POLİTİKA - 24 Nisan 2023 Pazartesi 16:48

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Yok dedikleri fabrikada 3 dakikada bir araç üretiliyor'

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Yok dedikleri fabrikada 3 dakikada bir araç üretiliyor'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gemlik'te yapılacak batarya fabrikası ile 10 yılda milli gelire 30 milyar avro, cari açığın azaltılmasına da 10 milyar avro üzerinde katkı sağlanacağını söyledi. TOGG üzerinden muhalefeti de eleştiren Erdoğan, "Muhalefetin fabrikası yok dediği TOGG'un Gemlik'teki tesislerinde her üç dakikada bir araç üretiliyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Siro Batarya Geliştirme ve Üretim Kampüsü Temel Atma Töreni'ne katıldı.

Törende konuşan Erdoğan, geçtiğimiz haftanın Türkiye Yüzyılı vizyonu açısından adeta bir hasat dönemi olduğunu vurgulayarak, "Bugüne kadar ülkemize yaptığımız altyapı yatırımlarının insan kaynağı yatırımlarının önemli meyvelerini tek tek topladık. Bor madeninin katma değerinin cevherden mücevhere anlayışıyla üç yüz kat arttıracak üretim tesisimizi hizmete açtık. Türkiye'nin uzaydaki gözü imece uydumuzu yolcu ettik. İmece uzaya fırlatıldıktan sonra ilk sinyali aldı. TÜBİTAK aşı ve ilaç geliştirme merkezinin resmi açılışını yaptık. Ülkemizin yerli elektrikli lokomotifi Eskişehir 5000'in ilk hareket testini gerçekleştirdik. Donanmamızın amiral gemisi TCG Anadolu'yu Deniz Kuvvetleri'ne gururla teslim ettik. Böylece Ege, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki haklarımızı daha güçlü savunmamızı sağlayacak savaş gemisine kavuştuk. Şu ana kadar 70 bini aşkın vatandaşımız TCG Anadolu'yu ziyaret etti. Son bir hafta on gün içerisinde de İzmir'de demirlemek suretiyle vatandaşlarımızın ziyaretine inşallah TCG Anadolu'yu açacağız. Savunma sanayi atılımlarına yeni Altay tankıyla bir yenisini ekledik. Silahlı kuvvetlere teslim ettik" diye konuştu.

"Muhalefetin fabrikası yok dediği TOGG'un Gemlik'teki tesislerinde her üç dakikada bir araç üretiliyor"

En büyük hayallerinden biri olan TOGG'un gerçeğe dönüştüğüne dikkat çeken Erdoğan, "TOGG hikayesi ve özellikleriyle asla sıradan bir araç değildir. Milli gururumuz TOGG Türkiye'nin teknolojik gelişiminin ekonomik kalkınması küresel saygınlığının sembolüdür. Satışa sunulmasıyla Türkiye giderek gelişen elektrikli araç sektöründe artık 'ben de varım' demiştir. Yerli ve milli otomobilimizin yollara çıkmasıyla ülkemiz dünyanın en iyileri ile rekabet edecek markaya sahip oldu. Son 20 yılda ülkemize kazandırdığımız her eser gibi, maalesef TOGG'un üretim sürecinde de çok ciddi zorluklarla karşılaştık. Korona virüs ile emtia fiyatlarındaki fahiş fiyat artışları, bizi de etkiledi. Rusya-Ukrayna savaşı ile Türk ekonomisini mahvetmeye yönelik tehditleri de bunlara eklememiz gerekiyor. Bu süreçte TOGG ilk günden itibaren haksız eleştiri, iftiraların, yıpratma kampanyalarının muhatabı oldu. Mühendislerimizin ilk yerli araç teşebbüsü devrim otomobilini 60 sene önce garaja hapsetmek için neler yapıldıysa çok daha fazlası TOGG için uygulandı. Binlerce mühendis, teknisyen, emekçimiz bu proje için gece gündüz çalışırken, vatandaşlarımız bu projeyi yürekten desteklerken, birileri hep aynı yalana sarıldılar. Hep aynı hezeyanları sıraladılar. Önce çıktılar 'TOGG fabrikası nerede, bu inşaatı bitiremezsiniz' dediler. Sonra 'burada üretim bandı yok. Siz bu araçları üretemezsiniz' dediler. Bu iddiaları da boşa çıkınca 'bu araç satılmaz vatandaş bunu alamaz' dediler. TOGG aldığı ön siparişleri ile talep rekoru kırarak bu bühtanlara en güzel cevabı verdi. Muhalefetin fabrikası yok dediği TOGG'un Gemlik'teki tesislerinde her üç dakikada bir araç üretiliyor. Bu sene 28 bin. 2030 yılına kadar 1 milyon TOGG'u sahipleri ile buluşturmayı hedefliyoruz. İnşallah 2025 yılından itibaren TOGG'u ihraç edip tüm dünyaya satacağız" şeklinde konuştu.

