DÜNYADAN FUTBOL - 20 Nisan 2013 Cumartesi 17:21

Dünya kulüpleri peşinden koşuyor

A
A
A
Dünya kulüpleri peşinden koşuyor

Bursaspor’un altyapısında gösterdiği performans ile birçok Avrupa takımının gözdesi olan Enes Ünal, hayalinin Atatürk Stadyumu’nda oynamak olduğunu söyledi.

MESUT ALAN

Yeşil-beyazlı ekibin U16 takımında forma giyen, çıktığı resmi maçlarda attığı 250’yi aşkın gol ile Avrupa kulüplerinin dikkatini çeken genç oyuncu Enes Ünal, kulübün resmi televizyonuna açıklamalarda bulundu. Futbola babasının sayesinde başladığını ifade eden genç oyuncu, “Futbol ilk zamanlar eğlence olarak geçiyordu. Büyüdükçe hedefler arttı. Hedeflere göre çalışmalar başladı. İyi tepkiler geliyor. Gol vuruşu çalışmalarım devam ediyor. Onlar geride kaldı. Önümde yeni bir basamak var. A takım ile antrenmanlara çıkıyorum ve burası çok ciddi bir yer. Onunda farkında olup, çok çalışmam gerekiyor. O sayfayı geride bıraktık” dedi.

”ÖZLÜCE’YE İLK ÇAĞRILDIĞIMDA HEYECANLANDIM”
A takım ile birlikte antrenmanlara çıkması için Özlüce’ye ilk çağrıldığında heyecanlandığını ifade eden Ünal, “Bursa’da Bursaspor ile büyümüşsün, küçük yaştan itibaren stadına girmişsin, hep hayalinde Bursaspor’da oynamak olmuş. Senelerdir Batalla’yı, Serdar Aziz’i izliyorsun, buraya gelince çok büyük bir heyecan oluyor. Sahaya çıktığında da çokta farklarının olmadığını görüyorsun. Bize de sadece çok çalışıp, onların seviyesine gelmek kalıyor” diye konuştu.

”RÜYA GİBİ GÜNLER YAŞIYORUM”
Rüya gibi günler yaşadığını belirten Enes, ”Antrenmanlarda onları izlemeye çalışıyorum. Koşularda, topu alışlarında, Pinto’nun gol vuruşlarında hepsinden bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Yorgunluk oluyor. 16 yaşındasın ve daha tam olarak futbolcu değilsin. O yüzden kendini bir şey görmene gerek yok. Sınıfta okuduğum arkadaşlarımda benim gibi bir insan. Pek kompleksim yok. Çok çalışıp, inşallah taraftarları utandırmadan Bursaspor forması ile hizmet ederim” şeklinde konuştu.

”HEDEFİM ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE OYNAMAK”
Küçükken idol olarak Zidane’ı gördüğünü vurgulayan Ünal, “Ibrahimovic’ten bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Bursaspor’da ise, Pinto’dan, Batalla’dan, Ömer ağabeyin profesyonelliğinden, Serdar ağabeyin hırçınlığından kendime bir şeyler katmaya çalışıyorum. Hedefim Şampiyonlar Ligi’nde oynamak. A Milli Takım forması giymek. Bunlar büyük başarılar. İlk önce futbolcu olmam lazım” dedi.

”İYİ KARAKTERLİ OLARAK HATIRLANMAK İSTERİM”
'Futbolu bıraktığın gün nasıl hatırlanmak istersin?' sorusuna ise genç oyuncu, “Futbolu çok iyi olmazsa da, karakterli, kişilikli birisi olarak hatırlanmak isterim. Her şey gelip geçiyor ama insanlar kişilikleri ve karakterleri ile hatırlanıyor. Ben de iyi karakterli biri olarak hatırlanmak isterim” cevabını verdi.

