DÜNYA - 11 Ekim 2024 Cuma 21:05 | Son Güncelleme : 11 Ekim 2024 Cuma 21:16

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sırbistan ile ticaret hacmi hedefimiz 5 milyar dolar”

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Sırbistan İş Forumu'nda yaptığı açıklamada, “Sırbistan ile ticaret hacmimiz iki yıl üst üste rekor kırarak 2 milyar doları aştı. Bu senenin ilk 9 ayında, geçen senenin rakamını yakalamamız, güçlenen ivmenin işaretidir. Bizim asıl hedefimiz 5 milyar dolar” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sırbistan'daki temaslarını sürdürüyor. Erdoğan, başkent Belgrad'da DEİK/Türkiye-Sırbistan İş Konseyi ve Sırbistan Ticaret Odası (PKS) tarafından düzenlenen Türkiye-Sırbistan İş Forumu'nda hitap etti. Erdoğan yaptığı konuşmada, bakanların ve iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcilerinin yer aldığı geniş bir heyetle gerçekleştirilen Sırbistan ziyaretinin bu ülkeye verilen önemin açık bir göstergesi olduğunu söyledi. Erdoğan, “Türkiye-Sırbistan İş Forumu'nun ülkelerimiz ve siz iş adamlarımız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ülkelerimiz arasındaki iş birliğini, tarihi ve kültürel bağlarımızdan ilham alarak daha da geliştirme gayretindeyiz. Bölgede istikrar ve refahın hüküm sürmesi için Sırbistan ile birlikte çalışıyor, bunu yaparken de güçlü ekonomiler inşa ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

“Ticaret hacmimiz iki yıl üst üste rekor kırarak 2 milyar doları aştı”

İş dünyası ufkunu ve ticaret diplomasilerini dünyanın her yerinde yenilikçi ve etkili girişimlerle genişletmek için durmaksızın mesai harcadıklarını belirten Erdoğan, “Sırbistan değerli dostum Vucic'in liderliğinde her alanda olduğu gibi ekonomide de ciddi reformları hayata geçiriyor. Sırbistan'ın ekonomik yükselişini biz de yakından ve ilgiyle takip ediyoruz. 2023 senesinde bölgeye yönelik yabancı yatırımların yüzde 60'ından fazlasının 4,5 milyar euro ile Sırbistan'a yapılmış olması bu nedenle şaşırtıcı değildir” şeklinde konuştu.

Sırbistan'la ekonomik ve ticari iş birliğini ikili ilişkilerin lokomotifi olarak gördüklerini vurgulayan Erdoğan, “Bu alanda iki ülke olarak, kısa sürede gerçekten çok önemli mesafe aldık. Ticaret hacmimiz iki yıl üst üste rekor kırarak 2 milyar doları aştı. Bu senenin ilk 9 ayında, geçen senenin rakamını yakalamamız, güçlenen ivmenin işaretidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan'la asıl hedefin 5 milyar dolar olduğunu ve bu hedefe ulaşmak için Sırbistan makamlarıyla birlikte çalışıldığını ifade etti.

“Firmalarımız, Sırbistan'da yaklaşık 9 bin 600 kişiye istihdam sağlıyor”

Türk şirketlerinin Sırbistan'da istihdam oluşturan yatırımlarının arttığını vurgulayan Erdoğan, “Sırbistan'da Türk sermayeli yaklaşık 850 yatırımcımız mevcut. Bu şirketlerin ürettiği katma değer son 12 yılda, 1 milyon dolardan 405 milyon dolar seviyesine çıktı. Firmalarımız, Sırbistan'da ayrıca, yaklaşık 9 bin 600 kişiye istihdam sağlıyor. Müteahhitlerimiz ise 95 adet projeyle, 1 milyar doları aşan iş hacmini yakaladı. 842 firmamız, Sırbistan'daki faaliyetlerini sürdürürken, fabrikalarımızın sayısı, 20'nin üzerinde. Halk Bank'ın buradaki faaliyetleri, Türkiye olarak Sırbistan ekonomisinin parlak geleceğine olan güvenimizin delilidir” diye konuştu.