"TOGG için bırakın teşekkür etmeyi, yarım ağızla dahi olsa tebrik etmediler"

TOGG üzerinden muhalefeti de eleştiren Erdoğan, "Kardeş ülkelerden bizi arayıp tebrik edenler, araç talep edenler oldu. Fakat muhalefet bu milli duruşu henüz gösteremedi. Şöyle yarım günlerini ayırıp Gemlik'e gelerek TOGG'un fabrikasını ziyaret edemediler. Altında Türk mühendisleri, işçilerinin, babayiğit işadamlarının imzası bulunan teknoloji harikası böylesi araç için bırakın teşekkür etmeyi, yarım ağızla dahi olsa tebrik etmediler. Yollardaki TOGG araçlarına rağmen, bu başarıyı halen görmezden geliyorlar. Varsın görmesinler. Az önce Gemlik'te deniz kenarında meydandaki 60 bin kişiye hitap etmeye giderken arabamızın önünü kesenler, karanfillerle bizi karşılayanlar, uğurlayanlar bu milletin gerçek evlatlarıdır. Varsın onlar Türkiye'nin başarılarından rahatsızlık duysun, Allah'ın izniyle aziz milletimizin desteği ile Cumhur İttifakı olarak Türkiye Yüzyılı'nın kilometre taşlarını döşemeyi sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.

"10 yılda milli gelire 30 milyar avro, cari açığın azaltılmasında 10 milyar avro üzerinde katkı sağlanacak"

TOGG ile birlikte Türkiye'nin vizyoner bir adım attığını anlatan Erdoğan, "Otomotiv sektöründe yaşanacak dönüşümü, dünyada yaşanan devrimi ön görüp vizyoner bir adım attık. Türkiye'yi elektrikli araçlarla birlikte şarj ve batarya teknolojilerinde Avrupa'nın üretim üssü yapmayı hedefleyerek yola koyulduk. TOGG bu vizyonun birinci adımıydı. Seri üretime geçerek ülkemizin otomotiv sektöründe yenilikçi ve sürdürülebilir geleceğinin tohumlarını serptik. Şarj istasyonları bu vizyonun önemli halkasıdır. Elektrikli araçlar hızlı şarj istasyonları destek programı kapsamında 81 ilde bin 572 şarj istasyonu kurulumuna destek verdik. 2022 Ağustos'ta 250 adet olan hızlı şarj noktası 700’ü aştı. Bu sayılar önümüzdeki dönemde daha da artacak. Türkiye'nin yeşil teknolojilerde ilerlemesi sadece çevre değil ekonomik ve stratejik açıdan da önemlidir. Özellikle batarya teknolojileri alanında yapılan yatırımlar Türkiye'nin dünyadaki yerini değiştirecek potansiyele sahiptir. Hem yerli teknolojileri geliştirip hem uluslararası yatırımları ülkeye çekerek bu alanda söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Batarya teknolojilerinde güçlü oyuncu olmamızı sağlayacak devasa yatırımın adımını atıyoruz. TOGG akıllı cihazlarının bataryalarını üretmek için kurulan Siro hücre teknolojisinin üretimi ve geliştirilmesini sağlayacak. TOGG Siro teknoloji kampüsünde batarya modül ve paket seri üretimine zaten başlamıştı. Mart ayında TOGG'un ilk akıllı cihazı T 10X'in seri imalatı ile birlikte Siro'nun üretimi de hızlandı. Bugünkü tesisin devreye girmesiyle 2026 yılı itibariyle batarya hücresi de dahil olmak üzere yüksek nikel içerikli batarya modül ve paketleri üreten entegre bir üretim merkezine dönüşecek. Böylece Türkiye az sayıda ülkede bulunan hücre geliştirme ve üretme yetkinliğine sahip olacak. Otomotivin yanı sıra mikro mobilite, endüstriyel uygulamalar, deniz taşıtları, yenilenebilir enerji için sabit depolama uygulamalarıyla geniş alanda hizmet verecek. Dünyaya gerçekleştireceği ihracat, yerli elektrikli üreticilere katkısı, nitelikli istihdamla bu tesis ülkemize ciddi değer kazandıracak. Siro bu yatırımla 10 yılda milli gelire 30 milyar avro, cari açığın azaltılmasında 10 milyar avro üzerinde katkı sağlayacak, istihdam 7 bin çalışanla destek verecektir. Siro'nun ilk etapta hedeflediği 20 GW saat kapasiteyi 50 GW saat üzerine çıkarmasını bekliyoruz" açıklamalarında bulundu.

