TEKNOLOJİ - 15 Eylül 2015 Salı 10:57

Ev telefonu dönemi kapanıyor

A
A
A
Ev telefonu dönemi kapanıyor

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 2015 Yılı’nın 2. Çeyrek Pazar Verileri Raporu’na göre Türkiye’de cep telefonu abone sayısı hızlı bir şekilde artarken, sabit telefon abone sayısı ise giderek düşüyor. BTK’nın açıkladığı rakamlara göre sabit telefon abone sayısı 12 milyonun altına düştü.

BTK’nın internet sitesinde yayınlanan rapora göre, 2009 yılında 16.5 milyon olan sabit telefon abonesi bulunurken 2015 yılı ikinci çeyrek sonu itibarıyla abone sayısı 11 milyon 937 bine düştü. Rapora göre 2009 yılında 62 milyon olan cep telefonu abone sayısı ise 2015 yılında 72 milyonu aştı.

“SABİT’TEN KONUŞMADA AZALDI”
Rapora göre, 2015 yılı ikinci çeyrekte toplam mobil trafik miktarı 56,4 milyar dakika olurken sabit trafik miktarı ise 2,9 milyar dakika olarak gerçekleşmiştir. Bir önceki üç aylık döneme göre mobil trafik miktarı yaklaşık yüzde 8 oranında artarken sabit trafik miktarı ise yaklaşık yüzde 1,2 oranında azaldı.

“399 DAKİKA KONUŞTUK”
BTK’nın raporuna göre, 2015 yılı ikinci çeyreğinde 399 dakika olan ortalama aylık cep telefonundan konuşma süresi ile Türkiye, Avrupa ülkelerine kıyasla en fazla mobil telefonla görüşme yapan ülke oldu.

“GSM’DE LİDER TURKCELL”
Rapora göre, cep telefonu pazarında ise Turkcell liderliğini koruyor. Raporda, 2015 yılı ikinci çeyrek dönem itibarıyla toplam gelire göre pazar payları incelendiğinde Turkcell’in pazar payının yüzde 43, Vodafone ve Avea’nın ise sırasıyla yüzde 35,7 ve yüzde 21,3 seviyelerinde olduğu görüldü. 

