DÜNYADAN FUTBOL - 05 Ekim 2010 Salı 20:59

Dünya Şampiyonu Sofuoğlu İstanbul'da

A
A
A
Dünya Şampiyonu Sofuoğlu İstanbul'da

Dünya Supersport Şampiyonası'nda 2010 sezonunu genel klasmanda zirvede tamamlayarak dünya şampiyonu olan milli motosikletçi Kenan Sofuoğlu İstanbul'a geldi.


Sabiha Gökçen Havalimanı'nda annesi Nurhayat, babası İrfan Basri Sofuoğlu, yakınları ve İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Tamer Taşpınar tarafından çiçekler ve tezahüratla karşılanan Sofuoğlu, daha sonra konferans salonunda basın toplantısı düzenledi.


2010 sezonunun kolay geçmediğini ve sezona sakat başladığını belirten Sofuoğlu, "Sezon başında sakatlığın yanı sıra motosikletimde de sıkıntı vardı. Sezon ortasına kadar uygun olmayan motosikletle yarıştım. Kolay bir sezon değildi. 9. yarışta rakiplerimden biri sakatlandı. Sonra Laverty ile mücadele ettim. Son yarışta ihtiyacım olanı biliyordum ve şampiyonluğa ulaştım" dedi.


Dünya şampiyonu olacağını tahmin ettiğini ifade eden Kenan Sofuoğlu, "Ama 13 yarışın hepsinde podyumda olacağımı tahmin etmemiştim. Yarışa başlamadan önce üzerimde büyük bir baskı vardı. 1 yarışta dünya şampiyonu olamıyorsunuz. Dünyanın farklı yerlerinde farklı iklimlerde yarışıyorsunuz. Böylesine zorlu bir maratonun ardından da şampiyonluğa ulaşmak mutluluk verici" diye konuştu.


İstanbul'a gelir gelmez hakkında bazı söylentiler olduğunu işittiğini, bundan da üzüntü duyduğunu kaydeden Sofuoğlu, şunları söyledi: "Ödül peşinde koşuyormuşum. Trilyonlarca parayı Spor Toto'dan almayan ben mi ödül peşinde koşuyorum? Çok şükür öyle bir sıkıntım yok. Hayalim olan o kavukla dünya şampiyonluğu turu atmaktı, bunu da başardım."


Türkiye'de en büyük desteği devletten aldığını belirten Sofuoğulu, "Spordan sorumlu Devlet Bakanlığından aldığım büyük bir destek var. Her yarışımdan sonra Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül, Spor Toto Teşkilat Başkanı Bekir Yunus Uçar beni arıyor. Ayrıca Bakanımız Faruk Nafiz Özak da benimle yakından ilgileniyor. Dün Başbakanımızın arayıp beni tebrik etmesi çok önemliydi. Başbakanımız daha önce yaptığı bir konuşmada başarılı sporcu olarak benden bahsetmişti" şeklinde konuştu.


"GELECEK SEZON MOTO2'DE YARIŞACAĞIM"


Dünya Supersport Şampiyonası'nda iki kez şampiyonluğa ulaştığını ve birçok rekor kırdığını ifade eden başarılı sporcu, "Artık farklı bir kategoride yarışmak istiyorum. Gelecek sezon Moto2'de yarışacağım. Buna alışmak için de bu sezon son iki yarışına katılmayı düşünüyorum. Yarış kazanacağıma inanıyorum. İnşallah orada da şampiyon olmak için elimden geleni yapacağım" dedi.


Kenan Sofuoğlu, "2. Lig futbolcusu kadar kazanmıyorum" şeklinde kendisine atfen haber duyduğunu belirterek, "Ben kimseyle bir röportaj yapmadım. Çok önce yapılan konuşmaları şimdi ortaya çıkardılar. Böyle şeylerin konuşulmasını istemiyorum" ifadelerini kullandı.


Fransa'daki yarışta piste gittiğinde Türk bayrağını göremediğini ve bu nedenle ikazda bulunduğunu söyleyen Sofuoğlu, "İkazım sonrası ertesi gün Türk bayrağı asıldı. Bütün Avrupa'da bu konuşuldu" dedi.



KENAN SOFUOĞLU OMUZLARDA


Kenan Sofuoğlu, basın toplantısının ardından omuzlara alınarak terminal dışına çıkarılırken, çok sayıda seveni tezahürat yapıp, meşaleler yakarak sevgi gösterilerinde bulundu.


Havalimanına çok sayıda motisikletçinin de geldiği gözlenirken, Sakaryaspor forması giydirilen Kenan Sofuoğlu, bir aracın üzerine çıkarak kendisini karşılamaya gelenlere teşekkür konuşması yaptı.


Sevgi gösterileri arasında hava limanından güçlükle ayrılabilen Sofuoğlu, motosiklet ve araçlardan oluşan konvoyla memleketi Sakarya'ya hareket etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "8 Mart; milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi tarafından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla "Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar’dan Tuna’ya Türk Kadını" temalı "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" programı düzenlendi. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, "Bugün burada, insanlık tarihinin en ağır yükünü sırtlanmış, en büyük bedelleri ödemiş, fakat buna rağmen vakarından, fedakârlığından ve dirayetinden asla ödün vermemiş Türk Kadınının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü idrak etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamlı günde, Türk kadınının değerini devlet ve millet hayatının merkezine alan duruşuyla bizlere istikamet çizen; milli ve manevi hassasiyetleriyle Türk ailesini ve Türk kadınının vakarını daima savunan Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Onun liderliği ve kararlı duruşu, bu kürsüden dile getirilen her sözün fikri ve ahlaki zeminini oluşturmaktadır" dedi. "8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamından bahseden Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır. Biz kadın meselesine Batı’nın dar kalıplarıyla değil; binlerce yıllık Türk devlet aklının, töresinin ve inancının penceresinden bakıyoruz. Bizim medeniyetimizde kadın geride bırakılmış değildir; tarihin tam merkezindedir. Orta Asya bozkırlarında Hakan ile birlikte toyda söz alan Hatun da bizimdir, cephede mermi taşıyan Nene Hatun da bizimdir, istiklalin bedelini evladıyla ödeyen analar da bizimdir" diye konuştu. "Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil, irade sahibidir" MHP Lideri Bahçeli’nin "Kadın, Türk milletinin teminatıdır. Türk kadını fedakarlığın, sabrın ve vefanın adıdır" sözlerini hatırlatan Yurdakul, şunları kaydetti: "Türk kadını yalnızca doğurmamış; yoğurmuş, yetiştirmiş, korumuş ve diriltmiştir. Bilge Kağan’ın Orhun Abideleri’nde milleti anlatırken, anayı temel direk olarak tarif etmesi boşuna değildir. Çünkü biliriz ki, ana güçlü ise millet güçlüdür. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil irade sahibidir. Slogan değil sorumluluktur. Günümüzde kadın meselesi, Batı merkezli ideolojik yaklaşımlar çerçevesinde ele alınırken, özgürlük kavramı, çoğu zaman toplumsal bağlardan koparılmaktadır. Bu çevrelerde kadını ailesinden ve toplumsal bütünlükten yalıtan bir anlayış dayatılmaktadır. Kadının çalışma hayatındaki emeği, aileyle rekabet eden bir kimlik üzerinden tanımlanmakta ve annelik değersizleştirilmektedir."