SAĞLIK - 22 Temmuz 2017 Cumartesi 09:44

‘Diş ayrıklığı 16 yaş sonrasında anormal’

A
A
A
‘Diş ayrıklığı 16 yaş sonrasında anormal’

Ağzında süt dişleri bulunan çocuklara diş ayrıklığı yüzünden herhangi bir tedaviye gerek olmadığını belirten İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sanaz Sadry, 16 yaşından sonra diş ayrıklığının anormal bir durum olduğuna dikkat çekiyor ve konuşma bozukluğu veya estetik kaygılarla tedavi edilebileceğine vurgu yapıyor.

Diastema adı verilen iki diş arasındaki boşluk, yani aralıklı dişler, dişlerin büyüklüğü ile çene (diş arkı) uyuşmazlığından kaynaklanabilir. Bu bazen konuşma bozukluğuna yol açtığı gibi, estetik bir problem olarak da karşımıza çakabiliyor. Peki aralıklı dişlere sahip olan çocuklarda durum nasıl? Çocuklar için aralıklı diş tedavisi ne zaman ve nasıl olmalı? Çocuklarda diş teli kullanımına kaç yaşından itibaren başlamak doğru olur?
İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sanaz Sadry, çocuklarda diş ayrıklığının süt dişi döneminde normal olduğunu ancak 16 yaş itibariyle ayrık dişlerin tedavi gerektirdiğine vurgu yapıyor.

Konuşmada sıkıntı yaratabilir

Diş arasında boşlukları olan kişilerin konuşurken bazı sıkıntı ve zorluklar ile karşılaşabileceklerini belirten Yrd. Doç. Dr. Sanaz Sadry, bunun aynı zamanda estetik bir problem olarak da görülebildiğine vurgu yapıyor: “Dişler arası boşluklardan ses gelebileceği gibi dilin dişler arasına girerek zarar görebilme ihtimalide yüksektir. Dilin sürekli boşluğa gelmesi zamanla dişlerin arasının açılmasına neden olur ve görüntü anlamında da rahatsızlık duymaya başlanır.”

Diş aralığı neden oluşur?

Yrd. Doç. Dr. Sanaz Sadry, diş aralıklarının oluşma nedenlerini şöyle sıralıyor: “Çene geniş, dişler normal boyutta olabilir. Dişler küçük veya dar, ancak çene normal boyutta olabilir. Hem çene geniş, hem de dişler küçük veya dar olabilir. Dişeti ameliyatları sonrasında dişlerde aralanmalar görülebilir. Ön kesici dişlerin yanında bulunan yan kesici dişler normalden küçük ise diş arası boşluk (diastema) oluşma sebebidir. Ön dişler üstünde ve arasında bulunan diş eti bağ dokusu olması gerekenden geniş ve uzun ise yine diş arası boşluk oluşma nedenidir. Arka azı dişlerinin bulunduğu bölgede kalıcı dişleri hiç oluşmamış kişilerin ön dişleri geri hareket ederler ve aralarında boşluklar oluşur, bu durumda diş arası boşluklara neden olur.”

Çocuklarda diş ayrıklığı

Çocuklarda süt dişlerindeki diş ayrıklığının normal bir durum olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Sanaz Sadry, “Alttan çıkacak daimi dişler daha geniş olduğu için onlara yer açılabilmesi için dişler arasında mesafe bulunur. Bu mesafe olmasa alttan gelen daimi dişler yer bulamazlar, çıkamazlar veya çapraşık çıkarlar” diyor.

Ağzında süt dişleri bulunan çocuklara diş ayrıklığı yüzünden herhangi bir tedavi uygulanmadığını kaydeden Yrd. Doç. Dr. Sadry, “16 yaşından büyük, ağzında süt dişi bulunmayan, büyümesi bitmiş çocuklardaki diş ayrıklığı ise anormal bir durumdur” diyor.

