DÜNYADAN FUTBOL - 17 Ekim 2010 Pazar 16:23

Dünya Kupası'nda şike

A
A
A
Dünya Kupası'nda şike

FIFA, 2018 Dünya Kupası finallerine evsahipliği yapacak ülkeyi belirleyecek oylamaya katılacak iki yetkilinin oyları karşılığında para istedikleri iddiası hakkında soruşturma başlattı.

Sunday Times gazetesinden muhabirler, turnuvayı Amerika Birleşik Devletleri'ne götürmek isteyen Amerikalı şirketler adında faaliyet gösteren lobiciler gibi davranarak FIFA İcra Kurulu üyelerinden, Nijeryalı Amos Adamu'yla görüştü.

 

Sunday Times'ta yayınlanan bant kayıtlarına göre, Adamu Nijerya'da halı saha inşaası için 800 bin dolar istedi.

 

Aynı zamanda Batı Afrika Futbol Birliği'nin de başkanı olan Adamu, lobici kılığındaki Sunday Times muhabirlerinden parayı doğrudan kendisine ödemelerini de talep etti.

 

Adamu, sohbet sırasında 'bu paranın kullanacağı oy konusunda etkili olup olmayacağı' sorusuna ise, ''Kuşkusuz bir etkisi olacaktır. Eğer buna yatırım yaparsanız, oyu istediğiniz anlamına da gelecektir bu'' dedi.

 

Okyanusya Futbol Konfederasyonu Başkanı Reynald Temarii'nin de spor akademisi inşaası için para istediği de Sunday Times'ın haberindeki iddialardan.

 

FIFA iddialar üzerine, kurumun 2018 ve 2022 dünya kupalarına evsahipliği yapmak için yürütülen mücadeleyi yakından izlediğini ve konuyla ilgili bütün belge ve kayıtları talep ettiğini açıkladı.

 

FİFA, ancak inceleme tamamlandıktan sonra atılacak adım konusunda bir karar verilebileceğini duyurdu.

 

Okyanusta Futbol Konfederasyonu da iddiaları incelemekte olduğunu duyurdu.

 

2018 Dünya Kupası finalleri, Avrupa dışından turnuvaya talip olan ABD çekildiği için kesinlikle Avrupa'da düzenlenecek.

 

ABD'nin yanısıra Avustralya da adaylıktan çekilmiş, çabalarını 2022 için yoğunlaştıracaklarını açıklamışlardı.

 

İngiltere'nin rakipleri Rusya, Belçika ve Hollanda ortaklığı ile İspanya ve Portekiz ortaklığı.

 

24 kişilik komitenin kararı 2 Aralık'taki oylamanın ardından açıklanacak.
bbc

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "8 Mart; milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi tarafından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla "Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar’dan Tuna’ya Türk Kadını" temalı "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" programı düzenlendi. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, "Bugün burada, insanlık tarihinin en ağır yükünü sırtlanmış, en büyük bedelleri ödemiş, fakat buna rağmen vakarından, fedakârlığından ve dirayetinden asla ödün vermemiş Türk Kadınının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü idrak etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamlı günde, Türk kadınının değerini devlet ve millet hayatının merkezine alan duruşuyla bizlere istikamet çizen; milli ve manevi hassasiyetleriyle Türk ailesini ve Türk kadınının vakarını daima savunan Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Onun liderliği ve kararlı duruşu, bu kürsüden dile getirilen her sözün fikri ve ahlaki zeminini oluşturmaktadır" dedi. "8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamından bahseden Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır. Biz kadın meselesine Batı’nın dar kalıplarıyla değil; binlerce yıllık Türk devlet aklının, töresinin ve inancının penceresinden bakıyoruz. Bizim medeniyetimizde kadın geride bırakılmış değildir; tarihin tam merkezindedir. Orta Asya bozkırlarında Hakan ile birlikte toyda söz alan Hatun da bizimdir, cephede mermi taşıyan Nene Hatun da bizimdir, istiklalin bedelini evladıyla ödeyen analar da bizimdir" diye konuştu. "Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil, irade sahibidir" MHP Lideri Bahçeli’nin "Kadın, Türk milletinin teminatıdır. Türk kadını fedakarlığın, sabrın ve vefanın adıdır" sözlerini hatırlatan Yurdakul, şunları kaydetti: "Türk kadını yalnızca doğurmamış; yoğurmuş, yetiştirmiş, korumuş ve diriltmiştir. Bilge Kağan’ın Orhun Abideleri’nde milleti anlatırken, anayı temel direk olarak tarif etmesi boşuna değildir. Çünkü biliriz ki, ana güçlü ise millet güçlüdür. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil irade sahibidir. Slogan değil sorumluluktur. Günümüzde kadın meselesi, Batı merkezli ideolojik yaklaşımlar çerçevesinde ele alınırken, özgürlük kavramı, çoğu zaman toplumsal bağlardan koparılmaktadır. Bu çevrelerde kadını ailesinden ve toplumsal bütünlükten yalıtan bir anlayış dayatılmaktadır. Kadının çalışma hayatındaki emeği, aileyle rekabet eden bir kimlik üzerinden tanımlanmakta ve annelik değersizleştirilmektedir."