SAĞLIK - 22 Ocak 2015 Perşembe 16:21

'Estetik Buluşmalar' Eskişehir’de

A
A
A
'Estetik Buluşmalar' Eskişehir’de

Estetik International Sağlık Kurumu doktorlarından Plastik ve Rekonstürktif Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Selçuk Aytaç, "Estetik Buluşmalar" etkinliği kapsamında Eskişehir’in seçkin kadınları ile bir araya gelerek, estetik ve cerrahi operasyonlar konusunda bilgilendirmede bulundu.

Bir konak oteldeki buluşmada Op. Dr. Aytaç, estetik hakkında yanlış bilinen doğruları, estetiksel operasyonların fayda ve zararları ile tüm medikal uygulamalar hakkında açıklamalar yaptı. Op. Dr. Aytaç, estetikle ilgili internette çok abartılı söylemler olduğunu, fakat bunların doğruluk payının bulunmadığını söyledi. Aytaç, “Burada Eskişehirli bayanlara estetik konusunda genel hatlarıyla bilgiler vereceğiz. Daha çok medikal uygulamalar ve estetik cerrahi uygulamaları konusunda bilgiler verip, onları tartışacağız. Kafalarına takılan sorular varsa onları cevaplayacağız. Bazı bilinen yanlışların doğrularını konuşacağız. İnternette özellikle çok abartılı yazılar ve farklı uygulamalar, farklı söylentiler var. Bunların çoğunun yanlış olduğunu belirteceğiz. Mesela internette en basitinden bir burun ameliyatı sonrası oluşan şişlik ve morlukların günlerce haftalarca sürdüğü söyleniyor ama öyle bir şey olmuyor. Bizim yaptığımız ameliyatlardan sonra ikinci ya da üçüncü gün işlerine dönen hastalarımız var. Bir hafta sonra her şey tamamen geçmiş oluyor. Çok ağrılı bir uygulama, sonrasında çok ağrılar olduğunu söyleyen yazılar var. Tam tersi ameliyattan sonra hiç ağrı kesici kullanmayan hastalarımız bile var” dedi.

Etkinlikte bahsettiği konular hakkında bilgi veren Op. Dr. Selçuk Aytaç, “En temelleri burun ameliyatları göz kapağı ameliyatları, kepçe kulak ameliyatları, yüz gençleştirme ameliyatları, meme büyütme küçültme ve dikleştirme ameliyatları, özellikle doğum sonrası sarkmaların toparlanması, eğri bacakların düzeltilmesi ve son zamanlarda sıklıkla uyguladığımız cerrahi olmayan yüz germe örümcek ağı dediğimiz uygulamadan bahsedeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kadınların estetik konusunda en sık başvurularını da dile getiren Aytaç, şöyle devam etti:
“Daha çok yaşlanmanın geciktirilmesi ya da yaşlanma etkilerinin yok edilmesi ile ilgili geliyorlar. Cerrahi manada da meme ameliyatları ve burun ameliyatları bayanlar arasında sıklıkla yapılıyor. gerektiğinde hem cerrahi hem de cerrahi dışı uygulamaları uyguluyoruz. Eskişehir’den çok hastamız olduğu için buraya gelip bilgilerimizi paylaşalım istedik.”

Eskişehirli kadınlar, akıllarına takılan estetik operasyonlarla ilgili sorularına yanıt bulurken, son zamanlardaki estetik gelişmeler hakkında da fikir sahibi oldular. Etkinliğe katılan eczacı Nuran Yenilmez, “Her ne kadar estetik gelişmeleri takip etmeye çalışsak da çok yakalayamadığımızı düşündüğümüzden buraya geldim. Arkadaşlarımızla beraber son gelişmeleri takip edelim diye geldik. Hanımların bence yaşları boyundan belli olur onu soracağım. Onun haricinde ekonomik boyutunu öğreneceğim. Yan etkileri benim için çok önemli. İyileşme dönemi ne kadar sürüyor. İşlem sonrası bunlar sanıyorum beni rahatlatacaktır” şeklinde konuştu.

