DÜNYADAN FUTBOL - 18 Aralık 2012 Salı 20:48

"Doping dünya için de yüz karası bir olay"

A
A
A
"Doping dünya için de yüz karası bir olay"

Milli Halter Antrenörü Serkan Sarıyıldız, dünyada 4 tane 3 olimpiyat şampiyonu olmuş sporculardan ikisinin Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu olduğunu ülke olarak bunun farkında olmadıklarını halkın da bu konuda bilinçli olmadığını söyledi. Doping olaylarına da değinen Sarıyıldız,” Doping sadece bizim için değil, dünya sporu içinde yüzkarası bir olay” dedi.

HASAN HAŞIL
ZONGULDAK

Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Alaplı Meslek Yüksekokulunca soysal sorumluluk projesi kapsamında düzenlenen söyleşi programına katılan Milli Halter Antrenörü Serkan Sarıyıldız ve Milli Bayan Halterci Hatice Yılmaz, halter sporu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Üniversite öğrencilerinin sorularını yanıtladı.

BEÜ Alaplı Meslek Yüksekokulu konferans salonunda düzenlen söyleşide konuşan Milli Halter Antrenörü Serkan Sarıyıldız, ülke olarak dünya da 4 tane 3 olimpiyat şampiyonu olmuş sporculardan Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu’nun farkına varamadıklarını belirterek şunları söyledi:

“5-6 yaşlarında bir ağırlık yada başka bir şey kaldırdığımız zamanda bizde bir Naim Süleymanoğlu gibi olabiliriz ve o kadar güçlüyüz düşüncesi bizde hakim olmuştu. Bunun devamında Naim Süleymanoğlu’ndan sonra Halil Mutlu faktörü oluştu. Branşımız tanıtımında gerçekten dünya çapında etkili olmuş olsun insanlarımız bunlar. Tabi biz ülke olarak pek fazla kıymetini bilmiyoruz. Dünya da 4 tane 3 olimpiyat şampiyonu olmuş sporcu var. Bunun iki tanesi bizim ülkemizde biri Naim Süleymanoğlu diğeri ise Halil Mutlu, ama biz hala bunun farkında bile değiliz. Halkımızı bu konuda bilinçlendiremiyoruz. Bu konuda çokta çaba sarf edilmiyor. Medya da dikkat ederseniz spor haberi diye gösterilen her şey hep futbol oluyor. Futbol dışında başka bir haberimiz dahi olmuyor. Bakanlığımız buna inşallah el atar, şu anda gidişatımız iyi gidiyor ama daha iyi tanıtımlar olabilir. Şu an burada yaşadığımız ortamda istediğimiz bir ortam, isteyip ulaşamadığımız bir ortam, bizi mutlu eden bir ortam inşallah ilçede bu sporu başlatabilecek birileri olur. Biz herkesin de branş ne olursa olsun bir sporu yapmasını istiyoruz.”

Halterde yaşanan doping olaylarına da değinen Sarıyıldız, ”Doping sadece bizim için değil, dünya sporu içinde yüzkarası bir olay, bu konuda 2012 Londra olimpiyatlarında önce iki arkadaşımız doping nedeniyle hava alanından geri döndü. Bu çok üzücü bir olay, özellikle o noktaya gelmiş bir sporcu için bir yıkım ve hayal kırıklığıdır. Tabi bunun idari bir boyutu da var. Eğer bu sene içerisinde bu şekilde bir sporcumuzun yakalanması halinde ülkemiz ceza alıyor, müsabakalardan men ediliyor. Tabi yetkililerde bunun önlemini almış durumda inşallah bir daha yaşamayız. Ama bizim için üzücü olaylar. Kimseye de tavsiye etmiyoruz. Sağlık her şeyden önce gelir” dedi.

Haltere başlama yaşı ile ilgili yöneltilen sorulara yanıt veren Sarıyıldız, "Haltere başlama yaşı bizde ideal olan 9-10 yaş arasıdır. Kemik yapısının bizim branşta çok önemli yeri var. Esneklik gerektiren bir branş, dışarıdan gözüktüğü gibi kaba kuvvetle yapılan bir branş değil, tamamen tekniğe bağlı olan bir branş, gücü de belli kısmi teknik çalışmalarda kullanıyoruz ama ön planda teknik çalışma ve vücudun yeteneğidir. Biliyoruz ki doğuştan gelen bazı yapılar mevcuttur insanda, halterde bunu gözlemlemek çok önemli zaten bir sporcunun 5 senede ne olup ne olmayacağı belli oluyor” diye konuştu.