”HAYALİM ATATÜRK STADYUMU’NDA OYNAMAK”
Atatürk Stadyumu’nda oynamanın çocukluk hayali olduğunu ifade eden Enes Ünal, “İnşallah imzayı atıp, statta oynamak nasip olur. Yıkılma durumu var. Timsah Arena’da olabilir ama Atatürk Stadyumu benim için hep ayrı olmuştur. Küçüklükten beri orayı görüyorsun ve oranın hayali ile büyüyorsun. İnşallah nasip olur” dedi.
Eksik yönlerini de değerlendiren Ünal, “Hava topunu, ters ayağımı, forvete özgü şeyleri geliştirmem gerekiyor. Daha çabuk olabilirim. Bunlarda zamanla olacak şeyler” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Tırın altında kalıp 2 bacağını kaybetmişti, sürücü tahliye edildi Gaziantep’in İslahiye ilçesinde, park halindeki arızalı tırın kendiliğinden hareket etmesi sonucu bir kişinin ölümü, bir kişinin de iki bacağını kaybetmesiyle sonuçlanan kazada, sanık sürücü tahliye edildi. Kazada iki bacağını kaybeden mağdur İrem Karatutlu sosyal medya hesabından, "Adaletin toplum vicdanında karşılık bulmasını istiyorum" diyerek karara tepki gösterdi. Olay, 27 Temmuz 2025 tarihinde TAG Otoyolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.A. idaresindeki 63 LC 463 plakalı çekici, arızalanması üzerine emniyet şeridine park edildi. Ancak iddiaya göre el freni çekilmeyen ve gerekli güvenlik önlemleri alınmayan tır, bir süre sonra sürücüsüz şekilde hareket etmeye başladı. Emniyet şeridinde yürümekte olan Mehmet Mesut Karslıoğlu ve o esnada bölgede bulunan İrem Karatutlu, üzerlerine gelen dev aracın altında kaldı. Kazada Karslıoğlu olay yerinde hayatını kaybederken, Karatutlu ağır yaralandı. Olayla ilgili İslahiye Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşması tamamlandı. Duruşmada, tutuklu sanık M.A. ve avukatları savunma yaptı. Sanık sürücü M.A., mahkeme başkanı tarafından söz verilmesi üzerine, "Önceki savunmalarımı tekrar ederim, tutukluluk halim ben ve yakınlarım üzerinde mağduriyet oluşturmaktadır. Öncelikle tahliyemi daha sonra beraatımı talep ederim" diyerek tahliyesini istedi. Sanık müdafiileri Av. Mehmet Arslan ve Av. Ziya Bayram ise kazanın müvekkillerinin kusurundan değil, araçtaki teknik bir arızadan kaynaklandığını savundu. Özellikle "çekici araçla römork sisteminin akuple (bağlantı) hortumlarında" meydana gelen patlama/arıza nedeniyle fren sisteminin tam çalışmadığını öne süren avukatlar, ATK raporunun bu teknik durumu tam olarak değerlendirmediğini ve eksik olduğunu iddia etti. Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan 25 Aralık 2025 tarihli raporda davanın seyri netleşmişti. Raporda, sürücü M.A.’nın iniş eğimli yolda aracını park ederken el frenini çekmediği, tekerleklere takoz koymadığı ve gerekli dikkati göstermediği vurgulanarak "asli kusurlu" olduğu belirtilmişti. Hayatını kaybeden Mehmet Mesut Karslıoğlu ve yaralanan İrem Karatutlu’nun ise olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı heyet tarafından oy birliğiyle rapor edilmişti. Sanık avukatlarının savunmalarını dinleyen mahkeme heyeti, sanık M.A’nın tutuklulukta geçirdiği süreyi ve delillerin toplanmış olmasını gerekçe göstererek, yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Kazada her iki bacağını kaybeden ve aylarca yoğun bakımda tedavi gören İrem Karatutlu, tahliye kararı sonrası derin bir üzüntü yaşadığını belirterek sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Karatutlu, "Evlilik yıl dönümümde üzerime sürücüsüz şekilde ilerleyen bir tırın çarpması sonucu iki bacağımı kaybettim. O gün hayatım geri dönüşü olmayacak şekilde değişti. Bugün kazaya sebep olan tır şoförünün tutuksuz yargılandığını öğrenmiş bulunuyorum. Talebim intikam değil, adaletin toplum vicdanını rahatlatacak şekilde tecelli etmesidir. Yaşadığım mağduriyetin büyüklüğü karşısında sorumluların özgür şekilde yargılanması adalet duygumu sarsmaktadır" dedi.