GÜLÇİN ÖZDEN - SELİM KUŞCU

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremzede öğrencilerin hayallerini gerçeğe dönüştürdükleri ’Hatay Bot’ robot yarışması sona erdi Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışması; 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın kıyasıya rekabeti, derecelendirmeyle birlikte sona erdi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması dereceye giren takımların zorlu çabalarıyla sona erdi. Antakya ilçesinde bulunan Antakya Spor Kompleksi’nde düzenlenen ve teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışma; 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın katılımıyla kıyasıya mücadele başlamıştı. Yarışma; çeşitli kategorileri barındırarak öne çıkan robotların, öğrencilerin zeka ve teknoloji bilgisinin kapışması ile değerlendirildi. Hatay Valisi Mustafa Masatlı Hataylı mucitlerin yetişmesine destek verdiklerini söyleyerek yarışmanın 1.’cilerine sahnede ödüllerini takdim etti. ’’Bu yarışma Türkiye’de örneği ve benzeri olmayan bir yarışmadır’’ Yarışmanın okullara yönelik eğitim reformunu desteklediğini dile getiren Hatay Valisi Mustafa Masatlı,’’Biz ’Eğitim Hatay’ımıza nefes oluyor’ diyerek Hatay’ımızın iyi olma haline destek olma bakımından da bir takım etkinlikler ve faaliyetler içerisine girmiştik. Onlardan bir tanesi de ’Hatay Bot’ robot yarışmasıydı. Birincisini geçen yıl başarıyla tamamlamıştık. İkincisini de bu yıl çok şükür büyük bir gururla, sevinçle ve umutla tamamlamış olduk. Tabii geçen seneye göre bu sene neredeyse yarışmacı ve öğretmen sayısı bakımından üç kata ulaştık. 4067 öğretmen ve öğrencimiz bu yarışmaya katıldılar. Bu yarışma kıyasıya bir yarışma oldu. Tabii ki bu yarışmada bizim birincilerimiz oldu. Biz onları canı gönülden tebrik ederiz, kutlarız. Fakat esas önemli olan şey bu yarışmaya katılabilmekti. Bu yarışmayla ilgili hayal edebilmekti, düşünebilmekti, bunu emeğiyle üretime geçirebilmekti ki buradaki gençlerimizin ve çocuklarımızın tamamı bunu başarıyla yaptılar aslında. Hatay bilimde, teknolojide, üretimde yeni bir döneme geçti ki bu yarışma Türkiye’de örneği ve benzeri olmayan bir yarışmadır. Kategorisinde alanında Türkiye’deki il ölçeğinde yapılmış bir yarışmadır. En büyük yarışmadır. Tabii ki üçüncü Hatay bot robot yarışmasına da yarın itibariyle hazırlanmaya başlayacağız" dedi. ’’Köy okulundan geldik 1. olduk, hiç beklemiyordum’’ Ortaokul kategorisi labirent parkurunda 1.’lik ödülünü kazanan Defne Ortaokulu öğrencilerinden Ali Kerem Şah, ’’ Biraz heyecanlandım, robot ilk önce biraz takıldı ama sonrasında toparladı. Mutluyuz, heyecanlı bir anda yaşadık ve güzeldi. Biz okulda kendi çabalarımızla, kendi imkanlarımızla, A4 kağıtlarıyla hazırladığımız bir labirent tasarladık. Bu labirentin içindeki tuzakları falan kendimiz hazırladık. Buraya geldiğimizde hiç kazanacağımızı beklemiyorduk. Kazanınca çok heyecanlandık, çok mutlu olduk’’ dedi. Yarışmaya zorlu koşulda hazırlandıklarını belirten öğretmen Mehmet Yılmaz, ’’labirent kategorisi, ortaokul kategorisinde birinci olduk. Defne Büyükşehir Ortaokulu’ndan katıldık. Köy okulu olduğu için çok zor şartlarda çalıştık. Birinci olmaları bizi çok gururlandırdı. Emeği de karşılarına aldılar, bu çok iyi oldu bizim için. Çok büyük bir gurur ve onları tebrik ediyorum. Sözü onlara bırakıyorum’’ dedi.