“Sağlık, enerji, bilgi ve iletişim teknolojisi alanlarında önemli potansiyele sahibiz”

Türkiye ve Sırbistan arasındaki ilişkilerin bulunduğu seviyede Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic'in önemli katkıları bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendisine bu vesileyle bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bu samimi ve güçlü desteğin önümüzdeki süreçte artarak devam edeceğine yürekten inanıyorum. Nitekim bugün, Sayın Vucic ile görüşmelerimizde iş dünyamıza daha fazla katkıda bulunacağımızı enine boyuna değerlendirdik. Türkiye ile Sırbistan iş çevreleri arasında çok geniş bir iş birliği imkanı bulunduğu konusunda mutabıkız” dedi.
Bu potansiyeli değerlendirmek için daha fazla çalışacaklarını kaydeden Erdoğan, “Sağlık, enerji, bilgi ve iletişim teknolojisi alanlarında önemli potansiyele sahibiz. Bu alanlardan daha fazla faydalanmalıyız. Özellikle savunma sanayi alanında adımları birlikte atmak, her iki ülkenin de menfaatine olacaktır. Ortak basın toplantımızda da ifade ettiğim üzere, bilhassa savunma sanayi alanındaki diyaloğumuzu artırmamızın çok önemli olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Dijital Avrupa kapsamındaki projelerde de Sırbistan'la birlikte çalışmaya hazır olunduğunu söyledi.

“Farklı alanlarda imzalanan 11 yeni anlaşma ile ilişkilerin ahdi zemini güçlendirdik”

İki ülke arasında turizmin gelişiminin hem ekonomiye hem de halklar arasındaki bağlara önemli katkılar sunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu senenin sonunda, Sırbistan'dan Türkiye'ye gelen turist sayısının 360 bin olan 2022 yılındaki rekoru, aşacağını ümit ediyorum. Türk vatandaşlarının da Sırbistan'ı ziyaret eden turistler arasında ilk sıraya yerleşmesi, bizi ayrıca memnun ediyor. Kimlikle seyahat protokolünün onaylanmasını müteakip, bu sayılarda tabiatıyla kayda değer artış yaşanmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Bugün Vucic ile gündemdeki konuları yapıcı ve samimi bir atmosferde ele aldıklarını ifade eden Erdoğan, “Farklı alanlarda imzalanan 11 yeni anlaşma ile ilişkilerin ahdi zemini güçlendirdik. Türkiye ile Sırbistan arasındaki iş birliğinin pekiştirilmesi için sağlam bir iradenin bulunduğunu bir kez daha görmüş olduk. Kıymetli dostumun Türkiye'ye, Türkiye ile yakın münasebetlere ve Türk iş dünyasına verdiği önemi ve değeri, ben çok iyi biliyorum. Bugün iki ülke ilişkilerinde ulaştığımız müstesna seviyede Sayın Vucic'in şahsi gayretlerinin çok büyük payı var. Ortak çalışmalardan aldığımız güzel sonuçların ve örneklerin sayısını artırmaya devam etmeliyiz. Sizlere şunu açık ve net söylemek isterim. Değerli dostum Sayın Vucic ile birlikte bu süreçte üzerimize düşeni yapmaya her zaman hazırız. Sırbistan'dan ülkemize yatırım yapacak müteşebbislere de kapımız sonuna kadar açıktır. Türk firmalarının Sırbistan'da bulduğu samimi ve güvenli ortamı, Sırp yatırımcıların da Türkiye'de tecrübe edeceğinden kimsenin şüphesi olmasın” şeklinde konuştu.

“Türkiye, dünyanın en başarılı ülkelerinden biri”

Forumdaki konuşmasında Türk şirketlerinin Sırbistan ekonomisine katkılarından övgüyle söz eden Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, “40 yıl önce görünümün nasıl olduğunu lütfen hatırlayın. Bugün Türkiye'ye gittiğinizde orası artık aynı ülke değil. Bugün Türkiye, dünyanın en başarılı ülkelerinden biri. Korkarım, kabul etmek isteyenlerin sayısı çok az, her zaman bir kızgınlık var. Çok az insan yapılan ilerlemeyi görüyor. Ve bu ilerleme, Erdoğan sayesinde yapıldı. Bunu düşündüğümde, bizim de bu hızla ilerlemek için neler yapmamız gerektiğini biliyorum” dedi.