"Nasıl tefecilerle değil, gerçek yatırımcılarla yol yürüdüysek, gelecekte de yatırımcı dostu tavrımızı devam ettireceğiz"

Otomotivde yaşanan çip krizinin bir benzerinin gelecekte batarya konusunda da yaşanabileceğine dikkat çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Siro işte bu kritik dönemde hem 2030'lara kadar devam edecek arz açığını değerlendirecek, hem de TOGG için batarya arz güvenliği sağlayacak. Türk ekonomisine güvenen herkesin başımızın üzerinde yeri var. Stratejik yatırım olan Siro'yu Türkiye Cumhuriyeti olarak biz de destekliyoruz. Bu desteğimizi 30 milyar lira sabit yatırım tutarıyla ülkemizin en etkili teşviklerden birini vererek gösterdik. Bundan sonra da yerli yabancı ayrımı yapmadan Türk ekonomisine katkı sunan herkesin yanında olmayı sürdüreceğiz. Nasıl 21 yılda tefecilerle değil, gerçek yatırımcılarla yol yürüdüysek inşallah gelecekte de yatırımcı dostu tavrımızı devam ettireceğiz. Milli teknoloji hamlesi rehberliğinde Türkiye'yi yeni teknolojilerin pazarı yerine üretim üssü yapmak için gece gündüz çalışıyoruz. Türkiye dünyanın ilk 10 ekonomisinden birisi olacaksa bunun yolu bürokrasiyi daha fazla şişmanlatmaktan değil özel sektör öncülüğünde bir ekosistem oluşturmaktan geçiyor. Elbette vatandaşımızın her alanda en iyi kamu hizmeti alması için kurumları daha da güçlendireceğiz. Polisinden askerinden mühendisine kadar, sağlıkçısı öğretmenine kadar hiçbir alanda boşluk bırakmayacağız. Asıl enerjimizi kamunun teşvik ve destekleri ile özel sektörün büyümesine vereceğiz. Ülkemizin altyapı ve üstyapı eksiklerini tamamlayacağız. Yeni yollar, köprüler, havalimanları yapacağız. Doğal kaynakların tamamını devreye alacağız. Eğitim kalitesini arttırıp evlatlarımızın donanımlı yetişmesini temin edeceğiz. Genç girişimcileri destekleyerek kendi işlerini kurmalarını sağlayacağız. Yeni ihracat pazarları bularak daha önce varlık gösteremediğimiz yerlere ulaşacağız. Şimdiye kadar ülkemize 250 milyar dolar yatırım yapan uluslararası yatırımcıları çekmek için daha fazla çaba harcayacağız. Böylece Türkiye'de kamu himayesinde, özle sektörün lokomotifliğinde, uluslararası yatırımcıların destekleriyle yeni bir hikaye yazacağız. Son 21 yıldaki mesafe Türkiye'nin teknoloji alanında neleri başarabileceğini gösteriyor. Ancak bizim bu ülke ve gelecek nesiller için yapacaklarımız asıl şimdi başlıyor. Coğrafi konumu, altyapısı, genç nitelikli nüfusu ve siyasi istikrar ve güçlü liderliği ile Türkiye ciddi potansiyele sahiptir. Bunu hayata geçirmekte kararlıyız. Gençlere mutlu müreffeh ülke bırakmakta kararlıyız. İçinde bulunduğumuz asrı milletimizin asrı yapmakta kararlıyız. Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmekte hiç olmadığımız kadar kararlıyız. İnşallah 14 Mayıs imtihanını da alnımızın akı ile vererek Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu inşa yolunda tarihi bir adım atmış olacağız."
Erdoğan temel atma sırasında ise, "Kamu bankaları arabanın satışında yüzde 50'ye kadar 18 ay vade ile kredi verecek" ifadelerini kullandı.