Hatay Profesyonel hırsızın, acemi arkadaşını "sadece sıfır telefonları al" diyerek tembihlediği 150 bin TL’lik hırsızlık kamerada Hatay’da cep telefonu tamiri ve satışı yapan iş yerine giren 2 hırsızın dakikalar içerisinde 150 bin TL değerindeki cihazları ve aksesuarları çaldığı anlar kameraya yansıdı. Görüntülerde; usta hırsızın acemi olan arkadaşına sadece sıfır telefonları alması gerektiğini tembihlediği anlarsa an be an duyuldu. Olay; Antakya ilçesi Alaattin Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede telefoncu dükkanı bulunan 16 yaşındaki Mert Uslu’nun 3 yıl önce açtığı iş yerini hırsızlar soydu. Uslu’nun işyerinin kapısını açık olduğunu gören vatandaşlar, arayarak haber verdi. Sabaha karşı işyerine gelen Uslu, işyerine baktığında hırsızların girdiğini fark etti ve polis ekiplerine durumu bildirdi. Polis ekipleriyle birlikte kameraları inceleyen Uslu, işyerine iki hırsızın girip sıfır cep telefonları başta olmak üzere toplam değeri 150 bin TL olan cihazları çaldığı anları an be an gördü. Görüntülerde; kapıya tekme atarak işyerine giren iki hırsızın, cihazları çaldığı ve usta olan hırsızın acemi olana sıfır telefonları almasını tembihlediği yansıdı. Aynı hırsızların çevrede bulunan işyerlerine girip hırsızlık yaptığını ifade eden 16 yaşındaki esnaf Mert Uslu, bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmaması gerektiğini belirterek, hırsızların bir an önce yakalanmasını istediğini söyledi. "Bu hırsızlara karşı önlem alınması gerekiyor, bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı" Hırsızların işyerine girip yaklaşık 150 bin TL değerindeki eşyaların çalındığını ifade eden Mert Uslu, "Ben telefoncu dükkanını işletiyorum. Hırsızlar bugün sabah 5 gibi dükkana girdiler. Sabah namazından çıkan insanlar dükkanımın kapısını açık olduğunu gördüler. Dükkanıma yeni mallar gelmişti ve hırsızlar bu malların hepsini çalmışlar. Toplam 100 bin TL ile 150 bin TL arasında bir zararımız oldu. Şahsi bilgisayarım ve eşyalarımızın hepsi çalındı. Hırsızlar, ufacık tablet kalemini bile almışlar. Allah onları ıslah eylesin. Geçen hafta hırsızlar; başka bir esnafa girdiler, 2 gün önce de karşıdaki esnafa girdiler, sonra da başka esnaflara girdiler. İş yerine giren iki hırsız vardı ve diğeri de dışarıda bekleyen var. Görüntüde kapıyı zorlama yok direkt tekme atıp açıyorlar. Hırsızlar, içeri girer girmez etrafı karıştırdılar. Burada bilgisayarlar, cihazlar ve kalemleri almışlar. Pahalı telefonları ve ana kartları çalmış. Kamerayı içeri geçtikten 5 dakika sonra fark ediyorlar. Kamerayı çeviriyorlar ama yüzleri belli oluyor. Yüzleri ve parmak izleriyle her şey belli oluyor. Bu hırsızlara karşı önlem alınması gerekiyor. Bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı. Ben 16 yaşındayım ve 3 yıldır iş yerimi işletiyorum. Dışarıdan göründüğü gibi işlerimiz kolay değil. Ben de okuyabilirdim ama ben kendi paramı kazanmayı seçtim. Biz de hırsızlık yapmayı biliyoruz ama ne gerek var. Bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı" dedi. "Benim iş yerime hırsızlar iki defa girdiler, son bir haftada 5 ila 6 dükkana girdiler" Aynı hırsızların iş yerinde 2 defa hırsızlık yaptığını ifade eden esnaf Ahmet Akyol, "Benim iş yerime hırsızlar iki defa girdiler. Bugün de hırsızlar arkadaşımın dükkana girdiler. Hırsızlar, son bir haftada 5 ila 6 dükkana girdiler. Burada çok hırsızlık olayı oluyor. Ben telefoncu dükkanı işletiyorum. Hırsızların çaldığı yaklaşık 30 bin TL’lık bir masrafım var. Yetkilerden buranın güvenliğinin arttırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
