DÜNYADAN FUTBOL - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:56

Dünden bugüne 'Dünya Kupası' topları

A
A
A
Dünden bugüne 'Dünya Kupası' topları

Dünya kupalarında kullanılan ilk topları görünce çok şaşıracaksınız.

FOTO GALERİ

1930- TİENTO


1930 yılında  Uruguay‘da düzenlenen Dünya Kupasının topu Tiento. Tiento, Güney Amerikalıların topu oluşturan kauçuk keseyi dikmek için kullandıkları deri sicimin adı. O günlerde sibop daha icat edilmediği için maç boyunca arada topu şişirirmek gerekirmiş. Yağmurlu havalarda ise deri su çektiği için top oldukça ağırlaşırmış.

1962: Santiago

1960′larda  Adidas‘ın önderliğinde ilk sentetik toplar üretilmeye başlanmış. Beşgen veya altıgenlerin birbirine  sentetik deri ile dikilmesi ile üretilen, birçoğumuzun mahallede peşinde koştuğu toplar bu zamanlarda şekillenmiş.  Adidas’ın ilk ürettiği topa 1962′de Şili’de gerçekleştirilen Dünya Kupası’nın anısına  Santiago adı verilmiş. Adidas’ın bu atılımının ardından FIFA, 1970 Dünya Kupası’nın topunu üretmesi için kendileriyle anlaşmaya varmış.

1970: TELSTAR

Zamanın tüm futbol topları gibi Telstar da tamamen deriden üretilmişti fakat diğer hiçbir topta olmayan bir özelliği vardı. 12′si siyah beşgen, 20′si beyaz altıgen toplam 32 adet el yordamıyla birbirine dikilen panelden oluşuyordu ve zamanının en yuvarlak topuydu. Siyah beyaz yapılmasının sebebi, zamanın siyah beyaz televizyonlarında topu seçebilmeyi kolaylaştırmaktı. Televizyon demişken; 1970 Dünya Kupası ilk canlı yayınlanan Dünya Kupası’ydı. Hatta topun ismi Telstar, Star of Television–Televizyonun Yıldızı sözünden türetilmişti. Günümüzde futbol topu deyince akla ilk gelen siyah beyaz topun atası işte bu top.

Almanya 1974: TELSTAR ve CHILE-DURLAST

1974 Almanya Dünya Kupası’nda iki adet top kullanıldı. 1970′de kullanılan Telstar’ın altın sarısı yerine siyah harfli bir versiyon ve 1962 Şili Dünya Kupası’nda kullanılan beyaz topa atfen bembeyaz bir versiyon. Kullanılan malzemeler ve üretim tekniğinde 1970′e nazaran hiçbir değişiklik yoktu.

Arjantin 1978: TANGO

Arjantin’in ulusal dansı  Tango‘nun adını alan bu top beşgen ve altıgen panellerden oluşuyordu. 20 altıgen üzerindeki  triad şekli sayesinde sanki üzerinde 12 daire varmış gibi görünüyordu. Bir önceki jenerasyon Telstar ile karşılaştırıldığında hava şartlarına daha iyi karşı koyabilecek kalitedeydi. Tango aynı zamanda Olimpiyat Oyunları ve Avrupa Şampiyonası’nda da kullanıldı.

İspanya 1982: TANGO ESPANA

1978 yılında kullanılan Tango’dan görünüm olarak pek bir farkı olmasa da, teknolojik olarak daha ilerideydi. Beşgen ve altıgen panelleri su geçirmemesini sağlayan bir yöntem ile dikiliyordu ve bu sayede yağmurda topun ağırlaşması azaltılmıştı. Adidas’ın ürettiği son deri top olarak da tarihe geçen bu topun; Tango Mundial, Tango Malaga, Tango Alicante ve Tango Indoor gibi modelleri de üretildi.

Meksika 1986: AZTECA

İlk olarak deri yerine sentetik bir maddeden ( poliüretan) üretilen Azteca, futbol topu üretiminde yeni bir çığır açmıştı. Deri kardeşleri ile karşılaştırıldığında su geçirme oranı çok daha düşük olan Azteca, dört adet Adicron adı verilen katmandan oluşuyordu ve bu sayede son derece dayanıklıydı. Daha önce Tango’da kullanılan triadlarda yerel Aztek motiflerinden esinlenilmişti. Orijinal Azteca’yı, Azteca Puebla ve Azteca Acapulco adlı farklı modeller takip etti.