TÜRKER BEKTAŞ
ANKARA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Taciz iddiasıyla vurulan halterci: "Sporculuk hayatımı bitirdiler, 1 ay sonra milli takıma girecektim" Kocaeli’de milli halterci Vahdet Bekir Gencan’a yönelik silahlı saldırıya ilişkin yargılanan 4 sanık hakim karşısına çıktı. Sanıklardan Furkan G., alkol ve uyuşturucunun etkisiyle olayın gerçekleştiğini söyleyerek, Gencan’dan özür diledi. Gencan ise taciz iddialarını kabul etmeyerek, "Sporculuk hayatımı bitirdiler, 1 ay sonra milli takıma girecektim" dedi. Olay, 7 Ekim 2024’te İzmit’te bulunan Vinsan Spor tesisleri önünde meydana geldi. Milli halterci Vahdet Bekir Gencan (27), spor kulübü önünde silahla ayaklarından vuruldu. Kanlar içinde kalan Gencan hastaneye kaldırılırken, Furkan G. (23), Erdem A. (20), Yusuf O. (24) ve Mert G. (23) gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. İddianameden Hazırlanan iddianamede, şüpheli Mert G.’nin azmettirmesiyle diğer şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri, tetikçi olarak seçilen şüpheli Furkan G.’nin ateş ettiği, olay anında yanlarında ele geçirilemeyen silahların da bulunduğu, amaç gerçekleşmediğinde bu silahların kullanılmasının planlandığı ifade edildi. "Sporculuk hayatımı bitirdiler, 1 ay sonra milli takıma girecektim" ’Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma’ suçlarından yargılanan sanıkların duruşması, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanıklar Furkan G., Erdem A., Yusuf O., Mert G., müşteki ve taraf avukatları katıldı. Sanıkları tanımadığını söyleyen müşteki Vahdet Bekir Gencan, "Neden hedef alındığımı bilmiyorum, merak ediyorum. Sarkıntılık iddialarını kabul etmiyorum. Spor salonunda çalışmaktayım. Bahsedilen B. isimli kızla bir samimiyetim yoktur, spor salonunda ayrı arkadaş gruplarımız vardır. Hatta bahsedilen kızın babasını da aynı spor salonunda olmamız hasebiyle tanıyorum, aramız iyiydi. Neden böyle bir eyleme giriştiler bilmiyorum. Furkan isimli şahıs bana 2 kez ateş etti. İlk mermiden zıplayarak kurtuldum. İkincisinde ise mermi sağ bacağıma girdi çıktı, sol bacağımın arkasında kurşun kaldı. Daha önce hiç tehdit almadım. Sporculuk hayatımı bitirdiler, 1 ay sonra milli takıma girecektim" ifadelerini kullandı. "Alkol ve uyuşturucunun etkisi ile olayı gerçekleştirdim" Savunması için söz hakkı verilen sanıklardan Furkan G., "Alkol ve uyuşturucunun etkisiyle akli dengem yerinde olmadığı için olay meydana geldi. Yere ateş etmek istedim. Alkol sebebiyle 4 gün komada kaldım. Şahıstan özür diliyorum" dedi. Yusuf O. ile Erdem A., olaydan haberi olmadıklarını, eğlenmek için buluştuklarını, bir süre sonra arabada uyuyakaldıklarını ve suçu kabul etmediklerini söyledi. Pişman olduğunu söyleyen Mert G. ise "Olay sebebiyle pişmanım, özür diliyorum. Hakkını helal etsin, tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Furkan G.’nin avukatı, B. ile Mert G.’nin sevgili olduğunu, B.’nin Mert’i kıskandırmak amacıyla hareket ettiğini ve Furkan’ın sarhoşluk ile uyuşturucu etkisi altında olmasından yararlanılıp, eline silah verilerek olayın gerçekleşmesine zemin hazırlandığını söyledi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Mert G.’nin ilk duruşmadaki savunması Azmettirme suçundan yargılanan Mert G., ilk duruşmadaki savunmasında, "Böyle bir olay yaşanmasını istemezdim. Kız arkadaşım B., Vahdet Bekir Gencan’ın kendisini rahatsız ettiğini ve taciz ettiğini söyledi. Telefonla kız arkadaşımla bu olayı konuşurken arkadaşlarım da yanımdaydı. Onlarla bunu duyduğu için olanları kendilerine anlattım. Biz sadece kendisiyle konuşmak için olay yerine gittik. Ancak Furkan araçtan inerek ilk önce kendisi konuşacağını söyledi. Kısa bir süre sonra silah sesi duydum. Furkan’ın ateş edeceğinden haberim yoktu. Biz sadece konuşmaya gittik ancak böyle bir olay oldu" ifadelerini kullanmıştı.
Gaziantep Gaziantep’te 17 yaşındaki Ezgi Alya’nın öldüğü scooter kazası davasında karar onandı Gaziantep’te scooter’daki Ezgi Alya Yiğit’in hayatını kaybettiği, arkadaşı İrem Şimal Toprak’ın ise ağır yaralandığı kazaya ilişkin davada ehliyetsiz sürücü Osman S.’ye verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası onandı. Gaziantep’te scooter kullanan Ezgi Alya Yiğit’in hayatını kaybettiği, arkadaşı İrem Şimal Toprak’ın ise ağır yaralandığı trafik kazasına ilişkin davada, ehliyetsiz sürücüye verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası istinaf incelemesinde onandı. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirtti. Kararda, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun şekilde yapıldığı, iddia ve savunmaların eksiksiz değerlendirildiği, delillerin hukuki çerçevede tartışıldığı ve vicdani kanaatin kesin, tutarlı ve çelişmeyen delillere dayandırıldığı vurgulandı. Eylemin doğru nitelendirildiği ve cezanın kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesiyle, SSÇ müdafii ile katılanlar Mehmet Şahin, Elif, Emine Gilay ve Hatice Kübra Yiğit vekilinin istinaf başvuruları esastan reddedildi. Olayın geçmişi Gaziantep’te 12 Nisan 2022 tarihi akşam saatlerinde Batıkent Mahallesi’nde yaşanan kazada Osman S. (17) idaresindeki 27 SR 997 plakalı otomobil, üzerinde Ezgi Alya Yiğit ve Şimal Toprak’ın bulunduğu scooter’a çarpmıştı. Kaza sonucu 17 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi Ezgi Alya Yiğit hayatını kaybederken Şimal Toprak ise ağır yaralanmıştı. Feci kazanın ardından ehliyetsiz olduğu belirlenen Osman S. gözaltına alınmış, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ancak 28 gün sonra serbest bırakılmıştı. Daha sonrasında ise otomobil sürücüsü Osman S. hakkında ’taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle iddianame hazırlanmıştı. Heyet, Gaziantep’te scooter’daki Ezgi Alya Yiğit’in ölümü, arkadaşı İrem Şimal Toprak’ın ise ağır yaralandığı kazaya ilişkin davada ehliyetsiz sürücü Osman S.’ye 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti.
