DÜNYADAN FUTBOL - 19 Ekim 2013 Cumartesi 15:00

Derya Can'dan bir dünya rekoru daha

A
A
A
Derya Can'dan bir dünya rekoru daha

Milli sporcu Derya Can, 'ip destekli paletsiz sabit ağırlık' kategorisinde 71 metreye inerek bir dünya rekoru daha kırdı.

Milli sporcu Derya Can, Antalya'nın Kaş ilçesinde "Değişken ağırlık ip destekli paletsiz derin dalışı" kategorisinde 71 metreyle kırdığı dünya rekorunun ardından "Paletsiz ip destekli dalış" kategorisinde de 71 metreye inerek dünya rekoru kırdı.Dünyada ilk kez denenen "Paletsiz ip destekli dalış" kategorisinde Dünya Sualtı Sporları Konfedarasyonunun (CMAS) belirlediği alt limit olan 70 metreye dalan milli sporcu Derya Can 71 metreyle rekorun ilk sahibi oldu. Üç günde üç rekor denemesinin ilkini başarıyla tamamlayan rekortmen dalgıç Can, ikinci denemesi için Kaş'ta hava koşullarının iyileşmesini bekledi. Bir gün bekleyen Derya Can, bugün saat 06.00 da yeni bir deneme için Çukurbağ Yarımadası Hidayet Koyu'na hareket etti. Hidayet Koyu'nda soğuk suya alışmak için yaklaşık 1,5 saat antrenman yapan Can için Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Sağlık Bakanlığı ilk yardım ekipleri ile emniyet dalgıçları hazır bekledi. CMAS hakemlerinin huzurunda saat 08.45'te 70 metreye dalan Can, paletsiz ve ip destekli 71 metreye dalarak bu alandaki ilk dünya rekorunun da sahibi oldu. Su altında 2 dakika 31 saniye kalan Can, su yüzüne çıktıktan sonra büyük sevinç yaşadı. Can'ın sevincine ortak olan takım arkadaşları hep birlikte "En büyük Türkiye" diyerek denizin içinde bir kez daha bayrak açtı.

BİR DAHA KIRAN OLURSA DALAR BİR DAHA KIRARIZ
Su altından çıktıktan sonra duygularını gazetecilerle paylaşan Derya Can, üşüdüğünü bu yüzden kırdığı ikinci rekor öncesi de ısınmak için çok zaman harcadığını ifade etti. Kırdığı rekorun önemine değinen Can, Türkiye'nin tanıtımı açısından bu rekorların kullanılmasının arzu etti. Can, zor bir branşta paletsiz olarak yapılan bu denemenin ilk kez yapıldığını hatırlatarak rekorun kırılması halinde dalıp tekrar kırabileceğini de sözlerine ekledi.

ÜÇÜNCÜ REKOR DENEMESİ İPTAL
"Üç günde üç rekor parolası" ile denemelere başlayan dünya rekortmeni Derya Can, bayram süresince devam eden kötü hava nedeniyle bir gün beklemesinin yanı sıra soğuk olan deniz suyundan dolayı üçüncü rekoru iptal etmek durumunda kaldı.
CMAS Sualtı Sporları Teknik Kurul Başkanı Levent Ucuzal, Derya Can'ın üçüncü olarak gerçekleştirmeyi planladığı "Paletli sabit ağırlıklı 82 metre" rekor denemesinin ise soğuk su ve sporcunun kendisini fazla zorlamak istememesi nedeniyle iptal edildiğini bildirdi.

REKOR KIRMAK İÇİN TÜKETİCİ KREDİSİ ÇEKMİŞTİ
Milli sporcu Derya Can, dünya rekoru kırabilmek için Antalya'nın Kaş ilçesinde antrenman masraflarını kredi ile karşılarken basının dikkatini çekmiş, yapılan haberler sayesinde Arnica başta olmak üzere birçok firmanın desteğini almıştı.
Ana sponsor Arnica adına konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Serhan Akın, "Maddi kazançtan çok manevi tarafı ağır basan bir tecrübe oldu bizim için. İlerde çocuklarımıza anlatabileceğimiz ülkemiz adına yaptığımız önemli bir girişimimiz başarıyla sonuçlandı. Çok mutluyuz" diyerek duygularını dile getirdi.

MEHMET ÖZGÜR BOZKURT
ANTALYA

Derya Can'dan bir dünya rekoru daha

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara YÖK Başkanı Özvar: "Müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" dedi. YÖK, Üniversitelerarası Kurul Toplantısı’nın 263.’sünü gerçekleştirdi. Yükseköğretim sistemine ilişkin güncel konuların ele alındığı toplantıda, üniversitelerin akademik çalışmaları, yükseköğretimde kalite süreçleri ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’de yükseköğretimin gelişimi için üniversiteler arası koordinasyonun önemine dikkat çekti. Özvar, akademik üretkenliğin artırılması ve üniversitelerin uluslararası rekabet gücünün yükseltilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Ayrıca Özvar, Türkiye’nin ve dünyanın kalkınma önceliklerini yükseköğretimde ele almak zorunda olduklarını vurguladı. "Üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir" Organize Sanayi Bölgelerinde Kurulan Meslek Yüksekokulları’nın (OSB-MYO) kapasitesini artırmayı hedeflediklerini ve böylece yükseköğretimdeki hedeflerine kapsamlı bir şekilde ulaşacaklarını belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, "Toplantının temel amacı; OSB-MYO sayısını artırmak, mevcut olanların etkinliğini güçlendirmek ve bu modeli ülke geneline yaygınlaştırmak için neler yapabileceğimizi istişare etmekti. Burada gayemiz yalnızca yeni okullar açılması değildir. Bunun yanında, mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz. Her fırsatta ifade ettiğim gibi üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir. Ancak üniversitelerin araştırma üretimi, uluslararası görünürlüğü ve akademik itibarı açısından önemli bir gösterge sunduğu da açıktır. Bu nedenle üniversitelerimizin uluslararası sıralamalarda istikrarlı biçimde yükselmesini memnuniyetle karşılıyor; bunu yükseköğretim sistemimizin güçlenmesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriyorum" diye konuştu. "Hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" Dünya üniversiteleri sıralamasında Türkiye’den 6 üniversitenin ilk 500’e girmesinin önemli bir başarı olduğunun altını çizen Özvar, "Bu tabloyu doğru okumak için, sıralamaların yalnızca ‘listeye girme’ meselesi olmadığını; araştırma ekosisteminin niteliğini, uluslararası iş birliklerini, yayın ve atıf etkisini, akademik görünürlüğü ve kurumsal itibarı birlikte yansıtan bir gösterge seti olduğunu görmek gerekir. Dolayısıyla sıralamalardaki yükselişi sürdürülebilir kılmak istiyorsak; araştırma stratejilerimizi kurumsal düzeyde netleştirmeli, odak alanlarımızı belirlemeli, disiplinlerarası iş birliğini güçlendirmeli ve nitelikli araştırmacıyı destekleyen bir ekosistemi kararlılıkla inşa etmeliyiz. Bu hedef, yalnızca birkaç üniversitemizin değil; sistemin genelinin kalite kültürüyle güçlenmesini gerektirmektedir. Somut sıralama verilerine geldiğimizde, QS 2026 Dünya Sıralamasında 6 üniversitemizin ilk 500’e, 11 üniversitemizin ilk 1000’e girmesi; 9 üniversitemizin sıralamasını yükseltmesi ve hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" ifadelerine yer verdi.