Uğur Uslubaş - İhsan Altıkardeş
 


Uğur Uslubaş - İhsan Altıkardeş
BURSA (İHA) -

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak "Bin Renk Binbir Emek" sergisi Zonguldaklılarla buluştu Zonguldak Kozlu Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan "1000 Renk Binbir Emek" adlı Zonguldak temalı resim sergisi, Fuaye Salonu’nda açıldı. Serginin açılışına Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişi Rüştü Keleş, İl Millî Eğitim Müdürü Uygar Keskin, Bakka Genel Sekreteri Mehmet Çetinkaya, Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci, İl Özel İdaresi Strateji Şube Müdürü Kerem Yaprak, Kozlu İlçe Millî Eğitim Müdürü İsmail Aksoy, Kozlu İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Yılmaz, Kozlu İlçe Jandarma Komutanı Leyla Kasap Sincer, Kozlu İlçe Sağlık Müdürü Dr. Çiğdem Taşkara, Kozlu İlçe Tarım Müdürü Ergin Gök, Kozlu Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Sacide Kilci, Kozlu Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfı Müdürü Fatma Özdoğan, Kozlu Gençlik Ve Spor İlçe Müdürü Cihan Durdubaş, Jeopark Müdürü Arda Yılmaz ve diğer davetliler katıldı. Öğrencilerin özgün çalışmalarından oluşan sergide, Zonguldak’a ait şehir manzaraları ile madencilik temalı tablolar sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergi, kentin doğal ve kültürel zenginliklerini sanat aracılığıyla yansıtmayı amaçlıyor. Açılışta konuşan Okul Müdürü Abdulkadir Yurdakul, kömürün yalnızca siyah bir taş olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekerek, "Herkes kömüre baktığında siyah bir taş görür; ancak bizler onda ‘Bin Renk, Binbir Emek’ görüyoruz. Bu sergiyle şehrimizin kültürel mirasının aktarılmasına mütevazı bir katkı sunmak istedik. Emeği geçen öğrencilerime ve öğretmenlerime huzurlarınızda teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. Zonguldak’ın değerlerini görünür kılmayı, maden kültürünü öne çıkarmayı ve geliştirmeyi hedefleyen sergi, 6-7 Mayıs 2026 tarihlerinde iki gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak.
Manisa İYİ Parti Turgutlu İlçe Başkanı Seyhan istifa etti İYİ Parti Turgutlu İlçe Başkanı Özgür Seyhan, parti içinde yaşanan gelişmeler ve teşkilatlara yönelik uygulamaları nedeniyle görevinden istifa ettiğini açıkladı. İYİ Parti Turgutlu İlçe Başkanı Özgür Seyhan, görevinden istifa ettiğini duyurdu. Seyhan, yaptığı yazılı açıklamada görev süresi boyunca teşkilat disiplinini, milletin değerlerini ve partinin saygınlığını ön planda tutarak siyaset yapmaya özen gösterdiğini belirtti. Son dönemde parti içerisinde yaşanan gelişmelerin bu anlayışla örtüşmediğini ifade eden Seyhan, Salihli İlçe Başkanı Osman Özen’in istifasının ardından ilçe yönetiminin görevden el çektirilmesi, İl Başkanı Yunus Koca ve yönetiminin görevden alınması ile Saruhanlı İlçe Başkanı Hüseyin Abacı ve yönetiminin görevden el çektirilmesi gibi süreçlerin teşkilatlarda seçilmiş iradeye saygı gösterilmediği yönünde ciddi bir kanaat oluşturduğunu belirtti. Genel merkezin desteklediği il başkanına destek vermeyen ilçe başkanlarına yönelik baskı ve