paylaşmayı çoğaltan özel günlerdir. Aynı sofrada buluşmanın, aynı duaya amin demenin, ihtiyaç sahibinin kapısını çalmanın anlamını yeniden hatırladığımız bu mübarek günler; bizi millet yapan değerlerin de en güçlü taşıyıcısıdır. Gaziantep, tarih boyunca dayanışma kültürüyle öne çıkan, zor zamanlarda birlik ruhunu büyüten kadim bir şehir olmuştur. Bayramların bereketini paylaşmayı bilen bu şehirde, komşuluk, vefa ve gönül bağı her zaman en kıymetli değerler arasında yer almıştır. Kurban ibadeti; sahip olduklarımızı paylaşabilmenin, yalnızca kendimizi değil çevremizi de düşünmenin, dayanışmayı hayatın merkezine koymanın en anlamlı ifadelerinden biridir. Özellikle çocuklarımızın bayramın manevi atmosferini yaşayarak büyümesi, geleneklerimizin ve kültürümüzün geleceğe taşınması açısından büyük önem taşımaktadır. Dünyanın farklı bölgelerinde savaşların, yoksulluğun ve acının gölgesinde yaşam mücadelesi veren milyonlarca insan varken; bugün her zamankinden daha fazla vicdana, merhamete ve birlik ruhuna ihtiyaç duyuyoruz. Kurban Bayramı’nın insanlığa umut, huzur ve kardeşlik getirmesini temenni ediyoruz. Asırlardır paylaşmayı, komşuluğu, yardımlaşmayı ve gönül kazanmayı medeniyet anlayışının merkezine yerleştiren bir millet olarak; bu bayramda da büyüklerimizi unutmadan, çocuklarımızı sevindirerek, ihtiyaç sahiplerinin yanında olarak bayramın bereketini hep birlikte yaşamalıyız. Bu duygu ve düşüncelerle tüm vatandaşlarımızın ve İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutluyor; bayramın ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, bereket ve esenlik getirmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi.