POLİTİKA - 09 Temmuz 2015 Perşembe 23:50

Erdoğan'dan Doğu Türkistan açıklaması

A
A
A
Erdoğan'dan Doğu Türkistan açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki olaylarla ilgili açıklamalarda bulundu.

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki olaylarla ilgili, “Medyada dolaşan önemli bir bölümü de yalan veya yanlış olan görüntüler ve haberler bu duyarlılığı istismara açık hale getirdi. İstanbul’da küçükte olsa asla görmek istemediğimiz, asla tasvip etmediğimiz hadiseler yaşandı. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki Türkiye tüm soydaşları ve kardeşleri gibi Çin’deki Uygur Türklerinin de sonuna kadar yanındadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, büyükelçilerle iftar programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen iftar programında yabancı misyon temsilcilerine hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak bütün Avrupa ülkeleriyle ilişkileri daha ileriye götürmek, güçlendirmek ve zenginleştirmek arzu iradesine sahip olduklarını ifade etti.

AB ile tesis edilen çok yönlü ilişkilerin geliştirilmesinin ve durgunluk içindeki müzakere sürecinin canlandırılması tüm tarafların çıkarına olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bakımdan yeni fasılların açılmasına ve üyelik sürecinin hızlandırılmasına büyük önem atfediyoruz. Diğer yandan AB ve ABD’de ırkçı ve Müslüman karşıtı tutumlarda gördüğümüz artış eğilimi bizi derin bir endişeye sevk ediyor. Avrupa ülkelerini büyük bir bölümünde Müslüman toplulukların çoğunluğunu yada önemli bir bölümü Türkler oluşturuyor. Dolayısıyla Türkler islamafobiden en çok etkilenen kesimlerin başında geliyor. Bir çok Avrupa demokrasisinde artık açık bir tehlike haline gelen popülist aşırıcı sağcı partiler hepimiz için kaygı vereci bir unsurdur. Bu gelişmelerin önüne geçebilmek için okullarda Avrupalı ve ABD’li genç nesillere Türkler, İslamiyet, Müslümanlar ve göçmen topluluklar hakkında objektif bilgiler verilmelidir” diye konuştu.

“ORTAK TARİH KOMİSYONU ÖNERİMİZ GEÇERLİLİĞİNİ HALEN KORUYOR”
Bu sorunla birlikte mücadele edilmesinin ve ortak bir çaba sergilenmesi gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı Ermenilerin 1. Dünya Savaşı’nın olağan dışı koşullarında yaşadıkları acıları paylaştıklarını çeşitli vesilelerle dünyaya ilan ettiklerini kaydetti.

Türkiye 1915 olayları konusunda yapılacak akademik çalışmaları tüm arşiv belgelerini açarak her türlü desteği vermeye kararlı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortak tarih komisyonu önerimiz geçerliliğini halen koruyor. Buna rağmen son dönemde yaşanan gelişmeler konunu tarihi bir mesele olmaktan çıktığına aşırı derece siyasallaştığına işaret ediyor, Türkiye kültürler, inançlar ve medeniyetler arasında uyum, huzur ve dostluk için büyük bir gayretle çalışmıştır, çalışmaya da devam edecektir” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE ÇİN’DEKİ UYGUR TÜRKLERİNİN DE SONUNA KADAR YANINDADIR”
Konuşmasında paralel yapıyla ilgili açıklamalarda da bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaklaşık 2 yıldır paralel devlet yapılanması diye atlandırdığımız legal görünümün altında illegal faaliyetler yürüten bir örgütle mücadele içerisindeyiz. Fakat burada son günlerdeki bir gelişmesi özellikle sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu ay sonu itibariyle bir Çin seyahatim söz konusu ve bu Çin seyahati öncesinde özellikle ülkemizdeki gelişmeler manidardır. Bunu burada siz değerli diplomatlarımızla bu akşam paylaşmak istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak dünyanın her köşesinde bizim soydaşlarımız var. Balkanlar Orta Asya’ya, Kırım’dan Kuzey Afrika’ya her bölgede bütün yaşanan hadiseler bizi doğrudan ilgilendiriyor. Bu çerçevede Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan kardeşlerimize baskı yapıldığı iddiaları kamuoyumuzda hassasiyetlere yol açtı. Bilhassa medyada dolaşan önemli bir bölümü de yalan veya yanlış olan görüntüler ve haberler bu duyarlılığı istismara açık hale getirdi. İstanbul’da küçükte olsa asla görmek istemediğimiz, asla tasvip etmediğimiz hadiseler yaşandı. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki Türkiye tüm soydaşları ve kardeşleri gibi Çin’deki Uygur Türklerinin de sonuna kadar yanındadır. Uygur Özer Bölgesi’nde yaşayan kardeşlerimizle ilgili sıkıntıları en üst düzeyde dile getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz. Dışişleri Bakanlığımız konuyla ilgili hassasiyetimizi Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçisi’ne iletti. Biz de ay sonunda yapacağımız Çin ziyaretimizde meseleye muhataplarımızın dikkatine getireceğiz. İstanbul’da yaşanan provokatif olaylar ne bizim misafirperverliğimize yakışır ne de Uygur kardeşlerimizin dertlerine derman olur. Bu konuda ülkemiz kamuoyunu dikkatli çağırıyor, provokatörlerin oyununa gelinmemesini rica ediyorum. Ülkemize iş için gezmek için, yaşamak için gelen Doğu Asyalı tüm misafirlerimizin can ve mal güvenliği bizim namusumuzdur. Bu insanlara zarar veren herkes milletimizin en kadim töresi olan misafirperverliğine ihanet etmiş demektir. Güvenlik güçlerinin de bu konuda çok daha dikkatli, çok daha hassas olacaklarına inanıyorum.”

“BU KARANLIK ÖRGÜTLE MÜCADELEMİZDE SİZ DOSTLARIMIZI YANIMIZDA GÖRMEK İSTİYORUZ”
Yaklaşık paralel devlet yapılanması diye adlandırılan ulusal güvenliği tehdit eden örgütlerden birisiyle de mücadele içerisin de olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu örgüt 40 yıldır kendisin gizleyerek devletin kritik noktalarını sızmış, milletimizin iyi niyetini istismar etmiş, son derece karmaşık bir yapıdır. Devletin meşru hiyerarşisi dışında örgütlenen bu yapı son yıllarda milli kurumlarımızı çok ciddi zararlar vermiştir. Faaliyetlerini okul, dernek, vakıf gibi kuruluşlar arkasına gizleyerek yürüten paralel yapı 2013 yılı sonunda hükümeti hedef alan darbe girişimi sonrasında deşifre oldu. Büyük bir titizlikle devam eden idari ve hukuki süreçler bu yapının gerçek yüzünün hem devletimiz hem de milletimiz nezdinde görülmesini sağladı. Artık bu yapıyla ilgili ve ilişkili kuruluş ve şahısların milletimizin nazarında hiçbir itibarı ve meşruiyeti kalmadı. Bu yapının mensupları gayri meşru yöntemlerle elde ettikleri bilgileri çarpıtarak dünyanın her yerinde ülkemiz aleyhinde bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Avrupa’dan ABD’ye Afrika ülkelerine kadar bunu yapıyorlar. 40 yıllık bir hazırlıktır bu. Bu karanlık örgütle mücadelemizde siz dostlarımızı yanımızda görmek istiyoruz. Artık Milli Güvenlik Siyaset Belgesi içerisinde de bu örgüt yerini almıştır. İfade şudur, ‘ulusal güvenliğimiz tehdit eden legal görünümüm altındaki illegal örgütler.’ Bu da bu örgütlerden bir tanesidir. Dünyamız zor bir dönemden geçiyor. Savaşlar, terörizmin, aşırı hareketler, etnik ve mezhebi çatışmalar, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı, göç, ırkçılık, kadına yönelik şiddet, küresel ısınma, çevre kirlenmesi ve benzeri sorunlar kürsel nitelik arz ediyor. Küresel sorunlarla baş edebilmek için küresel bir bakış açışına ve siyasi kararlığa ihtiyacımız var. Daha güzel, daha barışçıl ve müreffeh bir dünya kurmak elbette mümkündür. Böyle bir dünya için mücadele etmek hepimizin ortak siyasi ve ahlaki görevidir” şeklinde konuştu.

“ELÇİLERE RTE İMZALI KRAVAT HEDİYE EDİLDİ”
Suudi Arabistan’ın Dışişleri Bakanı Suud El Faysal vefat etmesi dolayısıyla Allah’tan kendisine rahmet dilediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelecek hafta idrak edilecek Ramazan Bayramı’nı şimdiden kutluyor, tüm insanlık, İslam dünyası için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Çıkışta eşimle beraber teker teker sizleri uğurlayacağız. Hanımefendilere birer fular hediyemiz olacak. Beyefendilere birer arkasında imzam olan kravatım hediye edilecektir” dedi.

TÜRKER BEKTAŞ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’i dinleyen film: Kıyının Sesi Kemeraltı’nın kalabalığı, Konak Meydanı’nın uğultusu ve Urla kıyılarında dalgaların ritmi İzmir’in gündelik yaşamına karışan sesler kayıt altına alınarak "Kıyının Sesi" adlı belgeselde bir araya geldi. Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetimi Bölüm Başkanı V. Doç. Dr. Sevcan Sönmez ile Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Mehmet Can Özer, İzmir’in farklı noktalarında duyulan doğal sesleri kayda alarak kentin işitsel hafızasını belgeselde topladı. "Kıyının Sesi" adlı yapımda İzmir’in gündelik hayatını oluşturan sesler görüntülerle birlikte izleyiciye sunuldu. Yaklaşık üç ay süren çekim sürecinin ardından tamamlanan "digitİZMir: Sonic Shore" adlı belgeselin yönetmenliğini, görüntü yönetmenliğini ve kurgusunu Sevcan Sönmez üstlenirken; müzikleri ve yapımcılığını Mehmet Can Özer gerçekleştirdi. Film sürecinde İzmir’in farklı bölgelerinde kapsamlı ses ve görüntü kayıtları alındı. Çalışma boyunca sokaklardan sahil hattına, park alanlarından mahallelere kadar kentin pek çok noktasında çekimler gerçekleştirildi. Yaşar Üniversitesi akademisyenlerinin hazırladığı belgeselde, şehir sesleri ile görüntülerin üst üste bindirilmesiyle katmanlı bir İzmir deneyimi oluşturulması amaçlandı. Bu yaklaşım, izleyiciye hem gerçek hem de duyusal bir şehir atmosferi sunuyor. Deniz ve doğa sesleri, kuş cıvıltıları, eski yerleşimlerdeki yankılar ve gündelik hayatın uğultusu filmin en belirgin işitsel unsurları arasında yer aldı. Festivalin hafızası niteliğinde İzmir’de on yıl boyunca düzenlenen digitİZMir Uluslararası Elektroakustik Müzik Festivali’nde gösterilen belgesel, aynı zamanda festival için bir arşiv ve tanıklık niteliği taşıyor. Besteci Mehmet Can Özer tarafından düzenlenen festival, Türkiye’de elektroakustik müzik alanındaki en özgün ve kapsamlı etkinliklerden biri olarak kabul ediliyor. Festival boyunca Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden sanatçılar, besteciler ve akademisyenler İzmir’de bir araya gelerek konserler, atölyeler ve söyleşiler gerçekleştirdi. İzmir Fransız Kültür Merkezi, Goethe-Institut ve Yaşar Üniversitesi destekleriyle hazırlanan film, ilk gösterimini İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleştirerek İzmirli izleyiciyle buluştu. ’digitİZMir: Sonic Shore’, yalnızca bir festivalin hikâyesini anlatmakla kalmayıp elektroakustik müzik ile bir kentin sesi arasındaki ilişkiye odaklanan deneysel ve kişisel bir sinema çalışması olarak öne çıkıyor.
Kocaeli "Engellisiniz" diyenleri evlenerek, "yapamazsınız" diyenleri zeybek oynayarak susturdular "Engellisiniz, evlenemezsiniz" diyenleri kurdukları mutlu yuvayla haksız çıkaran Aylin ve Ahmet Arslan çifti, şimdi de tekerlekli sandalyeleriyle sahnede sınırları aşıyor. 8 yaşında bir kızları olan çift, tekerlekli sandalyeleriyle zeybek ve Latin dansı yaparak "yapılamaz" denilenleri bir bir başarıyor. Mersin’de atılan samimi bir mesajla tanışan Aylin (44) ve Ahmet Arslan (36) çifti, kısa sürede birbirlerine bağlanarak evlilik kararı aldı. Ancak bu karar, her iki ailenin de "Engellisiniz, yapamazsınız" itirazlarıyla karşılaştı. Ailelerinin ön yargılarına boyun eğmeyen çift, verdikleri mücadeleyle onları ikna ederek 2016 yılında dünyaevine girdi ve Kocaeli’ye taşındı. 2017 yılında kızlarını kucaklarına alarak hayata daha sıkı sarılan çift, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde tanıştıkları dans eğitimleriyle adeta yeniden doğdu. Tekerlekli sandalyeleriyle zeybek ve Latin dansı yapan çift, sahnedeki uyumları ve azimleriyle izleyenleri duygulandırıyor. "’Olmaz, yapamazsınız, evlenemezsiniz’ dediler" Eşiyle internet üzerinden tanıştıktan 3 ay sonra evlilik kararı aldıklarını anlatan Aylin Arslan, aileleri ikna etme sürecinin zorlu geçtiğini belirterek, "Eşimle bir platformda tanıştık. 3 ay bir görüşmemiz oldu, ondan sonra evlilik meselesini konuştuk. Nasıl olur, ne yaparız, ailelerimizi nasıl ikna ederiz diye düşündük. İkimiz evlilik kararı aldık ve bunu ailelerimize açıkladık. Tabii aileler engel durumumuzdan dolayı ’olmaz, yapamazsınız, evlenemezsiniz’ dediler. İki aile de istemedi ilk başta. Sonra biz ailelerimizi ikna ettik ve 2016’da evlendik, 2017’de kızımız dünyaya geldi. Bir tane kızımız var. Şu an 8 yaşında" dedi. "Kızıma yemek yaparken zorlanıyorum" Hayatın zorluklarıyla mücadele ederek bugünlere geldiklerini ve 8 yaşındaki kızlarıyla mutlu bir yaşam sürdüklerini ifade eden Arslan, günlük hayatta karşılaştığı en büyük zorluğun fiziksel şartlar olduğuna dikkati çekerek, "Evimiz kira. Bütün hayallerimizi gerçekleştirdik ama şimdi tek hayalimiz kendimize ait bir evimizin olması. Manuel sandalye kullandığım için şu anki evin mutfağı bana uygun değil. Kızıma yemek yaparken, eşime çay verirken çok zorlanıyorum. İnşallah bu hayalimizi de gerçekleştiririz" diye konuştu. "Engel durumumuzu unutturdu" Arslan, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin ve dansın hayatlarına dokunuşunu ise şu sözlerle anlattı: "Zeybek bizim için çok başka bir şey. Bizi sosyalleştirdi. Zeybek gerçekten bambaşka bir şey. Engellinin zeybek yapması bir hayal gibi ama biz yapamayız diye düşünüyorduk, şimdi öyle güzel yapıyoruz ki… Yarışmalara katılıyoruz, gösterilerimiz olacak. Latin dansı da yapıyoruz, onu da çok severek yapıyoruz. Hepsi bize çok iyi geldi. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi de bizim için çok güzel oldu. Çok aktif olduk, hayata bakışımız değişti. Engel durumumuzu unutturdu. Eşim de ben de oraya seve seve gidiyoruz. Tabii bu imkanı bize veren Tahir Büyükakın Başkanımıza çok teşekkür ederiz. Engelsiz Taksi ile oraya gidip geliyoruz." "Annem çok destek oldu, Allah razı olsun" Hikayelerinin eşine attığı "Selam, tanışabilir miyiz" şeklindeki mesajla başladığını belirten Ahmet Arslan ise evlilik sürecinde annesinin kendisine büyük destek olduğunu söyleyerek, "Eşimle engelli sitesinden tanıştık. Ben ona ’selam, tanışabilir miyiz’ yazdım. O da bana esprili bir cevap verdi, ’sanki 40 yıllık tanıyor gibi yazmışsın’ dedi. Ben de ’tanışmak için yazdım’ dedim. Öyle başladık. Konuştuk, görüştük. Tabii ilk başta aileler engel durumumuzdan dolayı karşı çıktı ama annem çok destek oldu, Allah razı olsun. Sonra evlendik. Bir çocuğumuz oldu, şu an 8 yaşında. Onunla hayata daha bağlı bakıyoruz. Evlat olması bambaşka bir şey" dedi. "Önce inanacaksın, sonra başaracaksın" Arslan, dans serüvenine ilişkin ise, "Zeybek bizim için çok iyi oldu. Eşimin dediği gibi gerçekten çok güzel. Hocamıza ve arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Latin dans da yapıyoruz. İlk başta ’yapamam’ diyordum ama şimdi çok farklı. İnsanlar ’engelli bunu yapamaz’ diyor ama inanmak başarmanın yarısıdır. Önce inanacaksın, sonra başaracaksın. Ben de yapamam zannettim ama yaptıkça insanın kendine güveni geliyor. Yaptıkça daha çok inanıyorsun. Şu an çok daha farklı hissediyorum kendimi" ifadelerini kullandı.
Mersin Mercan Bilim Merkezi planetaryumu çocukları evrenle buluşturuyor Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi bünyesindeki planetaryum, modern teknolojik altyapısı ve zengin içerikleriyle ziyaretçilerine evreni keşfetme fırsatı sunuyor. Açıldığı günden bu yana yaklaşık 195 bin kişiyi ağırlayan planetaryum, özellikle çocukların bilime olan ilgisini artıran önemli bir keşif alanı olarak öne çıkıyor. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mercan Bilim Merkezinde yer alan planetaryum, 120 kişilik kapasitesiyle Türkiye’nin en geniş oturum alanına sahip planetaryumlardan biri olma özelliği taşıyor. Özel gereksinimli bireyler için ayrılmış alanların da bulunduğu planetaryumda düzenli film gösterimleri yapılırken, aynı zamanda astronomi sınıfı olarak da kullanılıyor. Gezegenler, yıldızlar ve uzay temalı içeriklerin yanı sıra iklim, çevre ve doğa konularını ele alan filmlerin de yer aldığı planetaryum, okul öncesi gruplardan yetişkinlere kadar her yaşa hitap ediyor. İngilizce dil destekli içeriklerin de bulunduğu merkez, çevre illerden gelen ziyaretçilerin de uğrak noktaları arasında yer alıyor. "Planetaryumda bugüne kadar yaklaşık 195 bin ziyaretçiyi ağırladık" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde görev yapan Astronom, Planetaryum ve Bilim İletişimcisi Merve Oylum, planetaryumun açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Burada düzenli film gösterimleri yapıyoruz. Aynı zamanda astronomi sınıfı olarak da kullanıyoruz. Gezegenler, yıldızlar, uzayın yanı sıra iklim, çevre ve doğa temalı filmlerimiz bulunuyor. Okul öncesinden yetişkinlere kadar her yaşa yönelik içeriklerimiz var. Bugüne kadar yaklaşık 195 bin ziyaretçiyi ağırladık" dedi. Planetaryumda çocukların bilimin ışığında evrenin derinliklerine unutulmaz bir yolculuğa çıktığını ifade eden Oylum, "Mercan Planetaryum merak uyandırıyor, hayal gücünü besliyor ve bilime yönelik güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlıyor. Ziyaretçilerimiz buradan memnuniyetle ayrılıyor. Evreni keşfetmek isteyen herkesi bekliyoruz" diye konuştu. Çocuklar bilimin ışığında bir gün geçirdi Mercan Bilim Merkezini ilk kez ziyaret ettiğini söyleyen Azra Uzun ise planetaryum deneyiminin kendisi için çok etkileyici olduğunu belirterek, "Bir sürü şey öğrendim. Gezimizin sonunda planetaryuma girdik. Kocaman bir gökyüzü gibiydi. Mars, Jüpiter ve Dünya’yı gördük. Sanki uzayın içindeydik" ifadelerini kullandı. Hira Tuana Aydın da merkezde elektrik tasarrufu, atık ayrıştırma ve hava kirliliği konularında bilgi edindiklerini belirterek planetaryumda izledikleri filmin kendisini çok etkilediğini söyledi. Deniz Atar ise Fen Bilimleri dersinde öğrendikleri konuları planetaryumda izledikleri filmle daha iyi kavradıklarını ifade ederek, "Filmin içindeymiş gibi hissettik. Hem eğlenceli hem öğreticiydi" dedi.
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "Şehrimizin ulaşım ağının konforu ve hizmet kalitesi artıyor" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Melikgazi ilçesi Erenköy Mahallesi Ardıçtepe Caddesi’nde Fen İşleri Daire Başkanlığı tarafından yürütülen yol kot seviyesi düzenleme çalışmalarını yerinde inceledi. Çalışmaları değerlendiren Büyükkılıç, "Fen işleri ekibimiz gayretli, samimi bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Şehrimizin ulaşım ağının hem konforunu arttırıyor hem hizmet kalitesini arttırıyor" dedi. Tüm yatırım birimleri ile kentin dört bir yanında proje ve hizmetlerini hız kesmeden sürdüren Kayseri Büyükşehir Belediyesi, merkezinden kırsalına özellikle ulaşım alanında Kayserililere daha konforlu hizmet sunmak adına yoğun bir mesai harcıyor. Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin tüm çalışmalarını bizzat sahada koordine eden Başkan Büyükkılıç, Melikgazi ilçesi Erenköy Mahallesi Ardıçtepe Caddesi’nde Fen İşleri Daire Başkanlığı tarafından yürütülen kot seviyesi düzenleme çalışmalarını yerinde inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Büyükkılıç’a incelemeleri esnasında Fen İşleri Daire Başkan Sedat Erdoğan eşlik etti. İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, "Fen işleri ekibimiz gayretli, samimi bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Şehrimizin ulaşım ağının hem konforunu arttırıyor hem hizmet kalitesini arttırıyor. Bu hafta içerisinde burada başlayan bir çalışmayla yolun kot seviyesini ayarlıyor. Ayrıca altyapı hizmetleriyle ilgili yenileme ve deplase çalışmalarını böylece hayata geçirmiş oluyor" şeklinde konuştu. Başkan Büyükkılıç, Fen İşleri Daire Başkanlığı personeline teşekkür ederek, "Ekibimize teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun, iyi ki varsınız diyorum. Cenab-ı Allah kazadan beladan esirgesin. Tabii ulaşım önemli bir hizmet alanı" dedi. Sürücülere de trafik kurallarına uyma noktasında hassasiyet çağrısında bulunan Büyükkılıç, "Trafikte lütfen kurallara uyalım. Sevincimizi hüzne dönüştürmeyelim" ifadelerini kullandı. Başkan Büyükkılıç, çalışmaları yürüten ekibe tatlı ikramında bulunarak çalışmalarında kolaylıklar dilerken vatandaşlarla da sohbet etti.