Halter sporunda yaşanan sakatlıklar ile ilgili bilgiler veren Sarıyıldız, şöyle konuştu: “Halterde yaşanan sakatlıklar genelde tendomların kemiklerle birleştikleri noktada meydana geliyor. Çünkü bizim sporda süre çok önemli bizim halteri kaldırmaktan kafamızın üstüne çıkarma anı 2-3 saniyelerle sınırlı, bu süratli çekişlerde tendomlarda sakatlıklar meydana gelebiliyor. Biz zaten bu sporda bunu göze alarak bu şekilde yola devam ediyoruz. Bir Türkiye şampiyonu olan bir haltercinin bu noktaya gelene kadar en az 3 defa hastane gördüğünü biliyoruz. Bu olay tamamen sporcunun kiloya konsantre olamaması ve teknik eksikliklerden kaynaklanıyor.”

Antalya'da düzenlenen Avrupa Halter Şampiyonası'nda bayanlar 75 kilogramda podyuma çıkarak 2 bronz madalya kazan Milli Bayan halterci Hatice Yılmaz da “Yarışmaya hocamızla son derece iyi hazırlandık. Milli takım kampına gittik çalıltık. Son güne kadar her şey güzel ama yarışma gününe geldiğinde son derece çok heyecanlandım. Değişik bir heyecan hiçbir şeye kafamı veremiyorum. Yapacağım bazı önemli hareketlere odaklanamıyorum. Zor bela yaptık başardık. O mutluluk anlatılamaz, ben kendimi tutamadım. İnsan orada kendi bayrağını temsil ediyor. Üçüncülük bile olsa orada bayrağı havalandırmak ve yükseltmek çok büyük bir duygu bunu anlatmak zor yaşamak lazım” dedi

Halter sporunda zaman zaman sakatlıklar yaşada asla bu sporu bırakmadığını belirten Yılmaz, şunları söyledi: "Halterde iki defa benim dirseğim çıktı. Bu çok kötü bir olay, bu konuda herkes halteri bir daha yapmamı, dirseğimin yalama yapacağını söylemişlerdi. Başkası olsaydı bırakırdı. Ama ben inat ettim, daha çok çalıştım. Eksik kalan neyse, dirseğim olsun, bacağım olsun, belim olsun, el, bacak, eklem yerleri, bizde her yerimiz çok önemli, bütün kas grupları çok önemli, tek bir yerde yoğun olarak çalışmıyorsun, bir yerin eksikse, mesela kolunda bir zayıflık mı var oraya yüklenirsen sakatlanıyorsun, daha çok çalıştım, beslenmeme çok dikkat ettim, bu sayede sakatlığım iyileşti.”

Halter sporunun eski günlerine dönmesi için çalışmalar yapıldığını belirten Yılmaz, “Benden daha iyi sporcular mutlaka çıkacaktır. Antrenörlerimizde sporcularımızda bu yönde çalışmalar yapıyor. Halil Mutlu ağabeyimizde bu yönde çalışmalar yapıyor. Bu sene halterde olimpiyatlarda sıfır çektik. Bundan dolayı hepimiz ayrı bir üzüntü içindeydik. Bu konuda küçük yaşta sporcu kazandırmak için çalışmalar yapılıyor" ifadelerini kullandı.