Konuşmasında Vucic, “Bir ay içerisinde Novi Sad - Subotica demiryolunu açıyoruz. Böylelikle Budapeşte ile bağlantı sağlayacağız. Bu da Belgrad'dan, Niş'ten veya Sırbistan'ın güneyindeki diğer şehirlerden İstanbul'a birkaç saat daha hızlı ulaşabileceğimiz anlamına geliyor. Yeni birçok havayolu hattı üzerinde çalıştık ve daha fazlasını yapacağız” diye konuştu.
Vucic, “Bizi kurtaracak olan şey çalışmaktır. Küçük sayılamayacak başarılar elde ettik ancak iktidardayken bunlar her zaman az kabul edilir. Yine de birçok hayalimiz var. Bu hayallerin çoğunu, Türkiye'nin yardımıyla gerçekleştirebiliriz” dedi.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii alanında iş birliği sözü verdi”

Türkiye ile iş birliğinin Sırbistan için hayati olduğunu söyleyen Vucic, “Kendi çabalarımız ve iş birliği ile ülkemizi kalkındırabileceğimizi gördük. Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii alanında iş birliği ve 2027 EXPO'ya önemli bir katılım gerçekleştirme sözü verdi” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Olpak, Türk iş insanlarına pozitif ayrımcılık talep etti

DEİK Başkanı Nail Olpak ise konuşmasında, Foruma Türkiye'den 150, Sırbistan'dan ise 180 iş insanının katıldığını söyledi. Olpak, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesi için vizesiz seyahat ve halihazırda üzerinde çalışılan kimlikle seyahatin büyük önem arz ettiğini ifade etti. Konuşmasında Sırbistan'dan Türk firmalarına pozitif ayrımcılık talebinde bulunan Olpak, “Avrupa'ya tedarik noktasında iki önemli ülke olarak, yeşil ve dijital ekonomi konusunda ortak adımlar atabiliriz diye düşünüyorum” dedi.