Italya 1990: ETRUSCO UNICO

Sentetik madde kullanımını bir adım ileriye götüren Etrusco Unico, sünger bir katman içeren ilk maç topuydu. Bu sayede tamamen su geçirmez olma özelliği kazanan Etrusco Unico aynı zamanda eski toplara oranla çok daha hızlı bir toptu. İsmini ve üzerindeki aslan başı desenlerini ise M.Ö. 6. yüzyılda İtalya’nın  Tiber ile  Arno nehirleri arasında yeralan  Etruria bölgesinde yaşamış bir halk olan Etrüskler’den alıyordu.

USA 1994: QUESTRA

Yüksek teknoloji ürünü  polietilen süngerden oluşan dış katmanı sayesinde daha yumuşak olan Questra’nın eski toplara oranla kontrol edilmesi çok daha kolaydı. Bu özelliği aynı zamanda futbolcuların daha süratli şutlar çıkarabilmelerine olanak tanıyordu. Adını ve triadları üzerindeki deseni ise ise uzay çağı ve uzay mekiklerinin ülkesi Amerika’dan, quest for the stars‘dan alıyordu.

Fransa 1998: TRICOLORE

Tricolore ilk renkli Dünya Kupası topuydu.  Fransız bayrağının renkleri mavi, kırmızı, beyaz ve Fransa’nın ulusal sembolü  horozdan esinlenen triadlardan oluşan bir deseni vardı. Dış katmanı  syntactic foam adında bir malzemeden yapılıyordu. Tricolore, 1978 yılında Arjantin’de kullanılan orijinal Tango dizaynının son örneğiydi.

Japonya/Kore 2002: FEVERNOVA

Fevernova, yıllar sonra devrim yaratan bir futbol topuydu. Adidas futbol laboratuarlarında yapılan rüzgar tüneli testlerinde bugüne kadar rüzgardan en az etkilenen ve en kesin tepkiyi veren top olduğu kanıtlanmıştı. Renkli ve parlak yüzeyi Asya kültüründen esinlenerek tasarlanan Fevernova’nın özellikle parlaklığı, bugüne bugün birçok spor malzemesinde görmeye devam ettiğimiz bir tasarım teması.

Almanya 2006: TEAMGEIST

Takım Ruhu anlamına gelen Teamgeist, uzun bir aradan sonra beşgen ve altıgenlerden oluşmayan bir toptu. Herhangi bir dikiş veya yapıştırma kullanılmadan, ısı ile birleştirilen 14 parçadan oluşmaktaydı. Geometride kesik sekizyüzlü ( truncated octahedron) olarak bilinen bu şekil sayesinde, üretilen en yuvarlak top olma özelligini taşıyordu ve neresine vurulduğundan bağımsız şekilde hareket ediyordu.  Dünya Kupası‘ndan esinlenen tasarımı, her maçın oynandığı stadın ve takımların adı, maç tarihi ve başlama saatinin yazılması ile tamamlanıyordu. Almanya 2006′da oynayan birçok futbolcu Teamgeist’ın çok hafif ve uçuştuğuna dair eleştiride bulunmuşlardı.

