TEKNOLOJİ - 08 Mart 2021 Pazartesi 10:44

Dijital çağın bilirkişisi YouTube

A
A
A
Dijital çağın bilirkişisi YouTube

YouTube, dünyada en çok tercih edilen arama motoru olan Google’dan sonra bireylerin sorularına en fazla yanıt aradıkları sosyal medya platformu haline geldi. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Aşman Alikılıç, ülkemizde 16-64 yaş arası internet kullanıcılarının ayda yüzde 98,8 oranıyla en fazla video içeriği tükettiğine dikkat çekerek, günümüzde video içeriklerinin bir numaralı bilgi edinme kaynağı haline geldiğini söyledi.

İnternet, sosyal medya, dijital, mobil, e-ticaret vs. gibi ana metrikler çerçevesinde global ve ülke bazlı analizlerin yer aldığı We Are Social 2021 raporunun Türkiye bölümü, önceki hafta yayınlandı. Raporu değerlendiren Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Aşman Alikılıç, video içerik üretimi ve tüketimindeki artışa dikkat çekerek, buna paralel olarak YouTube’un ülkemizde en çok kullanılan sosyal medya platformu olma özelliğini koruduğunu ifade etti.
Türkiye’de YouTube kullanıcı sayısının yetişkin nüfusun yüzde 65’ine yakın olduğunu vurgulayan Alikılıç, "Ders içeriklerinden dizi-film izlemeye, yemek tarifinden aklınıza gelebilecek herhangi bir şeyin nasıl yapılacağına dair her soruya yanıt veren YouTube, Türkiye’de yüzde 94,5 ile en fazla kullanılan sosyal medya ortamı oldu. Ülkemizde 50,6 milyon kullanıcısı bulunan YouTube, bir medya paylaşım sitesi olmasına karşın arama motoru şeklinde kullanılarak, Google’dan sonra 2. sıraya yerleşti. Hatta YouTube, Google’da en çok aratılan kelimelerde de ikinci sırada yer alıyor. Rapora baktığımızda, artık Google ile birlikte YouTube’a sorar olduğumuzu görüyoruz. Videolu anlatımlar şeklinde, nedir, nasıldır, nasıl yapılır gibi tüm sorular YouTube’a soruluyor. Ders izleme, yemek tarifi, makyaj, otomobil ve teknoloji değerlendirme derken halkımız enformasyon almada video izlemeyi tercih etmiş. YouTube gerçekten inanılmaz bir enformasyon kaynağı haline gelmiş, yeni dijital kütüphanemiz, dijital bilirkişi olmuş durumda. Kullanıcıların internette tükettiği içerik türüne baktığımızda yüzde 98,8’i çevrimiçi video izliyor, yüzde 44,8’inin de VLOG izlediğini görüyoruz. Bu verilerin hepsi, izleyerek öğrenmeyi seçtiğimizi, bu dönemin videoların ve YouTube’un çağı olduğunu ortaya koyuyor. Artık yeni ’bilirkişi’imiz YouTube" dedi.

Dijital çağın bilirkişisi YouTube

"Alışveriş videoları ve ürün inceleme videoları ve bu videolara olan ilgi arttı"

"Maalesef birçok işletme ve marka video içerik üretmenin önemini halen fark etmiş değil" diyen Doç. Dr. Alikılıç, "Tüm dünyada mobil internet hızının artması, hızlı gelişen akıllı telefon pazarı, 5G teknolojisinin yaygınlaşması gibi faktörler, ileride de video içerik üretimi ve tüketiminin katlanarak artacağını gösteriyor. Tabi bütün bunlardan bahsederken odak noktası ister istemez videolar oluyor. Her ay 2 milyar kişi YouTube’a giriş yapıyor, her gün 1 milyar saatin üzerinde video izleniyor. YouTube toplam internet trafiğinin üçte birine sahip. YouTube canlı yayınlarda gerçekleştirilen sohbetlere başladı ve izleyicilerin bu akışlarını takip etme özelliğini geliştirdi. Canlı yayın videoları, pandeminin etkisiyle geçtiğimiz yıla oranla sekiz kat daha uzun süre izlendi. Alışveriş videoları ve ürün inceleme videoları ve bu videolara olan ilgi arttı. Nasıl yapılır kategorisi, tüm kategoriler arasında ilk sırada yer alıyor. Bu da çok ilginç bir bulgu aslında. Bu yıl da bu tür videoların ve hikaye anlatan videoların yükselişinin süreceğini tahmin ediyorum. Tabi Instagram’daki ve TikTok’taki videoları da unutmamak lazım. Bu iki platformda da canlı yayınlar, ürün detay videoları ile birlikte benzer kısa videoları daha fazla göreceğiz" diyerek gelecek öngörülerini paylaştı.