Denizli PAÜ Hastanesindeki tehdit ve taciz iddiaları yargıya taşındı Denizli Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesinde görevli erkek hemşire mobbing, tehdit ve sözlü tacize maruz kaldığını iddia ettiği ses kayıtlarıyla birlikte suç duyurusunda bulundu. Pamukkale Üniversitesi Hastane Müdürlüğü makamında yaşandığı ileri sürülen ve hastanede görevli bir erkek hemşire K.D.’ye yönelik mobbing, tehdit ve ağır sözlü taciz iddiaları yargıya taşındı. Görev yaptığı birimde gördüğü aksaklıklarla ilgili olarak verdiği dilekçe hakkında görüşmek için çağrıldığı makamda hak etmediği bir tavırla karşılaştığını savunan K.D., yaşadıklarının katını olan ses kayıtları birlikte Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Ayrıca Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğüne de müracaat eden K.D., baskı gördüğünü ileri sürdüğü yönetici ve kişiler hakkında idari soruşturma başlatılması talep etti. Sağlık çalışanı K.D.’nin aksaklıklarla ilgili dilekçe vermesi sonrası yapılan görüşmede kayda alındığı belirtilen konuşmalar kamuoyunda büyük tepki topladı. Yaşadıklarının ardından yasal mücadele başlatan erkek hemşire K.D., görüşme sırasında baskı ve tehdit göreceğini öngördüğü için konuşmayı kayıt altına aldığını ve ses kayıtlarını savcılığa delil olarak sunduğunu ifade etti. Yaşananları savcılığa verdiği şikayet dilekçesinde anlatan K.D.’nin dilekçesinde şu ifadeler yer aldı: "Çalıştığım birimdeki sorunların çözülmesi için resmi dilekçe verdim. Görüşmeye çağrıldım. Hastane Müdürünün odasına girdiğimde yönetici, aynı zamanda bir sendikanın başkan yardımcısı olan A.A. ve sendika temsilcisi vardı. Sorunlarımı konuşmak yerine sendikam sorgulandı. Ardından bana açıkça ‘Sana tecavüz ederlerse ses çıkaracaksın’ denildi. Bu sözleri duyduğumda donup kaldım. Kendimi değersiz, çaresiz ve tehdit altında hissettim. Bana ‘Hangi sendikaya üyesin?’ diye soruldu. İstedikleri sendikada olmadığımı söylediğimde, ‘O zaman sana yardımcı olamayız’ dediler. Nöbetlerim, çalışma koşullarım ve hatta işimle tehdit edildim. Hak aramanın bedelinin bu kadar ağır olacağını düşünmemiştim"
Samsun Dönem dizileri ahşaba olan ilgiyi arttırdı Televizyon ekranlarında izleyiciyle buluşan dönem dizileri ve geçmişe duyulan özlem, ahşap eşyalara olan ilgiyi artırdı. Samsun’da özellikle şimşir kaşıklar, el örmesi sepetler ve bastonlar vatandaşlardan yoğun talep görüyor. Geçmişi konu alan dizi ve filmler, yalnızca hikâyeleriyle değil, kullandıkları eşyalarla da nostalji duygusunu canlandırıyor. Eski zamanlarda günlük yaşamda yer alan ahşap ürünler, bu yapımlarla birlikte yeniden dikkat çekiyor. Vatandaşlar, geçmişe duyulan özlemle tahta kaşıklar, sepetler, yer masaları ve tabureler gibi birçok ahşap ürünü hem kullanım hem de dekoratif amaçla evlerine taşıyor. İnsanların hâlâ ahşaba meraklı olduğunu, satışların güzel gittiğini ifade eden esnaf Abdullah Torun, "İnsanlar ahşaba meraklı. Genelde kaşık ürünlerine çok ilgi oluyor. Dönem dizileri ve filmleri de ahşap eşyalara olan ilgiyi arttırıyor. Geçmişte kullanılan ahşap kap-kaçaklar, kaşıkların rağbet görmesinde bu dizi ve filmlerin etkisi olduğunu düşünüyorum. Bastonlara da yine gençler filmlerden özenip yöneliyorlar. Gençler daha çok dekoratif bastonları tercih ediyorlar. Yaşlılar ise ihtiyaçtan dolayı görsellik yerine daha çok fiyat-performans bastonlarını tercih ediyorlar" dedi. "En çok şimşir kaşıklar rağbet görüyor" Vatandaşların en çok rağbet gösterdiği ürünün şimşir kaşık olduğunu dile getiren Abdullah Torun, "En çok rağbet gören ürün, şimşir kaşıklar. Şimşir ağacından yapılan işlemeli kaşıkların fiyatı 4 bin TL’ye kadar çıkıyor. Bastonlar da 4 bin TL’ye kadar gidiyor. Bastonlarda ise en çok gürgenden yapılan ürünler tercih ediliyor. Satışların çoğu fiziki mağazada oluyor. İnsanlar dokunarak, görerek almayı daha çok seviyorlar. Ahşaba dokunmanın hissiyatı daha güzel olduğundan internetten çok, mağazadan satış yapılıyor" diye konuştu. Sepetlerin de dekoratif olarak çok tercih edilen eşyalar arasında yer aldığına değinen Torun, "Ahşap sepetler de çok rağbet gören ürünler arasında yer alıyor. Plastik çıktığından beri yöresel el örmesi sepetler eskisi kadar çok kullanılmıyor. Yine de birçok insan geleneksel sepetlere ilgi duyuyor. Sepetler de 150 TL’den 2 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Sepetler günümüzde farklı amaçlarda kullanılıyor. Önceden alışveriş çantası olarak kullanılan sepetler, şimdilerde ise dekoratif olarak masa üzeri meyve sergilemek için, şömineye odun koymak için, fındık, ceviz koymak için kullanılıyor" şeklinde konuştu.