Muğla Marmaris’te Arda Deniz Onat davasında ilk duruşma görüldü Muğla’nın Marmaris ilçesi Bozburun Mahallesi’nde 20 yaşındaki denizci gencin teknede çıkan kavgada hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. 20 Temmuz 2025 tarihinde saat 19.30 sıralarında Bozburun Mahallesi Kocabahçe Koyu’nda demirli bulunan "Arda Deniz" adlı teknede, turda olan Arda Deniz Onat (20) ile İsviçreli üç kadın müşterinin misafirleri olduğu öğrenilen Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai arasında tartışma çıktı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda Onat, başına aldığı darbe sonrası denize düştü. Babası Kenan Onat tarafından baygın halde sudan çıkarılan genç denizci, ihbar üzerine olay yerine gelen Sahil Güvenlik ekiplerine teslim edildi. Sahil Güvenlik botuyla Germe Limanı’na getirilen Onat, burada hazır bekleyen sağlık ekiplerine ulaştırıldı. Hastaneye kaldırılan Arda Deniz Onat, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kavgada yaralanan Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai ise Marmaris Devlet Hastanesi’ndeki tedavilerinin ardından gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen üç şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Arda Deniz Onat’ın cenazesi ise 21 Temmuz 2025 tarihinde Bozburun’da gözyaşları arasında toprağa verildi. Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Coşkun Volkan Canfedai ve Selim Yetkin hakkında "taksirle ölüme sebebiyet verme", Sinan Yetkin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçlarından dava açıldı. Sanıkların olay gününden bu yana tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma öncesinde Onat’ın ailesi, yakınları ve arkadaşlarından oluşan yaklaşık 300 kişi adliye bahçesinde toplandı. "Ölüm kalp krizi değil" Tutuklu yargılanan sanıkların SEGBİS üzerinden bağlandığı, tanıkların dinlendiği duruşma sonrası açıklama yapan Onat ailesinin avukatlarından Anıl Aba, dosyada yer alan raporların çelişkili olduğunu savunarak, ölümün kalp krizi sonucu gerçekleştiği iddiasını kabul etmediklerini söyledi. Aba, otopsi raporlarında Arda Deniz Onat’ın kalp krizi geçirdiğini gösteren herhangi bir iz bulunmadığını belirterek, "Arda’nın kalp krizi sonucu öldüğünü gösteren ne otopsi raporlarında ne de bunu destekleyen başka bir raporda herhangi bir iz bulunmaktadır. Buna rağmen ölümün stres anında gelişen bir kalp krizi sonucunda gerçekleştiğini belirten bir rapor düzenlenmiştir" dedi. Dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilmesini talep ettiklerini ancak mahkemenin otopsi raporu ile Adli Tıp Birinci İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle taleplerini reddettiğini belirten Avukat Aba, bu konuda yeniden girişimde bulunacaklarını söyledi. Avukat Aba, Arda Deniz Onat’ın aldığı darbeler nedeniyle sersemleyerek denize düştüğü ve boğulma sonucu hayatını kaybetmiş olabileceğini savunarak, "Amacımız dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gitmesi ve Arda’nın kalp krizi sonucu değil, aldığı darp nedeniyle sersemleyip denize düşerek boğulma sonucu hayatını kaybettiğinin ortaya konulmasıdır. Eğer bu durum ispatlanırsa olayın hukuki niteliği değişecektir" dedi. Avukat Aba, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında üniversitelerin tıp fakültelerinden bilimsel rapor talep edeceklerini belirterek, ölüm nedeninin uzman doktorlardan oluşacak kurul tarafından değerlendirilmesini isteyeceklerini ifade etti. "Suç vasfının değişmesi için mücadele edeceğiz" Ailenin bir diğer avukatı Alper Dağ da sanıkların ifadelerinde olayın kendi iradeleri dışında gerçekleşmiş gibi anlatıldığını belirtti. Otopsi raporları ile Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri arasında çelişki bulunduğunu savunan Dağ, suç vasfının değişmesine ve daha ağır cezalar verilmesine yönelik hukuki girişimlerde bulunacaklarını söyledi. Dağ, sanıkların ifadelerinde üzgün ve pişman olduklarını dile getirdiklerini ancak bunun saldırı veya kavgaya iştirak ettiklerini kabul eden bir pişmanlık beyanı niteliği taşımadığını ifade etti. "Oğlumun kalp rahatsızlığı yoktu" Olay sırasında yanında olan ve adliyede yüzlerce kişi ile birlikte davayı takip eden Arda Deniz Onat’ın babası Kenan Onat ise, ailenin denizcilik yaptığını ve düzenli sağlık raporları aldıklarını belirterek, "Biz denizciyiz, sürekli sağlık kontrolünden geçiyoruz. Oğlumun herhangi bir kalp ya da sağlık sorunu yoktu" dedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, davayı 3 Nisan tarihine erteledi.
