DÜNYADAN FUTBOL - 31 Ekim 2010 Pazar 20:32

Dünya Karate Şampiyonası sona erdi

A
A
A
Dünya Karate Şampiyonası sona erdi

Türkiye, şampiyonayı 1 gümüş ve 1 bronz madalya ile tamamladı. Evsahibi Sırbistan genel klasmanda birinci oldu.

 

 

20. Büyükler Dünya Karate Şampiyonası'nın beşinci ve son gününde mindere çıkan Bayan Kumite Milli Takımı, bronz madalya mücadelesinde Hırvatistan'a yenilerek dünya üçüncülüğü şansını değerlendiremedi. Türkiye, şampiyonayı 1 gümüş ve 1 bronz madalya ile tamamladı. Evsahibi Sırbistan genel klasmanda birinci oldu.

Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da sona eren 20. Büyükler Dünya Karate Şampiyonası'nın final karşılaşmalarında Bayan Kumite Milli Takımı, mindere çıktı. Gradska Arena'daki şampiyonanın son gününde Hırvatistan'la karşılaşan milli takım, rakibi karşısında 2-0 yenilerek, dünya üçüncülüğü fırsatını değerlendiremedi.

Türkiye şampiyonayı; Erkekler Ferdi Kumite 84 kiloda Yavuz Karamollaoğlu'nun gümüş ve Bayanlar Ferdi Kumite de 68 kiloda Hafsa Şeyda Burucu'nun bronz madalyaları ile tamamladı.

20. Büyükler Dünya Karate Şampiyonası'nda Bayan Takım Kumite'de Fransa, Erkek Takım Kumite'de Sırbistan birinci oldu. Bayan Takım Kata'da Japonya, Erkek Takım Kata'da ise İtalya şampiyon oldu. Madalya sıralamasında Sırbistan 3 altın ve 1 bronz madalya ile birinci, İtalya 2 altın, 4 gümüş ve 1 bronz madalya ile ikinci, Japonya da 2 altın, 2 gümüş ve 3 bronz madalya ile üçüncü oldu. Türkiye ise 14. sırada yer aldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "8 Mart; milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi tarafından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla "Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar’dan Tuna’ya Türk Kadını" temalı "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" programı düzenlendi. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, "Bugün burada, insanlık tarihinin en ağır yükünü sırtlanmış, en büyük bedelleri ödemiş, fakat buna rağmen vakarından, fedakârlığından ve dirayetinden asla ödün vermemiş Türk Kadınının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü idrak etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamlı günde, Türk kadınının değerini devlet ve millet hayatının merkezine alan duruşuyla bizlere istikamet çizen; milli ve manevi hassasiyetleriyle Türk ailesini ve Türk kadınının vakarını daima savunan Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Onun liderliği ve kararlı duruşu, bu kürsüden dile getirilen her sözün fikri ve ahlaki zeminini oluşturmaktadır" dedi. "8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamından bahseden Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır. Biz kadın meselesine Batı’nın dar kalıplarıyla değil; binlerce yıllık Türk devlet aklının, töresinin ve inancının penceresinden bakıyoruz. Bizim medeniyetimizde kadın geride bırakılmış değildir; tarihin tam merkezindedir. Orta Asya bozkırlarında Hakan ile birlikte toyda söz alan Hatun da bizimdir, cephede mermi taşıyan Nene Hatun da bizimdir, istiklalin bedelini evladıyla ödeyen analar da bizimdir" diye konuştu. "Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil, irade sahibidir" MHP Lideri Bahçeli’nin "Kadın, Türk milletinin teminatıdır. Türk kadını fedakarlığın, sabrın ve vefanın adıdır" sözlerini hatırlatan Yurdakul, şunları kaydetti: "Türk kadını yalnızca doğurmamış; yoğurmuş, yetiştirmiş, korumuş ve diriltmiştir. Bilge Kağan’ın Orhun Abideleri’nde milleti anlatırken, anayı temel direk olarak tarif etmesi boşuna değildir. Çünkü biliriz ki, ana güçlü ise millet güçlüdür. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil irade sahibidir. Slogan değil sorumluluktur. Günümüzde kadın meselesi, Batı merkezli ideolojik yaklaşımlar çerçevesinde ele alınırken, özgürlük kavramı, çoğu zaman toplumsal bağlardan koparılmaktadır. Bu çevrelerde kadını ailesinden ve toplumsal bütünlükten yalıtan bir anlayış dayatılmaktadır. Kadının çalışma hayatındaki emeği, aileyle rekabet eden bir kimlik üzerinden tanımlanmakta ve annelik değersizleştirilmektedir."