Diş ayrıklığına 12-15 aylık tedavi

Yrd. Doç. Dr. Sadry, yetişkinlerde diş ayrıklığının ortodontik yöntemlerle veya estetik (protetik) yöntemlerle yapılabildiği bilgisini paylaşırken, hareketli apareyler veya şeffaf plaklar (invisalign) ile diş ayrıklığının çözümlenmesinin pek mümkün olmadığına da dikkat çekiyor: “Diş ayrıklığının ortodontik tedavisi 12-15 ay civarında süren sabit ortodontik tedavi ile çözümlenmektedir. Tedavi süresini uzun bulan veya dişlere braket yapıştırılmasını istemeyen kişilerde diş ayrıklığı kompozit lamineyt veya porselen lamineyt ile çözümlenebilir. Sabit ortodontik tedavi ile diş ayrıklığının düzeltilmesi en sağlıklı seçenektir.”
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Trabzon’da balıkçılar "paydos" dedi Denizlerde 15 Nisan’da başlayacak av yasağına kısa bir süre kala Trabzon’da balıkçıların büyük kısmı gelecek sezonun hazırlıkları için limana demir atarak "paydos" etti. Bu sezon hamside bolluk yaşanırken palamutta beklenen verim alınamadı. Balıkçılar, teknelerini limana çekerek ağ ve bakım çalışmalarına başlarken, bazı ekipler de mayıs ayında başlayacak orkinos avı için Akdeniz’e gitmeye hazırlanıyor. Sezonu değerlendiren balıkçılar, bu yıl özellikle hamsinin uzun süre devam ettiğini ancak ekonomik anlamda beklentileri tam karşılamadığını ifade etti. Balıkçıların bir kısmı bakım sürecine girerken, bir kısmı ise yurt dışı ve farklı denizlerde avcılık yapmayı planlıyor. "Uzun bir hamsi sezonu geçirdik" Yoroz limanına demirleyen Ergün Reis A gemisinin sahibi Recep Yılmaz, bu sezon palamut avının neredeyse hiç olmadığını belirterek, "Bu sezon palamut hiç olmadı ama eylül ayından nisana kadar uzun bir hamsi sezonu geçirdik. Bir ara hamsi bitti diye düşünürken sezonun sonuna doğru İğneada tarafında çok iyi bir av yaşandı. Ancak Ramazan ayına denk geldiği için pek para kazanamadık. Geçtiğimiz yıllara göre çok uzun bir sezondu. Vatandaş bu sezon hamsi yemekten bıktı diyebiliriz" dedi. Önümüzdeki sezon için umutlu olduklarını dile getiren Yılmaz, "Gelecek sene için konuşmak erken ama palamut olacağını umut ediyoruz. Gürcistan’da da avcılık yaptık. Daha önce Moritanya’da 6 yıl çalıştım. Bu sezon burada çalıştık ancak yeniden yurt dışına gidebiliriz. Orada da şartlar zor" diye konuştu. Orkinos için Akdeniz’e gidecekler Hamsi sezonunun sona ermesiyle bakım çalışmalarına başladıklarını kaydeden Yılmaz, "Şu an teknemizde ağ bakımı yapıyoruz. Ardından orkinos ağlarını hazırlayacağız. Mayıs gibi Akdeniz’e doğru yani Malta ve Kıbrıs tarafına gideceğiz. Bu süreç yaklaşık 1 ay sürüyor. Dönüşte ise teknenin bakım süreci eylüle kadar devam edecek. Zor şartlara rağmen çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Balık bol olunca ekonomik anlamda tatmin etmiyor" Gemi çalışanı Yılmaz Genç ise balıkçılıkta dengesiz kazanç durumuna dikkat çekerek, "Genel olarak balık fazla olduğu zaman ekonomik anlamda tatmin etmiyor, az olduğu zaman değerli oluyor. Yakıt pahalılığı, masraflar ve ağ tamirleri nedeniyle iyi bir kazanç elde edemedik. Şu an sezonu kapattık" dedi. Hamsi sezonunun verimli geçtiğini belirten Genç, "Vatandaş bu sene hamsiyi ucuza yedi. Bir sene hamsi iyi olur, bir sene palamut iyi olur. Önümüzdeki sene palamuttan umutluyuz" şeklinde konuştu. Bakım ve yeni sezon hazırlıkları başladı Sezonun sona ermesiyle birlikte bakım çalışmalarına başladıklarını ifade eden Genç, "Ağlarımızın tamiri yapılıyor, gemilerin boya işleri var. Karadeniz’de tekne sayısı fazla olduğu için bazı gemiler yurt dışına gidiyor. Masraflar çok yüksek. Şu anda orkinos hazırlıkları yapılıyor. Akdeniz’e gidecek olanlar yola çıkacak, diğerleri Karadeniz’de kalacak. İnşallah önümüzdeki sezon hem hamsi hem palamut bol olur, herkesin yüzü güler" dedi. Öte yandan denizlerde trol ve gırgır ağları ile avcılık yapan balıkçılar için av yasağı 15 Nisan itibarıyla başlayacak.