Özlem Aşman Alikılıç, bu dönemde içerik üreticilerinin, canlı video yayınları ve bu sırada gerçekleştirdikleri anketler ve takipçileriyle yaptıkları anlık sohbet üzerinden gelen geri bildirimlerle çift yönlü simetrik iletişime geçtiklerini, bu açıdan bakıldığında da takipçilerin geri bildirimleri hızlıca içerik üreticisine gönderebildiği için takipçilerin güçlendiği ve karar verici konuma geçtiklerini söyledi.

Dijital çağın bilirkişisi YouTube

Doç. Dr. Alikılıç, "Google’a göre, milenyum kuşağının yüzde 67’si öğrenmek istedikleri bir konuyu YouTube’da bulabileceklerini düşünüyor. Akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 91’inin ise bir görevle karşılaştığında fikir almak için eli akıllı telefonuna gidiyor. Arama yapılan konular ve arama kısmına yazılan sorular değişse de bu rakamlar, sadece içerikleri ve yayıncıları değil, iletişim ve pazarlama dünyasını yakından ilgilendiriyor. Pew Araştırma Merkezi’nin 2019 yılında yaptığı araştırma kapsamında, YouTube’da yüksek abone sayısına sahip kanalların genellikle (hemen hemen 10 videodan yedisi) başka sosyal ağlara bağlantı verdiği görüldü. Bu YouTube’un, giderek tüm yolların, araçların buluştuğu ana terminal haline geldiği anlamına geliyor" dedi.
Google’ın, 2020’de Türkiye’de en çok aranan içeriklerin listesinde en çok aranan kelimenin uzaktan eğitim platformu ’EBA’ olduğunu da belirten Doç. Dr. Özlem Aşman Alikılıç, "Korona virüsü, deprem, Zoom, HES kodu alma, sokağa çıkma yasağı, Sağlık Bakanlığı ilk sıralarda yer alıyor. Bu trendler aslında ülke gündemleri ile son derece alakalı. Google’ın arama sonuçlarında bir ilginç araştırma konusu da ’Nasıl’ sorusu. Bu ne anlama geliyor? 2020 yılında kullanıcıların Google’a ’nasıl yapılır’ diye çok yoğun sorular sorduğu anlamına geliyor. Yani ’bu nedir?’ sorusundan ’bu nasıl yapılır’ seviyesine geçildiğini görüyoruz. Bu da bence son derece önemli bir veri. Özellikle iletişim ve pazarlama dünyasının bu konuya dikkatini çekmekte fayda var" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Evin çatısına ve önündeki çitlere yazılan yazılar ekipleri harekete geçirdi Karabük’te kendisinin "Mesih" olduğunu iddia eden 61 yaşındaki şahsın evinin çatısına ve önündeki çitlere yazdığı yazılar, polis ve zabıta ekiplerinin kontrolünde kaldırıldı. Edinilen bilgiye göre, Bayır Mahalle Bağlar Sokak’ta M.D. (61) isimli şahsın ikamet ettiği evin çatısına ve çevresine "Peygamber’ "66", "Mesih", "İsa" ve "35" gibi çeşitli yazılar yazıldığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Ekipler, görüştükleri ev sahibi M.D.’den söz konusu yazıları kaldırmasını talep etti. Şahsın tepki göstermesinin ardından yazılar boya yardımıyla silinerek kaldırıldı. M.D., Allah tarafından kendisine tebliğ yapıldığını söyledi. Erzurum’un İspir ilçesinde yaşandığını öne sürdüğü bir olayın ardından ailelerinin takip altına alındığını iddia eden M.D., kendisinin kamuoyunda bilinen bazı isimlerle ilgisinin olmadığını söyledi. Vatandaşlardan herhangi bir şikayet olmadığını ve bazı kişilerin kendisini tebrik ettiğini öne süren M.D., insanlara tebliğde bulunduğunu, "cihat" çağrısı yaparken bunun şiddet içeren bir anlam taşımadığını, en büyük mücadelenin kalem ve sözle yapılan mücadele olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren ailesinin çevresinin kuşatıldığını düşündüğünü aktaran M.D., Mesihlik iddiasının yaklaşık 5 ila 8 yıl önce kesinlik kazandığını ileri sürdü. M.D., farklı dinlere mensup insanların "Mesih İsa’yı beklediğini" ve kendisinin de bu kişi olduğunu iddia etti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Hatay Turfanda can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor Hatay’da 5 bin metrekarelik serasında 320 ağaçta can eriği üretimi yapan Aladdin Aslan, nisan ayında başladığı hasadı sürdürüyor. Ağaçlardan tek tek elle toplanan can eriğinin kilosu iç piyasada 350 TL iken, yurt dışına 450 TL’den ihraç ediliyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da afetzede çiftçiler üreterek hayata tutunmayı sürdürüyor. Samandağ ilçesi Yaylıca Mahallesi’nde 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan çiftçi Aladdin Aslan, bahçesinde nisan ayında can eriği hasadına başladı. Kış aylarında örtü altında üretilen can eriğinin kilogram fiyatı iç piyasada 350 TL iken, dış piyasada ise 450 TL’den genellikle Avrupa ülkeleri İngiltere, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda’ya ihraç ediliyor. Geçtiğimiz yıl Orta Doğu’ya da ihracat yapan Arslan, ABD, İsrail ve İran’ın savaşı nedeniyle bu yıl Arap ülkelerine satış yapamıyor. Can eriği üretiminden memnun olduğunu ifade eden Aslan, bu