Elazığ Jeotermal tesiste üretilen çiçekler, kentin renklenmesinde önemli rol alıyor Elazığ Belediyesi, kentin yeşil dokusunu güçlendirmek ve mevsimlik çiçek ihtiyacını yerinde karşılamak için faaliyet aldığı Cip sera alanında üretilen çiçekler kentin estetik bir görüntü kazanmasını sağlarken, açılan tesisle birlikte dışarıya bağımlılığın azalmasıyla birlikte de mali tasarruf sağlıyor. Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, kentin yeşil dokusunu güçlendirmek ve mevsimlik çiçek ihtiyacını yerinde karşılamak amacıyla Cip sera alanında tohumdan fide üretim çalışmalarını sürdürüyor. Modern üretim tekniklerinin kullanıldığı serada yetiştirilen çiçek fideleri, Elazığ’ın park, bahçe ve refüjlerini renklendiriyor. 10 bin metrekare alan üzerine kurulu Cip sera alanında yürütülen üretim sürecinde, kaliteli ve sertifikalı tohumlar tercih ediliyor. Uzman ekipler tarafından hazırlanan ekim viyollerine yerleştirilen tohumlar, otomatik sulama ve iklimlendirme sistemleri sayesinde kontrollü şartlarda çimleniyor. Fidelerin gelişim sürecinde sıcaklık, nem ve ışık dengesi düzenli olarak takip edilerek maksimum verim hedefleniyor. Tesiste, 20 günde üretimi gerçekleştirilen çiçekler arasında özellikle kadife çiçeği ve zinya türlerine ağırlık verilirken, üretilen fideler ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde kentin farklı noktalarına ekilerek şehrin daha estetik ve modern bir görünüm kazanmasında önemli rol alıyorlar. "Çok az bir maliyetle çiçeklerin üretimlerini yapıyoruz" Cip jeotermal sera alanının toplamda 10 bin metrekare alan üzerine kurulu olduğunu belirten Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Erdem Key, "Bu tesisimiz içerisinde mevsimlik çiçek üretimini gerçekleştiriyoruz. Bu tesisimiz içerisinde 7-8 çeşit çiçek üretimi yapıyoruz. İlkbahar ve sonbahar dönemleri olmak üzere yılda iki defa yapıyoruz. Bu çiçeklerimiz ortalama bir ay içerisinde alana dikimi yapılacak hale geliyor. 20 günlük bir periyot içerisinde tohumlar, fide haline geliyor. Fide halinden sonra da içeride bakımlarının ardından ekim için buradan alıyoruz. Çiçeklerin burada yetiştirilmesi asgari bir maliyete neden oluyor. Daha önceden ihale yöntemiyle bu çiçekleri satın aldığımız için çok fazla maliyet oluşuyordu, fakat şu anda kendimiz ürettiğimiz için çok az bir maliyetle çiçeklerimizin üretimlerini yapıyoruz. Burada yetiştirdiğimiz çiçeklerimizi tamamıyla peyzaj çalışmalarımızda kullanıyoruz. Peyzaj çalışması yaparken, kentin kavşaklarında, orta refüjlerinde ve park alanlarında ekiplerimiz tarafından dikimleri yapılıyor. Yetiştirdiğimiz tohumların fideye dönüşmesi adeta bir bebek gibi bakılarak özenle yetiştiriliyor" ifadelerini kullandı.
Düzce 80 yataklı hafızlık Kur’an kursunda sona gelindi DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Cumayeri ilçesi Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu, ilçede yapımı devam eden 80 yataklı Hafızlık Kur’an Kursu projesinde artık son aşamaya gelindiğini açıkladı. Gençlerin manevi eğitimine büyük önem verdiklerini vurgulayan Koloğlu, projenin kısa sürede tamamlanarak hizmete açılacağını belirtti. Cumayeri’nde yükselen bu önemli eğitim yatırımı, özellikle hafızlık eğitimi almak isteyen öğrenciler için modern ve donanımlı bir ortam sunacak. İlçede dini eğitimin güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen proje, bölge halkı tarafından da büyük takdir görüyor. Başkan Koloğlu yaptığı açıklamada, "Gençlerimizin manevi eğitimi ve hafızlık çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bu tür kıymetli projeler, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın Kur’an-ı Kerim’i öğrenmesi ve hafız olarak yetişmesi adına çok önemli bir yere sahiptir" ifadelerini kullandı. Belediye ile müftülük iş birliğinde yürütülen çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirten Koloğlu, kursun en kısa sürede tamamlanması için desteklerin sürdüğünü dile getirdi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte ilçede önemli bir eksikliğin giderileceği ifade ediliyor. Başkan Koloğlu ayrıca, bu anlamlı eserin hayata geçirilmesinde emeği bulunan herkese teşekkür ederek, "Başta hayırseverlerimiz olmak üzere, müftülüğümüze ve katkı sunan tüm kişi ve kurumlara gönülden teşekkür ediyorum" dedi. Tamamlanma aşamasına gelen Hafızlık Kur’an Kursu’nun açılışıyla birlikte Cumayeri’nin manevi eğitim alanında önemli bir merkez haline gelmesi bekleniyor.