Kayseri Türk Sanat Müziği konseri Kayserililerden büyük ilgi gördü Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı tarafından Türk Sanat Müziği Kent Korosu Konseri düzenlendi. Konsere katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Türk Sanat Müziğinin eşsiz nameleri ile kulakların pasını silen konserde Kayserililer ile bir araya gelirken konsere katılan vatandaşlar etkinlikten dolayı Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini iletti. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde Kayseri’ye ayrı bir renk katan kültür sanat etkinlik ve faaliyetlerini sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, Kayserilileri kültür sanat etkinlikleri ile ücretsiz bir şekilde buluştururken Başkan Büyükkılıç da etkinlikleri yakından takip ediyor. Bu çerçevede Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı tarafından düzenlenen Türk Sanat Müziği Kent Korosu Konserine katılarak hemşehrileri ile birlikte Türk Sanat Müziğinin eşsiz namelerini dinledi. 4 Nisan Cumartesi günü saat 19.30’da Kadir Has Kültür ve Sanat Merkezi’nde Kayserililerin yoğun ilgisi altında gerçekleşen konserde Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Fatih Temeltaş, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Salih Özgöncü eşlik etti. Konserde konuşan Başkan Büyükkılıç, Şef Mustafa Uyan ve koroya teşekkür ederek, "Ağzınıza sağlık, yüreğinize sağlık" dedi. Kayseri’de etkinliklerin çok olmasının kendilerini keyiflendirdiğini ifade eden Büyükkılıç, "Şehrimizde sosyal hayatın renklenmesi bizleri keyiflendiriyor. Mustafa Hocam da bizim kıymetlimiz. Kayserimize Türk Sanat Müziğimizi sevdiren dostlarımızdan" diye konuştu. Başkan Büyükkılıç, 9 Mayıs’ta Kadir Has Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenecek Türk Halk Müziği Konseri’ne de tüm sanatseverleri davet ederek, "İnşallah orada da birlikte olmaya çalışacağız. Çok şükür salonumuz dolu Türk Sanat Müziği sevenlerimiz, hemşehrilerimiz bizi yalnız bırakmadı" ifadelerini kullandı. Başkan Büyükkılıç, konserin sonunda Şef Mustafa Uyan’a çiçek takdiminde bulundu. Yoğun ilgi gören Türk Sanat Müziği Kent Korosu Konseri Kayserililere müzik dolu keyifli bir akşam yaşatırken, vatandaşlar Büyükşehir’in ücretsiz kültür sanat etkinliklerinden dolayı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ederek, bu tarz etkinliklerin devam etmesi yönündeki temennilerini dile getirdiler.
Kayseri Gençler, Akıl Küpü Kütüphaneleri’nde geleceğe en iyi şekilde hazırlanıyor Gençlerin sosyal, kültürel, eğitim hayatlarının yanı sıra kariyerlerine de destek olarak onları geleceğe en iyi şekilde hazırlama noktasında önemli merkezler olan Melikgazi Belediyesi’nin Akıl Küpü Kütüphanelerine ilgi her geçen gün artıyor. İlçeye 18 adet kütüphane kazandırdıklarını ve gençlerin de bunları büyük bir memnuniyetle kullandığını söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; "Melikgazi Belediyesi olarak bilginin ışığında geleceğe daha sağlam yürüyen donanımlı nesillerin yetişmesine katkı sağlamak için çalışıyoruz. Kitaplar ve kütüphaneler bizim en büyük hazinelerimizdendir. Belediye olarak eğitime ve gençlerimize büyük önem veriyoruz. Bunu yalnızca okullara ve öğrencilere verdiğimiz destek ile değil gençlerimizin uğrak noktası haline gelen Akıl Küpü Kütüphanemizle de sürdürüyoruz. İlçede bulunan 18 adet Akıl Küpü Kütüphanemiz sessiz ve nezih ortamıyla ders çalışmak ve kitap okumak isteyen öğrencileri ağırlamaya devam ediyor. En çok kütüphane yapan belediyelerden biriyiz. İlçemizde gençlerimizin rahat çalışması, vatandaşlarımızın okuma alışkanlığını geliştirmek, kitap sevgisini artırmak, okuyucuların kitaplardan daha çok faydalanmasını sağlamak üzere kütüphanelerimizin sayısını artırıyoruz. Melikgazi’mizi kültürel ve entelektüel altyapısıyla da güçlendirmeye devam ediyoruz. Gençlerimizin faydalanması, güvenli ve nezih mekanlarda ders çalışıp kitap okumaları için kütüphanelerimizin sayısını artırmak ve geliştirmek belediyeler olarak ortak sorumluluğumuzdur. Özellikle genç nesillerin kitapla daha fazla buluşturulması, modern kütüphane imkanlarının artırılması lazım. Ayrıca artık Akıl Küpü Kütüphanelerimize üye olmak isteyen gençlerimizin sıra beklemeden kayıt olması giriş-çıkış saatlerini takip etmesi ve üyelik işlemlerini yönetmesi artık çok daha kolay oldu. Gençler tesisler.melikgazi.bel.tr adresinden online olarak hızlıca işlemlerini yapabilecekler. Herkesi kütüphanelerimize bekleriz" dedi. Ayrıca gençlere bir kolaylık daha sağlayan Melikgazi Belediyesi, yeni geliştirdiği sistem ile kayıt ve üyelik işlemleri, bakiye kontrolü ve giriş-çıkış bilgileri gibi işlemlerin artık online olarak yapılabileceğini hatırlattı.
Van Van’daki STK’lardan İsrail’e karşı ortak tepki Van Filistin’e Destek Platformu ve Van Sivil Dayanışma İnisiyatifi, İsrail ve Amerika’nın zulmüne ortak tepki göstererek birlik çağrısı yaptılar. Van Filistin’e Destek Platformu ve Van Sivil Dayanışma İnisiyatifi öncülüğünde Beşyol Meydanı’nda toplanan binlerce vatandaş, Kent Meydanı’na kadar yürüdü. Burada Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan basın açıklamasını Van Filistin’e Destek Platformu Dönem Sözcüsü Ahmet Faruk Çevik okudu. Çevik, "Ümmet coğrafyası ateş çemberinde, Siyonist İsrail ve işbirlikçisi ABD bölgemizi yakıp yıkmaya devam ediyor. Çocuklar, kadınlar ve masumlar gözlerimizin önünde her gün katlediliyor. Bizlere evlerimizde oturmak yakışmaz, işte bugün zalime karşı mazlum kardeşlerimizin yanında olduğumuzu haykırmak ve tüm dünyada bu zalimleri lanetlemek ve zulmün durdurulmasını da bizleri yönetenlerden istemek için bir araya geldik. Bizler, bölgemizde yürütülen kirli senaryoları, zulmü ve katliamları lanetliyoruz. Bölge halklarının iradesini yok sayan, sınırları kanla yeniden çizmeyi hedefleyen hiçbir askeri girişimi, işgali ya da saldırıyı kabul etmiyoruz. Kendi topraklarımızda hem işgalci İsrail’i hem de bölgeyi kaos bataklığına çeviren Amerikan askeri varlığını reddediyoruz" dedi. Ahmet Faruk Çevik, Gazze’de saldırganlıkları devam eden İsrail’in Kudüs’te de boş durmadığını belirterek, "İlk kıblemiz Mescid-i Aksa tüm Ramazan ayı boyunca ibadetlere kapalı tutuldu. Batı Şeria’daki Filistinlilere karşı cinayetler ve işkenceler artarken İslam’ın sembolü Mescid-i Aksa’nın yıkılması tehdidiyle karşı karşıyayız. Bugün Siyonist terör şebekesi 7 Ekim’de Gazze topraklarında başlattığı soykırım ve katliamlarını 2,5 yıldır devam ettiriyor. Gazze’de bittiği ve ateşkese girdiği düşünülen soykırım ve katliam süreci ateşkes sürecinin garantör olduğu iddiasındaki Müslüman devletlerin pasifliğinin bir sonucu olarak hiç bitmeden devam ediyor. Son günlerde Gazze’de Siyonist caniliğin 7 Ekim sürecindeki hızıyla devam ettiğini görmekteyiz. Gazze’de siviller ve toplu olarak yaşadıkları yerler bombalamaya çocuk kadın ve yaşlılar katledilmeye devam ediyor. Şimdi de katil İsrail Filistinli esirleri idam