dışlayıcı tutumların mobbing algısını artırdığını kaydeden Seyhan, bu durumun teşkilatlarda birlik ve beraberlik duygusunu zedelediğini ifade etti. Bazı ilçe başkanlarının terörle ilişkilendirilen söylem ve içerikleri paylaşmasının ve buna karşı gerekli hassasiyetin gösterilmemesinin partinin itibarına zarar verdiğini belirten Seyhan, parti içi meselelerin sosyal medyada alenen paylaşılmasının da kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Seyhan, bu konuları ilgili mercilere ilettiğini ancak gerekli karşılığın verilmediğini üzülerek gördüğünü belirtti. Her şart altında devletin ve milletin hassasiyetlerini koruduğunu, terör ve terörle iltisaklı hiçbir yaklaşımı kabul etmediğini vurgulayan Seyhan, parti disiplininin kişilere göre değil, ilkelere göre uygulanması gerektiğini ifade etti. Gelinen noktada savunduğu ilkeler ile mevcut uygulamalar arasındaki farkın açıldığını belirten Seyhan, "Gördüğüm lüzum üzerine İlçe Başkanlığı görevimden istifa ediyorum. Bu karar bir geri çekilme değil, bir ilke ve duruş beyanıdır" dedi. Seyhan, birlikte görev yaptığı teşkilat mensuplarına, dava arkadaşlarına ve kendisine destek veren vatandaşlara teşekkür etti.
Mersin Seçer: "Yerel yönetimlerde insan kaynağı ve mali disiplin belirleyici" Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, TBB tarafından ilk kez düzenlenen ’Yönetici Geliştirme Programı’nın Tanışma Buluşması’na katıldı. Programda belediyelerde görev yapan şef, müdür ve üst düzey yöneticiler yer aldı. Açılış konuşmasını yapan Seçer, TBB’nin 2024 sonrası yeni bir bakış açısı kazandığını belirterek, belediyelerde adaletli, kapsayıcı ve çağın gereklerine uygun bir yönetim anlayışını benimsediklerini söyledi. TBB’nin tüm belediyelere eşit yaklaşım sergilediğini vurgulayan Seçer, "Hangi partiden, hangi bölgeden olursa olsun millete hizmet eden tüm belediye çalışanları bizim için değerlidir" dedi. Belediye yönetiminde mali disiplin ve nitelikli insan kaynağının önemine dikkat çeken Seçer, belediye başkanlığının zor ve riskli bir görev olduğunu ifade etti. Son yıllarda yaşanan pandemi, doğal afetler ve 6 Şubat depremlerinde belediyelerin kritik rol oynadığını dile getiren Seçer, yerel yönetimlerin krizlere müdahale kapasitesinin yüksek olduğunu kaydetti. TBB çatısı altında yapılacak çalışmaların Türkiye’nin birlik ve beraberliğine katkı sağlayacağını söyleyen Seçer, yerelde sağlanacak barış ve refahın ülke geneline yayılabileceğini belirtti. Program sonunda katılımcılara başarılar dileyen Seçer, eğitim ve iş birliği süreçlerinin devam edeceğini ifade etti.
Muğla Menteşe Belediyesi yerel eşitlik eylem planı oy birliğiyle kabul edildi Menteşe Belediyesi tarafından hazırlanan 2026-2029 dönemini kapsayan Yerel Eşitlik Eylem Planı (YEEP), Belediye Meclisine sunulmasının ardından ilgili komisyonların incelemesiyle oy birliğiyle kabul edildi. Avrupa Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartı’nın 8 Mart 2023 tarihinde imzalanmasının ardından, Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın talimatıyla başlatılan YEEP hazırlık süreci 6 aylık bir çalışmayla tamamlandı. Belge, kentte yaşayan tüm bireylerin sosyal, ekonomik ve kamusal alanlara eşit erişimini sağlamayı; özellikle kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar ve engelli bireyler gibi kırılgan grupların kent yaşamına katılımını güçlendirmeyi hedefleyen temel bir yerel politika metni olarak tasarlandı. 