Manisa Manisa’da müzik dolu proje başlıyor Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen "Genç Sahne Manisa" projesiyle lise öğrencileri, kendi kurdukları müzik gruplarıyla sahne deneyimi yaşayacak. Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğü, gençlerin sanatsal ve kültürel gelişimini desteklemek amacıyla dikkat çeken bir projeye imza attı. "Genç Sahne Manisa" adıyla duyurulan proje kapsamında, Manisa genelindeki resmî ve özel liselerde eğitim gören öğrenciler, oluşturdukları müzik gruplarıyla yeteneklerini sergileme fırsatı bulacak. Proje süreci, öğrencilerin hazırladıkları performans videolarının değerlendirilmesiyle başlayacak. Belirlenen kriterleri karşılayan gruplar ise ilerleyen aşamada canlı sahne performansına davet edilecek. Final aşamasında başarılı bulunan öğrenciler, Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda kurulacak sahnede izleyiciyle buluşacak. Yarışma formatının ötesine geçen projede; müzikal uyum, teknik yeterlilik, sahne hâkimiyeti, özgünlük ve yorum gücünün geliştirilmesi hedefleniyor. Öğrencilerin sanatsal yönlerini keşfetmeleri ve kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam oluşturulması amaçlanırken, aynı zamanda okullarına olan aidiyet duygularının güçlendirilmesi de hedefler arasında yer alıyor. Manisa İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile örtüştüğünü belirterek, gençlerin milli ve kültürel değerlerinden kopmadan çağdaş eserler ortaya koyabileceklerine inandığını ifade etti. Uğurelli, öğrencilerin sanat alanında da önemli başarılara imza atacaklarına olan güvenini dile getirdi. Öte yandan etkinlik süresince gerçekleştirilecek tüm video ve fotoğraf çekimlerinin, öğrencilerden oluşan Manisa Çocuk TV ekibi tarafından yapılacağı bildirildi.
Manisa Manisa’da ’Din ve hayat’ uluslararası arenada masaya yatırılacak Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenecek olan "Uluslararası Geçmişten Günümüze Manisa’da Din ve Hayat Sempozyumu", yerli ve yabancı çok sayıda akademisyeni Manisa’da buluşturmaya hazırlanıyor. Manisa’nın köklü dini ve kültürel mirası, ekim ayında uluslararası katılımla akademik bir zeminde ele alınacak. 16-17 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek sempozyum, Manisa’nın tarihi süreçte dini, sosyal ve kültürel hayatına yön veren dinamikleri disiplinlerarası bir yaklaşımla değerlendirmeyi amaçlıyor. Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde yapılacak etkinlikte, alanında uzman çok sayıda bilim insanı bildiri sunacak. Sempozyumun onursal başkanlığını Prof. Dr. Rana Kibar, başkanlığını ise Prof. Dr. Halit Ev üstlenirken, düzenleme kurulunda üniversitenin farklı akademik birimlerinden çok sayıda öğretim üyesi yer alıyor. Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden akademisyenlerin de yer aldığı bilim ve danışma kurulu, etkinliğe uluslararası nitelik kazandırıyor. Sempozyum kapsamında; Manisa’da tarihi süreçte dini hayat, dini kurumlar, alimler ve ilim geleneği, din eğitimi, modernleşme sürecinde din, din ve toplum ilişkisi gibi pek çok başlık ele alınacak. Ayrıca dini çeşitlilik, sosyal hizmetler, sanat ve estetik ile güncel sorunlar da akademik çerçevede münazara edilecek. Bildiri özetlerinin 15 Nisan tarihinden itibaren kabul edilmeye başlanacağı sempozyumda, son başvuru tarihi 1 Eylül olarak açıklandı. Kabul edilen bildiriler 15 Eylül’de ilan edilecek, sempozyum programı ise 1 Ekim’de kamuoyuyla paylaşılacak. Yetkililer, sempozyumun Manisa’nın dini ve kültürel mirasının akademik açıdan ortaya konulmasına katkı sağlamasının yanı sıra, yeni bilimsel çalışmaların teşvik edilmesi ve şehir hafızasının güçlendirilmesi açısından önemli bir platform olacağını ifade etti.