edecek" ifadelerini kullandı. Küresel vahşi Epstein çetesinin boş durmadığını vurgulayan Çevik, "Yüz yıla yakındır mazlumların kanını içen, küçük çocukları korkunç şekilde katleden bu çete, bugün de; Filistin esirleri idam etmek için hazırlık yapmaktadır. Maalesef yine herkes ölüm sessizliğine gömülmüştür. Şunu iyi bilmeliyiz ki Filistin esirleri için şehadet bir kurtuluş olacaktır; ama bizim için bir zillet ve utanç kaynağı olacaktır. Amerika’yı ve İsrail’i gözünde büyütenler unutmayın bizim Rabbimiz en büyüktür ve sadece zalimlere mühlet vermektedir. Zamanı geldiğinde göz açıp kapayana kadar iktidarlarını yerle bir edecektir. Sessizliğin suça ortaklık olduğu bu kritik zamanda, zulme karşı duruşumuzu meydanlara taşımak için ayağa kalkıyoruz. Van sivil toplum kuruluşları ve vicdan sahibi insanlar olarak; bölgedeki işgale, kutsallarımıza yönelik saldırılara ve emperyalist sömürüye karşı olan tüm halkımızı da zalimlere karşı durmaya ve meydanlara inmeye davet ediyoruz. Soykırıma karşı tek ses, tek yürek olmak; kardeşlerimizin yalnız olmadığını göstermek için tüm vicdan sahiplerini bu onurlu direnişe omuz vermeye davet ediyoruz" şeklinde konuştu. Yapılan açıklamanın ardından kalabalık dağıldı.
Gümüşhane Torul’un gizemli su kaynakları: Gülaçar köyünde mevsimsel doğa olayı Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Gülaçar köyünde, her yıl nisan ayında eşine az rastlanır bir doğa olayı yaşanıyor. Kar sularının dağ içindeki mağaraları doldurmasıyla iki farklı yamaçtan aynı anda fışkıran gizemli sular, yaklaşık 15 gün boyunca görsel bir şölen sunup ardından sırra kadem basıyor. Gülaçar köyü, her yıl bahar mevsimiyle birlikte doğa tutkunlarını ve fotoğrafçıları kendine çeken esrarengiz bir fenomene ev sahipliği yapıyor. İkisu-Şiran kara yolu güzergahındaki köyün her iki yamacında, nisan ayı ile birlikte devasa su kaynakları aynı anda gün yüzüne çıkıyor. Dağın adeta tam ortasından fışkıran bu sular, bir şelale edasıyla vadiye dökülürken, yaklaşık iki haftalık sürenin sonunda yine aynı anda kesilerek ortadan kayboluyor. Mağaralarda biriken kar suları şelaleye dönüşüyor Bölge sakinleri ve doğa gözlemcileri tarafından "gizemli sular" olarak adlandırılan bu olay, bilimsel olarak karların erimesiyle açıklanıyor. Yüksek kesimlerdeki karların eriyerek dağın iç yapısındaki mağara ve boşluklara dolduğu, bu suyun basınçla birlikte dışarıya tahliye edildiği tahmin ediliyor. Bölgede çeşitli efsanelere de konu olan bu durum, Gülaçar deresinin iki tarafında karşılıklı bir görsel şölen meydana getiriyor. "Aynı gün başlayıp aynı gün kesiliyor" Doğa olayını yerinde incelemek üzere köye gelen fotoğraf sanatçısı Metin Aydın, yaşadığı şaşkınlığı şu sözlerle dile getirdi: "Gülaçar köyünde nisan aylarında çıkan şelaleleri görmeye geldik. Üç tanesini gezebildik, ancak ulaşılamayan başka kaynaklar da var. Kocaman dağın altından adeta fışkıran çok büyük sularla karşılaştık. En enteresan olanı ise iki karşılıklı yamaçtaki suların aynı gün akmaya başlayıp, 15 gün sonra aynı gün kesilmesi. Buradaki eski patikalar ve yosunlu doku insanı etkiliyor; herkesin gelip görmesini isterim." Doğanın bahar coşkusu Şelalelerin sert ve yoğun akışına dikkat çeken Fatma Cebeci Aydın ise, "Henüz bahar tam gelmemiş olsa da biz baharın coşkusunu bu şelalelerde gördük. Suyun kaynağının direkt dağın altından çıktığını gözlemledik. Son derece keyifli bir tırmanış ve gözlem oldu" ifadelerini kullandı. Uzun yıllardır kullanılmayan patikaların arasından ulaşılan bu sular, Gümüşhane’nin keşfedilmeyi bekleyen gizli rotalarından biri olma özelliğini koruyor.