yıl yağışlarla birlikte can eriğinde rekolteyi yüksek beklediğini söyledi. Çiftçi Alaadin Arslan, "Ben 15 yıldır örtü altı yani serada can eriği yetiştiriyorum. Geçen sene bir kuraklık vardı. Onun zorluğunu bir şekilde çektik ama çok şükür yine atlattık. Bu sene de yağışlardan dolayı biraz erkencilikte geç kaldık ama yine şükür erikte rekolteler güzel oluyor. Burası 5 dönüm ve içinde 320 erik ağacı var. Ben bir hevesle ve sevgiyle başladım. Bizde Akdeniz Bölgesi iklim olarak müsait durumda. Biraz daha erkencilik sağlayalım diye düşündük, yaptık ve başardık. Bu yıl hasat çok şükür rekolte olarak güzel. Kışın bu şekilde soğukların iyi gitmesi etki etti. Çünkü bu sert çekirdekli olan bütün ağaçlar, meyveler soğuğu sever. Soğuğu alacak ki uykuya girsin ve uyandığı zaman rahat uyansın. Bu sene bunu yaşadık ve iyi verim olarak çok güzel oldu. İç piyasa ve ihracat piyasası gibi iki ayrı kalemden topluyoruz. Zaten ihracat olmazsa ciddi bir şekilde bu işi yapamayız. Erik iç piyasada 200 ila 350 TL bandında değişiyor. İhracat olduğu zaman biraz daha kalite gerekiyor. İhracatta ise 350 ila 450 TL arasında değişiyor. Geçen yıl verim az olduğu için biraz daha iyiydi. Geçen sene fiyat 500 TL bandındaydı. Biz her sene aynı ihracat firmalarına verdiğimiz için Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Zaten şu anda Orta Doğu’da vardı ama Orta Doğu’ya savaştan dolayı biraz ihracat yapamıyoruz. Avrupa ülkeleri olarak Almanya, Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere gidiyor. Erikler ağaçlardan elle tane tane koparılarak toplanıyor" ifadelerini kullandı.
Sakarya Sakaryaspor - İstanbulspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında oynanan Sakaryaspor-İstanbulspor maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında Sakaryaspor, konuk ettiği İstanbulspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında mücadeleyi değerlendiren İstanbulspor Teknik Sorumlusu İlyas Öztürk, "Buraya gelirken Sakarya’nın da puanını bildiğimizden dolayı çok zor mücadele olacağını biliyorduk. 2-1 öne geçmemize rağmen Sakarya’nın baskılarına cevap vermek istedik ama Sakaryaspor etkili oldu, golü buldu ve 2-2’ye getirdi. Biz mutluyuz ancak sakatlıklar konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Hiçbir zaman için tam bir kadro çıkamadık ama mutluyuz buradan bir puan aldık. Bundan sonraki maçlara bakıp aldığımız kadar puan alarak ligde kalmayı hedefliyoruz" dedi. "3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü" Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı ise, "Çok üzgünüz kendi sahamızda kazanmamız gereken bir maçtı. Bütün hafta yaptığımız kazanmak adınaydı. Ön alan baskılarını oyuna başlayıp oyunu domine etmek gibi bir planımız vardı. İyi oynadığımızı düşünüyorum, pozisyon üreten, coşkulu bir takımdık. 2 gol attık ama sadece şuna üzülüyorum; 2 tane gol yemiş olmamız. Sonuna kadar 3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü. Ama ligin sonuna kadar bırakmadan devam edeceğiz" diye konuştu.
Ankara Ticaret Bakanlığı: "Tüketicilerimizin haklarını korumak için piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürmekteyiz" Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, "Tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; İstanbul’da faaliyet gösteren bir marketler zincirinde; çeri domates, Çengelköy salatalık ve kırmızı biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendiği vurgulandı. Yapılan incelemeler sonucunda; çeri domates ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir tüccar tarafından Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncudan 50 liradan satın alındığı, aynı tüccar tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren zincir markete 110 liradan satıldığı, söz konusu zincir market tarafından ise ürünün tüketicilere 250 liradan satıldığı, Çengelköy salatalık ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir komisyoncu tarafından zincir markete 60 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise tüketiciye 135 liradan sunulduğu belirlendi. Kırmızı biber ürününün ise Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncu tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren tüccara 70 liradan satıldığı, aynı tüccar tarafından zincir markete 100 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 225 liradan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak; üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda fiyat hareketlerini yakından takip etmeye, piyasalarda adil, şeffaf ve dengeli fiyat oluşumunu sağlamaya, tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadelerine yer verildi.