Şöyleşinin ardından konuşan BEÜ Alaplı Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Rıfkı Henden, "Üniversite olarak bu yıl sosyal sorumluk projesi kapsamında birçok etkinlikler düzenledik. Bu anlamda Milli Haltercilerimizi getirdik. Bu bizim için son derece önemli ve mutluluk verici oldu. Ben kendilerine bizlere zaman ayırdıkları için çok teşekkür ediyorum” dedi.
Konuşmaların ardından BEÜ Alaplı Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç.Dr. Rıfkı Henden tarafından Milli Halter Antrenörü Serkan Sarıyıldız ve Milli Bayan Halterci Hatice Yılmaz’a teşekkür plaketi verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Akbank’tan tarımın geleceğine yatırım Akbank, 2025 yılı boyunca katıldığı ulusal ve bölgesel fuarlarla tarım bankacılığı çözümlerini KOBİ’ler ile paylaştı. Bu alanda sağladığı finansmanı son bir yılda yaklaşık yüzde 55 artıran ve tarımda nakit akışını güçlendiren banka, yatırım ve işletme sermayesi kredilerinden sürdürülebilir tarım finansmanına uzanan geniş ürün yelpazesiyle üreticilerin yanında yer aldı. Akbank, 2025 yılı boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerinde düzenlenen ulusal ve bölgesel tarım fuarlarına katılarak tarım bankacılığı çözümlerini KOBİ’ler ile paylaştı. İzmir’den Konya’ya, Gaziantep’ten Bursa’ya uzanan geniş bir coğrafyada üreticilerle bire bir temas kuran banka, tarımın finansmanına güç katarken, sektör paydaşlarıyla iş birliklerine de ivme kattı. Fuar katılımları kapsamında banka; traktör, tarımsal ekipman ve işletme sermayesi kredilerinden sürdürülebilir tarım yatırımlarına, lisanslı depoculuk ve sigorta çözümlerinden modern tarım teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün ve hizmet yelpazesini üreticilerle buluşturdu. Bu temaslarla, çiftçilerin gerçek ihtiyaçlarının yerinde dinlenmesi ve sahaya uygun finansman modellerinin geliştirilmesi hedeflendi. Hedeflerinin tarımın geleceğine yatırım yapmak olduğunu belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, "Banka olarak, tarımın stratejik öneminin bilinciyle çiftçilerimizin emeğini ve üretimini merkeze alan, tarımda uçtan uca her halkasına dokunan finansman modelleri geliştiriyoruz. 2025 boyunca katıldığımız tarım fuarları, üreticilerle bire bir temas kurmamıza, ihtiyaçlarını sahada dinleyerek çözüm üretmemize imkân sağladı. Tarım bankacılığı yaklaşımımızla, çiftçilerimizin finansmana erişimini kolaylaştıran yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunmaya, tarımın geleceğine uzun vadeli değer oluşturacak şekilde yatırım yapmaya devam edeceğiz" dedi. Yapılan açıkşamaya göre banka, 2025 yılı boyunca Türkiye’nin tarımsal üretim merkezlerinde düzenlenen önemli fuarlarda yer aldı. Yılın ilk döneminde İzmir ve Gaziantep’teki tarım fuarları ile başlayan saha buluşmaları, Konya, Sandıklı ve Yozgat gibi üretimin yoğun olduğu bölgelerde devam etti. Sonbahar döneminde Akşehir, Sivas, Dinar ve Bursa’da düzenlenen tarım fuarlarına katılan banka, yılı Antalya Tarım Fuarı ile tamamladı. Bu geniş coğrafi kapsama sahip fuar takvimi sayesinde Banka, farklı ihtiyaçlara sahip üreticilerle doğrudan temas kurarak tarımın sahadaki dinamiklerini yakından izleme ve çözümlerini yerinde anlatma imkânı buldu. Tarımın finansmanında güçlü büyüme Akbank tarım bankacılığındaki yenilikçi ve kapsayıcı yaklaşımıyla sektörün finansmanında önemli bir rol oynuyor. 2025 yılı sonu itibariyle bankanın toplam tarım kredisi bakiyesi son bir yılda yaklaşık yüzde 55 arttı. Traktör gibi tarımın gelişiminde kritik rol oynayan makinelerin finansmanı toplam bakiyenin yüzde 51’ini oluşturdu. Açıklamaya göre banka, tarım bankacılığı alanında tohumdan gübreye, ilaçtan sulamaya kadar tüm tarımsal girdiler için hasat dönemine kadar geri ödemesiz işletme kredileri sunarken, traktör ve tarımsal ekipman alımlarında 60 aya varan vadelerle finansman sağlıyor. Dokuz farklı traktör markasıyla yapılan anlaşmalar kapsamında bayi destekli ve sıfır faizli seçenekler de üreticilere sunuluyor. Arsa, tarla ve bahçe alımlarında 7 yıla kadar vadeli krediler, sera yapımı ve modernizasyonu için uzun vadeli finansman çözümleri