Antalya Başkan Özçelik, CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzaladı Alanya Belediyesi, yerel yönetimlerde kadın-erkek eşitliğinin güçlendirilmesi amacıyla önemli bir adım attı. Alanya Kent Konseyi’nin tavsiye kararıyla Alanya Belediyesi Meclisi’nde kabul edilen CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı, düzenlenen törende Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik tarafından imzalandı. Alanya’da kadın-erkek eşitliği için tarihi bir adım atıldı. CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı için Alanya Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Alanya Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan, siyasi partilerin kadın kolları başkan ve temsilcileri, kadın dernekleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Özcan: "Türkiye’de bir ilki Alanya’da gerçekleştiriyoruz" İmza töreni Alanya Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan’ın konuşmasıyla başladı. Özcan konuşmasında, Alanya’da katılımcı yerel yönetim anlayışının en güzel örneklerinden birinin yaşandığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Şu an itibarıyla Türkiye’de 93 belediye CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzaladı. Ancak Alanya’da farklı bir uygulama hayata geçiriyoruz. Birçok belediyede bu tür kararlar belediye yönetimleri tarafından alınır ve uygulanır. Alanya’da ise Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz. Kadınlar talep etti, Alanya Kent Konseyi bu talebi tavsiye kararı haline getirdi ve belediye yönetimi bu kararı kabul ederek hayata geçirdi. Bugün burada katılımcı yerel yönetimin en güzel örneklerinden birine hep birlikte tanıklık ediyoruz." Başkan Özçelik: "Her zaman kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığı destekledik" Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ise konuşmasında, bu adımın Alanya için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yerel yönetimlerde kadın-erkek eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan CEMR-Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi tarafından hazırlanan Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzalamanın gururunu yaşıyoruz. Öncelikle şunu ifade etmek isterim. Gerek seçim döneminde gerekse görev süresi boyunca kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığı destekleyen bir yaklaşım ortaya koyduk. Bugün burada, aslında hayatın doğal bir parçası olması gereken eşitlik anlayışını güçlendirecek önemli bir adım için bir araya geldik. Kadınların ve erkeklerin hayatın her alanında eşit haklara ve eşit fırsatlara sahip olduğu bir kent hedefi için önemli bir adım atıyoruz. Bu sözleşme nasıl bir kent hayal ettiğimizin ve nasıl bir yönetim anlayışına sahip olduğumuzun önemli bir göstergesidir. Bu sürecin başlangıcında Alanya Kent Konseyimizin tavsiye kararı bulunmaktadır. Belediye Meclisimiz de bu öneriyi değerlendirerek oy birliğiyle bu şartın imzalanması için belediye başkanlığına yetki vermiş, ayrıca Meclisimiz bünyesinde yerel eşitlik komisyonu kurulması da kararlaştırılmıştır." "Bu imza ile Alanya daha eşit, daha adil ve kapsayıcı bir kent olacak" Kadınların hayatın içinde daha fazla yer aldığı kentlerin daha adil, daha üretken ve daha huzurlu olduğunu vurgulayan Başkan Özçelik, "Yerel yönetimler kentte yaşayan herkes için daha adil ve daha eşit bir yaşam ortamının sağlanmasında en önemli aktörlerden biridir. Alanya Belediyesi olarak kadınlara yönelik çalışmalarımızı sadece sosyal projeler olarak değil, eşitlik ilkesinin bir parçası olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde kent konseyimiz, üniversitelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte yerel eşitlik eylem planı hazırlayacağız. Amacımız eşitliği kent yaşamının her alanında güçlü kılmaktır. Bugün attığımız bu imzanın Alanya’da daha eşit, daha adil ve daha kapsayıcı bir kent yaşamına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu vesileyle sürece öncülük eden başta Alanya Kent Konseyi Başkanımız Nurhan Özcan’a, Kent Konseyi Kadın Meclisimize ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum." dedi. Başkan Özçelik şartı alkışlar eşliğinde imzaladı Konuşmaların ardından imza törenine geçildi. Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzalayıp, Alanya’nın bu önemli uluslararası taahhüde katılımını resmileştirdi. Şartın imzalanmasıyla birlikte Alanya’da eşitliği savunan, kapsayıcı ve katılımcı yerel yönetim politikalarının güçlendirilmesi yönünde yeni bir süreç başlamış oldu. 8 Mart anısına mum hediye edildi CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nın imzalanmasının ardından Alanya Belediyesi Meclis Üyeleri Halime Ceylan, Ufuk Aras Solmaz ve İrem Yunusoğlu, katılımcılara ve kadın belediye çalışanlarına, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında üzerinde Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’in Kadınlar Günü’ne özel QR Kodlu mesajının yer aldığı mum takdim etti. İmza töreninin ardından katılımcılarla birlikte günün anısına fotoğraf çekildi.