Olpak konuşmasının sonunda, “Türk ve Sırp iş dünyasının temsilcileri olarak ticaret ve yatırım alanında yaptıklarımızın yanında ticari diplomasi alanında da iz bırakmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Sırbistan Ticaret Odası Başkanı Marko Cadez ise foruma Sırbistan'dan 177, Türkiye'den ise 120 firmanın katıldığını ve temaslar çerçevesinde Türk ve Sırp iş insanlarının karşılıklı ticareti artırmak için birçok anlaşmaya ulaştığını duyurdu.
Türkiye-Sırbistan İş Forumu, Türkiye ve Sırbistan'dan ulaşım, altyapı, turizm, finans ve tekstil sanayi alanlarından firmaların temsilcilerini bir araya getirdi.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Türk dünyası şairleri BUÜ’de buluştu Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Türk dünyasının kültürel bağlarını güçlendiren bir organizasyona ev sahipliği yaptı. BUÜ bünyesindeki Türk Dünyası ve Kültürü Topluluğu ile Genç Kalemler Topluluğu’nca düzenlenen "Türk Dünyası Şairler Buluşması", beş farklı Türki Cumhuriyetlerden gelen sanatçıları ve çok sayıda protokol üyesini bir araya getirdi. BUÜ Mühendislik Fakültesi Dr. Arif Ağaoğlu İleri Teknolojiler Merkez Laboratuvar Salonu’nda gerçekleştirilen uluslararası etkinlikte; Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan ve Kırgızistan Cumhuriyetlerinden gelen şairler, yazdıkları eserleri Türkiye Türkçesi ve ana dilleriyle seslendirerek katılımcılara bir dil şöleni sundu. Etkinliğe BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ayhan Sarsıcı, Osmangazi Belediyesi Başkan Vekili Murat Hoşgörü, Bursa Göç İdaresi Müdürü Haşim Özcan, TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılım sağladı. Türk dünyası ezgileri BUÜ’de hayat buldu Programda şiirlerin yanı sıra Türk dünyasının müzikal zenginliği de sahneye taşındı. BUÜ mezunu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü Türk Halk Müziği Bölümü saz sanatçısı Alim Hüseyinoğlu’nun seslendirdiği türkülerin ardından; BUÜ Eğitim Fakültesi Kazakistan uyruklu öğrencisi Ayşe Yersinbek Kazak millî sazı dombra, BUÜ mezunu Çolpan Kambarova ise Kırgız millî sazı komuz ve Türk dünyasına ait eserlerle etkinliğe katıldı. Ayrıca BUÜ Azerbaycan Kültür ve Sanat Topluluğu üyelerinden Kemale Memmedova ve Amal Babayev, sergiledikleri Azerbaycan halk oyunları ile beğeni topladı . Akademisyenlere uluslararası madalya Program kapsamında Türk dünyasına sağladıkları katkılar nedeniyle BUÜ’lü isimlere ödüller verildi. Kırgızistan Uluslararası "Kırgız Akın" Yazarlar Birliği tarafından "Cengiz Aytmatov Madalyası" ile "Teşekkür Mektubu", Kazakistan "DüniyeTalanttarı" Birliği tarafından ise "Ahmet Yesevi Madalyası" ile "Teşekkür Belgesi" takdim edildi. Ödüller; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’a, Türk Ocakları Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı’ya, Türk Dünyası ve Kültürü Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Alev Sınar Uğurlu’ya, Genç Kalemler Topluluğu Danışmanı Doç. Dr. MinaraAliyeva Çınar’a ve BUÜ Ali ŞirNevai Özbek Dil ve Kültür Merkezi Müdürü Surayyo Khodjoyeva’ya sunuldu. Yurt dışı gezisi nedeniyle törende bulunamayan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’ın "Ahmet Yesevi Madalyası ve Sertifikası", kendilerine makamında takdim edildi. Konuk şairlere ve organizasyonda görevli BUÜ öğrencilerine de teşekkür belgelerinin verildiği program, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı’nın birlik ve beraberlik vurgusu yaptığı kapanış konuşması ile sona erdi.
Sakarya Asırlık çarşıda tezgahlar sanal vitrine taşınıyor: Esnaf e-ticaretle yüzleşiyor Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 18 ve 19. yüzyıllara uzanan geçmişiyle kentin önemli ticaret merkezlerinden biri olan Uzun Çarşı’da, geleneksel esnaflık anlayışı ile modern ticaret yöntemleri arasındaki rekabet dikkat çekiyor. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bazı esnaflar yüz yüze satıştan vazgeçmezken, bazıları ise tezgahını internete taşıyarak e-ticarete yöneliyor. Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bulunan ve tarihi 18-19. yüzyıllara kadar uzanan Uzun Çarşı’da, nesilden nesle aktarılan dükkanlarda esnaflık yapan birçok isim, e-ticaretin kendilerini maddi anlamda etkilemediğini belirtirken, esnaf-müşteri samimiyetini öldürdüğüne inanıyor. İnternet satışını tercih eden aksesuar mağazası sahibi Hüseyin Oğuz Çelik ise gelirinin yarısının internet üzerinden yaptığı satışlardan geldiğini, çağa ayak uydurmayan esnafın ise yakında zamanda batma riski ile karşı karşıya kalacağını ifade etti. "İnternetten satıştan uzak duruyoruz" Uzun Çarşı’da babasının 45 yıllık gümüşçü dükkanında küçüklüğünden beri çalışan ve yakın zamanlarda devralan Sezer Akyıldız, uzun yıllardır aynı konumda esnaflık yapmanın kendilerine düzenli müşteriler kazandırdığını ve o müşteriler olmadan gelişen teknolojik ticaret sebebiyle zor günler yaşayabileceklerini belirtti. Akyıldız, "Babamdan devraldım. Esnaf şimdi kira ödüyor, sigorta ödüyor, eleman çalıştırıyor. Bir sürü giderimiz var, bunların haricinde iş yapmamız lazım ki bu giderleri karşılayabilelim. İş yapamayınca tabi ki zora düşüyoruz. İnsanlar bizi tanır, güven verdiğimizden dolayı bizi tercih ediyorlar. İnternetten satılan ürünlerde yüzde 29 gibi bir komisyon ödüyorsun belirli kurumlara. Bu sebepten internete çok yanaşmıyoruz, internetten satıştan uzak duruyoruz. 45 yıldır biz bu sektördeyiz, bizim düzenli ve oturmuş müşterimiz olmasa internet yüzünden dükkanı kapatır giderdik" dedi. "Genç nesil dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyor" Genç neslin artık çarşıda gezerek değil internet üzerinden veya alışveriş merkezlerinden ihtiyaçlarını karşıladıklarını ifade eden 40 yıllık ayakkabı dükkanı sahibi Sinen Pekçetin, "Aşağı yukarı 40 yıl gibi bir süredir esnaflık hayatım var. Eski müşteri yoğunluğumuz yok tabi ki. Bizden önceki kuşaklar rahmeti rahmana kavuştu artık. Genç nesilde buraları pek fazla tercih etmedikleri için dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyorlar. Burayı bilenler, daha önce buradan alışveriş yapanlar ve onların çocukları buraya geliyor. Bizim müşterilerimiz genelde görerek alan modeller. Görüp giyip, üzerine denedikten sonra ancak alıyorlar. Müşterilerle olan samimiyetimiz ve eski esnaf sıcaklığımızdan dolayı bizi tercih ediyorlar. Abi kardeş, abla kardeş ilişkisi gibi ilişkiler kuruyoruz müşterilerimizle" diye konuştu. "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var" Yıllardır Uzun Çarşı’dan alışveriş yaptığını belirten 80 yaşındaki Engin Bakır ise konuyla alakalı "Yüz yüze esnaftan alışveriş yapmayı seviyorum. Pazarlık yapmayı seviyorum. Alacağım malı görerek alırsam daha iyi oluyor. Sağlamlığını oradan anlıyorum. Hep peşin ve görerek almaya çalışıyorum" derken 47 yaşındaki Yusuf Ekşi ise, "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var. Bugün bize eski kafalı diyorlar, geri kafalı diyorlar. Evet kabul ediyoruz, eski kafalıyız. Bir şeyi dokunarak almayı severiz. Ne alacaksak alalım onu göreceğiz, dokunacağız, hissedeceğiz. Ondan sonra bedeli neyse ödeyerek alma taraftarıyız. İnternette yapmış olduğumuz alışverişler biraz sıkıntılı. Dolandırıcılık çok yüksek. Burada esnaf seni dolandırmaz. Gösteriyor, malı ortada. Bakıyorsun hoşuna gitti verirsin parasını alırsın. İnternet güvensiz geliyor bana. O yüzden internetten alışveriş yapmam. Esnafı tercih ederim. Onları kalkındırmalıyız çünkü onlarla geçim daha rahat" şeklinde konuştu. "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor" Babasının 25 sene önce açtığı aksesuar dükkanında, ilk başlarda okul çıkışlarında yardım ederek çalışmaya başlayan ve gelişen teknoloji çağına ayak uydurmak için mağazada ki ürünlerin internet üzerinden de satışını yapan Hüseyin Oğuz Çelik, "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor. Bizim sektörümüz açısından, özellikle kıyafet, giyim, aksesuar sektörlerinde internette olman gerekiyor ama bir gıda sektörü için belki olmayabilir. E-ticarete başlayalı yaklaşık bir sene olacak. Şu an gelir konusunda yarı yarıya gidiyor gibi bir durum var" ifadelerini kullandı. "Ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın" Esnaflığın kurallarından birinin çağa ayak uydurmak olduğunu belirten Çelik, "E-ticarete herkesin girmesi gerekiyor. Eskiden Sakarya nüfusu çok daha düşüktü, herkes markaydı. Tatlıcı denince bir kişi, kıyafet denince iki kişi biliniyordu. Artık nüfus 2 milyon oldu. Artık kimse kimseyi pek tanımıyor. Yerel markaların pek bir önemi kalmıyor. İlçeler arası alışverişe bile kimse pek gitmiyor. Esnaflığın zaten kuralı budur, çağa ayak uyduramazsan hala burada kösele benzeri eski şeyler satmaya devam edersen çağın gerisinde kalırsın. Bu kredi kartına, pos cihazına geçmemekte inat etmek gibi bir şey. Bu tarz teknolojilere ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın, nasıl battığını da anlamazsın" dedi.