ile sürdürülebilir tarım yatırımları destekleniyor. Bunun yanı sıra, GES yatırımları, tarımsal amaçlı drone alımları, soğuk hava deposu gibi ihtiyaca özel projeler de esnek ödeme planlarıyla finanse edilirken; Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) kredileriyle ürünlerin lisanslı depolarda değerlendirilmesine olanak tanınıyor. TARSİM sigortalarıyla da doğal afet risklerine karşı çiftçilerin ürünleri güvence altına alınıyor. Akbank, tarım sektöründe çevresel, sosyal ve ekonomik dengeyi gözeten yaklaşımıyla üreticilerin sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi ve Türkiye’de tarımın küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
Eskişehir Eskişehir’de fırtına ve kuvvetli yağış bekleniyor Eskişehir’de beklenen fırtına ve kuvvetli yağış ile birlikte meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli olunması gerektiği konusunda meteoroloji tarafından uyarı yapıldı. Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğü’nden alınan verilere göre; bölge genelinde havanın çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu geçeceği, sabah ve gece saatlerinde ise yağışların karla karışık yağmur ve yüksek kesimlerde kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Yağışların pazar sabahı Eskişehir ve çevrelerinde kuvvetli olacağı öngörülüyor. Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik beklenmezken , rüzgarların güney ve güneybatı yönlerden saatte 50 ila 70 kilometre hızla fırtına, zaman zaman ise saatte 70 ila 90 kilometre hızla kuvvetli fırtına şeklinde eseceği tahmin ediliyor. Fırtına ve kuvvetli yağışa karşı uyarı yapıldı Uyarı raporunda, fırtına sebebiyle ağaç ve direk devrilmesi, ulaşımda aksamalar, çatı uçması, soba ve doğalgaz kaynaklı zehirlenmeler meydana gelebileceği belirtildi. Eskişehir çevrelerinde pazar sabahı beklenen kuvvetli yağış sebebiyle ise ulaşımda aksamalar, sel, su baskını, yıldırım, kuvvetli rüzgar ile yükseklerde buzlanma ve tipi yaşanabileceği ifade edildi. Meteoroloji yetkilileri, öngörülen olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini açıkladı. Öte yandan, Eskişehir’de en düşük hava sıcaklığının 2 derece ile Mihalıççık, en yüksek hava sıcaklığının ise 12 derece ile Mihalgazi ilçesinde olması bekleniyor.
Erzurum DAYTAM’dan nitelikli bilimsel çalışma hedefi Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi, s ahip olduğu yüksek teknolojik cihazlar ve laboratuvarlarla ulusal ve uluslararası arenada teknolojik gelişmelere katkı sağlamayı ve nitelikli bilimsel çalışmaların ortaya çıkmasını hedefliyor. Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi-DAYTAM; temel bilimler, yaşam bilimleri ve malzeme bilimi sahalarında araştırma yapan bilim insanlarına ve sanayi kuruluşlarına laboratuvar, test ve analiz hizmeti sunuyor. DAYTAM, OECD İyi Laboratuvar Uygulamaları-İLU (Good Laboratory Practice-GLP) Uygunluk Beyanına sahip. Bu, aynı zamanda DAYTAM’ın ulusal ve uluslararası arenada saygınlığının, teknik yeterliliğinin ve güvenirliğinin resmi olarak tanınması anlamına geliyor. DAYTAM, yetkin araştırmacı kadrosu, en üst düzey teknolojiye sahip cihazlar ve modern araştırma laboratuvarları ile hizmet veriyor. Kimyasallar, kozmetikler, farmasötikler, polimerler, gıda ürünleri, ambalaj malzemeleri, doğal ve sentetik ürünlerin kimyasal içerik ve yapı analizi birçok tekniğin bir arada kullanılmasıyla belirleniyor. Farmasötiklerde etken madde analizleri, benzerlik çalışmaları, safsızlık analizleri ve stres çalışmaları portföyümüzde yer alıyor. "12 bin 581 numune üzerinde ileri düzey analiz" Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2025 yılı boyunca bölgesel ve ulusal ölçekte bilimsel araştırmalara güçlü bir altyapı desteği sunarak önemli bir performans ortaya koyduğunu açıklayan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, daha sonra şöyle konuştu, "2025 yılı boyunca Merkez bünyesinde, alanında uzman kadro ile toplam 12 bin 581 numune üzerinde ileri düzey analiz ve test hizmeti gerçekleştirildi. Bilimsel bilgi üretimini toplumsal ve ekonomik değere dönüştürme hedefiyle fikrî ve sınai mülkiyet alanındaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda 2025 yılı itibarıyla üniversitemiz bünyesinde toplam 24 patent tescillenmiş olup, 141 ulusal, 14 ise uluslararası patent başvurusu gerçekleştirildi. Bu buluşlar; Atatürk Üniversitesinin araştırma kapasitesini, yenilikçi vizyonunu ve küre-sel ölçekte rekabet edebilir teknoloji üretme yetkinliğini açık biçimde ortaya koydu. "Bilim toplum içindir" ilkesini benimseyen bir anlayışla ve YÖK Başkanımızın hedefleri doğrultusunda Erzurum’un ihtiyaçlarına yönelik olarak belirlenen 25 ana başlık altında 250 temel ihtiyaca çözüm sunacak projeler için çalışmalarımıza başladık. Erzurum’un kalkınması ve arzu edilen değere ulaşması için ana sorunları tespit ettik ve ilgili komisyonlarımız ile çalışmalarımıza devam ediyoruz"
Erzurum Erzurum’da suç oranlarında dikkat çekici düşüş var Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum’un asayiş açısından 2024 ve 2025 yıllarında Orta Risk grubunda ve alt sıralarda yer aldığını, 2026 yılı hedeflerinin Erzurum’u Düşük Risk grubuna taşımak olduğunu ifade etti. Kişilere karşı işlenen 10 önemli suç başlığında, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 9 oranında azalma sağlandığını ifade eden Vali Çifktçi, bu suçlarda aydınlatma oranının yüzde 90,9 olduğu ve olayların büyük bölümünün aydınlatıldığı belirtti. Malvarlığına karşı işlenen 9 önemli suç başlığında ise 2025 yılında, 2024 yılına göre yüzde 51,5 oranında düşüş yaşandığını dile getiren Vali Çiftçi, otodan hırsızlık, yankesicilik ve motosiklet hırsızlığı suçlarının 2025 yılı boyunca hiç meydana gelmediği ifade edildi. Bu suçlardaki aydınlatma oranı yüzde 98,8 olarak açıklandı. Dolandırıcılara dikkat Dolandırıcılık suçlarına da değinen Vali Çiftçi, her ne kadar bu suçlarda azalma yaşansa da kendilerini polis, komiser veya savcı olarak tanıtan dolandırıcıların vatandaşları mağdur etmeye çalıştıklarını belirterek, hiçbir kamu görevlisinin vatandaşlardan IBAN’a para göndermesini, şifre paylaşmasını ya da bankaya gitmesini istemeyeceğini bir kez daha hatırlattı. Devlete ve millete karşı işlenen 10 önemli suç başlığında 2025 yılında yüzde 90,3 oranında düşüş sağlanırken, bu suçlardaki aydınlatma oranının yüzde 100 olduğu bildiren Vali Mustafa Çiftçi, ruhsatsız silah ele geçirme sayısının 2024 yılında 124 iken, 2025 yılında 337’ye yükseldiği açıkladı. Narkotik suçlarla mücadelede hız kesmiyor Aranan şahıslara yönelik çalışmalar kapsamında 2024 yılında 1.101, 2025 yılında ise 1.313 kişinin yakalanarak haklarında gerekli işlemlerin yapıldığı ifade edildi. Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında 2025 yılında düzenlenen operasyonlarda 517 şahıs gözaltına alındığına dikkat çeken Vali Çiftçi. İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı’nın mali suçlar, organize suçlar, kaçakçılık ve ulusal güvenliğe yönelik suçlarla mücadelesini kararlı ve koordineli şekilde sürdürdüğü vurguladı. Narkotik suçlarla mücadele kapsamında 2024 yılında 919, 2025 yılında ise 1.030 olay meydana geldiğini söyleyen Vali Çiftçi, şüpheli sayısı 2024’te 1.101 iken, 2025’te 1.532’ye yükseldi. 2024 yılında 155, 2025 yılında ise 198 kişinin tutuklandığı kaydetti. 2026 yılı hedefi Erzurum’u Düşük Risk grubuna taşımak Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yayımlanan risk raporuna göre Erzurum, 2024 ve 2025 yıllarında Orta Risk grubunda ve alt sıralarda yer aldığının altını çizen Vali Çiftçi, 2026 yılı hedefinin Erzurum’u Düşük Risk grubuna taşımak olduğu ifade etti. Bilişim suçlarıyla mücadele kapsamında 2024 yılında 3.433, 2025 yılında ise 3.503 sosyal medya hesabı hakkında çalışma yapıldığına dikkat çeken Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, "Ödeme ve bilişim sistemleri üzerinden dolandırıcılık yapanlara yönelik olarak 2024’te 23 operasyon, 103 gözaltı ve 70 tutuklama; 2025’te ise 55 operasyon, 211 gözaltı ve 132 tutuklama gerçekleştirildi. Düzensiz göçle mücadele çalışmalarında 2024 yılında 152 operasyonda 300 organizatör yakalanırken, bunların 71’i tutuklandı. 2025 yılında ise 179 operasyonda 370 organizatör yakalanarak 139’u tutuklandı" dedi.