6 aylık hazırlık ve 96 dış paydaş katılımı Kurumsal düzeyde koordinatörlerin belirlenmesiyle başlayan sürecin altyapısı, Belediye Başkan Yardımcısı, akademisyenler, sosyologlar, Belediye Meclisi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu üyeleri ile Kent Konseyinin ilgili meclis temsilcilerinden oluşan bir çalışma komisyonu tarafından yürütüldü. Sürecin en önemli veri toplama aşaması olan ve 5 Aralık 2025’te gerçekleştirilen YEEP Çalıştayı’nda kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, meslek odaları, kırsal bölge temsilcileri, öğrenciler ve engelliler bir araya getirildi. Saha çalışmaları kapsamında doğrudan temas kurulamayan kesimlere anket yoluyla ulaşılarak toplam 96 farklı dış paydaşın ve vatandaşların görüş ve önerileri rapora eklendi. Başkan Köksal Aras: "Bu mesele sadece kadın erkek eşitliği meselesi değil" Hazırlanan eylem planının Meclis üyelerine tanıtıldığı toplantıda planın hazırlanma süreciyle ilgili bilgi veren Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, şunları söyledi: "Bu belge, Menteşe’nin ortak eşitlik planıdır. Hazırlık sürecinde Valiliğimiz, üniversitemiz, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve dernekler dâhil olmak üzere tüm kurumlar paydaşımız oldu. Özel bireyler, öğrenciler, kadınlar ve yaşlılar gibi kırılgan gruplarla birebir görüşmeler gerçekleştirdik; doğrudan temas kuramadığımız kesimlerin görüşlerini ise anketler yoluyla sürece dâhil ettik. Temel amacımız, sahadaki gerçek ihtiyaç ve beklentileri tespit etmekti. Elde edilen tüm veriler YEEP komisyonumuz tarafından titizlikle raporlandı. Özetle, tüm Menteşe ortak akılla hareket ederek bu eylem planı ortaya çıktı. Sürece katkı sunan komisyon üyelerine ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Anketler, saha çalışmaları ve toplantılarla büyük bir mesai harcanarak; detaylı, titiz ve hassas bir eylem planı oluşturuldu. Bu mesele genellikle yalnızca kadın-erkek eşitliği ekseninde algılanıyor; ancak plan, kentteki tüm toplumsal kesimleri kapsayan bütüncül bir yaklaşımdır. Bugün siz meclis üyelerimize planın detaylarına ilişkin bilgilendirme yapıldı. İçeriğinde pek çok stratejik başlık barındıran YEEP doğrultusunda; her bir müdürlüğümüzün önümüzdeki yıllarda hayata geçireceği adımlar artık somut bir şekilde belirlenmiştir. Müdürlüklerimizin yürüteceği çalışmalar periyodik denetimlere tabi tutulacak. 2029 yılına kadar uygulanacak olan; eşitlik temalı, şeffaf, denetlenebilir ve somut bir yol haritasına sahibiz" Bilgilendirme toplantısının ardından, İnceleme ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği komisyonlarına havale edilen 2026-2029 Yerel Eşitlik Eylem Planı, komisyonlarca yapılan değerlendirmelerin ardından oy birliği ile kabul edildi.