Güney Afrika 2010- Jabulani

Güney Afrika kabilerinde Zulu dilinde kutlama anlamına gelen "JABULANI", yalnızca turnuva boyunca kullanılacak. 11 farklı rengin kullanıldığı "JABULANI", adidas'ın 11. Dünya Kupası topu olup, tasarımda kullanılan 11 farklı renk ise her takımdaki 11 oyuncuyu, Güney Afrika'da konuşulan 11 farklı dili temsil ediliyor. "JABULANI" için geliştirilen ve "Grip'n'Groove" adı verilen dış yüzey tasarımı, dünyanın en iyi futbolcularına her türlü hava ve zemin koşulunda topu mükemmel kavrama imkanı veriyor ve en sert şutları mümkün kılıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin 2 sanık hakim karşısında Esenyurt’ta, Hakan Tosun’un dövülerek öldürülmesine ilişkin 2 sanığın yargılanmasına başlandı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. Esenyurt’ta 11 Ekim 2025 tarihinde Hakan Tosun’un 2 şahıs tarafından dövülerek öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat (18) ve Adnan Şahin (25) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Tosun’un müşteki ailesi ile tarafların avukatları ise salonda hazır bulundu. Tutuklu sanık Abdurrahman Murat, "Yaşanan olay için üzgünüm. Maktulün ailesine sabır diliyorum. Olay günü evde otururken Kadir Can isimli arkadaşım, nişan davetiyesi vermek için yanıma geldi. Can’ın arabasına bindim, araçta yemek yedik, bu esnada maktul Hakan Tosun, bir direğe yaslanmış şekilde alkol alarak aracımızı izliyordu. Biz, maktulün darbedildiğini düşündük. Daha sonra ben evime geçtim. Beş dakika sonra markete gitmek için çıktım. Hakan Tosun yine oradaydı. Bende onu uyarmak istedim. Elinde ve etrafından alkol şişeleri vardı. Burada içme yukarda arsa var git orada iç dedim. Ben bunu iyi niyetle söyledim. Bana küfür etti. Omzuna sert olmayan bir tekme attım. Bana yine küfür etti. Kafasına vurmadım. Yanımda arkadaşım da vardı, marketten dönüyorduk. Hakan Tosun’u gördük. Arkadaşım bana, ’adam tuvaletini yapıyor’ dedi. Ben de inanamadım ve tam hizasına geldim beni görünce ’yine mi sen?’ diyerek küfretti. Ben tekme attım. O ara Adnan abi araçla geçerken beni gördü. Adnan abi de bir tane tekme attı. Çünkü bize küfür ediyordu. Olay yerinden ayrıldık. Elim kırılsaydı o yumruğu atmasaydım. Şahıs beni tahrik etti" ifadelerini kullandı. "Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım" Tutuklu sanık Adnan Şahin ise, olay günü arabasındayken bağrışma sesi duyduğunu, sesin geldiği yere gittiğinde sanık Murat’ı gördüğünü ve yanına gittiğini belirterek, "Murat’a ne olduğunu sorduğumda, maktulün bağırarak küfürler ettiğini söyledi. Ben de maktulün gitmesini söyledim. Bunun üzerine maktul bana küfür etti. Abdurrahman’ı arabaya bindirdim. Hakan’ı daha önce hiç görmemiştim. Üstü başı yırtıktı. Ben sadece baldırına dürttüm. Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım. Darbetmedim" şeklinde konuştu. Beyanda bulunan Tosun’un müşteki ailesi, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmalarını talep ettiler. Duruşmada, ’tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan Berithan Kuluban, "Maktul, metrobüste küfür ediyordu. Diğer yolcularla birlikte maktulü uyardık. Metrobüste Tosun’un birilerini taciz ettiğini duydum. Bu nedenle maktule inmesini söyledik. Maktul inmedi. Biz de, metrobüsten zorla indirdik ve güvenliğe teslim ettik" dedi. Tanık Gözde Obay ise, olayın yerinin evinin karşısından olduğunu, bağrışma seslerini duyunca ne olduğuna bakmak için balkona çıktığını, maktulün elektrik direğine yaslanır şekilde oturduğunu, elinde ne olduğunu bilmediği bir teneke kutu bulunduğunu söyledi. Tutukluluk halleri devam edecek Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Hakan Tosun (51) ‘maktul’, Abdurrahman Murat (18), Adnan Şahin (25) ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde öldürme kastıyla tekme ve yumruk vurmaları sonucu maktulü öldürdüğü belirtildi. Maktulün hayati önem taşıyan ölümcül baş bölgesinden yaralanmış olması, maktulün yaralanmasının, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı neticesinde ölümünün meydana geldiği aktarıldı. Şüpheliler Adnan ve Murat’ın maktule yönelik eylemlerinin ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçunu oluşturduğu bilgisi yer aldı. İddianamede, şüpheliler Abdurrahman Murat ile Adnan Şahin hakkında ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.